19/06/2018
" Yol bakım ve onarımından sorumlu idarenin, yolda gerekli ve yeterli işaretlemeleri yapmaması sebebiyle kazanın meydana geldiği ve idarenin kusurlu olduğu iddiası varsa, yani hizmet kusuruna dayanılıyorsa, hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerektiğinden idare Mahkemesinin görevli olduğu.."
T.C.
YARGITAY
17. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/604
K. 2017/6359
T. 5.6.2017
KARAR : Davacı vekili, davalının yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolda bulunan ve yol zemininden 50 cm. yüksekteki beton direk demirine çarpan davacının aracının kazada pert olduğunu, davacının da yaralandığını, davalının yapım çalışması devam eden yolda gerekli ve yeterli işaretlemeleri yapmaması sebebiyle kazanın meydana geldiğini ve davalının kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL. maddi ve 5.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 30.05.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 27.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
1-)Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç hasar bedeli ile uğranıldığı iddia olunan cismani zarar sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder.
Uyuşmazlığa hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan ..., kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.
Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları, kamu düzenine dair olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918 Sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğa dair 85. vd. maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda; davacı vekili, davalı ...'ne karşı hizmet kusuruna dayanarak işbu davayı açmıştır.
Bu durumda mahkemece, davanın HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-)Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA..