09/07/2020
Dün akşam okuma grubumuzda Wael B. Hallaq'ın "Imkansız Devlet" kitabını değerlendirdik. Hallaq kitabında, modern (ulus) “devlet” tanımı kabulünden hareketle modern dönemde bir “İslami devlet”in mümkün olmayacağı tezini savunuyor. Hallaq kitap boyunca, 12 asır boyunca hüküm süren ve 19.yydan itibaren modern ulus devlet anlayışının yükselişiyle beraber egemenliğini kaybeden şeriata dayalı "İslami yönetim"in ve modern devletin uyuşmazlıklarını paradigma yaklaşımı temelinde tartışıyor. Kitapta modern devlet ve islami yönetim paradigmaları; yasama-yürütme-yargı ve hukuk-ahlak ilişkisi, iktidarın ve hukukun temel referans çerçeveleri, egemenlik anlayışları ve bu makro yapıların mikro tezahürleri olarak "benlik" ve "özne" teknolojileri hususunda karşılaştırılıyor. Son bölümde yazar, bütün olanaksızlığına ve engellere rağmen, modern dünyada İslami yönetimin kurulduğu bir senaryo çiziyor. Fakat nihayetinde küreselleşmenin, güçlü emperyalist devletlerin militarizminin, modern kültürel hegemonyanın ve kapitalist dünya pazarının baskıları sebebiyle bunun sürdürülebilir olmayacağı sonucuna ulaşıyor. Son olarak Hallaq, modernliğin çıkmazlarının Şeriatın yaratıcı bir yorumla yeniden formüle edilmesiyle çözülebileceğini düşünüyor. Bu öneriyi şaşkınlıkla karşılayacak modern entelektüele ise şunu söylüyor: "Bugünün ahlaki açmazlarını ortadan kaldırmak için İslami yönetim paradigmasına başvurmak, Aristoteles’e, Aquinas’a ya da Kant’a başvurmak kadar makul ve meşru bir projedir." Konuya eğilmek isteyenlere tavsiye edilir.