Avukat Nami Çelebi Hukuk Bürosu

Avukat Nami Çelebi Hukuk Bürosu Hukuki paylaşımlar

15/02/2026
08/10/2025

Kastamonu Üniversitesi'nden Hikmet Haberal, Ilıca Şelalesi'nin doğal güzelliklerini tanıtmak amacıyla sıfırın altında 10 derece soğukta şelalenin göletinde yüzdü. Bölgenin biyoçeşitliliği ve turizm potansiyeli hakkında bilgi verdi.

06/10/2025

İstanbul Avcılar'da tartışma yaşadığı bir kadını darbeden yabancı uyruklu şahıs çevredeki vatandaşlar tarafından tekme tokat dövüldü. O anlar çevredeki bir vatandaşın cep telefonuyla saniye saniye kaydedildi.

06/10/2025

Gaziantep'in Şehitkamil ilçesinde bir gıda üretim tesisine denetim düzenleyen Belediye Başkanı Umut Yılmaz, yerdeki bozuk salça ve reçelleri görünce firma sahibine "Bunları annene yedirir misin?" diye sordu. "Tabii ki hayır" yanıtını alınca sinirlenen Yılmaz, "Seni Allah'a bile ha...

02/09/2021

2918 Nolu Yasa DİKKATLİ OKUYUNUZ..
KİMSENİN BAŞINA GELMESİN AMA, DİYELİM Kİ TRAFİK KAZASI GEÇİRDİNİZ. YARALI VAR, HASTANEYE GİTTİNİZ.
SİZLERİN 2918 NOLU YASAYI BİLMEDİĞİNİZİ ZANNEDEREK,
'YAPILACAK MÜDAHALE VE TEDAVİ ÜCRETLERİNİ ÖDEYECEĞİNİZE DAİR ŞU BELGEYİ İMZALAYIN'
TEKLİFİ İLE KARŞILAŞIRSINIZ....
ANCAK SİZ DE 'BU BELGEYİ İMZALAMAZSAM, BANA MÜDAHALE VE TEDAVİ ETMEYECEĞİNİZE DAİR BİR BELGEYİ İMZALAYIP TARAFIMA GETİRİN.'...
DEDİĞİNİZ ANDA,
HASTANENİN BÜTÜN İMKANLARI SİZİN İÇİN SEFERBER OLACAKTIR.
***
2918 SAYILI TRAFİK KANUNUNU MUTLAKA OKUYUN.
TÜKETİCİLER BİRLİĞİ, KAZAZEDELERİN HAKLARIYLA İLGİLİ BİR RAPOR HAZIRLADI.
TRAFİK KAZASI SONUCU YARALANAN VE HASTANEYE KALDIRILARAK TEDAVİ ALTINA ALINAN KAZAZEDELERİN,
KANUNA GÖRE TEDAVİ İÇİN ÜCRET ÖDEMEMESİ GEREKTİĞİ BELİRTİLDİ.
KAZA SONUCU YARALANAN VE
HERHANGİ BİR HASTANEDE TEDAVİ GÖREN KAZAZEDELERDEN,
BU TEDAVİLERİNE KARŞILIK HASTANE TARAFINDAN ÜCRET TALEP EDİLEMEYECEĞİNİN BELİRTİLDİĞİ RAPORDA,
2918 SAYILI TRAFİK KANUNU'NA GÖRE :
''HERHANGİ BİR TRAFİK KAZASI SONUCU YARALANAN KİŞİ, EN KISA SÜREDE HASTANEYE YETİŞTİRİLMEK VE GEREKEN TEDAVİNİN YAPILMASI''
HÜKÜMLERİNİ İÇERİYOR.
YÖNETMELİĞE GÖRE,
'' HASTANE ACİL SERVİSİ, KENDİSİNE GELEN KAZAZEDENİN'
MADDİ DURUMU, SOSYAL GÜVENCESİNİN OLUP OLMADIĞINA VE HASTANIN ÖZELLİĞİNE BAKMADAN, GEREKEN TEDAVİYİ VE MÜDAHALEYİ HERHANGİ BİR ÜCRET TALEP ETMEDEN YAPMAK ZORUNDADIR.!!
BU TEDAVİ SONUCU OLUŞAN MASRAFIN İSE SAĞLIK BAKANLIĞI, KARAYOLLARI TRAFİK DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ TARAFINDAN KARŞILANACAĞININ BELİRTİLDİĞİ RAPORA GÖRE;
VATANDAŞLARIN HAKLARINI BİLMEDİĞİ İÇİN SORUNLAR YAŞANDIĞINI VE HASTANELERİN BU KANUNDAN BİHABERMİŞ GİBİ GÖZÜKÜP, VATANDAŞTAN PARA TALEP ETMELERİNİN SUÇ OLDUĞU BELİRTİLDİ.
LÜTFEN TANIDIĞINIZ HERKESE İLETİNİZ

