Duran Hukuk Bürosu

Duran Hukuk Bürosu Hukuki Danışmanlık

Taşınmaz satışları 04.07.2023’ten itibaren noterlerde yapılabilecek.Türkiye Noterler Birliği tarafından web sitesinde sö...
25/06/2023

Taşınmaz satışları 04.07.2023’ten itibaren noterlerde yapılabilecek.

Türkiye Noterler Birliği tarafından web sitesinde söz konusu satışlara ilişkin usul ve esaslar yayınlandı.

~Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 14.09.2015 Tarih, 2015/3370 E. - 2015/9210 K. sayılı ilamı:“Mahkemece, davaya konu çeklerin...
28/03/2022

~
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 14.09.2015 Tarih, 2015/3370 E. - 2015/9210 K. sayılı ilamı:

“Mahkemece, davaya konu çeklerin boş çek yapraklarından ibaret olduğu, boş çek yapraklarının zayi nedeniyle iptalinin talep edilemeyeceği, TTK 781/1. maddesinde belirtilen ibareleri içermediğinin dava dilekçesi kapsamından anlaşıldığı, ayrıca davacının olsa olsa keşideci olabileceği, keşidecinin zayi nedeni ile iptal davası açma yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK 114/h. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”

~1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Yalnız Avukatların Yapabileceği İşler“ başlığını taşıyan 35/1. maddesinde “Kanun işler...
12/03/2022

~

1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Yalnız Avukatların Yapabileceği İşler“ başlığını taşıyan 35/1. maddesinde “Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baro levhasında kayıtlı avukatlara aittir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Yukarıdaki yasa hükmü uyarınca, kural olarak mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak yalnız baro levhasına kayıtlı avukatlara aittir. Avukatlık Kanununa (m.35/1) göre, en az üç avukat (ve davavekili) bulunan yerlerde, baroda yazılı avukatlar (ve davavekilleri) vekil olarak dava takip etme bakımından bir tekele sahiptirler. Bunların dışındaki kişilerin sıfat ve yetkileri ne olursa olsun, bu kapsamda değerlendirilmeleri olanaklı değildir.

Kural bu olmakla birlikte, özel kanun hükümlerinin saklı olduğunun da belirtilmesinde yarar vardır (Örneğin 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.31/1).

Avukatlardan başka kişiler, borçlar hukukuna göre vekil tayin edilebilirse de vekaletnamelerinde dava açmak ve takip etmek için açık bir yetki bulunsa bile vekil sıfatıyla dava açamazlar ve takip edemezler. Davada vekil olamayacak bu kişilerin davaya vekalet ehliyeti yoktur.

~ 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!
29/08/2020

~ 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!

Mübarek Kurban Bayramını sevdiklerinizle beraber sağlıklı ve huzur içinde geçirmenizi dileriz. Mutlu Bayramlar.
30/07/2020

Mübarek Kurban Bayramını sevdiklerinizle beraber sağlıklı ve huzur içinde geçirmenizi dileriz. Mutlu Bayramlar.

~ Emlak komisyoncusu ile yapılan sözleşmeyi imzalayanın malik olma zorunluluğu olmadığıYargıtay 13. Hukuk Dairesi 31.10....
28/07/2020

~ Emlak komisyoncusu ile yapılan sözleşmeyi imzalayanın malik olma zorunluluğu olmadığı

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 31.10.2019 tarih ve 2019/4728 Esas - 2019/10641 Karar sayılı ilamında tellallık sözleşmesi imzalayan kişinin malik olma zorunluluğu olmadığına hükmetti.

Anılan karar; Davacı ile davalı ve dava dışı ... arasında düzenlenmiş 26.10.2012 tarihli yazılı bir emlak alım satım sözleşmesi mevcuttur. Anılan sözleşmeyi davalı satıcı sıfatıyla imzalamış olup; dava konusu evin satımı gerçekleştiğinde satış bedelinin %3'ü ile KDV'sini emlakçıya ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, tellalık sözleşmesini imzalayan kişinin malik olmak zorunluluğu yoktur. Sözleşmenin geçerlilik şartı yazılı olarak yapılmış olmasıdır. Somut olayda, sözleşmeye konu taşınmazın yine sözleşmeyi alıcı sıfatıyla imzalayan dava dışı üçüncü kişiye satıldığı ve davalı ile davacı arasında geçerli ve ayakta bulunan bir tellallık sözleşmesinin bulunduğu dikkate alındığında davacının tellallık ücretine hak kazandığı açıktır. Hal böyle olunca sözleşme içeriğinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiğine hükmedilmiştir.

