Alpaydın Hukuk & Arabuluculuk & Danışmanlık Bürosu

Alpaydın Hukuk & Arabuluculuk & Danışmanlık Bürosu Alpaydın Hukuk & Arabuluculuk & Danışmanlık Bürosu
www.lokmanalpaydin.com

04/06/2026

Süresiz nafakada son durum!!!

21/03/2026

12. Yargı Paketinde neler olacak?
1. "Etki Ajanlığı" Düzenlemesi (En Çok Tartışılan Madde)
Türk Ceza Kanunu’na (TCK) eklenecek yeni bir madde ile "devletin güvenliği veya siyasal yararları aleyhine başka bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları doğrultusunda" faaliyet yürütenlere yönelik hapis cezası öngörülüyor. Bu madde, klasik casusluk tanımının dışındaki faaliyetleri hedef alıyor.
2. İnfaz Düzenlemesi ve "Cezasızlık Algısı"
Kamuoyunda infaz sistemine yönelik eleştirileri gidermek amacıyla:
Denetimli Serbestlik: Hükümlülerin cezaevine girer girmez tahliye olmasının (yatarı olmayan cezalar) önüne geçilmesi planlanıyor.
Koşullu Salıverilme: Belirli suçlarda (özellikle toplum huzurunu bozanlar) kapalı cezaevinde kalma süresinin artırılması gündemde.
3. Noterlik Kanunu Değişiklikleri
Dijitalleşme: Noterlik işlemlerinin bir kısmının dijital ortamda yapılmasına olanak tanınacak.
Çalışma Saatleri: Noterlerin çalışma saatleri ve hafta sonu nöbetçi noter uygulamasına dair esneklikler getirilmesi bekleniyor.
Emanet Hesap: Araç satışı gibi işlemlerde güvenli ödeme sistemlerinin kapsamı genişletilebilir.
4. Kadınların Soyadı Düzenlemesi
AYM'nin iptal kararı sonrası, kadınların evlendikten sonra sadece kendi bekarlık soyadlarını kullanabilmelerine ilişkin yasal boşluğun bu paketle netleştirilmesi (veya sınırlandırılması) bekleniyor.
5. Casusluk Suçları ile Mücadele
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarının kapsamı, siber dünya ve modern istihbarat yöntemleri göz önüne alınarak yeniden tanımlanacak.
6. Hakaret Suçlarında Değişiklik
Özellikle sosyal medya üzerinden işlenen "sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret" suçunun kapsamı ve uzlaşma usullerinde, yargının yükünü hafifletecek yeni düzenlemeler (ön ödeme veya farklı usuller) yapılabilir.
7. Yargı Süreçlerinin Hızlandırılması
Hukuk fakültesi mezunlarının girdiği İdari Yargı Ön Sınavı ve Adli Yargı Sınavı’na dair teknik güncellemeler.
Bazı davalarda "Basitleştirilmiş Yargılama Usulü"nün kapsamının genişleti

20/03/2026

"Bayramın ilk günü... Bir yanımız neşe, bir yanımız memleket meseleleri. 🍬
​Sofralarımızda huzur, adliye koridorlarında adalet, sınırlarımızın ötesinde ise artık barış istiyoruz. Siyasetin sert dilinden uzak, vicdanın ve hukukun sesinin yükseldiği, Orta Doğu’da çocukların bomba sesleriyle değil, bayram neşesiyle uyandığı bir dünya hayal değil.
Gerçek bayramlara ulaşmak dileğiyle. 🌙✨"

12/03/2026

📢 Dolandırıcılık Suçlarında "Uzlaşma" Değil, "Etkin Çözüm" Şart!
Dostlar merhaba, bugün sizlerle Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesini, yani Nitelikli Dolandırıcılık suçunu ve bu suçun neden "uzlaşma" kapsamına alınmaması gerektiğini, yerine ne gelmesi gerektiğini konuştuk.

