22/12/2019
DEĞERLİ KONUT VERGİSİ Nedir ?
Yasalaşıp yasalaşmayacağı, Anayasal düzenlememize aykırılığı, adil olup olmadığı meclise geldiği günden itibaren tartışılan “Değerli Konut Vergisi” 07 Aralık 2019 tarih 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’nun içinde yer almıştır.
Bu Kanun’un 30-37 maddeleri arasında düzenlenen ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen 42. ila 49. Maddeleriyle yeni bir vergi türü olarak “Değerli Konut Vergisi” düzenlenmiştir.
Verginin Konusu :
-Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli binalar verginin konusunu oluşturmaktadır. Mesken niteliği bulunmayan (iş yeri, arazi v.b) taşınmazlar bu vergiden muaftır.
-Taşınmazın elde edilme biçiminin de önemi bulunmamaktadır. (Taşınmaz satın alınabileceği gibi, bağış veya miras yoluyla da elde edilebilir.)
-Mesken niteliğinde bulunan bu binaların değeri 5.000.000.TL ve üzeri ise bu taşınmazlar değerli konut vergisine tabidir.
-Taşınmazın değeri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir. Böyle bir değerleme yapılmamış ise vergi matrahının belirlenmesinde bina vergi değeri esas alınır.
-Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek taşınmazın değeri; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır.
-Her sene taşınmazların piyasa değeri ile ilgili olarak yeniden değerlemeler yapılacağından bir önceki yıl 5.000.000. Türk Lirası değere ulaşmayan veya sıralamada bir alt derecede yer alan taşınmaz, değerli konut vergisi kapsamına girebilecek veya vergi oranı artabilecektir.
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen mesken nitelikli taşınmazların değerine http://tasinmazdegerleme.tkgm.gov.tr internet sitesinden ulaşılabilir.
Verginin Oranı
Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan
Değeri; 5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar (Binde 3),
7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar (Binde 6),
10.000.001 TL’yi aşanlar (Binde 10) oranında vergilendirilir.
Verginin Mükellefi:
-Vergi mükellefi, taşınmazın sahibi, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmazda malik gibi tasarruf edenlerlerdir.
-Taşınmaz paylı mülkiyete tabi ise malikler payları oranında, elbirliği ile mülkiyette ise müteselsilen verginin beyan ve ödenmesinden sorumludurlar.
Verginin Beyan Dönemi
-Vergi yıllık olarak beyan, tarh ve tahakkuk olunacaktır.
-5.000.000 TL’lik istisna tutarının aşıldığı yılı takip eden yılın Şubat ayının 20’nci günü sonuna kadar beyanname ile beyan edilir.
-Ödeme iki taksitte yapılır. İlk Şubat ayının sonunda, ikinci taksit ise Ağustos ayı sonunda ödenir.
-Vergi mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki yetkili vergi dairesine ödenir.
İtiraz Süreci:
-Malik, intifa hakkı sahibi ya da (bunlar yoksa) taşınmazda malik gibi tasarruf edenlere Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen bina değeri, usulüne uygun olarak tebliğ edilir.
-Tebliğ edilen bu değer ilgili kişi tarafından kabul edilmez ise tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük itiraz süresi içinde değere itiraz edilmelidir.
-Değer tespitine itiraz Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne veya taşra teşkilatına yapılacaktır.
-Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, yapılan itirazı 15 gün içinde değerlendirerek sonuçlandıracak ve kesinleşen değeri yine ilan ve tebliğ edecektir.
-Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü; itiraz üzerine yapacağı değerlendirmede, itirazı yerinde görmez ise talebi reddedecek, yerinde görürse yeni bir değer belirleyecektir.
-7149 sayılı Kanunun 31. maddesi incelendiğinde; itiraz üzerine verilecek kararda belirtilen bedel “kesinleşen değer” olarak kabul edilecek, dolayısıyla itiraz üzerine ilk tespit edilen bedel üzerinde değişiklik yapıldığı takdirde bu bedel yeniden itiraza tabi olmayacaktır.
-Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün itiraz üzerine vereceği kararın tebliğinden itibaren veya itiraza cevap verilmemesi halinde 15 günlük itiraz inceleme süresinin sonunda bu durum “zımni red” kabul edilerek, mükellef tarafından 30 gün içinde bağlı bulunduğu vergi mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Mükellef, itirazın karara bağlanmasını ilelebet beklediği takdirde haklarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalacaktır.
Değerli konut vergisini ödemekten muafiyet:
- Kamu Kurumları Değerli Konut Vergisinden muaftır. Genel ve özel bütçeli idareleri, belediyelerin ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar muafiyet kapsamındadır.