~ Ticari Nitelikteki Menfi Tespit Davalarında Zorunlu ArabuluculukYargıtay, BAM Daireleri arasındaki görüş farklılığını ...
10/06/2020

~ Ticari Nitelikteki Menfi Tespit Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

Yargıtay, BAM Daireleri arasındaki görüş farklılığını giderdi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 13.02.2020 tarih ve 2020/85 Esas - 2020/454 Karar sayılı ilamında Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığı gidererek "TİCARİ NİTELİKTEKİ MENFİ TESPİT DAVALARINDA DAVA AÇILMADAN ÖNCE ARABULUCULUĞA GİDİLMESİNİN ZORUNLU OLMADIĞINA VE ARABULUCULUĞA GİDİLMİŞ OLMASININ BİR DAVA ŞARTI OLMADIĞINA " oy birliği ile kesin olarak karar vermiştir.

~ Fotokopi Belge Üzerinde İmza İncelemesi Yapılması HususuYargıtay 13. Hukuk Dairesi 11.12.2019 tarih ve 2017/2704 Esas ...
06/06/2020

~ Fotokopi Belge Üzerinde İmza İncelemesi Yapılması Hususu

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 11.12.2019 tarih ve 2017/2704 Esas - 2019/12414 Karar sayılı ilamında fotokopi belge üzerinde yapılan imza incelemesi ile hüküm kurulamayacağı yönünde karar verdi.

Yerel mahkeme tarafından, görülmekte olan itirazın iptali davasında davalı, davacı adına alındığı ve ödenmediği iddia edilen parayı davacıya ödediğini iddia etmiş, 24/11/2015 havale tarihli dilekçe ekinde de 15/05/2014 tarihli "3.000,00 TL'yi elden teslim aldım, 4.000,00 TL'nin yatacağı hesap ....." yazılı suret halindeki belge ibraz edilmiş, davacı belgedeki imza ve yazının kendisine ait olmadığını belirterek, bu belgeye karşı imza ve yazı incelemesi yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 19.01.2016 tarihli celsede davalı vekiline sözleşme aslını sunmak üzere iki haftalık süre verildiği, ancak davalının belge aslının davacıda sadece fotokopisinin kendisinde olduğundan beyanla belgenin aslını ibraz edemediği görülmüştür. Mahkemece, davalı tarafından sunulan belge üzerindeki yazı ve imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 27/05/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafından ibraz edilen belge fotokopisindeki imzanın davacı eli ürünü olduğu belirlenmiştir. Mahkemece söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalının davacının iddiasına göre tahsil ettiği ve ödemediği belirtilen 3.220,50 TL'den 3.000,00 TL sini ödediği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.

Yargıtay ise kararında; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bu bilirkişi raporunda, imzanın bulunduğu belgenin fotokopisi üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılarak tanzim edilen rapora itibar edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece, fotokopi belge üzerindeki imza incelemesi ile yetinilip sözleşmedeki imzanın davacı ...’ın eli ürünü olduğu sonucuna varılarak, yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmedilmiştir.

~ Hakaret İçeren Tweet Retweet EtmekYargıtay 18. Ceza Dairesi 16.01.2019 tarih ve 2018/7790 Esas - 2019/1445 Karar sayıl...
31/05/2020

~ Hakaret İçeren Tweet Retweet Etmek

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 16.01.2019 tarih ve 2018/7790 Esas - 2019/1445 Karar sayılı ilamında; Twitter hesabından, başka bir hesapta yazan “pislik, namert, edepsiz, yalancı, silah kaçakçısı, çirkef, imansız, izzetiz, rüşvetçi, salyasını akıtan, şerefsiz” ifadelerini retweet etmek suretiyle paylaşmanın da suç olduğuna karar verdi.

Yargıtay, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. Maddesine dayanarak Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müştekinin şikayet dilekçesinde şüphelinin twitter isimli sosyal medya hesabında @… kullanıcı adıyla kayıtlı olduğunu ve kendisine karşı önceden de aynı şekilde sosyal medyadan hakarette bulunması sebebiyle şikayetçi olduğundan aralarında husumet bulunduğunu, bu duruma rağmen şüphelinin değişik tarihlerde başka kullanıcılar tarafından paylaşılan ve şahsına yönelik hakaret içeren paylaşımları retweet etmek suretiyle sayfasında paylaşarak hakaret ettiğini, şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve şikayet üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, şüphelinin alınan savunmasında adı geçen hesabın kendisi tarafından kullanıldığını, iddia konusu paylaşımları kendisinin yapmadığını, bilgi amacıyla sayfasında retweet etmek suretiyle paylaştığını ifade ettiği görülmekle; suça konu paylaşımların müştekiye hitaben yazılmış “pislik, namert, edepsiz, yalancı, silah kaçakçısı, çirkef, imansız, izzetsiz, rüşvetçi, salyasını akıtan, şerefsiz..” şeklinde hakaret sayılabilecek sözler içeren paylaşımlar olması, bu paylaşımların şüpheli tarafından retweet edildiğinin savunmada kabul edilmesi ve taraflar arasında önceden görülen kamu davasının bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil ve şüphenin elde edildiği şeklinde karar vermiştir.

~Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 17.02.2020 tarihli ve 2020/197 Esas - 2020/1578  Karar sayılı ilamında, birden fazla asli ta...
30/05/2020

~
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 17.02.2020 tarihli ve 2020/197 Esas - 2020/1578 Karar sayılı ilamında, birden fazla asli talebin bulunduğu davalarda, eğer talepler arasında hem dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olan talepler hem de olmayan talepler varsa, arabulucuya başvurulmamış olsa bile esasa ilişkin inceleme yapılabileceğine karar verdi.

Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olmasıyla birlikte, zorunlu arabuluculuğa tabi olan talepler ile zorunlu arabuluculuğa tabi olmayan taleplerin aynı davada ileri sürülmesi halinde, zorunlu arabuluculuk dava şartının nasıl değerlendirileceği gündeme gelmişti.

Karar'a konu uyuşmazlık, geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, dava türü itibariyle dava açılmadan önce arabulucuya müracaat edilmesinin dava şartı olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar vermiş, davacının istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ise uygulamada benimsenen görüşün aksine, zorunlu arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan ve zorunlu arabuluculuğa tabi olan tahsil davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağı şeklinde karar vermiş ve istinaf mahkemesinin kararını bozmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin söz konusu kararı uyarınca, davaların yığılması durumunda taleplerin tamamı zorunlu arabuluculuğa tabi olmadıkça, taleplerin tamamının arabuluculuğa başvurma şartı aranmaksızın mahkemece esastan incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

~İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 2017/3066 Esas - 2017/15445 Karar sayılı ilamınca;İşçinin her ne kada...
28/05/2020

~
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 2017/3066 Esas - 2017/15445 Karar sayılı ilamınca;

İşçinin her ne kadar İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca uzun süreli rapor alması nedeniyle verimsizliğinden kaynaklı olarak iş sözleşmesinin feshedildiği görülmüş olsa da; İş Kanunu’nun 19. maddesi gereğince ilgili hususta işçiye savunma hakkı verilmeden yapılan feshin usule aykırı yapıldığı anlaşıldığından, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir.

~Site yönetimi tarafından evcil hayvan beslenmesi genel kural olarak engellenemez. Şayet, site Yönetim Planı’nda kat mal...
28/05/2020

~
Site yönetimi tarafından evcil hayvan beslenmesi genel kural olarak engellenemez. Şayet, site Yönetim Planı’nda kat malikleri tarafından evcil hayvan beslenmesi açıkça yasaklanmışsa bu durumda kat maliki evcil hayvan besleyemeyecektir. Site Yönetim Planı’nda böyle bir yasak mevcut değil ise Yönetim Kurulu Kararı veya Genel Kurul Kararı ile evcil hayvan beslenmesinin yasaklanması mümkün değildir. Bu hususa ilişkin yasaklanmanın Yönetim Planı’na 4/5 oy çokluğu ile eklenerek Yönetim Planı’nın değiştirilmesi gerekecektir.

Ancak unutulmamalıdır ki, Yönetim Planı’nda yasaklayıcı hüküm bulunmasa dahi Kat Mülkiyeti Kanunu madde 18 uyarınca kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini gerek eklenti ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirlerini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Bu yükümlülük uyarınca Yönetim Planı’nda yasaklayıcı hüküm bulunmasa dahi, beslenen evcil hayvanın diğer kat maliklerine rahatsızlık vermemesi gerekecektir.

Yönetim Planı’nda yasaklayıcı hüküm bulunmaması halinde Site yönetim kurulu tarafından alınan karar ile evcil hayvanın madde 18 uyarınca rahatsızlık verdiğinin ispat edilmesi mümkün değildir. Bunun için mahkeme tarafından köpeğin cinsi, durumu, uzman bilirkişinin raporu, bulunduğu dairenin katı, tanık beyanları ve keşif yapılarak durumun gözlenmesi ile evcil hayvanın katlanılmaz bir rahatsızlık verdiği ve zarar yarattığının ispatlanması gerekmektedir. Yargıtay tarafından emsal davada konutta 15 köpeğin beslenmesi, köpeklerin site bahçesinde serbest dolaştırılması madde 18’e aykırılık olarak değerlendirilmiştir.

Son olarak bu hususlar kiracı ve daire sahibi fark etmeksizin geçerliliğini koruyacaktır.

Address

Bahçelievler Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı No:36
Serdivan
54050

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:30
Tuesday 09:00 - 17:30
Wednesday 09:00 - 17:30
Thursday 09:00 - 17:30
Friday 09:00 - 17:30

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Duran Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Duran Hukuk Bürosu:

Share