🔍 Mevcut Sorun Ne?
Şu anki sistemde, eğer dolandırıcılık suçları uzlaşmaya tabi olursa iki büyük riskle karşılaşıyoruz:

Mağdur İstismarı: Mağdur, uğradığı 10.000 TL'lik zarara karşılık, uzlaşma masasında "Fırsat bu fırsat" diyerek 300.000 TL talep edebiliyor. Bu durum adaleti bir pazarlık masasına meze ediyor.

Gerçek Dolandırıcıların Serbest Kalması: Profesyonel dolandırıcılar, çaldıkları paranın bir kısmını geri verip dosyayı kapatarak adeta "yoluna devam etme bileti" alıyorlar. Bu da suçun caydırıcılığını sıfırlıyor.

✅ Önerdiğim Yeni Model: "Tazmin Şartlı HAGB"
Videoda detaylandırdığım çözüm önerim şu: Yeni bir suç tipi veya özel bir infaz düzenlemesi ihdas edilmeli.

Pazarlık Yok, Adalet Var: Fail, mağdurun gerçek zararını kuruşu kuruşuna gidermek zorunda kalmalı. Ancak bu, dosyanın tamamen kapanması (uzlaşma) anlamına gelmemeli.

HAGB Mekanizması: Zararı gideren fail hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmeli.

Denetim Süreci: Kişi 5 yıl boyunca en ufak bir suç dahi işleyemez. İşlerse, hem eski cezası hem yeni cezası birleşir. Böylece fail, sistemin dışına itilmek yerine "kontrollü bir dürüstlüğe" zorlanır.

💡 Bu Sistem Neyi Değiştirir?
Mağdur parasını hızlıca geri alır, yıllarca süren mahkemeleri beklemez.

Yargı yükü hafifler, ancak suçlu "aklanmış" sayılmaz; sicilinde (HAGB olarak) bir kılıç gibi sallanmaya devam eder.

Toplum vicdanı rahatlar; çünkü suçlu, parayı verip elini kolunu sallayarak kurtulamaz, denetim altına alınır.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Hukuk sistemi suçluyu ıslah mı etmeli yoksa sadece cezalandırmalı mı? Yorumlarda tartışalım! 👇

HAGB YasaÖnerisi

19/02/2026

Gündem Magazin mi, Yoksa Gerçek Bir Mücadele mi? 👇
​Son günlerde medyaya yansıyan "ünlü operasyonları" hepimizin malumu. Kameralar eşliğinde yapılan baskınlar, kelepçeli magazin figürleri ve manşetler... Peki, bu tablo uyuşturucu sorununun neresinde duruyor?
​Uyuşturucuyla mücadeleyi sadece "kullanıcı" üzerinden yürütmek, bataklığı kurutmak yerine sivrisinek kovalamaktan farksızdır. Bir ünlünün veya bir bağımlının yakalanması, bu zehrin sokaklara akışını durdurmuyor. Asıl odaklanılması gereken nokta, bu zehrin giriş yollarıdır.
​🔍 Gerçek Sorular:
​Tonlarca uyuşturucu limanlardan, sınırlardan nasıl geçebiliyor?
​Sokaktaki torbacının arkasındaki devasa finansal ağ ve "baronlar" neden magazin haberleri kadar gündem olmuyor?
​Kullanıcıyı cezalandırmak bir sosyal temizlik gibi görünse de, tedarik zinciri kırılmadığı sürece her gün yeni bir kurban sisteme dahil olmaya devam edecek.
​Sonuç olarak; Adalet, sadece vitrindekilere değil, mutfaktaki büyük organizatörlere ulaştığında tecelli eder. Toplumu korumak istiyorsak, operasyonun yönünü "tüketici"den "ithalatçı ve dağıtıcıya" çevirmek zorundayız. Aksi takdirde biz sadece bir sonraki operasyonun reytingini bekleyen izleyiciler olarak kalırız.

