23/01/2026
…
Davaya dayanak kira sözleşmesinin 10/06/2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli olduğu, davacı tarafından Kartal Noterliği’nin 19/02/2024 tarihli davalıya keşide edilen ihtarname ile TBK’nın 347. maddesine göre öngörülen sürenin dolduğunun bildirildiği, taşınmazın tahliye edilmesinin istendiği, ihtarnamenin davalıya 21/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 10/06/2024 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, davanın 05/07/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalının arabuluculuk görüşmelerine asil olarak katılmadığı, davalıyı temsil ederek arabuluculuk sürecine katılan vekili Av. X’in vekaletnamesinde arabuluculuk sürecine katılması için yetkisinin bulunmadığı, davalının arabuluculuk sürecine onayı da bulunmadığından arabuluculuk tutanağının davalı yönünden bağlayıcı olmadığı, mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun kabulüne, H.M.K. 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.