Nedim Öztopal

Nedim Öztopal Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Nedim Öztopal, Lawyer & Law Firm, Karadeniz Mah . Cumhuriyet Caddesi No:43 D. 2, Samsun.

11/03/2024

Fatma Teyze ile Mustafa amca uzun yıllar nikahsız yaşamış. Bi gün Fatma Teyze,
'La Mustafa, bu iş bööle olmii. Evlenelim artuk.
Mustafa amca sakin.
'Bizi bu yaştan sonra kim alur gı Fatma?'

13/12/2023

SEN N'AABER LA!

Alınıyor o yıllarda Sıhhiyeci İsmail’den bir cimcik iplik,
langırt diye geçiriliyor,
Fötör Mustafa’nın
Şeytan Hafız’dan aldırdığı bir iğnenin deliğine…
Görünüyor o aradan Çarşamba,
tak diye size, bize, hepimize.
Bilmez çoğu.
Kültür Ali’nin oradaki yokuş, Dağıstanlı yokuşudur,
asrın yarısı da,
Şehir Kulübünün bahçesindeki söğüt ağacına bir ömür olmuştur.
Çıkar leylek yumurtasından Nisan ayında.
Yükselir önce havaya,
sonra başlar süzülmesine,
iner güneyinden Çarşamba adasının en çimen yerine.
Ben de efendim yüz bulurum bundan,
çıkarırım topu makatın altından.
Buyur ederim Ferit Yaşar’ı adaya.
Helal olsun Yaşar abiye, ikiletmez beni,
tık, indirir hafifçe topu,
döndürür ekseninin etrafına tam değerken yere onu.
Verir falsoyu,
oluşur şak diye gece_ gündüz,
yaşatır bize Çarşambayı.
Böyle kıssan gözünü,
siper etsen ellerini,
kezlesen adanın beş on martı kanat vuruşlu mesafesinden,
gütsen oturtulan bir masanın boşluğundan çay evini,
Yorulmuş olur genellikle su taşımaktan Sucu Cafer,
Sıkarken ensesinden indirdiği mendili,
der, ‘bi çay getürün la baa!’
O görünür.
Oysa o sırada,
Çoktan emmiş gazlambası karşı geçede karanlığı.
Çekmiş ki içine.
Şimdi olmuş baksana,
su şırıltısı Değirmenbaşında bir şelale…
‘Çak’ ediyor kibrit.
Bir çıkıyor parktan,
anaa gözü yakan bir duman.
Yapıyor hâlbuki o sırada Tekelci İsmail abi bir üfleme,
sigarasından.
Yapıştırıyor düz yerlerine,
sarmaşık tırmandırıyor Hasabahçe semalarına darabanın biri.
Vara vara dadına,
veriliyor tat,
yensin diye gırçanın kavurmasına.
Yudum yudum yudumlansın diye,
sessiz sedasız bir köşe yapılıyor çaya.
Öyleydi!
Sen n'aaber la!
İki düzine ipe dizili kuru simidin istendiği yerdi bura.

(Nedim Özt**al)

07/09/2023

29/08/2023

ŞEYTAN HAFIZ

Düşerse yolun Çarşamba'ya.
İhmal etme!
Temin edilmişse Eşref Aka'dan bir gazete,
temas ederse bir de
Kasap Çetin abinin eliyle,
öyle bi hışırtı çıkarır Uzun Çarşı ortamına ki!
Git dinle.
Bak orada,
Onun çok numaralı yakın gözlüğü ile gazetedeki yazılar üzerine gözleriyle nasıl abandığına.
Oku,
o okunan haberde Kıbrıs, barış, harekat gibi sıkça tekrarlanan kelimeleri.
Sonra git az ileriye,izle,
üzüm asmasındaki bir yaprağın gölgesini İhsan Özden amcanın yüzüne nasıl düşürüyor öyle güneş.
Onu gör.
Uzun Çarşı yolunu kullan.
Gel çekinmeden bedestene.
Kullan geçidi, gir içine yürü.
Hamdi Sindel sorsun yandaki Reşat Ergüneş'e,
'kim la bu?' diye.
Çık şimdi cami tarafına hadi.
Ünal abi ile konuş.
İstersen önce az bi in aşağıya,
gir sola,
çıkarma yap Güneş Sineması'na.
Yada gel sağa,
Uğra Manav Bekir'e.
Ekmek al Fırıncı Nihat'tan.
Dur, bi kontrol edelim seni.
Bedesten kalacak şimdi arkanda.
Az kaldı Şeytan Hafız'a ama geçme oraya.
Kalabalık dükkan,
kadınlardan bulamazsın imkan.

