Sakarya Avukat - Erdem Varol Hukuk Bürosu

Sakarya Avukat - Erdem Varol Hukuk Bürosu Sakarya Avukat Erdem Varol; bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık, dava takibi ve süreç yönetimi konularında destek sağlar.

Sakarya merkez ve çevre ilçeler için randevu oluşturabilirsiniz.

10/08/2026

ÇOCUK İHMALİNDE AİLELERE 3 YILA KADAR HAPİS CEZASI

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen yeni düzenlemeyle, ailelerin çocuklara yönelik bakım ve gözetim sorumluluğu bakımından daha ağır cezalar öngörülüyor.

Çocuğun ahlakını, güvenliğini veya sağlığını ağır biçimde tehlikeye atan anne ve baba hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabilecek.

Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiler ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek.

Yükümlülüğün ihlali sonucunda çocuğun kasten öldürme veya ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi hâlinde ceza ayrıca artırılabilecek ve soruşturma için şikâyet aranmayabilecek.

Ancak her ebeveynlik hatası veya bakım eksikliği doğrudan suç oluşturmaz. İhmalin niteliği, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, kişinin hukuki yükümlülüğü ve olayla arasındaki bağlantı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Düzenleme TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir. Yürürlüğe girmesi için Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir.

Av. Erdem Varol

05/08/2026

12 MADDELİK TEKLİF MECLİS’TE: PEKİ, GENEL AF MI GELİYOR?

“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Ancak önemli bir ayrım var: Düzenleme henüz kanunlaşmadı ve yürürlüğe girmedi.

Teklifin mevcut hâline göre;

• Kapsamdaki soruşturma ve davaların 5 veya 10 yıl ertelenmesi,
• Kesinleşmiş cezaların infazının aynı sürelerle durdurulması,
• Sürenin yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanması hâlinde davanın düşmesi veya cezanın infaz edilmiş sayılması,
• Kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen bazı ağır suçların kapsam dışında tutulması,
• Başvuruların MGK’nin teyit kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 6 ay içinde yapılması öngörülüyor.

Tutukluların kendiliğinden tahliye edilmesi söz konusu değil. Tutuklama ve adli kontrol tedbirleri ilgili yargı mercileri tarafından ayrıca değerlendirilecek.

Teklifte “af” ifadesi kullanılmasa da erteleme süresi sonunda davaların düşmesi ve cezaların infaz edilmiş sayılması, düzenlemenin şartlı özel af niteliği taşıyıp taşımadığı yönünde hukuki tartışma doğurabilir. Bu değerlendirmede düzenlemenin adı değil, meydana getirdiği hukuki sonuçlar belirleyici olacaktır.

Komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde metnin değişebileceği unutulmamalıdır. Her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden, teklifin kişi veya dosya üzerindeki etkisi somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Av. Erdem Varol

05/08/2026

⚖️ 84 HÂKİM VE SAVCIYA MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI

Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 2026 yılı disiplin bilançosu kamuoyuyla paylaşıldı.

Açıklanan verilere göre HSK İkinci Dairesi tarafından 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar verildi. Bu kişilerden 333’ü hakkında disiplin cezası uygulanırken, 84 hâkim ve savcı hakkında meslekten çıkarma cezasına hükmedildi.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na göre meslekten çıkarma, kişinin bir daha hâkimlik ve savcılık mesleğine alınmamak üzere görevine son verilmesini ifade eden en ağır disiplin yaptırımıdır.

Ancak burada önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır:

Meslekten çıkarma kararı, tek başına kişinin ceza hukuku bakımından suçlu olduğu veya kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunduğu anlamına gelmez. Disiplin sorumluluğu ile ceza sorumluluğu farklı şartlara, delil değerlendirmelerine ve usullere tabidir.

Bu tür kararlarda isnat edilen fiilin açıkça ortaya konulması, ilgilinin savunma hakkının korunması, kararın somut delillere dayanması ve ölçülülük ilkesinin gözetilmesi gerekir. HSK’nın meslekten çıkarma kararları, Anayasa uyarınca yargısal denetime konu edilebilmektedir.

