Otonom Yayıncılık

Otonom Yayıncılık Neşe direnişin kahkasıdır! Otonom Yayıncılık hakkında...
Otonom yayıncılık 2002 yılında kuruldu. Temel çıkış noktalarımız bunlar.

Bir yayınevi kurma ihtiyacını örgütleyen süreç, kapitalizmin küresel iktidar işleyişinin tüm yaşamımıza egemen olduğu günümüzde, bu iktidar işleyişinin anlaşılması ve anlatılması, dolayısıyla tüm yönleriyle kavranması yönündeki arayışımız oldu. Bu arayış aynı zamanda bir varlığın oluşturulması ve bu oluşturmanın kuruculuğunun toplumsallaştırılması zemininde yayınevinde somutlaştı. Hem yayınevinin

işleyişinde hem de yaşamla kurduğumuz tüm ilişki alanlarında bir özgürleşme felsefesinin ve pratiğinin kurucu nüvelerini oluşturabilecek birikimin açığa çıkarılması temel çıkış noktamız. Özgürleşme felsefesinin ve pratiğinin kurulmasının ise dünya toplumlarına ait olan tüm devrimci ve sorgulayıcı kuram ve deneyimlerin tarihsel sürekliliğini anlamlandırabilecek ve içinde bulunduğumuz tarihsel sürecin bu anlamlandırma üzerinden okunmasını sağlayabilecek bir düşünme çabasına açık olma ile mümkün olduğunu biliyoruz. Bu yüzden yüzümüzü günümüzde yürütülen politik, felsefi ve toplumsal tartışmaların kuramsal taşıyıcılarına döndüğümüz kadar, bize miras kalan fakat unutturulmuş olan veya tavan arasına atarak kendimize unutturduğumuz tartışmalara da dönmemiz gerektiğini hissediyoruz. Dolayısıyla örneğin Negri ve Hardt’ın imparatorluk kavramının Lenin’in, Buharin’in ve Rosa’nın emperyalizm kavramı yeniden masaya yatırılmadan yeterince kavranabileceğini veya Hegel felsefesi temel alınarak yürütülen tüm kuramsal tartışmaların Spinoza felsefesi ile çarpıştırılmadan ön açıcı bir tartışmayı örgütleyebileceğini sanmıyoruz. Bu çıkış noktalarının somutlaştırılması, tüm zamanların ve mekanların içinden geçerek yürüyebileceğimiz bir patika oluşturmak. Bu yüzden coğrafi sınırları ve zamansal kısıtları aşarak hem dünyaya hem de geçmişi ve geleceği içinde taşıyan şimdiye odaklanmak durumundayız. Yayınlamayı hedeflediğimiz kitaplara dair tercihimiz asıl olarak insanlığın tüm düşünsel ve pratik birikimlerinin zenginliğinin ve çeşitliğinin içerilmesi yönünde. Bu sorumlulukla yola çıktık ve bu sorumluluk kendi varlığımızı kuracağımız, içinde vazgeçmenin olmadığı bir özgürleşme süreci.

🎙️"Öz savunmayı yalnızca bireysel değil kolektif bir şey olarak da düşünmeliyiz. Öz savunma sadece bana saldıran birine ...
06/06/2026

🎙️"Öz savunmayı yalnızca bireysel değil kolektif bir şey olarak da düşünmeliyiz. Öz savunma sadece bana saldıran birine karşı kendimi savunmam demek değil. Öz savunma politik ve kolektif bir şey. Hem kendi bedenimi değil hem de kadınların haysiyetini, sokakta olma, her ne yapmak istiyorlarsa onu yapma haklarını savunmanın da bir yolu.”

Eva Prodüksiyon'dan Beste Argat Balcı'nın Irene ile yaptığı söyleşiyi izlemek için bio'daki YouTube kanalımıza bakabilirsiniz.

🌀Yeni Kitap!Tatlı Hayatın KıyısındaDostluk, Göç ve Birbirine TutunmakYazar: Mustafa DemirtaşDüşünün ki bir saha araştırm...
19/05/2026

🌀Yeni Kitap!

