Garip Dede Dergahı Vakfı Alevi Toplumu

Garip Dede Dergahı Vakfı Alevi Toplumu “Garip Dede Dergahı Vakfı resmi sayfasıdır.”

Bazı insanlar ölmez…Çünkü bazı insanlar bir ömür değil, bir memleket bırakır geriye.54 yıl önce bugün; Deniz Gezmiş, Yus...
06/05/2026

Bazı insanlar ölmez…
Çünkü bazı insanlar bir ömür değil, bir memleket bırakır geriye.

54 yıl önce bugün; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan bir sehpaya değil, bir halkın hafızasına yürüdüler.

Onlar bu ülkeye yalnızca bir mücadele değil; baş eğmeyen bir vicdan bıraktılar. “Tam bağımsız Türkiye” derken, ekmeğin bölüşüldüğü, kimsenin kimliğinden dolayı ezilmediği, emeğin hor görülmediği bir memleket düşlediler.

Ve biliyorlardı…
Bazı sözlerin bedeli darağacıdır bu topraklarda.

Ama yine de korkmadılar.
Çünkü insan bazen yaşamak için değil, halkı biraz daha onurlu yaşasın diye ölümü göze alır.

Bugün 6 Mayıs… Bir yas günü değil yalnızca. Bir hatırlayış, bir yüzleşme, bir söz verme günüdür.

Çünkü o üç fidanın bıraktığı yerden hâlâ aynı rüzgâr esiyor:
Eşitlik olmadan özgürlük olmaz.
Adalet olmadan kardeşlik kurulmaz.

Ve halkın çocukları bir gün mutlaka kendi ülkesinde onurla yaşayacaktır.

Sevgiyle, saygıyla, özlemle…

Üç Fidan’ın mücadelesi önünde eğilirken; onların yürüdüğü yolda, başımız dik yürüyoruz. Yürüyeceğiz.

Emek en yüce değerdir..Umuduna ve emeğine sahip çıkan, gelecek güzel günleri inançla, bilinçle örgütleyen tüm işçi karde...
01/05/2026

Emek en yüce değerdir..

Umuduna ve emeğine sahip çıkan, gelecek güzel günleri inançla, bilinçle örgütleyen tüm işçi kardeşlerimizin, 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramını Kutluyoruz.

Garip Dede Dergahı Vakfı Yönetim Kurulu

23 Nisan…Bir takvim günü değildir sadece.Bir hatırlatmadır. Bir sözleşmedir. Bir vicdan yoklamasıdır.Çünkü biz bu günü, ...
23/04/2026

23 Nisan…
Bir takvim günü değildir sadece.
Bir hatırlatmadır. Bir sözleşmedir. Bir vicdan yoklamasıdır.

Çünkü biz bu günü, çocuklar gülsün diye değil;
o gülüşler yarım kalmasın diye var ettik.

Ama bugün kendimize dürüstçe sormak zorundayız:
Bu ülkede her çocuk eşit mi büyüyor?
Her çocuk aynı güvenle uyuyup aynı umutla uyanabiliyor mu?

Bir çocuğun kaderi; doğduğu evin imkânına,
okuduğu okulun kalitesine,
mahallesinin karanlığına ya da aydınlığına bırakılıyorsa
orada bayram eksiktir.

Değerli dostlar,
Çocuk meselesi bir “şefkat” meselesi değil,
bir “hak” meselesidir.
Ve hak dediğimiz şey; temenniyle değil,
sorumlulukla, adaletle ve kararlılıkla korunur.

Aileden okula, yerelden merkeze kadar
her birimiz bu sorumluluğun parçasıyız.
Çünkü çocukları korumak;
geleceği korumaktır.
Ve geleceği korumak, sadece yarını değil
bugünü de değiştirmeyi gerektirir.

Unutmayalım:
Korkuyla büyüyen bir çocuk, sessizleşir.
Adaletsizlikle büyüyen bir çocuk, kırılır.
Ama sevgiyle, eşitlikle ve güvenle büyüyen bir çocuk
bu ülkenin kaderini değiştirir.

Bizim mücadelemiz de tam olarak budur:
Hiçbir çocuğun korkuyla tanışmadığı,
hiçbir hayalin yarım kalmadığı,
hiçbir gülüşün eksilmediği bir ülke.

23 Nisan’ı gerçek bir bayram yapacak olan da budur.
Kutlamalar değil, kurduğumuz adil hayat.
Sözler değil, tuttuğumuz sözler.