Yargı mensuplarının hesap verebilirliği hukuk devleti bakımından önemlidir. Bununla birlikte disiplin süreçlerinin de bağımsızlık, hâkimlik teminatı, adil usul ve gerekçeli karar ilkelerine uygun yürütülmesi zorunludur.

Av. Erdem Varol

04/08/2026

VERGİ DENETİMİNDE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ: KAŞİF DEVREDE

Vergi kayıp ve kaçağıyla mücadelede denetimler artık yalnızca ihbar veya klasik inceleme yöntemleriyle yürütülmüyor. Gelir İdaresi Başkanlığı ile TÜBİTAK tarafından geliştirilen yapay zekâ destekli KAŞİF uygulaması, her gün yaklaşık 4 milyon mükellefin verilerini risk analizinden geçiriyor.

Sistem; mükelleflerin elektronik verilerini makine öğrenmesi yöntemiyle inceleyerek özellikle potansiyel sahte fatura düzenleme girişimlerini ve haksız KDV iadesi taleplerini erken aşamada tespit etmeyi amaçlıyor. 2026 yılının ilk altı ayında ülke genelinde gerçekleştirilen saha denetimlerinde 791 bin 82 mükellefin denetlendiği açıklandı.

Ancak yapay zekâ sistemi tarafından bir işlemin riskli görülmesi, tek başına vergi kaçakçılığı suçunun işlendiğini veya mükellefin suçlu olduğunu göstermez. Tespit edilen verilerin vergi incelemesi, defter ve belge kontrolleri, ticari ilişkinin gerçekliği ve somut delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi kapsamında gerçek bir işlem bulunmadığı hâlde düzenlenen belge sahte belge; gerçek bir işleme dayanmasına rağmen işlemi miktar veya içerik bakımından gerçeğe aykırı gösteren belge ise muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olarak değerlendirilebilir. Bu belgelerin düzenlenmesi veya kanunda aranan koşullar altında kullanılması, vergi cezalarının yanında ceza soruşturmasına da neden olabilir.

Yeni dönemde işletmelerin yalnızca kendi kayıtlarını değil, ticari ilişki kurdukları kişi ve şirketleri de dikkatle değerlendirmesi önem taşıyor. Faturanın bulunması tek başına yeterli değildir; mal teslimi veya hizmet ifası, ödeme hareketleri, sözleşmeler, sevk belgeleri ve ticari yazışmalar da işlemin gerçekliğini desteklemelidir.

Yapay zekâ denetimi hızlandırabilir; ancak vergi ve ceza sorumluluğu otomatik sistemin değerlendirmesiyle değil, somut olayın özellikleri ve hukuka uygun şekilde elde edilen deliller üzerinden belirlenir.

Av. Erdem Varol

04/08/2026

BU OLAY SADECE BİR TRAFİK KAZASI MI?

Mersin’in Toroslar ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu biri çocuk üç kişi yaralandı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, sürücünün yerde bulunan yaralıların üzerinden otomobiliyle geçerek olay yerinden uzaklaştığı görüldü.

Olayın ardından yakalanan şüpheli, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı.

Hukuki açıdan ilk çarpışma ile sürücünün çarpışmadan sonraki davranışları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İlk temas, olayın özelliklerine göre taksir veya bilinçli taksir kapsamında incelenebilir. Ancak yerde bulunan yaralıların görülmesine rağmen aracın yeniden hareket ettirilmesi, sürücünün kastının ve olayın ceza hukuku bakımından niteliğinin değişmesine neden olabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinde kasten öldürme, 35. maddesinde ise suça teşebbüs düzenlenmiştir. Sürücünün eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama veya başka bir suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği; kamera kayıtları, aracın hareket biçimi, yaralıların konumu, sürücünün olay sırasındaki iradesi ve dosyadaki diğer deliller doğrultusunda belirlenecektir.

Kazadan sonra olay yerinden ayrılmak sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Yaralılara yardım edilmemesi veya durumun yetkili makamlara bildirilmemesi de ayrıca hukuki ve cezai sonuç doğurabilir.

