Güven Hukuk

Güven Hukuk Güven Hukuk & Danışmanlık

 🍬
13/05/2021

🍬

 🇹🇷
23/04/2021

🇹🇷

 🌸
08/03/2021

🌸

24/11/2020
29/10/2020

01/08/2020

29/04/2020

ARAÇ ALIM SATIMINDA TAŞIT TAKAS SİSTEMİ

28 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’nin Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemi İşleticiliği Faaliyetlerine İlave Olarak Yürütebileceği Diğer Faaliyetlere İlişkin Karar” uyarınca Takasbank tarafından yürütülen Taşıt Takas Sistemi yürürlüğe girmiştir. Buna göre Taşıt Takas Sistemi ile vatandaşlar araç mülkiyeti ile satış bedelinin eş zamanlı olarak el değiştirmesi ile araç alım satımında sıkça yaşanan dolandırıcılık ve hırsızlık olaylarına maruz kalmadan araç alım satımını gerçekleştirebilecektir.

Bu kapsamda geliştirilen Güvenli Ödeme Sistemi ise Takasbank ve Türkiye Noterler Birliği işbirliği ile eş zamanlı olarak 3 Şubat 2020 tarihinde hizmete sunulmuştu. Güvenli Ödeme Sistemi ile taşıt mülkiyeti ile satış bedelinin aynı anda el değiştirmesi ve tarafların güven problemlerinin bertaraf edilmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca Taşıt Takas sistemi ile gerçekleştirilen tescil işlemleri, satıcı taraftan tahsil edilmek üzere 10 TL’si Türkiye Noterler Birliği’nin payı olmak üzere toplam 15 TL gibi düşük bir maliyetle gerçekleştirilecektir.

Taşıt Takas Sistemi ile taşıt alım satım işlemlerinde taraflara güvenli, nakit taşıma riski olmadan, düşük maliyetli ve hızlı transfer kolaylığı sağlanmaktadır. Sistemde gerçekleştirilen her adıma ilişkin Takasbank tarafından alıcı ve satıcıya mesaj ile bilgilendirme yapılarak da şeffaflık sağlanmış olacaktır.

Taşıt Takas Sistemi ile izlenecek usul ise şu şekildedir;

- Öncelikle alıcı ve satıcı Taşıt Takas Sistemine ait internet sitesi adresinden veya mobil uygulamadan sisteme girecek ve kayıt işlemini gerçekleştirecektir. Sistem bu esnada alıcı ve satıcıyı eşleştirecek, bilgileri kontrol edecektir.

- Alıcı ve satıcının sisteme kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra alıcı ve satıcıya Türkiye Noterler Birliği tarafından oluşturulan referans numarası mesaj yolu ile bildirilecek ve alıcı, ilgili referans numarasını sisteme girerek alış bilgilerini tanımlayacaktır.

- Takasbank tarafından ise sisteme girilen kimlik bilgileri, ruhsat bilgileri, banka hesap numaraları kontrol edilerek herhangi bir yanlışlık bulunmaması halinde alıcıya araç satım bedelinin bloke edileceği IBAN numarası bildirilecektir.

- Alıcı, araç alım bedelini Takasbank tarafından bildirilen IBAN numarasına aktaracaktır. Bu bedel, tescil işlemi tamamlanıncaya kadar Takasbank bünyesinde blokeli kalacaktır.

- Noterde gerçekleştirilecek tescil işlemi sırasında da Noter tarafından satış bedelinin yatırılıp yatırılmadığı Taşıt Takas Sistemi üzerinden kontrol edilerek, tescil işlemleri yapılacaktır. Tescil tamamlandığında ise Noter tarafından Takasbank bilgilendirilecek, araç satım bedelinin satıcının hesabına gönderilmesi sağlanacaktır.

Böylece araç tescili ile satış tutarı güvenli bir şekilde el değiştirmiş olacak, araç alım satımında yaşanan olası riskler ortadan kalkmış olacaktır.