Çocuklarımızın haklarının korunduğu,
güvenle büyüdüğü ve umutlarının gerçekten yeşerdiği
bir gelecek kurmak dileğiyle…

BASINA VE KAMUOYUNA OKULLARDA VE SOKAKTA YAŞANAN ŞİDDET VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME, SİSTEMSELDİR VE BU DÜZENİN ESERİDİR.Dün Urf...
15/04/2026

BASINA VE KAMUOYUNA

OKULLARDA VE SOKAKTA YAŞANAN ŞİDDET VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME, SİSTEMSELDİR VE BU DÜZENİN ESERİDİR.

Dün Urfa, bugün Maraş... İzlemek ve sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Okullarımızdan yükselen feryat artık münferit birer asayiş olayı değil, toplumsal bir imdat çığlığıdır. Çocuklarımızın kalem tutması gereken ellerine silahların ulaştığı, koridorların güven değil, korku soluduğu bir dönemin karanlığını yaşıyoruz.
Yaşanan bu acı olaylar, sadece bireysel öfke patlamaları değildir. Bu, şiddeti bir çözüm yöntemi olarak kutsayan, dizilerde ve sosyal medyada "silahı ve zorbalığı" güçle özdeşleştiren kültürel iklimin sonucudur. Eğitim sistemimiz, çocukları sadece sınav maratonuna koşan birer yarışçı olarak görürken; onların ruhsal gelişimlerini, empati yeteneklerini ve sorun çözme becerilerini ihmal etmiştir. Yaratılmak istenen, "dindar ve kindar nesil" ile, bilimden uzaklaşan ve her geçen gün dinselleştirilen eğitim modelinin geldiği aşamadayız.
Hakkını arayan sendikacıların, doğasına sahip çıkan köylülerin, akademik,demokratik mücadele yürüten gençliğin, eşit yurttaşlık mücadelesi veren ötekilerin, seçilmiş siyasetçilerin, doğruyu açığa çıkaran gazetecilerin her fırsatta tutuklanıp, zindana atıldığı, tutsak edildiği bir dönemde, çocukların ellerine tutuşturulan ölüm makineleri, içinde bulunduğumuz dönemin yansımasıdır.

Okulları sadece metal dedektörler ve yüksek duvarlarla koruyamayız. Asıl sorun, bir çocuğun okula silahla gelme motivasyonuna sahip olması ve o silaha bu kadar kolay ulaşabilmesidir.

Değerli Canlar;
Sistem çürüyor, çürütüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Sokaklardan sonra, okullar da birer bataklığa dönüşmekte ve giderek toplumsal bir hal almaktadır. Bir taraftan tekçi,inkarcı, gerici, ırkçı bir eğitim sistemi ile çocuklarımızın geleceği karartılmakta, bir taraftan da hem çocukların, hem de eğitim emekçilerinin can güvenlikleri ortadan kaldırılmaktadır. Aynı tehdit, maalesef başta sağlık emekçileri olmak üzere bütün emekçiler için geçerlidir.

Bugün Maraş’ta, dün Urfa’da dökülen her damla kan, hepimizin ortak sorumluluğundadır.

Siyasal iktidara acil çağrımızdır;
Bireysel silahlanmaya karşı en sert yasalar derhal hayata geçirilmelidir.
Eğitim sistemi; rekabet üzerine değil, etik değerler, öfke kontrolü ve insani iletişim üzerine yeniden inşa edilmelidir.
Okulların sadece polisiye önlemle korunamayacağı açıktır. Demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim modeli ile okullar birer bilim yuvasına dönüşmelidir.
Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Sessiz kalmayacağız. Eğitim emekçilerimize, öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve halkımızı her türlü şiddetin karşısında birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Unutmayalım ki, kaybettiğimiz her bir çocuk, her bir can, yitirdiğimiz geleceğimizdir.

Kamuoyuna ve Cümle Canlara Saygıyla Duyurulur.

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
TÜRKİYE ALEVİ FEDERASYONU
AVUSTURALYA ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
HACI BEKTAŞİ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

İkitelli Cemevi’nin eğitime destek amaçlı düzenlemiş olduğu, “Bu Toprağın Ezgileri” temalı etkinliğe katılım sağladık. B...
07/04/2026

İkitelli Cemevi’nin eğitime destek amaçlı düzenlemiş olduğu, “Bu Toprağın Ezgileri” temalı etkinliğe katılım sağladık.

