Karataş Hukuk Bürosu

Karataş Hukuk Bürosu Hakkında
2002 yılında Av. Nilgün Karataş tarafından İstanbul Silivri'de kurulup faaliyete geçen Karataş Hukuk Bürosu, 2015 yılında Av.

Emre Karataş'ın da katılımı ile en iyi şekilde hizmet vermek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Atamızın en büyük mirası, milletimizin en büyük gururu Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.
29/10/2023

Atamızın en büyük mirası, milletimizin en büyük gururu Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.

09/03/2023

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği

Depremde yıkılan tüm yapıların yapım, izin ve denetim aşamasında bulunan yetkili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunm...
09/02/2023

Depremde yıkılan tüm yapıların yapım, izin ve denetim aşamasında bulunan yetkili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak suretiyle sorumlularının ortaya çıkarılması ve cezalandırılması amacıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvuruda bulunuyoruz. Ekteki dosyada bulunan örnek suç duyurusu dilekçesi ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

https://drive.google.com/drive/folders/1Ntn0KNmimzYTaUp313QWrEccN7RBkP_7?usp=share_link

30/01/2023

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı talepli davaların belirsiz alacak davası olarak açılması durumunda hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir.

26/01/2023

Gözaltı, tutuklama, yakalama ve el koyma Ceza Muhakemesi Kanunumuzda “koruma tedbirleri” olarak adlandırılmıştır. Bu koruma tedbirlerinin haksız şekilde uygulanması hususuna CMK’nın 141. maddesinde değinilmiştir.

𝐊𝐢𝐫𝐚 𝐒𝐨̈𝐳𝐥𝐞𝐬̧𝐦𝐞𝐬𝐢𝐧𝐢𝐧 𝟏𝟎 𝐘ı𝐥 𝐆𝐞𝐜̧𝐦𝐞𝐬𝐢𝐲𝐥𝐞 𝐅𝐞𝐬𝐡𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐞𝐬𝐢 𝐊𝐨𝐧𝐮𝐬𝐮𝐧𝐝𝐚 𝐃𝐨𝐠̆𝐫𝐮 𝐁𝐢𝐥𝐢𝐧𝐞𝐧 𝐁𝐢𝐫 𝐘𝐚𝐧𝐥ı𝐬̧;Ülkemizde enflasyonun önleneme...
23/04/2022

𝐊𝐢𝐫𝐚 𝐒𝐨̈𝐳𝐥𝐞𝐬̧𝐦𝐞𝐬𝐢𝐧𝐢𝐧 𝟏𝟎 𝐘ı𝐥 𝐆𝐞𝐜̧𝐦𝐞𝐬𝐢𝐲𝐥𝐞 𝐅𝐞𝐬𝐡𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐞𝐬𝐢 𝐊𝐨𝐧𝐮𝐬𝐮𝐧𝐝𝐚 𝐃𝐨𝐠̆𝐫𝐮 𝐁𝐢𝐥𝐢𝐧𝐞𝐧 𝐁𝐢𝐫 𝐘𝐚𝐧𝐥ı𝐬̧;

Ülkemizde enflasyonun önlenemez şekildeki yükselişi; gerek alım gücünün düşmesine gerekse de son dönemin en çok konuşulan konusu olarak konut ve iş yeri kiralarının yüksek fiyatlara ulaşmasına sebebiyet vermiştir.

Kiralık konut arayışında olan kiracı adayları, kira fiyatlarının pahalılığı nedeniyle kendilerine uygun bir konut bulmakta zorlanmakta, taşınmazını enflasyonun yükselişinden önceki dönemin makul kira fiyatlarına göre kiraya veren taşınmaz sahipleri de aldıkları kiranın mevcut durumdaki rayiçlere göre düşük kaldığından dert yanmaktadır.

Bu durum da, son dönemde bir çok danışanımızdan ve müvekkilimizden gözlemlediğimiz üzere; kiracının tahliye edilip edilemeyeceği, edilebilirse nasıl tahliye edileceği, kira fiyatının yükseltilmesi için ne yapılabileceği gibi soruları beraberinde getirmektedir.

