10/12/2023
30 milyon ₺ nakit veya nakit benzeri teminatı Maliye’ye veremeyen 300.000 litre ve üstü kapasiteli şaraphaneler kapanacak ve de yenileri açılamayacak. 20.000 litre altında teminat 5 milyon ₺, 20.000-300.000 litre arası 10 milyon ₺ . Düzenleme taslağına ilişkin Yeminli Mali Müşavir Ahmet Feridun Güngör’ün Linkedin yazısı:
İçki, sigara, vergi derken!..
Büyüklerimiz 'doğmamış çocuğa don biçilmez' demiş.
Gelin bakalım, biçilir mi biçilmez mi!
Bir yıl kadar önce Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair 4733 sayılı kanunda değişiklik yapıldı, 8/A yetki maddesi eklendi.
Ama ne yetki maddesi. Meclis'ten nasıl geçtiğine inanamıyorum.
İçki ve sigara üreticileriyle ithalatçılarına izin, uygunluk ve yetki belgesi verilmesi, tadil ve süre uzatımları için teminat zorunluluğu getiriliyor. Halen faaliyetine devam eden işletmeler dahil.
Lütfen dikkat buyurun, üretici ve ithalatçılar söz konusu teminatı 'doğabilecek' amme alacaklarının güvenliğini sağlamak amacıyla verecekler. Kamunun doğmuş, tahakkuk etmiş değil, ileride doğabilecek alacakları!
İdari para cezaları, vergiler, sigorta primleri ile diğer amme alacakları.
Vergi, sigorta primi neyse de idari para cezası ne oluyor? Sanki kabahatte bulunmamak, kusur etmemek mümkün değil.
Doğmamış kamu alacaklarına ilişkin teminat düzenlemesini kim yapıyor dersiniz?
Tarım ve Orman Bakanlığı! Maliyenin, SGK'nın alacaklarına dertlenmiş! Olur da ileride 6183 sayılı kanunun yürütme yetkisini tümüyle alırsa şaşırmayalım.
Düzenlemeye göre, içki ve sigara piyasasında üretici, ithalatçı olarak faaliyet gösterebilmek için 50 milyon liraya kadar belirlenecek teminatın yatırılması gerekiyor.
Üstelik herhangi bir teminat değil. Sadece para, banka teminat mektubu ve devlet iç borçlanma senetleri.
Mevzuatımızın itibar ettiği diğer teminatlar bu sektördeki işletmeler için yeterli güvence sağlamıyor.
Neredeyse doğmamış kamu alacakları peşin tahsil edilecek.
Sektörün kendine özgü riskleri, güçlükleri olabilir. Mevzuata uyumun sağlanması farklı tedbirlerin uygulanmasını gerekli kılabilir.
Hatta, toplum sağlığının korunması için başka sektörlerde bulunmayan kısıtlamaların, yükümlülüklerin uygulanması mümkün. Nitekim, sektöre çok çeşitli kısıtlamalar uygulandığı gibi en ağır şekilde de vergilendiriliyor.
Ama ne yapılırsa yapılsın hukuk içinde, Anayasa'ya, yasalara uygun olması gerekiyor.
Doğmamış borçlar için nakit, bu yükseklikte teminat istenmesini amme alacağının güvence altına alınmasıyla izah etmek kolay değil.
Diğer mükelleflerden, iş kollarından, istenmeyen, istenmesi bile düşünülemeyecek bir yükümlülük. Faaliyete girişilmesine, sürdürülmesine engel olacak ağırlıkta, ölçüsüz ve ayrımcı.
Anayasa'nın eşitlik ilkesinden ölçülülük ilkesine, öngörülebilirlik ilkesinden teşebbüs hürriyetine pek çok hükmünü ihlal ediliyor.
Henüz Bakanlık düzenleme yapmadı, teminat isteme yetkisini kullanmadı.
Önümüzdeki günlerde bir tebliğ çıkarılması, işletme büyüklüklerine göre değişik tutarlarda teminat zorunluluğu getirilmesi bekleniyor.
İş yine mahkemelerde bitecek. AYM'ye kadar gidecek bir süreç başlayacak.
Keşke, yasama ile yargı bu kadar karşı karşıya gelmese. Yasama organını hırpalayan, zayıflatan özensiz hazırlanmış yasaların önüne geçilebilse.