Özdemir Hukuk Bürosu

Özdemir Hukuk Bürosu Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Özdemir Hukuk Bürosu, Lawyer & Law Firm, Orta Mah. Ptt. Caddesi No:20 Kat:2, Kargı.

Gündemi meşgul eden ve İnfaz Affı Yasası olarak bilinen 7242 Sayılı Kanun ile ceza kanunlarında da değişikliğe gidildi. ...
16/04/2020

Gündemi meşgul eden ve İnfaz Affı Yasası olarak bilinen 7242 Sayılı Kanun ile ceza kanunlarında da değişikliğe gidildi. Bu değişikliklerin özet niteliğindeki derlemesi linktedir.

ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR - BERAAT Başlıklı Makalemiz Büromuzca Bu ilkenin Uygulaması İle İki Ayrı Ceza Davasında Alınan...
08/01/2020

ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR - BERAAT

Başlıklı Makalemiz Büromuzca Bu ilkenin Uygulaması İle İki Ayrı Ceza Davasında Alınan Beraat Kararları Eklenerek Aşağıda Paylaşılmıştır.

"...ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ;
Sanık hakkında ceza verilebilmesi için atılı suçun tüm yönleriyle aydınlatılmasının, başka türlü bir oluşa ihtimal veren tüm şüphelerin bertaraf edilmesinin ve suça konu fiilin isnat edildiği gibi gerçekleştiğinin ispatının gerektiğinin, ispat edilemeyen hususların toplanan diğer delillerin aleyhe yorumlanması şeklinde ve varsayımla hareket ederek tam bir kesinlik oluşmadan sanığa ceza verilmesinin önüne geçilmesini amaç edinen bir ilkedir... "

HUKUK YARGILAMASINDA İSPAT - SENETLE İSPAT ZORUNLULUĞU ve İSTİSNALARI"Ceza yargılamalarında amaç maddi gerçeğe ulaşmaktı...
06/01/2020

HUKUK YARGILAMASINDA İSPAT - SENETLE İSPAT ZORUNLULUĞU ve İSTİSNALARI

"Ceza yargılamalarında amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu sebepledir ki soruşturma ve kovuşturma evresinde re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Re'sen araştırma ilkesinin gereği olarak mahkemeler yargılamaya konu olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasında faydalı gördüğü delilleri bizzat kendisi toplar, dosya arasına alır ve huzurda tartışır.

Hukuk yargılamalarında ise durum bundan farklıdır. İstisnai haller dışında bu yargılama usulünde maddi gerçek araştırılmamaktadır. Bu nedenle re'sen araştırma ilkesi de geçerli olmayıp taraflarca getirilme ilkesi temel alınır. Mahkemeler yalnızca tarafların ortaya koyduğu/koyabildiği delilleri değerlendirir ve bu delillerin gösterdiği haklılık durumuna göre hüküm kurar. Usul ekonomisi ilkesi gereğince de delil bildirilmesi ve sunulması sıkı şekil şartlarına ve sürelere bağlanmıştır... "

KARDEŞE KARŞI YARALAMA SUÇU MAHKUMİYET-HAGB / İTİRAZ / BERAAT..HAGB kararlarının lehe sonuçlar doğurduğu düşünülse de uy...
03/01/2020

KARDEŞE KARŞI YARALAMA SUÇU
MAHKUMİYET-HAGB / İTİRAZ / BERAAT
..HAGB kararlarının lehe sonuçlar doğurduğu düşünülse de uygulamada BERAAT kararı yerine geçer şekilde değerlendirildiği görülmektedir. Hukuki haklarının bilgisinden mahrum, ceza yargılamasıyla karşı karşıya kalmanın verdiği çekimserlikle hareket eden sanıklar hakkında da beraat kararının istinaf incelemesine tabi olması, HAGB kararlarının çok daha kısa sürede ve esas yönünden incelenmeden kesinleşmesi gibi sebeplerle BERAAT kararı verilmesi gerekirken HAGB kararı verildiği değerlendirilmektedir.

Ancak bu iki kararın mahiyeti ve sanık yönünden doğurduğu sonuçlar farklıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihat değişikliğine gittiği 2013/5 K. Sayılı kararında belirttiği üzere bu kararlar da itiraz yolunda esas yönünden incelenmeli ve itiraz yolu kanunda belirtilen şekilde işlevsel olarak tüketilmelidir.

Benzer bir süreçte, BERAAT kararı verilmesi gerektiğine inandığımız müvekkil hakkında ilk derece mahkemesince mahkumiyetine hükmedilerek HAGB kararı verilen ve ısrarla esas yönünden inceleme talep ettiğimiz itiraz kanun yolunda etkin sonuç aldığımız en nihayetinde büromuzca BERAAT hükmü ile neticelendirilen yargılama sürecine ilişkin kararlar aşağıda sunulmuştur.

"ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ / İZALE-İ ŞUYU / MİRAS PAYLAŞIMI DAVALARI" Başlıklı yazımız:
27/11/2019

"ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ / İZALE-İ ŞUYU / MİRAS PAYLAŞIMI DAVALARI"

Başlıklı yazımız:

Masumiyet Karinesi, Tck 30 ( Hata), Hakkaniyet, Kanun Önünde Eşitlik, Adil Yargılanma Hakkı, Caydırıcı mı? Onarıcı mı? Ö...
06/08/2019

Masumiyet Karinesi, Tck 30 ( Hata), Hakkaniyet, Kanun Önünde Eşitlik, Adil Yargılanma Hakkı, Caydırıcı mı? Onarıcı mı? Önleyici mi? ADALET, Sanığa Gülümseyebilen ve Saygınlığından Olmayan Yargıç.

Bir Hukuk Resitali, Sanatkarının Elinde Ümide Dair Bir Beste Çalan Enstrüman ve Tepeden Tırnağa Bir Hukuk Adamı!

Amerika'da adil yargılamasıyla tanınan yargıç Frank Caprio'nun karşısına bu kez genç bir Türk çıkıyor

Baromuz tarafından düzenlenen "Aktüerya" konulu sertifikalı meslek içi eğitim seminerine katılım sağladık.
13/07/2019

Baromuz tarafından düzenlenen "Aktüerya" konulu sertifikalı meslek içi eğitim seminerine katılım sağladık.

Bir Hukuk Fakültesi öğrencisine Ceza hukuku dersinde ilk bu öğretilir oysaki. Şüpheden sanık yararlanır! Mahkemelere yen...
05/07/2019

Bir Hukuk Fakültesi öğrencisine Ceza hukuku dersinde ilk bu öğretilir oysaki. Şüpheden sanık yararlanır! Mahkemelere yeni içtihat olmuş. Şöyle demiş Yargıtay Ceza Genel Kurulu ;

"Ceza mahkumiyeti, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır.

Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir.

O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır."

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 'İçtihat Metni' niteliğinde tarihi bir karara imza attı. Adli hataların önüne geçilebilmesinin en önemli ilkelerinden

01/07/2019

Anayasa Mahkemesi 13/9/2018 tarihli Asiye Lekesiz Başvurusuna ilişkin kararıyla;

Evlenmeden önce çarşaf giyen, evlendikten sonra müstakbel eşine çarşafı çıkaracağı sözü veren ancak aksine tutum sergileyen eşin, kusurlu bulunarak boşanmaya karar verilmesinin din veya inancını açığa vurma özgürlüğünü, din ve inancını değiştirme özgürlüğünü, ihlal etmediğine karar vermiştir.

Kararda özetle şu gerekçelere yer verilmiştir;

"... Bu kapsamda başvurucu, dini inancı gereği giydiği çarşafın boşanma davasının
kendi aleyhine sonuçlanmasında esas alındığı iddiasındadır. Mahkememiz -derece
mahkemelerinin bu kıyafete yönelik negatif tonlu değerlendirmelerine karşın- boşanma
kararının başvurucunun giyim tarzı ile doğrudan bir ilgisinin olmadığını değerlendirmiştir.
Mahkememize göre derece mahkemeleri, boşanma kararını 4721 sayılı Kanun'un 166.
maddesinin birinci fıkrası anlamında evlilik birliğinin eşlerin ortak hayatı sürdürmelerini
kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması olgusuna dayandırmıştır.Bununla birlikte derece mahkemeleri tarafından başvurucunun gıyım tarzının -bu tarzın dinsel sebeplere dayanıp dayanmadığından bağımsız olarak- evlilik birliğini, eşlerin ortak hayatı sürdürmelerini kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsan olgulardan biri olarak değerlendirildiği açıktır. Derece mahkemelerinin bu tür davalardaki temel rolü evlilik birliğini, eşlerin ortak hayatı sürdürmelerini kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsan olgulara ilişkin iddialan araştırmak ve değerlendirmekten ibarettir. Davanın tarafları arasındaki anlaşmazlığın bazı dinsel sebeplere dayanması otomatik olarak din özgürlüğüne yönelik bir müdahalenin bulunduğu şeklinde bir sonuca ulaşmaya imkan vermez.

Somut olayda evlilik birliğini, eşlerin ortak hayatı sürdürmelerini kendilerinden
beklenmeyecek derecede temelinden sarsan olguların temelinde başvurucunun dinsel kıyafet tercihlerinin yattığının derece mahkemelerince tespit edilmesinin din özgürlüğüne müdahale teşkil ettiği iddiasının dayanaksız olduğu ve din özgürlüğüne yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır."

Güncel makalelerim ve içtihatların periyodik olarak yayınlanacağı, bölgemizin hukuki sorunları ve pozitif hukuk üzerine ...
30/05/2019

Güncel makalelerim ve içtihatların periyodik olarak yayınlanacağı, bölgemizin hukuki sorunları ve pozitif hukuk üzerine mütalaaların yer alacağı, gerek müvekkillerin gerekse de icra borçlularının güvenli e-tahsilat yöntemiyle ödeme yapabileceği, ödeme seçeneklerini kendilerinin belirleyebilecekleri, gerek ülkemizdeki gerekse de beynelmilel faaliyet ortaklarımızın yer alacağı sanal büromuz;

www.alperenozdemir.av.tr

değerli kardeşim Aykut Uysal'ın yazılım desteğiyle 12/06/2019 tarihinde faaliyete geçecektir.

