TEMEL HUKUK BÜROSU

TEMEL HUKUK BÜROSU TEMEL HUKUK BÜROSU'nun iletişim bilgilerinin yer aldığı ve güncel hukuki konularla ilgili payl

Bu sayfa ve verilen linkteki internet sitemiz sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu sayfalarda yer alan konu, açıklama ve bilgiler Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanan Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak tasarlanmıştır. Sitede bulunan hiç bir bilgi hukuki tavsiye niteliğinde olmadığı gibi avukat-müvekkil ilişkisi de yaratmaz. Bu nedenle izleyiciler bir avukattan gör

üş almadan sitede yer alan bilgilere göre hareket etmemelidirler. Büromuz bu sayfalarda paylaşılan bilgilerin içeriğinden veya izleyicilerin bu internet sitesine dayanarak gerçekleştirdiği fillerden dolayı sorumluluk kabul etmeyecektir.

Sanırım bu tip görüntüler artık  tarih oluyor. İcra Daireleri 01.02.2021 tarihi itibarı ile Elektronik İcra Dosyası sist...
03/02/2021

Sanırım bu tip görüntüler artık tarih oluyor. İcra Daireleri 01.02.2021 tarihi itibarı ile Elektronik İcra Dosyası sistemine geçiyor. Uygulama yerleştiğinde İcra Dairelerinde fiziki dosya bulunmayacak. Artık raflardan, arşivden dosya arama, dosya çıkarmak için günlerce bekleme derdi sona erecek. İcra Dairelerinin en büyük problemi olan fiziki dosyaların muhafaza edileceği yer sorunu da ortadan kalkıyor. Emeği geçenlere en içten teşekkürlerimi sunarım.
Ayrıntılı bilgi için : https://www.istanbulbarosu.org.tr/HaberDetay.aspx?ID=16178&Desc=Adalet-Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1n-%C4%B0cra-Dairelerinde-Elektronik-%C4%B0cra-Dosya-Sistemine-Ge%C3%A7ildi%C4%9Fine-%C4%B0li%C5%9Fkin-Duyurusu

05/04/2018

Aşağıdaki metin bir dostumdan geldi. Yazarını bulamadım. Bilgi alabilirsem eklerim. Alamazsam hakkını helal etsin.

"Türkiye’de Avukatlık,

Satrancı zar atarak oynamaktır. Birileri düşeş attığında; stratejinin, tecrübenin, bilginin hiçbir öneminin kalmaması, vezirsiz, kalesiz filsiz mücadele etmeye çalışmaktır.
Arada kalmama mücadelesidir; hukukla müvekkilin, müvekkilinle vicdanın, vicdanınla hukuk arasında sıkışıp kalmamak için çabalayıp durmaktır.
Mesleğini sorgulayıp, sonra ona yeniden daha kuvvetle inanmaktır.
“Olursa Allah’tan olmazsa avukattan” anlayışına gülüp geçmektir.
İğneyle kuyu kazmaktır.

Türkiye’de Avukatlık,
Cehennem sıcağını bir kova suyla serinletme çabasıdır.
Soğuğu iliklerine kadar hissetmene rağmen tebessüm edebilmektir.
Savunmayı savunmaktır.
Bir yandan kafa tutmak, diğer yandan sakinliğini koruyabilmektir.
Oradan oraya dama taşı gibi koşturmak, hep bir yerlere yetişme telaşıdır, zamanla yarışmaktır.
Müvekkilin garip beklentileriyle karşı karşıya kalmaktır.

Türkiye’de Avukatlık,
Korku eşiğini aşma becerisidir.
Kanun Hükminde Kararnameler ve Çorba Kanunlar’ın yarattığı sisli alacakaranlıkta yolunu bulabilme gayretidir.
Sapla samanı ayırabilme yetisidir.
Öz saygını yitirmemektir.
Mücadeledir, mücadelenin ta kendisidir.

Türkiye’de Avukatlık,
Hukuk adına ne öğrendiysek hepsinin tersinin gerçekleşmekte olduğuna kahrolarak şahit olmaktır.
Tahammül sınırlarının zorlanmasıdır.
Torpil, kayırma, adamını bilme, adamını bulma, çıkar, alavere - dalavere, riya, yalancılık, yalakalık içinden alnı ak çıkabilme mucizesidir.
Haklı olduğun bir konuda hakkını alamamanın, hatta arayamamanın verdiği ızdıraptır.
Kimi zaman yok sayıldığın bir toplumda var olma mücadelesi vermektir.

Türkiye’de Avukatlık,
Her şeyin çözümünün hukukta olduğunu bıkmadan usanmadan anlatabilme dirayetidir.
Eğer biraz cesurca konuşacaksan olacakları önceden göze alabilmektir.
Sabretmek, sabretmek sonra gene sabretmektir.
Ümidini yitirmeme terbiyesidir.
“Bu da geçer yahu!” yu her bir hücrende tek tek hissetmektir.