22/04/2020

Vesayet Süresi Dolan Vasilerin Görevlerinin Uzatılması Hususunda Sulh Hukuk Mahkemelerince Gerekli Hassasiyetin Gösterilmesi Konusunda Duyuru Yayınlandı

Covid-19 salgınına yönelik olarak Adalet Teşkilatında alınması gereken önlemlerin değerlendirilmesi için Adalet Bakanı Başkanlığında gerçekleştirilen koordinasyon toplantısında, kimi Sulh Hukuk Mahkemelerinin Türk Medeni Kanununun 456’ıncı maddesi uyarınca vesayet süresi dolan vasilerin görevlerinin uzatılması hususunda gerekli hassasiyeti göstermemesi nedeniyle mağduriyetler yaşandığı dile getirilmiştir. Halbuki, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, salgınla mücadele önlemlerini hayata geçirme ve yargılama faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan riskleri önleme amacıyla duruşmaların ertelenmesi ve esnek çalışma yöntemlerini devreye sokmak gibi tedbirleri hayata geçirirken, yargı hizmetlerinin aksamaması ve temel kişi haklarına ilişkin güvencelere halel gelmemesine azami gayret göstermiş, bu bağlamda tutuklu işler ile acele mevaddan sayılacak işlerin yapılması hususunda hassasiyet gösterilmesine vurgu yapmıştır. Aynı şekilde, 7662 Sayılı Yasanın geçici 1’inci maddesi doğrultusunda, gerekli tedbirlere ilişkin 30.03.2020 tarihli Genel Kurul Kararının 1’inci maddesinde bu hassasiyet bir kez daha vurgulanmıştır.

Bu kapsamda Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından COVID-19 salgını sebebiyle alınan tedbirler kapsamında vasilerin vesayet sürelerinin uzatılmasına yönelik işlere ilişkin 13 Nisan 2020 tarihinde duyuru yayımlanmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından yayınlanan duyuruda “kısıtlanması veyahut başka bir yasal sebeple vesayet altına alınmasına karar verilen dezavantajlı şahısların, salgınla mücadele kapsamında alınan tedbirlerin icrası sırasında mağdur olmamaları adına, vesayet süresi dolan vasilere ilişkin işlemlerin “acele işler” olarak kabulü ile vesayet yenileme işlemlerinin gecikmeksizin yerine getirilmesi hususunda Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimlerinin gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiği” belirtilmiştir.
Stj. Av. Merve Gözde Kuş

0
0

22/04/2020

7244 Sayılı Kanun Kapsamında Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavta İlişkin Süreler
Üç Ay Uzatıldı

Tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını nedeniyle birçok alanda önlemler alınmakta ve olumsuz etkilerinin azaltılması için yeni düzenlemeler yapılmaktadır. COVID-19 sürecinde gerek işverenlerin, gerek sendikaların, gerekse de işçilerin hak kaybına uğramaması adına 17.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı “Koronavirüs (Covid19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 2. maddesinin (ı) bendi uyarınca 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. Buna göre;

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki;

-Yetki tespitlerinin verilmesi,

-Toplu iş sözleşmelerinin yapılması,

-Toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü,

-Grev ve lokavta ilişkin süreler 17.04.2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle uzatılmıştır.

-Cumhurbaşkanı üç aylık süreyi bitiminden itibaren üç aya kadar uzatmaya yetkilidir.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda; bir sendikanın işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olup olmadığının tespit edilebilmesi, yetkiye itiraz süreci, toplu iş sözleşmelerinin görüşülmesi ve imzalanması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü, greve gitmeden önce arabuluculuk süreci, grev ve lokavta ilişkin birçok prosedür belirlenmiştir. Söz konusu izlenmesi gereken yolların ve işlemlerin gerçekleştirilmesi için sendikalara ve işverenlere birtakım süreler tanınmıştır. Kanun tarafından belirlenen süreler içerisinde gerekli başvuruların yapılmaması, yapılması gereken itirazların ilgili birimlere iletilmemesi ya da uyulması gereken kuralların kanun tarafından tanınan süre içerisinde yerine getirilmemesi işçi sendikasının yetkisinin düşmesi gibi ilgilisi için önemli hak kayıplarına neden olmaktadır. Kanunda belirlenen sürelere uyulmaması halinde artık süresinde kullanılmayan hakkın kullanılamayacağı, yapılan işlemler neticesinde elde edilmek istenen sonuca varılmasının kanunen mümkün olmayacağı anlamlarına gelebilmektedir.

