Köktürk Hukuk Bürosu - İzmir

Köktürk Hukuk Bürosu - İzmir Köktürk Hukuk & Arabuluculuk Bürosu 18.07.2018 tarihinde Av. Barışcan Köktürk tarafından İzmir'de kurulmuştur.

19/01/2022

Limited şirketlerde vergi borcu gibi kamu borçları ile Sgk prim borcundan ortakların sorumluluğu konusunu kısaca açıklamak isterim.

Öncelikle limited şirket ortakları şirketin kamu borçları dışındaki borçlarından (A firmasına, B işçisine, C taşeronuna borçlar vs.) kendi şahsi mal varlıkları ile sorumlu değildir. Bu borçlardan dolayı alacaklılar ancak şirketin malvarlığına başvurabilirler. Örneğin işçiye olan maaş borcu, A firmasına olan kiralama borcu, Bankaya olan şirket borcu gibi.

Kamu borçlarından sorumluluk ise farklıdır. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. Maddesinde ‘’Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar’’ Denilmek suretiyle kamu borçlarından dolayı şirket ortaklarının da sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Hangi borçlar kamu borcudur?
Devlete, valiliklere ve belediyelere ait vergi, resim, harç, kamu alacakları cezalarının takibi ile ilgili yargılama giderleri, vergi cezaları, para cezası, gecikme zammı ve faizleri gibi alacaklar kamu borcu sayılır.
Kamu borcu için öncelikle şirkete takip yapılır ve borç şirketten tahsil edilemezse şirket ortağının şahsi sorumluluğuna gidilebilir. Ancak burada sınır hisse pay oranıdır. Yine şirket ortağı, limited şirketin kamu borçlarından dolayı şirkete takip yapılması ve tahsil edilememesinden sonra ikinci sırada sorumlu olacaktır ve oransal olarak da şirket hisse payı oranında sorumlu olacaktır. Şirket ortağı şirketteki sermaye payını devretmesi halinde ise, payı devreden ve devralan kişiler devir öncesindeki kamu borçlarının ödenmesinden birlikte müteselsilen sorumlu olacaktır.

Sgk Borçlarından Sorumluluk Nasıldır?
Miktar olarak sınır: Eğer şirket ortağı, imza ve temsil yetkisi olan bir limited şirket (yönetici) ortağı ise, işçilerin sgk prim borcunun tamamından sorumludur. Görüldüğü üzere şirket yöneticisinin sgk borçlarında sorumluluğu kamu borçlarındaki gibi hisse oranı ile sınırlı olmayıp sınırsızdır. Buna karşılık imza ve temsil yetkisi olmayan şirket ortağı sgk prim borcundan sadece hissesi oranında sorumludur.

Yukarıda bahsettiğim kamu borçlarında hep şirket ortağının sorumluluğu ikinci sıradaydı yani şirketten tahsil edilemez ise ortağın sorumluluğu gündeme geliyordu. Ancak sgk borçları bakımından şirket ortağının sorumluluğu ikinci sırada değildir. Sgk doğrudan şirket ortağının şahsi malvarlığından prim borcunu tahsil edebilecektir.
Dönem olarak sınır: Şirket ortağı hissesini devrettikten sonra tahakkuk edecek olan prim borçlarından sorumlu değildir.

Çocuk için nafaka kime ve ne zamana kadar ödenir? Geri alınabilir mi?Çocuk için ödenen nafakaya iştirak nafakası denilme...
03/01/2022

Çocuk için nafaka kime ve ne zamana kadar ödenir? Geri alınabilir mi?

Çocuk için ödenen nafakaya iştirak nafakası denilmektedir. Eşler boşandığında çocuğun velayetinin bırakıldığı eşe diğer eş tarafından çocuğun eğitim ve bakım giderleri için çocuk yararına kullanılmak üzere nafaka ödenmektedir. Bu ödeme yükümlülüğü çocuk 18 yaşını doldurduğunda kendiliğinden (Mahkeme kararına ihtiyaç olmadan Kanun gereği) sona ermektedir. Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra, nafaka yükümlüsü eş, bir şekilde iştirak nafakası ödemeye devam etmişse, bu ödemelerin çocuktan iadesi istenememektedir. Ancak, çocuğun 18 yaşından sonrası için iştirak nafakası icra yolu ile tahsil etmişse bu fazla ödenen nafakanın iadesinin talep edilmesi mümkündür.

