30/11/2023
BİR ŞEY İSTEMİŞTİM ALLAH'TAN
90 YAŞIMA GELEYİM VE CUMHURİYETİN 100. YILINI GÖREYİM..
Bir kere Lütfi Akad ile ilk kez çalışıyorum. Lütfi Abi ile merhabamız var ama öyle bir araya gelip de uzun uzun sohbetler yapmamışız. Çok duyuyorum, sayıyorum tabii. Erman Film’e çağrılıyorum, oranın müdürü Şeref Gür oturuyor böyle. ben girdim... Lütfi Abi ayağa kalktı, önünü ilikledi. Ben girince önünü ilikleyen bir yönetmen hiç görmemiştim. Hele bir de koskoca Lütfi Akad... Ondan sonra “Hoş geldin” dedi. “Bu, senin senaryon” dedi. Kilitlenmiş bir senaryo. Bak herkes onun peşinde (Eliyle karşısındaki siyah kaplı orijinal senaryoyu gösteriyor). “Sana anlatayım”, dedi, “Bu rol için seni düşündük” dedi. “Anlatayım filmi: Bir manav var, Halil. Bir gece arkadaşlarıyla Beyoğlu’na çıkar, ondan sonra orada Sabiha diye bir konsomatris kıza âşık olur.” “Evet” dedim. “Bu kadar” dedi. “Burada, gerisi burada!” dedi. Hep sana güvendim, film böyle başlıyor. Ama şu, hep diyorum ya, kendinden iyi insanlarla bir arada olmak... Yani önünü iliklemeyi güzel bir adamdan öğreniyorsun, kendinden küçük biri girerse, Cengiz girerse misal, önünü ilikliyorsun kardeşim, öğreniyorsun, bir görgü bu! Yalnız filmde yıldız olmak işe yaramıyor. Nasıl hitap ettiğini, nasıl davrandığını hiçbir sette duymamışım ki. Öğle yemeğinden sonra sete geçeceğiz. Yönetmen Lütfi Akad, “Oyuncularım kahvelerini içtiler mi?” diyor. Hiçbir yerde duymamışım bu lafı...
“Bu İzzet Günay filmidir” diyebileceğiniz filmler?
120 film... Yani 15-20 zor sayıyorum. Birinci Vesikalı Yarim’i sayıyorum, ikinci yine Lütfi Abi’nin çektiği Kader Böyle İstedi. Çok namuslu bir filmdir o...
89 yaşındayım. Bir şey istemiştim Allah’tan, 90 yaşına geleyim ve Cumhuriyet’in 100. yılını yaşayayım. Herhâlde onu göreceğim. Yukarıdaki ile ufak bir pazarlığım var...