Yergök Avukatlık

Yergök Avukatlık Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık

20/02/2018
ADIMIZDAN “Türkiye” yi KALDIRMA NİYETİYLE OYNANANA OYUNA GELMEYİZ ÇÜNKÜ BİZ TÜRKİYE HALKININ ADİL NEFERLERİYİZ! BUNU DEĞ...
07/02/2018

ADIMIZDAN “Türkiye” yi KALDIRMA NİYETİYLE OYNANANA OYUNA GELMEYİZ ÇÜNKÜ BİZ TÜRKİYE HALKININ ADİL NEFERLERİYİZ! BUNU DEĞİŞTİRMEYE GÜCÜNÜZ YETMEZ!

Avukatların “Türkiye” Sevdası, Yüreklerinde Filizlenen Bilinçtir

Sayın Cumhurbaşkanı tarafından bugün yapılan açıklama ile Türkiye Barolar Birliğinin isminin önünden “Türkiye” ibaresinin kaldırılması yolunda düzenleme yapılması için Bakanlar Kurulunun göreve çağrılması, Türk Tabipler Birliği aleyhine oluşturulan toplumsal tepkinin Türkiye Barolar Birliğine de sâri kılınması suretiyle onun hedef konumuna sürüklenmesi çabasıdır.

İstanbul Barosu olarak; bütün meslektaşlarımızı temsilen kıvançla ifade ederiz ki, Birliğimizin ifadesindeki Türkiye sözcüğünün kaldırılmasının, ülkemize bağlılığımız açısından da, Türkiye adıyla övünç duyduğumuz ona bağlı bütün değerlerimiz açısından da en küçük bir değişiklik doğurmayacak, doğuramayacaktır. Bu sözcüğün mevcudiyeti, Birliğimizin ünvanından önce yüreğimize kazınmıştır. Bu bizim için bir bilinçtir.

Bu ülkenin avukatları olarak, “Türkiye” ile başlayan bütün sevdalarımızın, “yasal düzenlemelerle” kısıtlı olmayan, siyasal hedeflerle küçültülemeyecek bir boyut taşıdığının bilinmesini istiyoruz.

İstanbul Barosu, bu sevdasının gereğini her zaman ve zeminde yüzlerce kez kanıtlamış bir anlayışı, kendisine tarih olarak yazmıştır. Herkes de bilmelidir ki, bu tarih aynı şekilde yazılmaya devam edecektir. İstanbul Barosunun kimseden – ama hiç kimseden- “millilik” dersi almaya ihtiyacı olmamıştır, olmayacaktır.

Ancak, bu açıklamanın arkasındaki gerçek niyetin, bu açıklamada ifade edilenlerle sınırlı olmadığını biliyoruz. Siyasi iktidarın “yargıyı kuşatma” projesinin önündeki tek engel olan avukatların ve onların örgütlü gücü olan Barolara yönelik bu saldırısı, özü itibariyle kuşatmanın tamamlanmasına yönelik çabanın son rötuşudur. Siyasi iktidar, adaletsizliği ifade eden bu son aşamada, bir türlü kanıtlayamayacağı haklılığını, “millilik” temeline yaslandırırsa, halk nezdinde destek bulacağını ummaktadır. Oysa duyarlılığı ve feraseti bakımından örnekler sergilemiş olan halkımızın, başka hiçbir siyasal değerlendirmeye bağlı olmaksızın, bu oyunu göreceğine eminiz. Son dönemde, adalete olan güvenin ciddi bir değer kaybına uğraması, bizzat bu halkın tesbiti olarak ortaya çıkmıştır. Aynı dönem içinde avukatlara ve Barolara olan güvenin artmış olması, doğrultulan silahın hedefinin yanlış olduğunun temel göstergesidir. Türk Halkı, hukukun üstünlüğü endeksinde 113 ülke arasında 101. Sırada bulunmakta oluşumuzun, kimin sorumluluğu olduğunu gayet iyi bilmektedir. Adalet arayışının yılmaz takipçileri olan avukatlar ve Baroların, bu sorumluluğa ortak kılınması asla kabul edilemez.