: *Fesih Bildiriminin Yazılı Yapılmasının İspat Koşulu Olduğu* – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E: 2019/1981T.C.YARGIT...
01/08/2021

: *Fesih Bildiriminin Yazılı Yapılmasının İspat Koşulu Olduğu*

– Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı E: 2019/1981

T.C.

YARGITAY

9. Hukuk Dairesi

Esas No: 2019/1981

Karar No: 2021/2355

Tarihi: 26/01/2021

*» Fesih Bildiriminin Yazılı Yapılmasının İspat Koşulu Olduğu*

*» Eylemli Fesihde fesihtir*

» Kıdem Tazminatına Karar Verilmesinin Gerektiği

*ÖZET: Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.*

*Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez.*

*Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir.*

Bazen *fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir*. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, *işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak* değerlendirilmektedir.

Fesih bildiriminin *yazılı olarak yapılması,* 4857 sayılı İş Kanununun *109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.*

*Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hâkimiyet alanına girdiği andır.*

*DAVA:*
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 369. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

*Davacı İsteminin Özeti:*

Davacı vekili, müvekkilinin 10/09/2003 tarihinden itibaren kesintisiz ve belirsiz süreli iş akdi ile çalışırken *iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak 26/08/2014 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini* istemiştir.

*Davalı Cevabının Özeti:*

Davalı vekili, davacının işveren nezdinde Mayıs 2010 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, bundan önce çalışmasının olmadığını, davacının, *işverene hiçbir bildirim yapmadan ve haber vermeden mazeretsiz olarak 22/08/2016-23/08/2016 tarihlerinde olmak üzere ardı ardına iki iş günü ve tatil gününden sonraki 25/08/2016 tarihinde olmak üzere toplam 3 gün işe devam etmediğini, işveren ve diğer çalışanların imzasıyla tutanak altına alındığını, Trabzon 3. Noterliği’nin 26/08/2014 tarihli ihtarnamesi ile iş akdini haklı sebeple feshettiğini, izinsiz ve geçerli bir sebebe dayanmaksızın işe devam etmeyen işçinin iş akdi davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir*.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş aktinin feshinin haksız olarak işverence gerçekleştirildiği, fesih tarihinin 22.08.2016 olduğu, işverence fesih tarihinde ve sonrasında tutulan devamsızlık tutanaklarının feshe etkisinin olmadığı, 11 yıllık kıdemi bulunan bir işçinin haklarını bırakarak işi terk etmesinin de hayatın olağan akışına uygun düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Trabzon 1. İş Mahkemesi’nin 2016/267 Esas, 2017/350 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.

Temyiz Başvurusu:

Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-İş sözleşmesinin kim tarafından, ne şekilde feshedildiği ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.

Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.

Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.

Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.

Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir.

Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.

Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hâkimiyet alanına girdiği andır.

Somut uyuşmazlıkta dosya içeriğine göre, tanık anlatımları ve özellikle davacı tanığı Özgür’ün beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının iş akdini 22/08/2014 tarihinde eylemli olarak sona erdirdiği, iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle hak edilip de ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu ve bu nedenle davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince kıdem tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Ancak iş akdini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmadığından davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

29/07/2021

*KASTEN ORMAN YAKMA SUCUNUN CEZASI...6831/110-4-5-6*

Madde 110 – (Değişik 23/1/2008-5728/217 md.)

*Kasten orman yakan kişi, 10 YILDAN az olmamak üzere hapis VE 10BİN GÜN kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.*

Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş *bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan* kişi *MÜEBBET* hapis ve *20BİN GUN* kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Bu maddede yazılı *suçların işlenmesi sebebiyle, ölüm veya yaralanmanın meydana gelmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmolunur*

*KASKO  POLİÇESİNDEN  DOĞAN MANEVİ TAZMINAT UYUŞMAZLIKLARINA İLİŞKİN KARARLAR* 15.06.2021 Tarih  ve  K2021/76422 Sayılı ...
24/07/2021