Tutuklama kararı, şüphelinin kesin olarak suçlu bulunduğu anlamına gelmez. Suçun hukuki niteliği ve cezai sorumluluk, yapılacak yargılama sonucunda mahkeme tarafından belirlenecektir.

Trafik kazasından sonra gerçekleştirilen bilinçli bir hareket, olayın hukuki niteliğini tamamen değiştirebilir.

Av. Erdem Varol

03/08/2026

5 LAHMACUNDAN AZ SATMAM” DEDİ, TEZGÂHI KALDIRILDI!

Adana’da seyyar satıcılık yapan kişi, çocuğu için iki lahmacun almak isteyen anneye “5’ten az satmam” diyerek tepki gösterdi. Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından belediye ekipleri tezgâhı kaldırdı.

Peki satıcı, müşteriyi belirli sayıda ürün almaya zorlayabilir mi?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesine göre satıcılar; haklı bir sebep, yerleşmiş bir uygulama veya ticari örf bulunmadıkça ürün satışını kendi belirledikleri miktar ya da sayı şartına bağlayamaz.

Başka bir ifadeyle, “En az 5 tane alırsan satarım” şeklindeki bir uygulama her durumda satıcının serbestçe belirleyebileceği bir satış koşulu değildir.

Ancak bu olayda tezgâhın kaldırılmasının hukuki gerekçesi ayrıca önem taşıyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre satıcı adına resmî kayıt bulunmadığı ve seyyar tezgâhın yer işgali nedeniyle kaldırıldığı belirtildi.

İzinsiz biçimde cadde, sokak veya kaldırım üzerinde satış yapılması, Kabahatler Kanunu ve belediye mevzuatı kapsamında idari müdahaleye konu olabilir.

Dolayısıyla olayda iki farklı hukuki mesele bulunmaktadır:

Birincisi, tüketicinin belirli sayıda ürün almaya zorlanmasıdır.

İkincisi ise izinsiz seyyar satış ve kamusal alanın işgal edilmesidir.

Sosyal medyada oluşan tepki işlemi hızlandırmış olabilir; ancak idari yaptırımın mutlaka kanuni bir gerekçeye ve somut tespite dayanması gerekir.

Av. Erdem Varol

03/08/2026

BELİRSİZ ALACAK DAVASI KALDIRILDI!

Hukuk yargılamasında önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi.

7589 sayılı Kanun ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kaldırıldı. Bunun yerine kısmi dava sistemi yeniden düzenlendi.

Yeni uygulamaya göre alacağının yalnızca bir kısmını dava eden kişi;

▪️ Aynı dava içerisinde talebini bir defaya mahsus artırabilecek.
▪️ Talep artırımı, tahkikat sona erinceye kadar yapılabilecek.
▪️ Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacak.
▪️ Talep artırımı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacak.

Ancak önemli bir geçiş hükmü bulunuyor:

31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski düzenleme uygulanmaya devam edecek.

Yeni sistem özellikle işçilik alacakları, tazminat talepleri ve dava açıldığı sırada miktarı tam olarak hesaplanamayan alacaklar bakımından önem taşıyor. Dava türünün, başlangıçta talep edilen tutarın ve talep artırım zamanının doğru belirlenmemesi hak kaybına yol açabilir.

Her uyuşmazlık, alacağın niteliği ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Av. Erdem Varol

03/08/2026

Sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada iddianame hazırlandı.

Savcılık, sanatçının kızı hakkında “tasarlayarak yakın akrabayı öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Olay gecesi evde bulunan diğer kişi hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede; tanık anlatımları, mesaj kayıtları, ses incelemeleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasında gerçekleştiği ileri sürülen davranışlar birlikte değerlendirildi.

Ancak hukuken önemli bir ayrım bulunuyor:

İddianamenin hazırlanması, kişinin suçlu olduğunun kesinleştiği anlamına gelmez.