İktidar tarafından sahneye konulan bu senaryonun birkaç ayağı vardır:

- Demokratik süreçlerle “ele geçirilemeyen” Barolar, etkisiz kılınmaya ve parçalanmaya çalışılacaktır.

- Mesleki birliktelikler temelden yok edilecek, politik eğilimlerin belirlediği birden fazla Baro eliyle, yargı araçsallaştırılacak ve siyasal stratejilerin parçası olarak kullanılacaktır. Hukuku anlatan, gerçeği ifade eden bugünkü Barolar yerine, hukuku eğip büken ve siyasetin taktik mücadelesinin “zecri kurumsallığı” haline getiren yapılar oluşturulacaktır. Kimsenin hukuk güvenliği kalmayacaktır.

- Baroların politik kimlik esasları üzerine oturmaları, onların misyonunu tayin eden en temel unsur olacak ve giderek bu bölünme, sadece siyaseti değil, ona bağlı tarikat ve cemaatlerin Barolarını da oluşturacaktır.

- Bu gidişat, özlemi duyulan çifte hukuka doğru yönlendirilmiş çalışmaların “avukat ayağını” oluşturacaktır.

Bu denli milli birlik ve beraberlik söylemlerinin sergilendiği bir zaman diliminde, bu ölçüde bir ayrışmanın hedeflenmiş olmasının izahı olamaz. Ülkenin birliğini temsil eden bir makamın, bu ölçüdeki bir ayrışmayı hedeflemesi ise bu görevle asla bağdaşamaz.

Bu oyuna gelmeyeceğiz.

Siyasal iktidarı, bu heveslerinden vazgeçmeye davet ediyoruz. Demokrasi ve adalet mücadelesinin yılmaz neferleri konumundaki avukatlar olarak, sonuna kadar mücadele etmekte kararlı olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Şimdi halk nezdinde yürüttükleri algı operasyonları ile haklılık arayanlar, bir süre sonra Türk Halkının aynı söylemde birleştiğine tanık olacaklardır: İyi ki avukatlar vardı !…

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

29/10/2017

29 Ekim Cumhuriyetimizin kuruluşunu yine yeniden tüm kalbimizle kutluyor, tüm kirletilmiş siyasetlere rağmen cumhuriyeti ve kurucularını unutmuyor, unutturmuyoruz!!!

Pazartesi Sendromu Değil Savaş Sendromu! (1.Bölüm)Av. Betül Yergök yazdı:"Biz ülkemizin içinde yaşanan kaos ile uğraşırk...
02/10/2017

Pazartesi Sendromu Değil Savaş Sendromu! (1.Bölüm)
Av. Betül Yergök yazdı:
"Biz ülkemizin içinde yaşanan kaos ile uğraşırken, battık mı çıktık mı, vergilerle ya da tüketimin artması ile ve dahi iç ve dış terörizm yargılamalarıyla boğuşurken bizi global senaryoda neyin beklediğiyle ilgilenemedik.
Peki ne oluyor ve ne olacak? Neye ve ne kadar hazırız? Biraz bakalım:".....
Devamı için sayfayı açınız.

Av.Betül Yergök

16/04/2017

Kamuoyuna Duyurulur:
AİHM'in 07.02.2008 tarihli Kovach/Ukrayna ile 08.04.2010 tarihli Namat Aliyev/Azerbaycan kararları gibi çokça "seçim usulsüzlüğü kararı" vardır.
Seçim kurullarının yasal sınırlar dışında hareket etmesi ve oy güvenliğinin zedelenmesi halinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolünün 3. Maddesi(Serbest Seçim Hakkı) ihlal edilmiş kabul edilmektedir.
Türkiye'de 2017 Referandum seçimine ilişkin seçim kurumu YSK tarafından alınan illegal karar ve sayım itirazları üzerine YSK uygulamasına dair iç hukuk yolu yoktur. Bu nedenle ilgili kurum hatasından dönmez ise AİHM'e başvuru hakkı kullanılabilecektir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından (2017/144 e- 2017/302 k) 16.03.2017 tarihinde "Aldatma/zina ...
30/03/2017