Türkiye’de Avukatlık
Bezmemek sanatıdır.
Her şeye rağmen hukuka sarılmak inadıdır.
Mesleğine sahip çıkmaktır.
Adalet Nöbetidir, Cumhuriyet Mitingidir, Adalet Yürüyüşüdür.
Adliyelerde yerlerde sürüklenmektir, biber gazıdır.

Türkiye’de Avukatlık,
Emek vermek, sonra verdiğin emeğin karşılığını alabilmek için bir o kadar daha emek vermektir.
Tüm mevzuatı, tüm uygulamayı satır satır bilmen gerektiği varsayımına muhatap olmaktır.
Sebat, dirayet ve cesarettir.
Ağaç olmadan ahşap ev yapmaya çalışmak, su olmadan çiçek yetiştirmek gibi bir şeydir.....

Hepsinden önemlisi Türkiye’de Avukatlık,Anıtkabir ziyaretidir.

TÜRKİYE’DE AVUKATLIK LAYIĞIYLA YAPILDIĞINDA, RAHATSIZ EDER, KORKUTUR, CAYDIRIR, CESARETLENDİRİR VE UMUT VERİR!!
TÜM MESLEKTAŞLARIMIN AVUKATLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!!
H A K H U K U K
A D A L E T
HER ZAMAN HER YERDE BUNLARI SAĞLAMAYA ÇALIŞAN TEK BAŞLARINA AVUKATLARDIR....
YAŞASIN AVUKATLAR....."

Avukatlar artık Takbis sorgulaması da yapabilecek.
05/05/2017

Avukatlar artık Takbis sorgulaması da yapabilecek.

07/03/2015

Bir meslektaşımın başından geçen ama bir çok meslektaşımın da (ben dahil) yaşadığı durumdur.

"Genelde yetki belgeli, 'tek kullanımlık' avukatlar, duruşmaya dosyadan bihaber girer bizim ülkemizde. Hâkim de kendisiyle aynı durumda olduğundan pek sıkıntı çıkmaz. Karşı tarafın zavallı avukatı dosyayı anlatmak için bir taraflarını yırtsa da, 'Sonra yazılı beyanda bulunursunuz avukat bey/hanım' duvarından öteye geçemez.

Geçen hafta bir avukat arkadaşın ricasını kıramayıp yetki belgesiyle yine bir duruşmaya girmek zorunda kaldım. Dosyaya sunulan dilekçeleri, duruşma tutanaklarını falan istediysem de, yarım yamalak duruşma bilgileri ve yetki belgesini zar zor kendime göndertebildim. Sanırsınız karşı tarafın avukatı, o yüzden bilgi saklıyor! Sağ olsun arkadaşım gerekli belgeler yerine akıl vermeyi tercih etti: “Abi, ‘önceki beyanlarımızı tekrar ederiz’ der geçersin. Hâkim birkaç aya emekli olacakmış zaten, pek ilgilenmiyor dosyayla.”

Ben yine de temkinli bir avukat olduğumdan duruşmaya yarım saat erken gidip dosyayı okumaya karar verdim. Ancak gittiğimde ne göreyim, bizim arkadaş duruşma saatini de yanlış vermiş. Duruşmaya ancak mübaşir adımızı okurken yetişebildim. Duruşma salonuna girerken dikkat ettim, karşı tarafın avukatının elinde de sadece yetki belgesi var, dosya yok. Ben biraz rahatladım tabii. Demek ki eşit güçlerin savaşı olacak. Ya da güçsüzlüğün! O davalı tarafına geçer geçmez, ben de davacı koltuğuna kuruldum.

Hikâyenin bundan sonrası tam bir felaket. Bizim, birkaç aya emekli olacak dediğimiz hâkim, meğer çoktan emekli olmuş. Onun yerine icra mahkemesine bir ağır ceza hâkimini atamışlar. Daha doğrusu atalamışlar! İktidara muhalif hâkimlerin alt mahkemelere sürüldüğünü duymuştum da, icra mahkemesi nedir yahu? Bildiğiniz, tam oyunu bitiriyorum derken bilgisayar resetlenmiş.

Hâkim ağır cezadan olunca işler yavaş yavaş karışmaya başladı tabii. Davacı taraf olmam sebebiyle, öncelikle sorularını bana yöneltti:

- Beyanınız avukat bey?
+ Eski dilekçelerimizi tekrar ediyorum.
- Eski dilekçelerinizde ne demiştiniz?
+ Davamızın kabulünü talep etmiştik.
- Sebep?
+ Haklı olduğumuzdan.
- Haklı olduğunuz sonucuna nereden vardınız?
+ Dosyadan.