*KASKO POLİÇESİNDEN DOĞAN MANEVİ TAZMINAT UYUŞMAZLIKLARINA İLİŞKİN KARARLAR*

15.06.2021 Tarih ve K2021/76422 Sayılı Hakem Kararı

*1. 1.1. BAŞVURU KONUSU BİLGİLER UYUŞMAZLIK VE YARGILAMA USULÜNE İLİŞKİN*

Uyuşmazlık Konusu Olay ve Talep Dosya muhteviyatı olarak, taraflardan temin edilen bilgi ve belgeler kapsamında, başvuru sahibi vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonu’na yaptığı 24.03.2021 tarih ve ### sayılı başvurusunda uyuşmazlığın temel nedeninin *başvuru sahibinin başvuruya konu kaza sonucu malul kalması sebebiyle talep etmiş olduğu manevi tazminatın aleyhine başvuru yapılan kasko sigortacısı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediği iddiasından* kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

*1.2 Başvurunun Hakeme İntikaline ve İncelemesine İlişkin Süreç*

Tarafların delillerini ibraz ve ikame ettikleri, uyuşmazlığın temel nedeninin başvuru sahibinin talep etmiş olduğu manevi tazminatın aleyhine başvuru yapılan kasko sigortacısı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediği iddiasından kaynaklandığı, taraflar ın aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin mevcut olduğu görülmekle, yapılan incelemede dosyada yapılacak başkaca bir işlem kalmadığından başvuru konusu hakkında karar oluşturulmuştur.

*2.TARAFLARINORTAYA KOYDUĞU MADDİ VE HUKUKİ İDDİALAR*

*2.1 Başvuru Sahibinin İddia, Delil ve Talepleri*

Sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı ### plakalı aracın 17.06.2018 tarihinde sürücü ### sevk ve idaresinde iken meydana gelen trafik kazası sonucunda araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin malul kaldığını, ### Tıp Fakültesi Sağlık Kurulundan alınan rapora göre *müvekkilinin %40 oranında malul kaldığını, müvekkilinin psikolojisinin ağır düzeyde bozulduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan edere k fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000.TL manevi tazminatın ### Sigorta Şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek AVANS FAIZI ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

*2.2. Sigorta Kuruluşunun İddia, Delil*

### Sigorta Şirketi Talepleri vekili cevap dilekçesinde; Manevi tazminatın niteliği itibariyle bölünemez olduğunu, bu nedenle

1)belirsiz alacak davası açılamayacağını,

2)kanunun sadece hakimlere tanımış olduğu yetkinin hakemler tarafından kullanılamayacağına bu nedenle başvurunun görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini,

3)başvurunun zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini,

4)başvuru sahibi tarafından talep edilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını,

5)sunulan raporun usulüne uygun olmadığını,

6)tazminattan %50’den aşağı olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,

7) avans faiz talebinin reddinin gerektiğini,

8) vekalet ücretinin her iki taraf için AAÜT’ne göre belirlenecek vekalet ücretinin 1/5’i olması gerektigi başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

*3 . UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER*

Uyuşmazlığın çözümü için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Kara yolları Trafik Yönetmeliği, ZMM Sigortası Genel Şartları ve Sigorta Poliçesi hükümleri dikkate alınmıştır.

*DEĞERLENDİRME,*

*GEREKÇELİ KARAR 4.1*

*Değerlendirme*

24.03.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuruda bulunan başvuru sahibi ### 17.06.2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda sakatlanması sebebiyle talep etmiş olduğu manevi tazminatın aleyhine başvuru yapılan ### plakalı aracın kasko sigortacısı sigorta şirketince tazmin edilmemesi neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat ettiği görülmüştür. *Taraflar arasındaki ihtilaf; kaza neticesinde başvuru sahibinin manevi tazminat miktarının ne olduğu, talep edilen tazminat miktarının uygun olup olmadığı ve sigorta şirketinin temerrüde düşüp düşmediği noktasındadır.*

Aleyhine başvuru yapılan *sigorta şirketi vekili başvurunun öncelikle zamanaşımından reddine, belirsiz alacak davası açılmayacağından başvurunun usulden reddine, görevsizlik nedeni ile başvurunun dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir*.

Tüm Dosya Kapsamının Birlikte Değerlendirilmesi sonucunda;

*Zamanaşımı itirazı incelenmiş;*
Türk Borçlar Kanunu
“C. Zamanaşımı I. Kural MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” Hükmüne amirdir. Başvuruya konu kazanın 17.06.2018 tarihinde meydana geldiği, başvuru sahibinin aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketine 19.11.2020 tarihinde müracaatta bulunduğu ve sigorta şirketinin cevap süresi olan 15 günlük süreyi bekledikten sonra 24.03.2021 tarihinde uyuşmazlığın çözümü hususunda Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat ettiği görülmüştür.