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından (2017/144 e- 2017/302 k) 16.03.2017 tarihinde "Aldatma/zina eyleminde 3. Şahsın tazminat sorumluluğu" konusunda haberlere düşen ve kesin sanılan "Yargıtay 4.HD'nin kararının bağlayıcılığı olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının üzerine bir Kurul Kararı oluşturulmadığı, ahlaka ve adaba aykırı eylemden kaynaklanan kusurun ve tazminat sorumluluğunun devam ettiği" belirtildi.
Emsal olması açısından paylaşılmış olup, kararın da altını çizdiği üzere bu hususta görüşümüz şöyledir: Aldatma eyleminde 3. Kişinin sadakat yükümlülüğü söz konusu değildir ve fakat haksız fiil sorumluluğu vardır. Bilerek ve kasıt ile evlilik birliği içindeki kişi ile duygusal ve cinsel ilişki içerisine girmek, ahlak ve adaba uymayan eylem olup; aldatılan tarafın kişiliğine, onuruna, aile bütünlüğüne yöneltilmiş bir kusurlu davranıştır. Boşanma davasında kusurlu aldatan eşin yanı sıra "bilerek" fiili gerçekleştiren 3. Şahsın haksız fiil sorumluluğu ve tazminat yükümlülüğü de devam etmektedir.

Bu video son zamanlarda yaşadığımız kayıplar ve acılar üzerine, umut ve barış için birlik ve beraberlik çağrısı yapmak g...
02/01/2017

Bu video son zamanlarda yaşadığımız kayıplar ve acılar üzerine, umut ve barış için birlik ve beraberlik çağrısı yapmak gayesiyle Betül Yergök tarafından oluşturulmuştur.

Bu video son zamanlarda yaşadığımız kayıplar ve acılar üzerine, umut ve barış için birlik ve beraberlik çağrısı yapmak gayesiyle oluşturulmuştur. Görseller v...

29/12/2016
KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL!İÇİMİZE SİNDİRMEMİZ İÇTEN DEĞİL!Tecavüze gelinlik giydirerek gerdek kılıfı yaratanları KINIYO...
18/11/2016

KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL!
İÇİMİZE SİNDİRMEMİZ İÇTEN DEĞİL!
Tecavüze gelinlik giydirerek gerdek kılıfı yaratanları KINIYORUZ! Bu hükmü isteyenleri, altına imza atanları ve onaya el kaldıranları tarih boyu yargılayacağız, zihniyetini tecavüzcülerle eş tutacağız!
İmza kampanyasına katılın lütfen: "Çocuklar istismarcıyla evlendirilecek" kararı yürürlüğe girmesin - Kampanyayı İmzala!
https://www.change.org/p/çocuklar-istismarcıyla-evlendirilecek-kararı-yürürlüğe-girmesin?recruiter=86443898&utm_source=share_petition&utm_medium=whatsapp

BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amerika'da yaşanan siber saldırı vakası nedeniyle Twitte...
21/10/2016

BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amerika'da yaşanan siber saldırı vakası nedeniyle Twitter, Spotify, Netflix gibi birçok sitede dünya genelinde sorun yaşandığının gözlemlendiğini belirterek, "Vatandaşlarımız da bu sorundan etkileniyorlar. Whatsapp uygulamasında yazılı mesajlar iletilebilmekte ancak resim ve video gönderiminde sorun yaşanabilmektedir." diye konuştu.

İki farklı kuşak halinde Twitter, Reddit gibi siteler için bugün 14.00-17.00 saatlerinde ve saat 20.00 dolayında kesintiler gözlemlendiğini anlatan Sayan, çeşitli illerdeki bazı servislerin lokal bazlı kesintilerinin de yurt dışı çıkış noktalarındaki farklılıklardan dolayı kaynaklandığının tespit edildiğini bildirdi.

Siber saldırılar konusunda tüm operatörleri, kamu kuruluşlarını, Siber Olaylara Müdahale Ekiplerini (SOME) ve vatandaşları siber saldırılara karşı duyarlı olmaları hususunda uyaran Sayan, şunları kaydetti:

"Atakların, bu sitelerin birçoğuna hizmet veren DYN IPM DNS servis sağlayıcısına yapılan DDOS ve benzeri saldırılar sonucunda, bu hizmeti alan Twitter, SoundCloud, Spotify, Netflix, Reddit, Disqus, PayPal, Basecamp, Business Insider, CNN, Esty, Github, Guardian.co.uk, Imgur, HBO Now, Pinterest, Recode, The Verge ve Wired gibi servislerin de etkilendiği tespit edildi. Halihazırda söz konusu global servis sağlayıcıların ilgili hizmetlerinden yararlanılabilmekle birlikte ABD menşeli olası yavaşlamaların tekrar yaşanması ihtimal dahilindedir."