Diyalog, dosya hakkındaki bilgisizliğimin etkisiyle “balta kesti, suya düştü, inek içti” şeklini alınca hâkim dayanamayıp sırıtmaya başladı. O sırıtınca, onun arkasından karşı tarafın avukatı. Ancak sıranın sırıtık avukata geçmesi pek uzun sürmedi.

- Siz ne diyorsunuz avukat bey?
+ Biz de eski dilekçelerimizi tekrar ediyoruz.
- Ama dosyaya hiç dilekçe sunmamışsınız ki.

İşte tam bu noktada, biz dosyadan ne kadar bihabersek, hâkimin de bir o kadar dosyaya hâkim olduğunu anladık. Hâkimin sırıtışı gülmeye dönünce, ben de bir yandan gülerek yardırdım:

“Daha dosyada dilekçeleri yok, bir de onu tekrar ediyorlarmış.” Hâkim tekrar avukata dönünce, ellerimle kibar bir şekilde “koyduk mu çocuğu” işareti yapmayı da ihmal etmedim. Avukat bozulsa da devam etmek zorunda kaldı.

+ O zaman davanın reddini talep ediyoruz.
- Sebep?
+ Haksız olduğu için.
- Neden haksız olduğunu düşünüyorsunuz?
+ Haklı olmadığından.

Ben yine burada yırtık dondan çıkar gibi lafa girdim: “Böyle açıklama mı olur hâkim bey, allasen.” Sanki benim cevaplarımın farkı vardı. Duruşma değil, bildiğiniz ilkokul üçüncü sınıf sene sonu müsameresi! Ancak ben tam “kazandık davayı” diye düşünürken hiç olmayacak bir şey oldu. Karşı tarafın avukatı, “Şirketimiz Fiti Fiti A.Ş...” ifadesiyle yeni bir cümle denemesi yapınca hâkim bir an irkildi. Meğerse diğer avukat davacı, bizse davalı vekili değil miymişiz? Bilgi eksikliğimiz, duruşmaya geç kalma stresiyle birleşince kendimize en yakın (ve de yanlış) olan koltuklara oturuvermişiz anlayacağınız. Hâkim yer değiştirtip tekrar başladı sorguya. Taze davacı, karşı taraf vekilinden başladı:

- Şimdi ne diyeceksiniz?
+ Haklı davamızın kabulünü talep ediyoruz tabii ki hâkim bey.

Bu cevabı alınca hâkim bu kez kahkaha atmaya başladı. Bildiğiniz gözünden yaş geliyor. Sabah eğlencesi olduk adama iyi mi! Çok üstelemeyip bana döndü sonra. Anladım ki, asıl benim ne diyeceğimi merak ediyor. O esnada karşı taraf avukatının elleriyle yaptığı nezaketsiz hareketi dudaklarından dökülen fısıltı şeklindeki “haşırt the blackboard” lafı ile tamamladığını gördüm. Terbiyesiz adam işte, meslektaşa yapılacak hareket mi bu! Hâkim sordu:

- Siz ne diyorsunuz avukat bey?
+ Önceki beyanla... (Burada beyanımızın falan olmadığını hatırlayarak) Davanın reddini talep ediyoruz.
- Sebep?
+ (Buna ne cevap verilir ki?) Dava haksız olduğundan.
- Biraz önce dava çok haklıydı ama?
+ (Yüzsüzce Dursun’un, aşağıda çalışan Temel’i minareye çağırdığı esnada aşağı inip karısını “öptüğü”, sonra da vallahi buradan böyle gözükmüyormuş dedirttiği müstehcen fıkraya atıf yaparak) Karşı masadan öyle görünmüyordu ama bu tarafa geçince hakikaten davanın haksız olduğu anlaşılıyor.

Hâkim bildiğiniz dinlene dinlene dövdü bizi. Sorular biraz daha devam etse, iki avukat birbirimize sarılıp salya sümük ağlayacaktık da, acıyıp durdu. “Velileriniz gelsin” der gibi, bir sonraki duruşmaya dosyanın asıl avukatlarını çağırmamızı tembihledi.

Hani Temel’e darağacında son sözünü sormuşlar, “Ha bu da bağa ders olsun” demiş ya; ben de duruşma çıkışı, iş işten geçip rezil olduktan sonra, bir daha yetki belgesi ile bilmediğim dosyanın duruşmasına girmeye tövbe ettim. Ancak aradan iki dakika geçti geçmedi, bizim avukat arkadaşlardan bir diğeri aradı: “Abi geçen gün senin duruşmaya girmiştim ya, bu sefer de benim sana işim düştü. Haftaya salı günü Kartal Adliyesi’nde olacaksan bir duruşmaya girmeni rica edecektim.” Arkadaş, nasıl bir batağa düşmüşüz biz! Mafyadan beter anasını satayım; giriş var, çıkış yok! Bir kere bulaştın mı bu işlere, imkân yok kendini kurtaramıyorsun.