17/02/2026

Artık "Geçici Çözümler" Değil, Kalıcı ve Şeffaf Bir Adalet İstiyoruz! ⚖️
​Türkiye’de infaz sistemi, son yıllarda adeta bir "istisnalar rejimi" haline geldi. Sürekli çıkarılan geçici düzenlemeler, infaz paketleri ve örtülü aflar; hukukun en temel ilkelerinden olan "öngörülebilirlik" ve "adalet" duygusunu ciddi şekilde zedeliyor.
​Peki, neden her birkaç yılda bir "düzenleme" yapma ihtiyacı duyuyoruz? Çünkü sistemin kendisi artık yamalı bir bohçaya dönüştü. Bu durum; mağdurun adalete olan güvenini sarsarken, hükümlünün de topluma kazandırılması sürecini belirsizliğe itiyor.
​Bu videomda; kişilere veya dönemlere göre değişmeyen, "Kalıcı, Şeffaf ve Eşit" bir infaz rejiminin neden zorunlu olduğunu anlattım.
​Neyi Savunuyoruz?
​Kalıcılık: Siyasi konjonktüre veya cezaevlerindeki yoğunluğa göre değişen değil, on yıllarca uygulanabilecek sağlam bir kanuni altyapı.
​Şeffaflık: Bir suçun cezası neyse, o cezanın ne kadarının kapalıda, ne kadarının açıkta geçeceği ve denetimli serbestlik şartları herkes için net olmalı. Kimse "acaba yine bir paket çıkar mı?" diye beklememeli.
​Eşitlik: Suç türleri arasında kamu vicdanını yaralayan, eşitlik ilkesine aykırı infaz farkları ortadan kaldırılmalı.
​Uygulanabilirlik: Kağıt üzerinde kalan değil, suçluyu gerçekten ıslah eden ve topluma hazırlayan modern bir takip sistemi.
​Adalet, konjonktürel bir "pazarlık" konusu olamaz. Toplumsal huzur için hukukta standart, uygulamada ise ciddiyet şarttır.
​Sizce sürekli çıkan bu düzenlemeler toplumdaki suç oranlarını nasıl etkiliyor? Adalet sistemine güveninizi sarsıyor mu? Yorumlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum. 👇

16/02/2026

Almanya'dan gelen sorular ve cevapları.

13/02/2026

🛑 Denetimli Serbestlikte Yurt Dışı Mağduriyeti: Bir Çözüm Önerisi
​Denetimli serbestlik yasası, kişinin topluma kazandırılmasını hedeflerken; mevcut uygulamadaki bazı teknik eksiklikler, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için ciddi bir hak mağduriyetine dönüşüyor.
​🔍 Temel Sorun Nedir?
​Şu anki sistemde, denetimli serbestliğe ayrılan bir kişi:
​Yurt dışındaki işine dönemiyor.
​Aile düzeni bozuluyor.
​Yurt dışı konsolosluklarında imza atma imkanı tanınmadığı için Türkiye’de hapsolmuş durumda kalıyor.
​Bu durum, kişinin cezalandırılmasından ziyade, ekonomik ve sosyal hayatının tamamen bitirilmesi anlamına geliyor. Oysa gelişen teknoloji ve uluslararası hukuk protokolleri bu sorunu aşmak için yeterli.
​💡 Çözüm Önerilerimiz
​Videonun detaylarında bahsettiğim çözüm yolları şunlardır:
​Konsolosluk Entegrasyonu: Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı arasında yapılacak bir protokol ile denetimli serbestlik imzalarının bulunulan ülkedeki Türk Konsolosluklarında atılabilmesi.
​Dijital Denetim (Biyometrik Doğrulama): Fiziki imza yerine, mobil uygulamalar üzerinden yüz tanıma veya parmak izi gibi biyometrik verilerle (e-Devlet entegrasyonlu) denetim imkanı sağlanması.
​Teminat Karşılığı İzin: Yurt dışında düzeni olan kişiler için belirli bir teminat veya güvence karşılığında denetim süresini yurt dışında geçirme hakkı tanınması.
​⚖️ Sonuç
​Denetimli serbestlik bir "hapis" türü değil, topluma uyum sürecidir. Kişinin toplumdan ve işinden koparılması, bu kurumun amacına aykırıdır. Mağduriyetlerin giderilmesi için yasal bir düzenleme şart!
​ Konsolosluk