Toplumumuzda kiracının haklı bir sebep olmaksızın 10 yıl geçmeden tahliye edilemeyeceği, son dönemdeki gelişmelerden sonra iyice oturmuş bir bilgidir.
Bu bilgi kısmen de olsa doğrudur. Fakat 10 yılın hesabı, çok büyük bir çoğunluk tarafından yanlış bilinmekte ve yanlış yapılmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 347. Maddesi;
"𝐾𝑜𝑛𝑢𝑡 𝑣𝑒 𝑐̧𝑎𝑡ı𝑙ı 𝑖𝑠̧𝑦𝑒𝑟𝑖 𝑘𝑖𝑟𝑎𝑙𝑎𝑟ı𝑛𝑑𝑎 𝑘𝑖𝑟𝑎𝑐ı, 𝑏𝑒𝑙𝑖𝑟𝑙𝑖 𝑠𝑢̈𝑟𝑒𝑙𝑖 𝑠𝑜̈𝑧𝑙𝑒𝑠̧𝑚𝑒𝑙𝑒𝑟𝑖𝑛 𝑠𝑢̈𝑟𝑒𝑠𝑖𝑛𝑖𝑛 𝑏𝑖𝑡𝑖𝑚𝑖𝑛𝑑𝑒𝑛 𝑒𝑛 𝑎𝑧 𝑜𝑛 𝑏𝑒𝑠̧ 𝑔𝑢̈𝑛 𝑜̈𝑛𝑐𝑒 𝑏𝑖𝑙𝑑𝑖𝑟𝑖𝑚𝑑𝑒 𝑏𝑢𝑙𝑢𝑛𝑚𝑎𝑑ı𝑘𝑐̧𝑎, 𝑠𝑜̈𝑧𝑙𝑒𝑠̧𝑚𝑒 𝑎𝑦𝑛ı 𝑘𝑜𝑠̧𝑢𝑙𝑙𝑎𝑟𝑙𝑎 𝑏𝑖𝑟 𝑦ı𝑙 𝑖𝑐̧𝑖𝑛 𝑢𝑧𝑎𝑡ı𝑙𝑚ı𝑠̧ 𝑠𝑎𝑦ı𝑙ı𝑟. 𝐾𝑖𝑟𝑎𝑦𝑎 𝑣𝑒𝑟𝑒𝑛, 𝑠𝑜̈𝑧𝑙𝑒𝑠̧𝑚𝑒 𝑠𝑢̈𝑟𝑒𝑠𝑖𝑛𝑖𝑛 𝑏𝑖𝑡𝑖𝑚𝑖𝑛𝑒 𝑑𝑎𝑦𝑎𝑛𝑎𝑟𝑎𝑘 𝑠𝑜̈𝑧𝑙𝑒𝑠̧𝑚𝑒𝑦𝑖 𝑠𝑜𝑛𝑎 𝑒𝑟𝑑𝑖𝑟𝑒𝑚𝑒𝑧. 𝐴𝑛𝑐𝑎𝑘, 𝑂𝑁 𝑌𝐼𝐿𝐿𝐼𝐾 𝑈𝑍𝐴𝑀𝐴 𝑆𝑈̈𝑅𝐸𝑆𝐼̇ 𝑆𝑂𝑁𝑈𝑁𝐷𝐴 𝑘𝑖𝑟𝑎𝑦𝑎 𝑣𝑒𝑟𝑒𝑛, 𝑏𝑢 𝑠𝑢̈𝑟𝑒𝑦𝑖 𝑖𝑧𝑙𝑒𝑦𝑒𝑛 ℎ𝑒𝑟 𝑢𝑧𝑎𝑚𝑎 𝑦ı𝑙ı𝑛ı𝑛 𝑏𝑖𝑡𝑖𝑚𝑖𝑛𝑑𝑒𝑛 𝑒𝑛 𝑎𝑧 𝑢̈𝑐̧ 𝑎𝑦 𝑜̈𝑛𝑐𝑒
𝑏𝑖𝑙𝑑𝑖𝑟𝑖𝑚𝑑𝑒 𝑏𝑢𝑙𝑢𝑛𝑚𝑎𝑘 𝑘𝑜𝑠̧𝑢𝑙𝑢𝑦𝑙𝑎, ℎ𝑒𝑟ℎ𝑎𝑛𝑔𝑖 𝑏𝑖𝑟 𝑠𝑒𝑏𝑒𝑝 𝑔𝑜̈𝑠𝑡𝑒𝑟𝑚𝑒𝑘𝑠𝑖𝑧𝑖𝑛 𝑠𝑜̈𝑧𝑙𝑒𝑠̧𝑚𝑒𝑦𝑒 𝑠𝑜𝑛 𝑣𝑒𝑟𝑒𝑏𝑖𝑙𝑖𝑟." hükmünü içermektedir.