Ülkemizin uzun zamandır ve özellikle 15 Temmuz 2016 itibariyle geçtiği darboğaz, bugün geldiği noktada Ulusal ekonomiyi ...
20/10/2016

Ülkemizin uzun zamandır ve özellikle 15 Temmuz 2016 itibariyle geçtiği darboğaz, bugün geldiği noktada Ulusal ekonomiyi derin olarak etkileyecek günlere doğru sürüklemektedir. Mesleki faaliyetimizi sürdürürken Ülkedeki ekonomik sıkıntıların, Ticari İşletmeler açısından buhran seviyesine geldiğini görmekteyiz.
Krizin aşılması konusunda Devlet, amme alacaklarının yapılandırılması ile önlemler almış olsa da özel teşekkül borçları ve özellikle Bankaların açık gard alma operasyonları ile artık birçok şirket kapanma noktasına gelmektedir.
Ticari işletmeler bir yandan Devlet borçlarını yapılandırıp rehavet ortamında alacak-verecek dengesini kurmaya, ticari faaliyetlerini ve kasalarını nefes aldırmaya, toparlanmaya çalışmakta iken, Özel ve Kamu Bankalarının kurumsal müşterilerini mali zorlamalara sürüklemesi anlaşılamamaktadır. Banka ve Kuruluşların, kendi kurumsal yapı ve mali durumlarını güvence altında tutmak üzere bu girişimlerde bulunduğunu kabul etmek olanaksızdır.
Ülke olarak her kurum ve şahsın aynı süreçlerden geçtiği düşünüldüğünde karşılıklı anlayış ve özveri içinde hareket etmek gerekirken, ortalığı yangın yerine çevirmeye çalışan öncelikle Bankalar olmak üzere Kurum Ve Kuruluşların alacaklarına ilişkin giriştiği ekonomik darbeye karşı tepkimizi sunuyor ve ilgili Bakanlıklara müracaat ediyoruz.
Bir yandan kredi faiz oranlarını düşürme imajları ile müşteri çekmeye çalışan Bankaların, bir taraftan Bankacılık mevzuatına aykırı olarak alacaklarını çağırma, borcu aşan blokaj işlemleri, kredi çağırma, hesap dondurma, POS kullanımı kapama, Ani Üye İş Yeri Sözleşme fesihleri, teminat iptalleri ve benzeri eylemleri kişi ve işletmeleri yok etmeye yöneliktir ve ticari-ekonomik darbe niteliğindedir, kabulü mümkün değildir.
Bugün örneğin firmaların 2 ile max. 30 güne çıkarılabilir blokajlarını 540 güne kadar çıkararak nakit akışını engelleyen Bankalar ile vadesi çok geçmeden saldırıya geçen, bireyleri icra tehditleri ile nefes almaz hale getiren ve makul sürelerden evvel icra tahkikatlarına geçen Telekomünikasyon kuruluşları, Elektrik ve Doğalgaz kuruluşları vs. olağan yaşamı hızlı ve doğrudan etkileyen tüm Kurum ve Kuruluşlar bu tavır içerisindedir.
Banka ve Özel Kurum ve Kuruluşlara bu tavra son vermelerini, bu yaklaşımın devamı halinde Ülkede ticari hayat ve ekonominin darboğazdan başarıyla çıkamamasında büyük sorumluluklarının olacağını, ekonomik darbeye alet olmamalarını taleple duyuruyor ve bu konuda karar almaya yetkili Bakanlıkları da önlem almak üzere müdahil olmaya davet ediyoruz.

YERGÖK HUKUK BÜROSU

Address

Türkali Mahallesi Ihlamurdere Caddesi Mecit Ali Sokak N 9 D 2
Istanbul
34330

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Yergök Avukatlık posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share