22/09/2022
Anayasa Mahkemesinin HAGB ile ilgili ders niteliğinde kararı resmi gazetede yayınlandı.
*Özet:*
👉HAGB kabul isteği sanığın suçluluğuna ilişkin bir tespit yapılmadan sorulamaz.
👉HAGB kararları gerekçesiz.
👉HAGB yürürlüğe girdikten sonra mahkumiyet değil beraat kararları düştü.
*Anayasa Mahkemesinin tespitleri: *
👉Türkiye’de HAGB kararları mahkûmiyet kararlarının yaklaşık dörtte birini oluşturmaktadır. Almanya'da ise 2019 yılında 716.000 kişi cezai hüküm giymişken HAGB kurumu uygulanan dava sayısı 6.153'tür.
👉HAGB uygulanmasını yargılamanın henüz başında kabul eden sanıklar hakkında derece mahkemelerinin yargılamanın sonraki aşamalarında adil yargılanma hakkının neredeyse bütün güvencelerini askıya almalarına yol açtığını açıkça göstermektedir. ++Bu bakımdan mevcut sistemde haklarında HAGB kararı verilmesini duruşmanın başında kabul eden sanıkların bu irade beyanları istismar edilmektedir. HAGB için öncelikle sanığın suçlu olduğu mahkemece kabul edilmeli ve daha sonra hüküm devresine geçilmelidir.
👉HAGB’ye itiraz incelemelerinde sadece şeklî koşullar bakımından değil maddi yönden de inceleme yapması hususunda uygulama birliği olmadığı tespit edilmiştir. HAGB itiraz incelemesinin ihlalleri önlemede yetersiz kalması karşısında temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle olağan yasa yolları ile çözüme kavuşturulması için birtakım yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
👉HAGB, beraate değil mahkumiyete alternatif bir karar türü olması gerekirken HAGB’ye ilişkin düzenleme yürürlüğe girdikten sonra beraat kararları oransal olarak azalma göstermiştir.
👉Mahkemeler; genel ve muğlak ifadelerle ve kanun hükümlerinin tekrarından ibaret gerekçelerle kişiler hakkında HAGB kararları vermektedir.
Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilirken derece mahkemelerinin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulandığı durumlarda adil yargılanma hakkının -silahların eşitliği ilkesi, gerekçeli karar, savunma için gerekli zaman ve kolaylığa sahip olma ve müdafi yardımından yararlanma hakkı gibi- çeşitli güvencelerine aykırı davrandıkları ve bunun bir usul istismarı olduğu sonucuna varılmıştır.
*Anayasa Mahkemesinin tüm bu tespitlerini alt alta koyduğumuzda HAGB sil baştan diyebilir miyiz?*
(Atilla Yazar ve diğerleri [GK], B. No: 2016/1635, 5/7/2022, § …)