(Nedim Özt**al)

06/08/2023

La yiyenim,
sen bi az baksana baa!
Göriin di mi şu garşii?
Ahaa!
Vardı bi zamanlar bizim,
geniiiş bi çayırlıımız urda.
Derdük burda biz Ada,
bunun adına.
Oynarduk biz hep top mop filan.
Otlardı bi acayip de inek burda.
Yirdi bu adanın çimenini her inek hayvanı.
Beğenür de,
demezdi hiç,
'Yimiicem la ben bu çimenden arta kalanı.'
Ey gidi!
Gelirdi Eylül ayı.
İnerdi bıldırcın hayvanı da burii.
Işımadan daa hava,
birinin elinde feneri,
ötekinin elinde lüksü,
oliidi filesiinen 'tak' burda.
Hop,
hadi bakalım bıldırcın bedava!
Semelii zabaann köründe bu bıldırcın hayvanı.
Dut gözüne aha bööle ışıı.
Galii öölece.
Şaşurii gı.
Uçamii bu!
Pat!
Aşşaada.
Geçürülii hemen gafasından halduradak bi file.
Sokulii gafesin içine.
Gaçamii daa artuk,
asla gidemii bi yere.
Var bizim de burda İsmail diye bi döl.
Duttuk,
dedük 'bi garı alalım' buna.
Yaptuk düün dernek,
evlendüdük oynıya oynıya.
Vurduk gecesinde de gümbür gümbür sırtına,
attuk gine bööle bi bıldırcın zamanı,
bunun anasının üst gatında,
'bu eve gelin gelmii gabul eden'
bi garının gucaana…
Mübarek de bıldırcının adamakullu hastası.
Işımamış hava,
hemen daa u zabah,
bırak sen garii sıcak yataanda
galk bi bok varmış gibi erkenden.
Giy üstüün başıın.
Al bi eliin feneri,
öteki eliin de bıldırcın filesini,
in halduradak aşşaa.
Galkmış zabah namazına anası olcak gadın da,
sermiş seccadii,
durmuş namaza.
'Şak' diye bu görinii gözüne.
Saniiki,
'Bu cenabet cenabet gezmiiim' dedi de,
indi yıkanmii önce.
Geçürmüş gafasından ööle…
Ne bilsin gadın!
Vercek tam selam,
bakii bu sefer iki gözünnen birden buna…
Dölün elinde fenernen file.
Sorii haliyle gendü gendüne
'N'aapi la bu?'diye.
Bitürii palaspanduras selamı selavatı.
Seslenii,
‘La dölüm sen ne’rii?’
Şaşurii İsmail,
‘Ne demek gı nerii?dii anasına,
'gidiim ben bıldırcına!’.
Devam edii anası,
‘La biz alduk ya saa bıldırcın’
Sorii İsmail,
‘Ne zaman bıldırcın aldıız gı siz baa?’
'Yatii ya la yukarda…
Şaşudunu sen!
U bıldırcını bıraktın aha u yatakta,
gidiin sen hangi bıldırcına.

16/07/2023

Adamın biri 'Pejo' marka bi minibüs alır.
Sonraki gün yolcu taşımaya çıkar.
Minibüs tıklım tıklım dolar.
Tutar Çarşamba'nın yolunu ve basar gaza.
Gittikçe hızlanır, gittikçe hızlanır.
Yolculardan biri:
'La gaptan yavaş..bir yere çarptucan bizi!'
Şoför:
'Sen Pejo'yu bilii ni?'der.
Yolcu:
'Yok la nerden bilcekmişim!'
'U zaman sus!' der şöför ve minibüs hızla yoluna devam eder.
Bir yolcu daha seslenir:
'La dölüm ben hastiim la, biraz yavaş!'
Şoför yine sorar:
'Sen Pejo'yu bilii ni dayı?'
Dayı ne bilsin,
'Ehhe!' der.
Şoför,
'O zaman hikaye okumıican dayı'der...
Bu kez de bir kadın seslenir:
'Gardaşım ben hamileyim! N'oolusun biraz yavaş, çocuğumu düşürcem !'
Şoför yine sorar:
'Sen Pejo'yu bilii ni gı hemşürem?'
Kadın:
'Yok!'der.
Şoför yine aynı cevabı verir..
Arkadan bu kez kızgın bir ses tonuyla bir genç seslenir:
'Yavaş git la gardeşim, öldürcen ya la bizi!'
Şoför yine sorar:
'Sen de mi bilmiin la Pejo'yu?'
Genç:
'Biliim la, n'oolcak?'deyince şoför rahatlar.
'Çabuk sööle la, bunun freni nerde?'

