27/11/2024
Günümüzde bilişim sistemleri; gerek iş gerekse günlük hayatta sesli, görüntülü konuşma, elektronik imza, internet bankacılığı ve bunlar gibi pek çok yenilik ve sağlamış olduğu hız, tasarruf gibi kolaylıklar ile önemli bir noktaya ulaşmıştır. Bu kolaylıkların aracı kullanılarak daha kısa sürede daha çok kişiye ulaşılarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi ise nitelikli hal olarak sayılmıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bu kararı dolandırıcılık suçlarına ilişkin önemli bir içtihat değişikliğini yansıtmaktadır. Önceden dolandırıcılık suçundan yargılanan kişilerin banka hesaplarını başkalarına kullandırmaları durumunda bu eylemlerde maddi menfaat elde etmeseler bile cezalandırılmaları mümkündü. Ancak Yargıtay’ın bu kararında belirtilen yeni içtihada göre bir kişi banka hesabını başka birine kullandırmış ve bu kullanım sonucunda herhangi bir maddi menfaat elde etmemişse bu durum cezai sorumluluk doğurmaz. Bu yeni yaklaşım dolandırıcılık suçlarında suç kastının daha net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini işaret etmekte ve sadece hesap kullandırma fiili dolayısıyla ceza verilmesini engellemektedir.
Özellikle bu kararda sanık bir arkadaşına güvenerek banka hesap bilgilerini vermiş ancak paranın kullanımı ile ilgili herhangi bir kazanç elde etmemiştir. Yargıtay bu durumda sanığın dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği yönünde yeterli, inandırıcı ve kesin delil olmadığına karar vererek beraat edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu içtihat değişikliği yakınlık veya tanışıklıktan duyduğu güven ile suç kastı olmadan banka hesaplarını kullandıran ancak bundan menfaat sağlamayan kişiler açısından cezasızlık yolunu açmıştır.