Bu anlamlı etkinlikte emeği geçen Cemevi Başkanı Kasım İvgen ve yönetim kuruluna, gençlik ve kadın temsilcilerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Birliğimiz ve dayanışmamız daim olsun.

Aşk ile.

21/03/2026

Karanlıktan Işığa, Ayrılıktan Birliğe NEWROZ!

Bu kadim toprakların Newrozu;
Hallac’ın hakikati haykırdığı,
Nesimi’nin direnişi,
Pir Sultan’ın boyun eğmeyen yolu,
Hacı Bektaş Veli’nin rızalığı,
Yunus’un insanı “can” bilen gönlüdür.

Sevgili canlar;
Yakılan ateşle eritilen demir aynı hakikatin iki yüzü değil midir?
Biri demiri, diğeri zulmü parçalamadı mı?

Newroz; toprağın uyanışı kadar vicdanın uyanışıdır. İnsanın insana yeniden “can diyebilmesidir.

Bu topraklarda Newroz; acıyla yoğrulmuş bir hafıza, umutla yeşeren bir gelecektir.

Bugün Newroz bize şunu hatırlatır:
Kin yerine rızalık, ayrılık yerine birlik, karanlık yerine ışık mümkündür.

Çünkü biliriz ki; kış ne kadar uzun olursa olsun, bahar mutlaka gelir… Yeter ki insan, içindeki baharı unutmamış olsun.

Aşk ile,
Newroz Pîroz Be!

Doğanın her zerresi  bize her yıl aynı gerçeği fısıldar:“Hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.”Bahar geldi…Ve biz biliyo...
17/03/2026

Doğanın her zerresi bize her yıl aynı gerçeği fısıldar:
“Hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.”

Bahar geldi…
Ve biz biliyoruz ki hayat, her şeye rağmen yeniden başlar. Toprak nasıl her yıl yeniden filiz veriyorsa insanın kalbi de umutla yeniden yeşerir.

Nevruz bize şunu hatırlatır:
Karanlık ne kadar uzun olursa olsun
güneş mutlaka doğar.

Bugün dileğimiz büyük ama mümkün: Çocukların güldüğü, insanların yan yana durduğu, barışın kök saldığı bir dünya…

Birlik olalım,
Paylaşarak çoğaltalım.

GARİP DEDE CEMEVİ
Tarih: 21 Mart Cumartesi
Saat: 17:00

Nevroz Piroz Be!

Aşk ile...

“Geçmişi bilmek önemli, geleceği yakalamak akıllıca, ama teknolojiyi takip etmek mecburi.”Garip Dede Cemevimizde, “Gelec...
14/03/2026

“Geçmişi bilmek önemli, geleceği yakalamak akıllıca, ama teknolojiyi takip etmek mecburi.”

Garip Dede Cemevimizde,

“Geleceğin Teknolojilerini Konuşuyoruz,İnsan ve Yapay Zekanın Birleşimi : Teknoloji Evrimi” panelini değerli konuşmacılar ve katılımcılarımızla gerçekleştirdik.

Panelin Moderatörlüğünü yapan Oktay Arslan’a, verdikleri değerli bilgiler için Prof. Dr. Yasin Özçelep’e,
Aylin Satun Olsun’a, Erhan Sevgi’ye ve katılımlarından dolayı tüm canlarımıza teşekkür ederiz.

"Sevgi muhabbet kaynar yanan ocağımızda,Bülbüller şevke gelir gül açar bağımızda,Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanım...
12/03/2026

"Sevgi muhabbet kaynar yanan ocağımızda,
Bülbüller şevke gelir gül açar bağımızda,
Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda,
Aslanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda."

Mazlumun yanında durmak, darda kalana yetişmek, barbarlığın karşısında susmamak, gücü değil hakkı gözetmek; en büyük felsefimizdir.

Garip Dede Cemevimizde canlarımızla Cem olduk.

Güzel niyetlerle, yeryüzünde yapılan her niyaz Hak katında kabul olsun.

Bozatlı Hızır darda zorda kalana yetişsin, cümle canlarımızın yoldaşı olsun.

Address

Fatih Mahallesi, Dışkumsal Göl Kenarı No: 8/B1
Istanbul
34290

Opening Hours

Monday 08:00 - 20:00
Tuesday 08:00 - 20:00
Wednesday 08:00 - 20:00
Thursday 08:00 - 22:00
Friday 08:00 - 20:00
Saturday 08:00 - 20:00
Sunday 08:00 - 20:00

Telephone

0212 541 43 16

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Garip Dede Dergahı Vakfı Alevi Toplumu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share