Yine çocuğun 18 yaşından sonra eğitimine devam etmesi halinde eğitimin tamamlanması için gereken normal süre boyunca nafaka ödenmeye devam edilmektedir. Bunun için ergin çocuğun eğitim nafakası davası açması gerekmektedir. Dava hem anneye hem de babaya açılabilmektedir. Burada ödeme eski eşe değil; çocuğun kendisine yapılmaktadır ve ödeme yükümlülüğü eğitim süresi bittiğinde sona ermektedir. Ergin çocuğun sigortalı işe başlaması veya okulundan mezun olması nafakayı kendiliğinden sona erdirmemektedir. Eğitim nafakasının kaldırılması için bu sefer ödeme yapmak durumunda kalan anne/baba tarafından ergin çocuğa dava açılması gerekmektedir.

Kanalizasyon sistemi olmayan yerlerde su faturasına "atık su bedeli" yansıtılamaz!Bilindiği üzere kanalizasyon sistemi o...
28/12/2021

Kanalizasyon sistemi olmayan yerlerde su faturasına "atık su bedeli" yansıtılamaz!

Bilindiği üzere kanalizasyon sistemi olmayan yerlerde foseptik bulunmaktadır. Lağım çukuru ya da foseptik, lağım şebekesinin bulunmadığı yerlerde sağlık koşullarına uygun olarak yer altında inşa edilmiş özel p*s su depolarına verilen isimdir. Bu depolar dolduğu zaman vidanjör denilen pompalarla lağım çekilmekte ve uygun bir yere taşınıp dökülmektedir.

Kanalizasyon sistemi bulunmayan yerlerde bazı abonelerin hem vidanjör ücreti ödediği hem de su faturalarına atık su bedeli yansıtıldığı görülmektedir. Oysa bu durum hukuka uygun değildir.
Eğer aboneliğin olduğu yerde kanalizasyon sistemi bulunmuyor ise, aboneden kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi "atık su bedeli" talep edilemez. Bu bedel bir şekilde talep edilmiş ve abone tarafından ödenmiş ise ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte geri istenebilmektedir. Bu konuda öncelikle ilgili belediye su işleri müdürlüğüne başvurduktan sonra talebin kabul edilmemesi halinde dava açılması gerekmektedir. Yargıtay kararları bu yöndedir.

Aval ve Avalist nedir? Avalde kefaletteki gibi eşin rızası aranmakta mıdır?Bilindiği üzere kefalet her tür borç için ver...
27/12/2021

Aval ve Avalist nedir? Avalde kefaletteki gibi eşin rızası aranmakta mıdır?

Bilindiği üzere kefalet her tür borç için verilebilen şahsi bir teminattır. Senetlerde (kambiyo senetlerinde) ise borcu teminat altına alan kişiye kefil değil; avalist denilmektedir. Senede kefil olunmaz, aval verilir. Aval bir tür kambiyo taahhüdüdür ve avalist senet üzerine attığı imza ile senet alacaklısına karşı sorumluluk altına girmektedir. Çekte ve bonoda (senette) bedelin ödenmesi avalist tarafından tamamen veya kısmen taahhüt edilebilir. Miktar konusunda herhangi bir sınırlama konulmamış ise avalist tarafından senet bedelinin tamamı için güvence verilmiş sayılır. Daha doğrusu senet borçlusu hangi miktar ile sorumluysa avalist de aynı o kişi gibi borcu güvence altına almış olmaktadır.

Aval, çek/senet üzerine ya da alonj (arkada yer kalmadığında senede eklenen ayrı bir kağıt) üzerine yazılmakadır. “Aval içindir”, “avaldir” veya benzeri ibareler yazılarak avalist tarafından imzalanmaktadır. Bunun yanında keşideci dışındaki kişinin bir ifade yazmadan sadece imza atması da aval beyanı sayılmaktadır. Böylece hem çek/senet borçlusu hem de avalist, çek/senet bedelinden dolayı müteselsilen sorumlu olmaktadır. Avalist gerçek kişi de olabilir tüzel kişi de olabilir. Avalistin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı geçersiz olsa bile avalistin taahhüdü geçerlidir. Yani avalistin borcu asıl borçtan bağımsız bir taahhüttür.