İddianame, Cumhuriyet savcısının elde edilen delillere dayanarak yönelttiği suçlamaları ve cezalandırma talebini içerir. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle kovuşturma aşamasına geçilir; deliller duruşmada tartışılır, savunmalar alınır ve nihai değerlendirme mahkeme tarafından yapılır.

Bu nedenle kamuoyuna yansıyan ifadeler ve iddianamede bulunan değerlendirmeler henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olarak kabul edilemez. Masumiyet karinesi gereğince, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadıkça hiç kimse suçlu ilan edilemez.

Dosyanın bundan sonraki aşamasında mahkeme; iddia ve savunmaları, tanık beyanlarının güvenilirliğini, dijital delilleri, bilirkişi raporlarını ve deliller arasındaki bütünlüğü değerlendirecek.

İddianame suçlamayı ortaya koyar; hükmü ise bağımsız mahkeme verir.

Av. Erdem Varol

01/08/2026

ÇERÇEVE YASA TBMM’YE GELİYOR

“Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki altyapısını oluşturması beklenen ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılan düzenlemenin gelecek hafta TBMM’ye sunulacağı açıklandı.

Düzenlemenin; örgütün feshi, silah bırakma süreci ve örgütsel faaliyetlerden ayrılan kişilerin hukuki durumları hakkında geçici ve özel hükümler içermesi bekleniyor.

Ancak teklif metni henüz kamuoyuyla paylaşılmadığı için düzenlemenin kimleri kapsayacağı, hangi şartların aranacağı ve nasıl uygulanacağı konusunda kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değildir.

Kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasının ardından ilgili komisyonda görüşülmesi, Genel Kurulda oylanması ve kabul edilmesi hâlinde Resmî Gazete’de yayımlanması gerekecektir.

Hukuki açıdan düzenlemenin;

• Kanunilik ve hukuki belirlilik ilkesine uygun olması,
• Kişilerin durumlarının bireyselleştirilerek değerlendirilmesi,
• Mağdur ve suçtan zarar görenlerin haklarının korunması,
• Eşitlik, ölçülülük ve yargısal denetim güvencelerini taşıması

önem arz etmektedir.

Teklif metni görülmeden “genel af çıkarıldı” veya “belirli suçlar tamamen cezasız kalacak” şeklindeki kesin ifadeler hukuken sağlıklı değildir. Düzenlemenin gerçek kapsamı, ancak teklif maddelerinin TBMM’ye sunulmasıyla anlaşılabilecektir.

Av. Erdem Varol

31/07/2026

🎓 ÖĞRENCİ AFFI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Üniversite eğitimi yarıda kalan binlerce kişiyi ilgilendiren öğrenci affını içeren düzenleme yürürlüğe girdi.

Yeni düzenleme kapsamında; hazırlık, ön lisans, lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü eğitim sırasında belirli nedenlerle yükseköğretim kurumuyla ilişiği kesilen kişiler, şartları sağlamaları halinde yeniden öğrenim hakkından yararlanabilecek.

📌 Başvuru süresi 4 ay

Öğrenci affından yararlanmak isteyenlerin, kanunda öngörülen süre içerisinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurmaları gerekiyor.

Düzenleme, kendi isteğiyle kaydını sildiren bazı öğrencileri de kapsarken; kanunda açıkça belirtilen bazı suçlar, sahte belge nedeniyle kayıt iptali ve diğer istisnai durumlar kapsam dışında tutuluyor.

Başvurunun kabul edilmesi halinde öğrencilerin 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilmeleri mümkün olabilecek.

⚖️ Her öğrencinin durumu; ilişik kesilme nedeni, eğitim düzeyi ve kanundaki istisnalar bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle başvuru süresinin kaçırılmaması önem taşıyor.

Daha fazla detaylı bilgi için: https://www.erdemvarol.com.tr/ogrenci-affi-2026/ sayfamızı inceleyebilrisiniz.

Av. Erdem Varol

Address

Köprübaşı Mh. Aralık Caddesi No:2 D:202
Serdivan
54130

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 16:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sakarya Avukat - Erdem Varol Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share