Tatlı Hayatın Kıyısında

Dostluk, Göç ve Birbirine Tutunmak

Yazar: Mustafa Demirtaş

Düşünün ki bir saha araştırması, bulacağı yanıtlardan çok karşısına çıkacak yeni sorularla ilgileniyor. Düşünün ki bu saha, araştırmanın kendi yolculuğu başlamadan önce aslında yoktu. Çünkü bu araştırmada sahanın sınırları, soru sorma tekelini elinde tuttuğu varsayılan araştırmacıdan ziyade, bizzat soruların muhatapları tarafından çiziliyor. Bu kitap, göçmenliğe dair düşünme biçimlerimizi demokratikleştirmekle işe başlıyor.

Şimdi dostluk, göçmenlik tecrübesine sonradan eklenmiş bir kavramsal çerçeve değil sadece. Göçmenlik de dostluğu anlama ve yorumlamanın bir pratiği. Küresel bir tehdit, en iyi ihtimalle bir entegrasyon ya da uyum meselesi olarak sunulsa da göçün bir gündelik hayatı var. Ve ahlaki bir erdemden ibaretmiş gibi, genellikle güç ilişkilerinden kopuk bir biçimde düşünülse de dostluğun aslında bir siyaseti var. O yüzden bu kitabın soruları başka.

Göçmenlerin gözünde dost kimdir? Arkadaştan farkı nedir? Akrabadan yeğ midir? Benzerlikten mi doğar dostluk, farklılıktan mı? Yerliler gibi olmadan da onlarla dost olabilirler mi? Dostluğun her şeye gücü yeter mi? Ya dostluktaki dayanışmanın hiçbir açık talebi yoksa? Birbirimize tutunmadan birlikte yaşayabilir miyiz ki?

📣 Panayır Aras'ında son gün!Bu güzel pazarı nadide çalışmalarla; bağımsız, butik yayınevlerinin kitaplarıyla geçirmek is...
17/05/2026

📣 Panayır Aras'ında son gün!

Bu güzel pazarı nadide çalışmalarla; bağımsız, butik yayınevlerinin kitaplarıyla geçirmek isteyenleri Aras Yayıncılık'ın Beyoğlu'ndaki ofisinde düzenleneb Panayır'a bekleriz!

📣Bu Cuma, Cumartesi ve PazarPanayır Aras'ındayız!Aras Yayınları'nın davetiyle kurulan Panayır'da kitaplarımızla yer alıp...
13/05/2026

📣Bu Cuma, Cumartesi ve Pazar
Panayır Aras'ındayız!

Aras Yayınları'nın davetiyle kurulan Panayır'da kitaplarımızla yer alıp yayıncı ve okur dostlarımızla buluşmanın heyecanı içindeyiz.

3 gün sürecek ve 12.00-18.00 saatleri arasında gercekleşecek panayırımızın ev sahibi 'a teşekkürlerimizle ☀️

📍İstiklal Cad. Hıdivyal Palas No: 231 Kat 1 Tünel-Beyoğlu

Cadılar Mikrofona Geçince ⌨️Ceyhan Usanmaz Yoko Ono, 1970 tarihli albümünde çok net olarak ifade etmişti: “Yes, I'm a Wi...
05/05/2026

Cadılar Mikrofona Geçince
⌨️Ceyhan Usanmaz

Yoko Ono, 1970 tarihli albümünde çok net olarak ifade etmişti: “Yes, I'm a Witch.” Ancak burada elbette Yoko Ono’nun yapmak istediği, sihirli güçlere bir çağrı değildi; onu bir anlamda susturmak için kullanılan şeyi, kendi gücünün sembolü haline getiriyordu hiç kuşkusuz. İşte Paula Ringer da, bu basit görünen cümledeki anlamı daha da derinleştiriyor kitabında.

Yazının tamamı için 👇🏽https://apacikradyo.com.tr/editorden/cadilar-mikrofona-gecince

🌹Yeni yazı!"Kollontay: Aileyi Sökmek, Aşkı Yeniden Örmek" kitabı, Aleksandra Kollontay’ın devrimci feminist düşüncesini ...
04/05/2026

🌹Yeni yazı!