*Kaza tarihinden bu yana on yıllık süre geçmediğinden sigorta şirketinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.*

Hukuk Muhakemeleri Kanunu “Belirsiz alacak davası(1) MADDE 107– (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” Hükmüne amirdir. “…O halde manevi tazminat istemi manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırı bir biçimde kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılamaz ve manevi zararın HMK'nın 107.maddesine göre dava yoluyla tespiti de istenemez… Bu halde mahkemece yapılacak iş “davacının manevi tazminat istemine ilişkin ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin isteminin reddine” şeklinde karar verilmesi gerekirken davacı kazalının manevi tazminat talebi hakkında karar verilerek, ıslah dilekçesine bu yönden değer verilmesi doğru bulunmamıştır…” (Y21HD, 2018/2847E., 2019/4506K., 18.06.2019)

*Manevi tazminat istemi niteliği gereği bölünemeyeceğinden kısmi veya belirsiz alacak olarak talep edilemez. Başvuru sahibi başvuru formunda 40.000.-TL manevi tazminat talebi için belirsiz alacak davası açmıştır. Bu durumda manevi tazminat talebi belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğinden başvurunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.*

Aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketi vekili lehine hükmedilecek vekalet ücreti bakımından; Vekalet ücretleri avukatlık kanununa dayanarak çıkartılan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre her yıl Barolar Birliğinin teklifi ve Adalet Bakanlığının kabulü ile yayımlanır ve yürürlüğe girer. 24.11.20 20 tarihinde 31314 sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret Başlıklı 17/2 bölümünde Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, tarifenin ikinci kısmını n ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. *Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.*

Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamame n reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez *Bu hükme göre reddedilen kısım için de yine tarife hükmü ve Sigortacılık Kanunu 30.Ma göre sigorta şirketi vekili lehine 1/5 avukatlık ücretine hükmetmek gerekmiştir.*

*4.2.Gerekçeli Karar*
Dosya muhteviyatı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuru konusu manevi tazminat talebi belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğinden başvurunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

5. KARAR
Başvurunun usulden reddine, Yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına, Ret edilen kısım için sigorta şirketi lehine AAÜT’ne göre takdir edilen 816. ücretinin başvur u sahibinden alınarak sigorta şirketine ödenmesine,TL avukatlık 5684 sayılı Kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği, kararın bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 15.06.2021 ***

Soru: Arsa sahibi dava açarak davalı ile  arasında imzalanmış  Apkis ile hakkettiği tapuların tescilini istemiş, yükleni...
23/07/2021

Soru: Arsa sahibi dava açarak davalı ile arasında imzalanmış Apkis ile hakkettiği tapuların tescilini istemiş, yüklenici ise sözleşmeden sonra arsayı bedelini ödeyerek satın aldığını, bu nedenle davacının arsa ve üzerindeki binaya ilişkin herhangi bir talepte bulunamayacağını iddia etmiştir. Davalının sözleşmenin usulüne uygun şekilde feshedildiğine dair dosyaya ibraz ettiği bir belge yoktur. Davalının savunması mahkemece dinlenir mi?
Cevap:
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra, arsa sahibince yükleniciye yapılan temlik, arsa sahibinin karşı ediminin ifası gereği olarak yapılmaktadır. Somut olayda yanlar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi feshedilmiş değildir. Sözleşmeden sonra arsa sahibi tarafından tapunun tamamen davalıya devredilmesi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini ve taşınmazın bedeli karşılığında yükleniciye satıldığını göstermez. Aralarında arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan taraflardan arsa sahibince yükleniciye tapuda satış şeklindeyapılan arsa veya arsa payı devrinin, sözleşme edimi olarak kabul edilmesi gerekir. (15. Hukuk Dairesi 27.10.2010 tarih, 2009/5246 E-2010/5830 K, 10.10.1994 tarih 1994/1185 E-5644 K, 30.06.1989 tarih 1989/2425 E-3191 K, 05.10.1989 tarih 1988/4783 E-1989/4038 K, 08.05.1985 tarih 1985/81 E-1546 K.). Bu sebeple, tapuda yapılan satış işleminin sözleşme gereği olmayıp, sözleşme dışı bir satış olduğunu iddia eden davalının bu savunması hukuksal dayanaktan yoksun bulunmaktadır.