Katkıları için kardeşime teşekkürlerimi sunarım.

Boşanma davasının açılmasıyla hakim re'sen, eşlerin mallarının yönetimine ve korunmasına ilişkin karar almalıdır. Bu hus...
08/04/2019

Boşanma davasının açılmasıyla hakim re'sen, eşlerin mallarının yönetimine ve korunmasına ilişkin karar almalıdır. Bu husus ortak konuttan ayrılmak zorunda kalan eşin malvarlığı haklarının korunması için büyük önem arz eder. Bu noktada yanlış gerekçelerle hüküm kurma yetkisinden geri durulması düşünülemez. Mahkemeler bu hususta hassas davranmalı, davalı eşlerin menfaatlerini eşitlik ve hakkaniyete göre gözetmeli ve bu hususlarda tarafların taleplerini dahi beklemeden kanunun amir hükmü uyarınca gerekli önlemleri almalıdır. Kanun hükmü, ayrı yaşam süresince eşlerin birbirine yapacağı parasal katkıya, ortak konuttan kimin yararlanacağına ve eşlerin barınmasına ve diğer ekonomik ihtiyaçların karşılanmasına ilişkin gerekli kararı almakla da mahkemeleri yükümlü kılmıştır.

Bu hususta karar almak için devenin hendeği atlamasını beklemenin lüzumu yoktur.

Yetki ve yükümlüğünün farkında olan bir Aile Mahkemesi hakiminin ara kararı için bakınız;

09/01/2019

İŞÇİNİN İMZALI MAAŞ BORDROLARINDA FAZLA MESAİ ALACAKLARI TAHAKKUK ETTİRİLMİŞ OLSA DAHİ;

"GERÇEK DURUMU YANSITMADIĞI AÇIK OLAN ÜCRET BORDROLARINDAKİ KISMİ TAHAKKUKLARA İTİBAR EDİLEREK İLGİLİ AYLARDAKİ TÜM FAZLA MESAİ ALACAKLARININ İŞÇİYE ÖDENDİĞİ DÜŞÜNÜLEMEZ."

Yerleşik uygulamaya göre işçinin imzasını taşıyan maaş bordrosu, aksi iddia edilip de ispat edilmediği müddetçe kesin delil sayılır. Bu sebeple fazla çalışma iddiasında olan işçi bu iddiasını da ispatla yükümlüdür. Bu noktada fazla mesai kalemi yer alan bir maaş bordrosuna imza atan işçinin artık ihtirazı kayıt içermeyen bordroda belirtilenden fazlasını talep edemeyeceği düşünülecek olsa da Yargıtay aksi görüştedir.

"Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler,
işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması
durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen
genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve
yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır." şeklinde hüküm kuran Yüksek Mahkeme başlıkta yazılı gerekçeyle imzalı bordrolara itibar etmemiştir.

2017 tarihli Yargıtay İlamının metni özetle şu şekildedir:

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI - DAVACININ BORDROLARDA
GÖSTERİLENDEN DAHA FAZLA MESAİ YAPTIĞININ SABİT OLDUĞU -
HESAPLANAN FAZLA MESAİ TUTARLARINDAN BORDRODA
GÖSTERİLEN MİKTARLARIN MAHSUP EDİLEREK SONUCUNA GÖRE
KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

"Dosyada mevcut bordroların incelenmesinden; davacı işçiye asgari ücret üzerinden bazı aylar
hariç her ay bir veya iki saatlik sürelerle fazla mesai karşılığı ücret tahakkuk ettirildiği görülmektedir.
Mahkemece, davacının haftada üç saat fazla mesai yaptığına yönelik yerinde olan tespiti dikkate
alındığında işyerinde yapılan fazla mesainin tahakkuk ettirilenden çok daha fazla olduğu,
tahakkukların sembolik ve kendini tekrarlayan şekilde gösterildiği anlaşılmaktadır. Gerçek durumu
yansıtmadığı açık olan ücret bordrolarındaki kısmi tahakkuklara itibar edilerek ilgili aylardaki tüm fazla
mesai alacaklarının işçiye ödendiği düşünülemez. Mahkemece davacının aylık net iki bin TL ücret ile
çalıştığı ve haftada 3 saat fazla mesai yaptığı kabulüyle hesaplama yapılarak, imzalı olan ve ihtirazi
kayıt içermeyen bordrolarda tahakkuk ettirildiği anlaşılan fazla mesai ödemelerinin (veya işçiye bordro
imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda
bankadan yapılan ödemeler) hesaptan mahsup edilmesi, usulünce tahakkuk bulunan ayların ise
hesaplamada dışlanması ve oluşacak sonuca göre davacının fazla mesai alacaklarının hüküm altına
alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir."

Address

Orta Mah. Ptt. Caddesi No:20 Kat:2
Kargı
19900

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Özdemir Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Özdemir Hukuk Bürosu:

Share