"Kollontay: Aileyi Sökmek, Aşkı Yeniden Örmek" kitabı, Aleksandra Kollontay’ın devrimci feminist düşüncesini tarihsel ve politik bağlamı içinde yeniden ele alan bir düşünce biyografisidir. Olga Bronnikova ve Matthieu Renault’nun kaleme aldığı eser, Kollontay’ı hukukî eşitlik taleplerinin dar çerçevesine hapsetmeden; aileyi, aşkı, cinselliği ve gündelik hayatı kökten dönüştürmeyi hedefleyen radikal ufkuyla ele alıyor. Bu kitap Kollontay’ın yaşamına ve mücadelesine dair bir güzelleme olmaktan öte, geçmişle ve geçmişten gelen yüklerimizle eleştirel bir hesaplaşmayı da içeriyor."

Yazının devamı için: https://kadineserleri.org

Bazı kitapları okurken yanından geçersiniz, bazılarının da içinden geçersiniz. İçinden geçtiğiniz kitaplar, sizin yolcul...
02/05/2026

Bazı kitapları okurken yanından geçersiniz, bazılarının da içinden geçersiniz. İçinden geçtiğiniz kitaplar, sizin yolculuğunuzdur, sözcükleri, cümleleri, kavramları yanınızdan akıp gitmez, onlarla hemhal olursunuz, durdurursunuz, sorular sorarsınız, konuşarak dost olursunuz.
Dost olacağınız kitapları bulmanız umuduyla!

📣Emeğin şenliğine davet!

Mayıs ayı boyunca tüm kitaplarımızı shopier sayfamızdan ve yayınevimizden %40 indirimle temin edebilirsiniz.
Üstelik kitap setlerimizde de %50 indirim mevcut.

Kitapları incelemek isteyenler web sitemize uğrayabilirler.

Yaşasın emeğin yoldaşlığı!Yaşasın 1 Mayıs!Bijî Yek Gulan!
01/05/2026

Yaşasın emeğin yoldaşlığı!
Yaşasın 1 Mayıs!
Bijî Yek Gulan!

📣 YENİ KİTAP!!!New York Komünü: Herkese Her Şey2052-2072 yılları arasında yürütülen sözlü tarih çalışmasıYazarlar: M. E....
27/04/2026

📣 YENİ KİTAP!!!

New York Komünü: Herkese Her Şey
2052-2072 yılları arasında yürütülen sözlü tarih çalışması

Yazarlar: M. E. O’Brian ve Eman Abdelhadi
Çev. Melis İnan
Dünyanın Yerlileri Dizisi

Bir kitap hem ütopya hem sözlü tarih olabilir mi? Hem bilimkurgu hem manifesto? Hem geçmiş hem gelecek? Hem hayal hem gerçek?

New York Komünü: Herkese Her Şey, tam da böyle bir kitap. Gündelik hayatın ve gündemin sınırlarını zorluyor, bütün mümkünlerin kıyısında olduğumuzu hatırlatıyor.

Yıl 2072. Savaşların, ekonomik çöküşlerin, iklim felaketlerinin ve kıtlıkların ardından dünyanın dört bir yanında totaliter rejimlere kaşı ayaklanmalar patlak verir. Devletler çözülür, ordular dağılır, hapishaneler ve toplama kampları kapanır. Para ve ücretli emek ortadan kalkar, çekirdek aile ilga olur. Kapitalizmin yarattığı yıkımın küllerinden doğan komünlerde insanlar, yaşamı, ilişkileri, yeryüzünü, hatta uzayı baştan kurmaya girişir.

Bu kitap o dünyanın içinden konuşuyor. Hemşireler, DJ’ler, militanlar, seks işçileri, Yerli halklar, gençler, mülteciler… Devrimin hem kurucusu hem tanığı olanların sesleriyle yazılan bir sözlü tarih çalışması bu. Bir gelecek tasviri olduğu kadar bir pusula: Hayal gücü iktidara!

Dünyayı yeniden yaratabileceğini hissedenlere. Ütopiklere ve hayalperestlere. Çünkü bizim hayallerimiz sanıldığından daha gerçek, gelecekten daha yakın.

01/01/2026

#2026 ☃️📚🐻

Address

Firuzağa Mh. Çukurcuma Caddesi Yazıcı Çıkmazı N:2 Beyoğlu
Istanbul
34425

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Otonom Yayıncılık posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Otonom Yayıncılık:

Share