KMK hükümlerinden kaynaklanan alacaklara ilişkin apartman YÖNETİCİLİĞİ aleyhine ilamlarin İCRASİNDA,ilamın 643/20 de say...
22/07/2021

KMK hükümlerinden kaynaklanan alacaklara ilişkin apartman YÖNETİCİLİĞİ aleyhine ilamlarin İCRASİNDA,ilamın 643/20 de sayilan kat maliklerini ilgilendiren ortak gider ve avans borçlarından olmasi halinde Alacaklının ister *DILEDIGI MALIKE veya ilamda davalı taraf olan APARTMAN YONETICILIGINE apartman yoneteciligine tahsilde tekerrür olmamak koşulu icra talebinde belirtilmek sartiyla DİLEDİĞİNE ILAMSIZ İCRA TAKİBİ YAPMA TERCİH HAKKI VARDIR*. YHGK 2017/8-1677 E. 2019/1422 K.

*Hatırlatma* KARAR DÜZELTME (TASHİH-İ KARAR) İSTEMİ *** Karar düzeltme istemine ilişkin dilekçe istemde bulunanın bulund...
22/07/2021

*Hatırlatma*

KARAR DÜZELTME (TASHİH-İ KARAR) İSTEMİ


*** Karar düzeltme istemine ilişkin dilekçe istemde bulunanın bulunduğu yer mahkemesine, asıl hükmü veren mahkemeye veya doğrudan temyiz merciine sunulabilir.



*** Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir;



1- Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartıyla karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması,



2- Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması,



3- Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması.



4- Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması.



*** Yargıtay evvelce cevapsız bırakılan itirazları kendi görüşüne göre hükme etki yapacak nitelikte bulmazsa karar düzeltilmesi isteği üzerine vereceği kararda bu itirazları reddederken her biri hakkında gerekçe göstermek zorundadır.



*** Yargıtay'ın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez.



1- Miktar veya değeri 8.510 liradan az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar



2- 1086 sayılı kanunun 8 inci maddesinde gösterilen davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar (8 inci maddenin II numaralı fıkrasının 5 nolu bendindeki davalar, bu fıkranın (1) numaralı bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan davalar hariç),



3- Görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları,



4- Hakemlerin verdiği hükümlerin ve bu Kanunun tahkim hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar.



5- İş mahkemelerince verilen kararlara ilişkin temyiz incelemeleri sonu cerilen kararlar,



6- Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak icra mahkemelerince verilen tasdik veya ret kararları,



*** Aynı ilam aleyhine bir defadan fazla karar düzeltme isteminde bulunulamaz. İstem üzerine verilen kararlara karşı tekrar karar düzeltme yoluna gidilemez.



*** İki taraftan biri karar düzeltme isteminde bulunursa dilekçenin tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karşı taraf gerek cevaben gerekse ayrıca yazacağı dilekçeyle itirazlarını bildirip karar düzeltme isteminde bulunabilir.



*** Karar düzeltme talebi esbabı mezkureye mutabık görülmezse arzuhalin reddine ve istem sahibinden yüz liraya kadar para cezası alınmasına ve muvafık ise kabulüne karar verilir. Tashihi karar arzuhalinin kabulü, tashihi talep edilen karar hilafında karar verilmesini mucip addolunamaz.



*** Tashihi karar icrayı tehir etmez.



*** Yargıtay'ın karar düzeltme yolu açık olan bozma kararları, mahkeme başkatibince onbeş gün içinde kendiliğinden taraflara tebliğ edilir.



*** Yargıtay'ın onama veya onamaya karşı başvurulan karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararlarının sonucu da, mahkeme başkatibince on beş gün içinde kendiliğinden taraflara bildirilir.



*** Karar düzeltme istemi duruşmalı olarak incelenemez.



*** Yargıtay'ın bozma kararı karar düzeltme istemi üzerine haksız bulunursa, yerel mahkeme kararı başka bir sebepten bozulamaz. Bu durumda usuli kazanılmış hak meydana gelmiştir ve hüküm onanmalıdır.

Address

Sefaköy Halkalı Caddesi Türker Pasajı No:116/59
Küçükçekmece

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:30
Tuesday 09:00 - 17:30
Wednesday 09:00 - 17:30
Thursday 09:00 - 17:30
Friday 09:00 - 17:30

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Avukat Nami Çelebi Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Avukat Nami Çelebi Hukuk Bürosu:

Share