Dikkat edilirse; kanun maddesi on yıl geçmesiyle değil, on yıllık uzama süresini izleyen uzama yılının sonunda kira sözleşmesinin kiralayan tarafından feshedilmesine olanak sağlamaktadır.

Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; toplumumuza maalesef yanlış bir şekilde sahip olunan bilgiye göre; örneğin 01.01.2013 başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi, 01.01.2023 tarihi itibariyle taşınmaz sahibine kiracısını herhangi bir sebep göstermeksizin tahliye etme hakkı tanıyacaktır. Oysa ki bu, yanlış bir varsayımdır. Doğrusu ise şu şekildedir;

01.01.2013 tarihinde 1 yıllık kira sözleşmesi akdedilmiştir.

01.01.2013 - 01.01.2014 (1 yıllık kira süresi dolmuş, kiracı en az 15 gün önceden bildirimde bulunmayarak kira sözleşmesi yenilenmiştir.)

01.01.2014 - 01.01.2015 (1. Uzama Yılıdır)
01.01.2015 - 01.01.2016 (2. Uzama Yılıdır)
01.01.2016 - 01.01.2017 (3. Uzama Yılıdır)
01.01.2017 - 01.01.2018 (4. Uzama Yılıdır)
01.01.2018 - 01.01.2019 (5. Uzama Yılıdır)
01.01.2019 - 01.01.2020 (6. Uzama Yılıdır)
01.01.2020 - 01.01.2021 (7. Uzama Yılıdır)
01.01.2021 - 01.01.2022 (8. Uzama Yılıdır)
01.01.2022 - 01.01.2023 (9. Uzama Yılıdır)
01.01.2023 - 01.01.2024 (10. Uzama Yılıdır)

01.01.2024 - 01.01.2025 (10 yıllık uzama süresini izleyen ilk yıl)

Sonuç olarak; kiraya veren 01.01.2013 tarihinde başlayan kira sözleşmesini, 01.01.2025 tarihinden en az 3 ay önce, -yani en geç 01.10.2024 tarihi olmadan, 30.09.2024 tarihinde- yazılı olarak fesih bildiriminde bulunması koşuluyla 01.01.2025 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde hiçbir sebep göstermeden feshedebilir.

Bu süreç, hukuki yardım alınmadan sürdürüldüğü taktirde yanlış yapılmasına oldukça açık bir süreçtir. Bu nedenle; bu sürecin sizi temsilen bir avukat tarafından yürütülmesi daha sağlıklı olacaktır.

28/10/2021
Ülkemizde ve özellikle ilçemizde COVID-19 vakalarının göstermiş olduğu önlenemez artış nedeniyle ofisimizde yüz yüze gör...
12/04/2021

Ülkemizde ve özellikle ilçemizde COVID-19 vakalarının göstermiş olduğu önlenemez artış nedeniyle ofisimizde yüz yüze görüşmelere bir süreliğine ara veriyoruz. Bu süreçte ofisimize 0212 728 95 36 numaralı telefondan ve [email protected] adresinden mail yoluyla ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.

İkinci el araçlarda en çok yapılan usulsüzlüklerden biri de aracın kilometresini değiştirmektir. Aracın değerini yüksek ...
09/03/2021

İkinci el araçlarda en çok yapılan usulsüzlüklerden biri de aracın kilometresini değiştirmektir. Aracın değerini yüksek göstermek amacıyla başvurulan bu tür usulsüzlüklerin cezai sorumluluğu da bulunuyor. Araç sahibi, bilse de bilmese de bu usulsüzlükten sorumludur.