- Türkiye’de mesken nitelikli tek taşınmaz sahibi olan kişilerden;
- Kendisine bakmakla mükellef kimsesi var olup 18 yaşını doldurmamış kişiler hariç hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler,
- Geliri Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aldıkları aylıktan ibaret bulunan kimseler, (intifa hakkına sahip olunması dahil)
- Elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ve elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar vergiden muaftır.
- Merkezi Türkiye’de bulunmak şartıyla milletlerarası kuruluşların temsilcilikleri ve Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara ait mesken nitelikli taşınmazlar vergiden muaftır.
- Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar vergiden muaftır.
- Arsa karşılığı inşaat işlerinde taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlarda vergiden muaftır.
Vergiden muaf olan taşınmazların kiraya verilmesi veya sair suretle kullanılması vergiden muaf olmaya engeldir.
Yasanın hukuki açıdan değerlendirilmesi.
Bu düzenleme Anayasa’nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırıdır.
Düzenleme yapılırken hukuk devleti, eşitlik ve mali güce göre vergi ilkeleri ihlal edilmiştir.
Anayasa 2.maddesi ve 10.maddesine göresi;
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Bu yasa ile Anayasanın bu ilkesi zedelenmiştir.
Çünkü;
-“Değerli Konut Vergisi” henüz yasalaşmadan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından taşınmazların değerinin tespit edilmesi hukuka aykırıdır.
-Taşınmazların değerlerinin ne şekilde hangi kriterler esas alınarak düzenlendiği ve hangi bilimsel çalışmaların yapıldığı belirsizdir.
-Türkiye genelinde değerleme çalışmaları bitmeden yeni yıl öncesi hızla bu tebligatların gönderilmesi de eşitlik ilkesine aykırıdır.
-Sadece mesken niteliğindeki taşınmazlar için yapılan bu düzenleme bu yönüyle de Anayasal düzenlemeye aykırıdır.
- 5.000.000. TL değerinde ev sahibi olan bu vergiyi öderken, 5.000.000. TL değerinde iş yeri veya arazi sahibi olanlar bu vergiden muaf olacaktır bu durum Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır..
-Yine iki adet 2.500.000.TL’lık konut sahibi (toplamda 5.000.000.TL) olanlar da bu vergiden muaf olacaktır.
-5.000.000.TL konut niteliğindeki taşınmaza 5 kişinin sahip olduğu varsayımında; kişi başı 1.000.000.TL varlığa sahip olan bu verginin mükellefi olurken 4.950.000.TL’lik konuta sahip bir kişi bu verginin mükellefi olmayacaktır.
Bu örneleri çoğaltmak mümkündür.
Kanun Anayasanın 73.maddesine de aykırıdır. Anayasa 73/1 maddesinde herkesin mali gücü oranında vergi ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Vergide eşitlik ilkesinin uygulanabilir hali verginin mali güce göre alınmasıdır.
-Vergi düzenlenirken subjektif kriterden hareket edilmiş ve tek bir servet değeri esas alınmıştır.
- 5.000.000.TL değere sahip tüm konut sahipleri (paylı olsun olmasın) bu verginin mahatabıdır.
- 20.000.000.TL değerinde 5 adet konutu olan kişi ise bu verginin muhatabı olmayacaktır.
Bu durum vergide eşitlik ilkesine tamamen aykırı bir durumdur.
-“Değerli Konut Vergisi ” çifte vergilendirme yasağını da ihlal etmektedir.
Çünkü 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanuna göre taşınmaz sahipleri her yıl emlak vergisi ödemektedir. Bu kanunla getirilen düzenleme ile mesken nitelikli değeri 5.000.000.TL ve üzeri değere sahip mesken sahipleri, emlak vergisine ek olarak ayrıca değerli konut vergisi ödemekle de yükümlü olacaktır.
- Görüleceği üzere mükellef aynı konut için, aynı amaca yönelik olarak “Emlak Vergisi” ve “Değerli Konut Vergisi” adı altında iki ayrı vergi ödemek zorundadır.
Muafiyet Yönünden Hukuka Aykırılık:
Son olarak 18 yaşından küçük olup evebeynleri tarafından bakım ve gözetimi yapılan ve kendisine ait bir geliri bulunmayan çocuk, vergi mükellefi olarak bu vergiyi ödemek zorundadır.
Ebeveynlerinden birini kaybetmek suretiyle bu varlığa sahip bulunan çocuğa bakım borcu olan diğer ebeveyn emeklilik dışı 5.000.TL gelire sahip ise hem kendi vergisini, hem de küçük çocuğun vergisini ödemekle mükellef olacaktır.
Bu durum da Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olup muafiyet şartlarının da yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu yasaya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine başvurulacağı şüphesizdir. Ancak yasa hızlı bir şekilde uygulamaya konup, ilgililere tebligatlar başlamıştır. Şu an yürürlükte bulunan bu yasa ile ilgili verginin tarafı olan değerli konut sahiplerine yazımız ile katkı sağlamak istedik.
Saygılarımızla