20/06/2023

Kimi aradın yavrum?
Ahmet'i ...
Hangi Ahmet anam bu?
Şili...Bizanski...
Goyungöz olmasın.
Tenekeci var, Racon var,
Pamuk mu yoksa...
Değil mi?
Kamyon olmasın.
O da mı değil...
Bilemedim mi? Bilemedim...
Adın ne senin,
İsmet...
Hangi İsmet'sin sen,
Kuku musun, Nanak mısın?
Gopça mısın yoksa?
Dur,dur!
Pısılık İsmet'sin sen.
Bilemedim mi? Bilemedim.
Peki kimlerdensin:
Dobaklardan, Patiliklerden,
Hangisinden.
Muhammet Ağa'nın torunu musun?
Değil mi? Alişanlardan, Akkayalardan...
Değil mi? Tekaylardan,
Bilemedim mi? Bilemedim...
Ey gidi yeğen; burda böyle...
Yersen...
Kaşifimiz vardı bizim, kokuluydu,
Güle güle idi Salim Abimiz...
Şeytan dedik Hafız Abi'mize...
Sarı Ali, Tiye Bekir, Ferit Yaşar,
Papaz Aziz...Göden Sami'si...
Ettük Ibrahim'i, Canlının Nuri'si,
Majeste Ekrem'i,
Daha daha niceleri...
Kara Ali'miz, Gungul Ali'miz,
Meccük Mehmet'imiz, Törtör Fuat'ımız...
Bilmezdik yeğen biz soyadı...
Artık kalmadı hiçbir şeyin tadı.

(Nedim Özt**al)

300 takipçiye ulaştım! Devam eden desteğiniz için teşekkür ederim. Sizler olmadan bunu asla başaramazdım. 🙏🤗🎉
02/06/2023

300 takipçiye ulaştım! Devam eden desteğiniz için teşekkür ederim. Sizler olmadan bunu asla başaramazdım. 🙏🤗🎉

18/03/2023


29/05/2022
01/03/2022

25 Ağustos 1957
Günlerden Pazar…
Devir Menderes devri.
Dolaşıyor ‘Amerika’dan 2500 ton dondurulmuş sığır eti geliyor’ haberleri gazetelerde.
Ertesi gün okullarda güz dönemi ikmal imtihanları yapılacak…
Kahvede 66 oynuyor arkadaşlarıyla bir adam.
Yenmiş tam bir gün önce Galatasaray Ankaragücü’nü 1-0.
Yer Çarşamba top sahası…
Dakika 29...
Devam ediyor maç tüm hızıyla...
İzleniyor bir kalabalık tarafından badallardan oluşan tribünde.
Aldı Demirkafa Fikri’den bir kafa pası Habeş.
Attı bi çalım rakibine.
Bi çalım daha.
Açısı biraz dar ama…
Aktaramadı topu Ulutan’a.
Gördü Tinik Hasan’ı.
Evet, top şimdi Tinik Hasan’da.
Tinik Hasan, Pıstılık İsmet paslaşması.
Şak!
Uzuun bir top attı,
kireç dökülerek çizilmiş saha çizgisinin,
tam karşısında,
kavak ağaçlarının önüne yeni yapılan duvarın olduğu yere doğru Pıstılık İsmet...
Yalpalanırken sağa sola yeşil beyaz renkli,
yere paralel çizgili konjların ponponları,
koştu geriden,
hızlandı, hızlandı,
bastı kuyruk yağ bakımından geçirilmiş o dinyaküs ayakkabısıyla t**a bir anda...
Hava çok güzel!
Kaldırdı kafayı...
Geçirdi içinden, dedi,
yapar şimdi bu şandele Boncuk Mithat,
yine her zamanki gibi göğüs istopu,
alır yerini,
indirir ona geldiği gibi o topu yere...
Şandelledi topu aşırtarak Boncuk Mithat'a.
Kanamıştı dizi bir önceki pozisyonda,
sürtünmüştü zemindeki taş parçasına.
Tam ona bakıyordu ki.
Gitti birden bire gözünün önündeki görüntüler.
Ne kendi vardı ne top.
Altmış beş sene oldu geçeli,
Nafiz'in dizindeki o yara.
Boncuk Mithat artık top oynayamıyordu...
Pıstılık İsmet'de...
Göçmüştü Şefik Doğru ebediyete.
Hava yine çok güzeldi de,
O stat, o top sahası artık hiç yoktu...
Bir daha da olmayacaktı.
Ayrıldı o sahadaki geçmişe ait tüm fotoğraflar,
balyoz, vinç ve grayderlerle tek tek parçalara,
hatırlatırcasına vefasızlığı,
kalktı gitti şanlı Çarşamba spor tarihinde geçen anıların odağına.
Yapıldı yeni bir alış ve veriş mağazası, gittiler de bir de 'Vefa' koydular adına.

(Nedim Özt**al)

08/05/2019

Suriye'de savaş varmış, hikaye.
Savaş mavaş yok Suriye'de.
Ben bugün Çiftlik Caddesine gittim, gördüm.
Yabancı olduğum halde benden ne pasaport istediler ne de güvenlik kontrolü yaptılar...

Address

Karadeniz Mah . Cumhuriyet Caddesi No:43 D. 2
Samsun

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Nedim Öztopal posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Nedim Öztopal:

Share