Bugün günlerden salı. Bilin bakalım neredeyim?


Av. Ozan Gülhan"

05/11/2014

Rüya Tabirleri

Rüyada Avukat görmek ne anlama gelir?

*Bir düşünceyi yahut durumu açıklamakta güçlük çekmeye, İçine düşülen sıkıntıdan kurtulmaya delalet eder.

*Davranışlarınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Düşünmeden hareket ettiğiniz takdirde çok büyük zararlara uğrayabilirsiniz.

*Rüyada bir avukata gittiğini ve onunla konuştuğunu görmek, ileride avukata ihtiyacınız olacağına işarettir.

*İyi niyetli ve güvenilir dostlarınız bulunduğuna işarettir.

*Avukat tarafından aldatılmak: Yüklüce bir paraya kavuşacağınıza işarettir.

* Avukatla yolculuk: Mutlu bir izdivaç yapacağınız anlamına gelir.

* Avukatla pazarlık: Sıkıntıların ve üzüntülerin geçeceğine işarettir.

* Avukata dava vermek: Bol kazançlı bir işe gireceğinize işarettir.

* Avukat cenazesi: Kazancınızla geçiminizi rahatlıkla temin edeceğinize işarettir.

*Avukatla kavga: Bozuk olan sağlığınızın giderek kötüleşeceğine işarettir.

* Avukatla yemekte buluşmak: Fakir bir hayat süreceğinize ancak kazandığınız paranın helal olmasının sizi mutlu edeceği anlamına gelir.

* Hasta avukat: Karlı bir yolculuğa işarettir.

*Rüyada Avukat gören kimse gerçeği görmeyerek, yanılabilir. Avukat, gizlenen gerçek olarak yorumlanır.

*Rüyada bir avukat yazıhanesinde bulunduğunu ve onunla konuştuğunu görmek, yeni girdiği bir işte basarili olamayacağınına ve amirleri ile anlaşmazlığa düşeceğine delalet eder.

*Bir başka rivayete göre de: Rüyada avukat görmek, rüya sahibinin yeni bir ise başlamasına veya mirasa sahip olmasına, bazı karışık işlerinin çözümünde yakınlarından yardim görmesine işaret eder.

Not: adaletbiz.com'dan derleme bir yazıdır, ciddiye alınmaması rica olunur..

30/04/2014

Yeni yayınlanan tebliğ ile Karşı taraf vekalet ücretlerinde bir düzenleme yapılmış. Maliye görüş değiştirerek Avukatın davayı kazanana yani müvekkile(?) makbuz düzenlemesi gerektiğini işaret etmiş. Yine çözümden uzak bir düzenleme. Şahıs müvekkilse sorun yok ama şirket olunca stopaj doğacak. Müvekkil hiç eline geçmeyen bir para için stopaj ödemeye yanaşmayacaktır. Muhasebeleştirme işi desen müvekkile de ödeyene de ayrı sorun çıkaracak.

İlgili madde;

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ
4. Avukatlık Ücretleri
Mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV’nin konusuna girmez. Ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısım, serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi olur. Avukatlar aldıkları bu para için davayı kazanana serbest meslek makbuzu düzenler ve makbuzda alınan tutar üzerinden KDV hesaplayıp ayrıca gösterirler.
Mahkeme kararında “KDV hariç” şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde, vekalet ücretinin KDVdahilolduğu kabul edilir ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplananKDV, düzenlenen serbest meslek makbuzunda gösterilir.

Tebliğin tamamına buradan ulaşabilirsiniz : http://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/Tebligler/KDV/kdv_genteb.htm

Avukata ait banka hesabının haczedilemeyeceği hakkında karar...
03/04/2014

Avukata ait banka hesabının haczedilemeyeceği hakkında karar...

ESAS NO :2014/…....E

Teşekkürler Ceyhan Köseoğlu, tescillendik sayende. Birde siteyi açarsak tamam olacak...:)
26/03/2014

Teşekkürler Ceyhan Köseoğlu, tescillendik sayende. Birde siteyi açarsak tamam olacak...:)

Rahat olun, hallederiz...:)
21/03/2014

Rahat olun, hallederiz...:)

TMK 10. maddesi ile görevli olup, söz konusu maddenin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte, dosya devri dışında hiçbir işlem yapma yetkisi bulunmayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin kararı yok hükmündedir.

Address

Vatan Caddesi Avrasya İşmerkezi No:6 Kat :4 Çağlayan
Istanbul
34403

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when TEMEL HUKUK BÜROSU posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to TEMEL HUKUK BÜROSU:

Share