11/02/2026

TCK 53 Kıskacında Ehliyet Sorunu: Denetimli Serbestlikte "Hak Mahrumiyeti" Son Bulmalı! ⚖🚗
​Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi, kişinin kasten işlemiş olduğu bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak bazı haklardan yoksun bırakılmasını öngörür. Ancak günümüzde bu madde, denetimli serbestlik sürecindeki bireyler için adeta bir "ikinci cezalandırma" mekanizmasına dönüşmüş durumda.
​Bu videoda, TCK 53 kapsamında ehliyetine el konulan veya ehliyetini geri alamayan mahkumların yaşadığı hukuki ve sosyal çıkmazı; neden "Memnu Hakların İadesi" (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) sürecinin ehliyet için bu kadar katı uygulanmaması gerektiğini masaya yatırıyoruz.
​🔍 TCK 53 ve Ehliyet Çıkmazı: Neleri Değiştirmeliyiz?
​TCK 53/1-e Maddesi Üzerine: İlgili madde, bir hak veya yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlarda bu hakkın kullanılmasının yasaklanmasını içerir. Peki, suçla doğrudan ilgisi olmayan bir durumda neden ehliyet "memnu hak" muamelesi görüyor?
​İnfazın Amacı ve Çelişki: İnfazın temel amacı kişiyi ıslah etmek ve topluma kazandırmaktır. Bir bireyin elinden ulaşım kartını, yani ehliyetini almak; onun işe gitmesini, ailesini geçindirmesini ve dolayısıyla dürüst bir hayat sürmesini engellemek değil midir?
​Adli Sicil ve Engel: Denetimli serbestlik devam ederken "iyi halli" olduğu kabul edilen bireyin, ehliyet gibi hayati bir araçtan mahrum bırakılması, anayasal bir hak olan Çalışma Hürriyeti (Madde 48) ile çelişmektedir.
​Yasal Boşluk: Mevcut uygulamada mahkemelerin takdir yetkisi ve denetimli serbestlik müdürlüklerinin uygulamaları arasındaki farklar, binlerce kişiyi mağdur ediyor.
​💡 Çözüm Önerimiz:
​Ehliyet, kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı bir hak olmanın ötesinde, günümüz ekonomik şartlarında bir üretim aracıdır. Bu nedenle:
​Suçun işlenmesinde araç olarak kullanılmayan ehliyetler, denetimli serbestlik aşamasında derhal iade edilmelidir.
​"Memnu hakların iadesi" süreci beklenmeksizin, denetim süresince "çalışma iznine bağlı ehliyet kullanımı" gibi ara formüller geliştirilmelidir.
​Unutmayalım: Bir insanın direksiyon başına geçmesini engellemek, onun topluma dönme yolundaki en büyük engeli teşkil edebilir.

10/02/2026

Av. Lokman ALPAYDIN
Nafaka bir hak mı, yoksa bitmeyen bir borç mu? ⚖️

Türkiye’de binlerce kişiyi ilgilendiren süresiz nafaka meselesini konuştuk. Mevcut sistemde hem ödeyen taraf yeni bir hayat kurmakta zorlanıyor, hem de alan taraf ekonomik bağımlılıktan kurtulamıyor.

Sizce nafaka süreli mi olmalı?

✅ 1 yıl evlilik, 30 yıl nafaka adaletsizliği nasıl çözülür? ✅ Kadınların istihdamı nafakadan daha mı önemli? ✅ Devletin bu süreçteki sorumluluğu ne?

Nafaka bir intikam aracı değil, bir köprü olmalı. Sosyal devlet ilkesiyle bu sorunu kökten çözebiliriz.
Süresiz nafaka tartışmalarında iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Ancak çözüm sadece "kesmek" değil, "güçlendirmekten" geçiyor. İş garantisi, ücretsiz kreş ve devlet güvencesindeki bir nafaka fonu ile bu düğüm çözülebilir. 📜✨

Address

Osmaniye Mahallesi Kireçocağı Sk. Hayriye Apt. No:18 D:9 Bakırköy/Istanbul
Istanbul
34146

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Alpaydın Hukuk & Arabuluculuk & Danışmanlık Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Alpaydın Hukuk & Arabuluculuk & Danışmanlık Bürosu:

Share