Kural olarak geçerli bir kefaletten bahsedebilmek için eşin rızası şarttır. En geç kefalet sözleşmesi imzalanırken bu rıza verilmemiş ise eşlerin sonradan boşanması kefaleti geçerli kılmayacağı gibi kefil olan kişinin eşinin kefalete kefalet sözleşmesinden sonra onay vermesi veya alacaklının iyiniyetli olması yani eşin rızasının olmadığını bilmemesi de kefaletin geçersizliğini ortadan kaldırmamaktadır. Aval bakımından konu incelendiğinde ise avalin geçerliliği için eşin rızası aranmamaktadır. Gerçekten de Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20/04/2018 tarihli 2017/4 E. 2018/5 K. sayılı kararında kefalette eşin rızasına ilişkin Türk Borçlar Kanunu'nun 584'uncu maddesindeki düzenlemenin aynı Kanunun 603'üncü maddesi uyarınca 'aval'de uygulanmasının gerekmediği" yönünde görüşe varılmıştır. Sonuç olarak avalist senetteki taahhüdünden dolayı kendisine talepte bulunulduğunda eşinin rızası olmadığı için taahhüdünün geçersizliğini ileri süremeyecektir.

30/12/2020

Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı sonrasında, kazaya uğrayan araç 165.000 km üstünde olsa dahi değer kaybı talep edilebilmektedir. Değer kaybı miktarı ise aracın kazadan önceki halinin satış değeri ile kazadan sonra tamir edilmiş halinin satış değeri arasındaki fark kadardır.

09/10/2020

Evli bir kişiden satın aldığınız ev “aile konutu” ise, evi aldığınız kişinin eşinin bu satışa açık rızası bulunmalıdır, aksi halde size açılacak olan tapu iptali davası ile konutunuz elinizden geri alınabilir. “Tapuda aile konutu şerhi yoktu” savunmasını ileri süremezsiniz.

Aile konutu, eşlerden biri adına tapuda kayıtlı olup karı koca ve varsa çocukların birlikte oturduğu konut olup tapuya şerh verilmesi zorunlu değildir. Bilginize.

28/09/2020

Banka havalesi ile birisine borç para gönderirken “ödünç” gibi bir açıklama yazmaz iseniz parayı ödünç olarak göndermiş sayılmazsınız. Açıklamasız yaptığınız havaleler, havale yaptığınız kişiye önceden var olan borcunuzu ödediğiniz anlamına gelmektedir hukuk nezdinde. Açıklamasız havale ile ödünç ilişkisini tek başına ispatlayamazsınız. Bilginiz olsun.

İş uyuşmazlıkları ve Ticari uyuşmazlıklardan sonra Tüketici uyuşmazlıklarında da arabulucuya gidilmesi zorunlu hale geti...
30/07/2020

İş uyuşmazlıkları ve Ticari uyuşmazlıklardan sonra Tüketici uyuşmazlıklarında da arabulucuya gidilmesi zorunlu hale getirildi.

30/07/2020

Yeni yapılan düzenleme ile en ufak bir kazada kazazedeyi ve yakınlarını telefon yağmuruna tutan hasar danışmanlık şirketlerine sınırlama getirilmiş, tazminatın bu şirketlere temliki önlenmiştir. Trafik kazası tazminat hakkınızı avukatınız ile arayınız.

MADDE 57 – 5684 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 6 – (1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;
a) Alacaklı tarafından bizzat,
b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,
c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla,
takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.
(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.

30/06/2020
28/06/2020

1) Herhangi bir trafik kazası geçirdiğinizde kusurlu taraf karşı araç ise ancak karşı aracın trafik sigortası yok ise aracınızdaki hasarı tazmin ederken muhatabınız karşı aracın sürücüsü ve sahibidir. Ancak aracınızın kaskosu var ise aracınızı karşı aracın şoförü ve sahibi ile muhatap olmadan ve hasarsızlığınız bozulmadan kaskodan tamir ettirebilirsiniz. Sonrasında kaskonuz ödediği parayı karşı aracın şoför ve sahibinden tahsil etmeye çalışacaktır. Kasko yaptırmanın bir faydası da budur.

2) Trafik kazası geçirdiğinizde aracınızın trafik sigortası yok ise aynı gün sigorta yaptırsanız dahi sigorta karşı aracın hasarını karşılamayacaktır.

Address

Donanmacı Mahallesi 1721. Sokak No:4 (Melek İş Hanı) D:118 Karşıyaka
Izmir
35580

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:30
Tuesday 09:00 - 18:30
Wednesday 09:00 - 18:30
Thursday 09:00 - 18:30
Friday 09:00 - 18:30
Saturday 10:00 - 14:00

Telephone

+902324613555

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Köktürk Hukuk Bürosu - İzmir posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share