T.C.
YARGITAY
ONÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2015/40748
Karar : 2017/6751
Tarih : 31.05.2017

Taraflar arasındaki değer kaybı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca ve dahili davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan ...'den noterde yapılan satış sözleşmesi ile 18.09.2012 tarihinde 2. el bir araç satın aldığını, aracın kendisine 137.839 km olarak satıldığını ancak satın aldıktan bir süre sonra aracın 2008 yılında 205.223 km de iken işlem gördüğünün ortaya çıktığını, aracın kilometresi ile oynandığını ve bu hususta kandırıldığını ve ayrıca araçta başka ayıplarında ortaya çıktığını beyanla ödenen bedelin faizi ile tahsili veya 2.500,00 TL değer kaybı ile birlikte arızalar nedeniyle yapılacak masraflar için de 7.179,53 TL'nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine, dahili davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL değer kaybının dahili davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalı ... ile noterde yapılan satış sözleşmesi ile davalıdan 2.el bir araç satın aldığını ancak aracı satın aldıktan sonra aracın satıştan önce kilometresi ile oynandığını ve araçta farklı ayıplarında mevcut olduğunu öğrendiğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Borçlar Kanununun 194 (T.B.K.nun 219 md.) ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Davacı, satışa konu aracın hukuki ayıplı olduğu iddiasındadır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Davacı, dava konusu aracı satış sözleşmesine göre davalı ...' den satın almıştır. Zira davalı ...' de aracı davacıya sattığını kabul etmekte ancak kendisinin de ayıptan haberdar olmadığını savunmaktadır. Açıklanan ilkeler doğrultusunda ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalı ...' den isteyebilir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek, söz konusu ayıbın araç davalı elinde iken oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Davacı, başlangıçta davasını akidi olan ... ile ... eşi ... yöneltmiş olup, yargılama sırasında mahkemece verilen kesin süre sonucu davalı ... davaya dahil edilmiştir. Dava dilekçesinde davalı ... davalı olarak gösterilmemiş olup, dava açıldıktan sonra dahili dava müessesesi yoluyla yeni bir davalının davaya dahil edilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca davalılar arasında kanunun aradığı şekilde zorunlu dava arkadaşlığı da yoktur. Buna göre mahkemece, dava dışı ...'in davaya dahil edilerek, aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 3. bendinde açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

09.03.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre Nakdi Ücret Desteği ve İş sözleşmesi fesih yas...
09/03/2021

09.03.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre Nakdi Ücret Desteği ve İş sözleşmesi fesih yasağı 17.03.2021 tarihinden itibaren 2 ay daha uzatıldı.

30/12/2020

İşverenlerin fesih yasağı (işten çıkarma yasağı) ve nakdi ücret desteği 2 ay daha (17.03.2021 tarihine kadar) uzatıldı. Bu sürede işveren, işçinin iş akdini;
🔵Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık,
🔵Belirli süreli iş sözleşmesi süresinin sona ermesi,
🔵İşyerinin kapanması,
🔵Taşeron işinin bitimi
nedenleri haricinde feshedemez. Ancak işçiyi tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarabilir.

İşveren yasağa rağmen işçinin iş akdini feshederse;
🔵 Brüt asgari ücret tutarında İdari Para Cezası ödeme yükümlülüğü doğar.
🔵 İşten çıkarma yasağı emredici nitelikte olduğundan fesih geçersizdir.

İşçi isterse feshin geçersizliğinin tespiti davası açabilir ve çalıştırılmadığı tüm sürenin ücretini alabilir. İşçi işe başlatılmasa da ücretini almaya devam eder.

2021 yılında geçerli olacak asgari ücret brüt 3.577 lira net 2.825 lira olarak belirlendi.
28/12/2020

2021 yılında geçerli olacak asgari ücret brüt 3.577 lira net 2.825 lira olarak belirlendi.

Address

Alibey Mahallesi. Santral Sokak. No: 4 Daire: 5 Silivri/Istanbul
Silivri
34570

Opening Hours

Monday 08:30 - 18:00
Tuesday 08:30 - 18:00
Wednesday 08:30 - 18:00
Thursday 08:30 - 18:00
Friday 08:30 - 18:00

Telephone

+905407988888

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Karataş Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share