Sonuç olarak; toplu iş sözleşmesi süreci önemli hak düşürücü süreler içermektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi Covid-19 pandemisinin tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alması üzerine gerek işverenlerin, gerek sendikaların, gerekse de işçilerin hak kaybına uğramaması adına 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki yetki tespitlerinin verilmesi, toplu iş sözleşmelerinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü, grev ve lokavta ilişkin süreler 17.04.2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle uzatılmıştır.

Stj. Av. Merve Gözde Kuş

20/04/2020

7244 SAYILI KANUN UYARINCA İŞ HUKUKU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Tüm dünyanın ve ülkemizin son günlerde oldukça etkilendiği COVID-19 salgın hastalığı ile ilgili birtakım tedbirleri içeren, 7244 sayılı “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 17.04.2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İlgili Kanun uyarınca İş Hukuku alanında yapılan değişiklikler ise şu şekildedir;

1. İş Sözleşmeleri İşverenler Tarafından 3 Aylık Süre Boyunca Ahlak Ve İyi Niyet Kurallarına Aykırılık Halleri Hariç Olmak Üzere Feshedilemeyecektir.

Geçici istihdam güvencesinin sağlanması amacı ile 7244 Sayılı Kanun’un 9. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici 10. Madde uyarınca;

• İşverenlerin, 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren üç ay süreyle İş Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet akitlerini feshetmesi yani işçi çıkarması yasaklanmıştır.

• İşverenler bu 3 aylık süre boyunca sadece, başta 4857 sayılı İş Kanunun 25/2. Maddesinde düzenlenen hüküm olmak üzere sair kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ve haklı nedenle derhal feshe yol açan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle işçinin iş veya hizmet akdini feshedebilecektir.

• Madde kapsamında düzenlenen 3 aylık sürenin 6 aya kadar uzatılabilmesi konusunda Cumhurbaşkanı yetkilidir.

İşten çıkarma yasağına aykırı davranarak çalışanlarının iş sözleşmelerini fesheden işverenlere, söz konusu düzenlemeye aykırı iş akdi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası kesilecektir. Ayrıca idari para cezası ile birlikte bu süreler dahilinde yapılacak her türlü fesih geçersiz kılınacaktır.

Son olarak belirtmek gerekir ki yürürlükte olan 7226 sayılı Kanun bakımından fesih yasağı sadece kısa çalışma uygulaması yapacak işverenler için geçerli iken, işbu makalenin konusu olan 7244 sayılı Kanun ile kısa çalışma uygulamayan işverenler de herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın yasak kapsamına dahil edilmiştir.

2. Feshin Yasak Olduğu Süre Boyunca İşverene İşçilerini Tek Taraflı Olarak Ücretsiz İzne Çıkarma Hakkı Tanınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici 10. Madde ile aynı zamanda işveren, Kanunun yürürlüğe girdiği 17 Nisan 2020 tarihi itibariyle işten çıkarmanın yasak olduğu süre boyunca yani şimdilik 3 aylık süreyi geçmemek üzere işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne çıkarabilecektir.

Normal şartlarda hukuken geçerli bir ücretsiz izin uygulaması için işveren ve işçinin karşılıklı mutabakatı veya işverenin ücretsiz izin teklifinin işçi tarafından 6 iş günü içerisinde yazılı kabulü gerekir. Aksi halde Kanun, işçiye çalışma koşullarında esaslı değişiklik nedeniyle fesih hakkı tanımıştır.

Ancak 7244 sayılı Kanun ile genel kuralda geçici süreliğine değişikliğe gidilmiş ve işverenlere, “işten çıkarma yasağı uygulanan süre boyunca” işçileri tek taraflı –işçinin onayı aranmaksızın- kısmen veya tamamen ücretsiz izne çıkartabilme imkanı tanınmıştır.

Getirilen düzenleme kapsamında işverenler tarafından tek taraflı alınan karar ile işçileri ücretsiz izne çıkartması çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil etmeyecek ve bu durum işçiye sözleşmesini haklı neden ile fesih hakkı vermeyecektir.

3. İşçilere Nakdi Destek İmkanı

Kanun ile getirilen önemli bir değişiklik ise işçilere – belirli şartlar uyarınca – İşsizlik Fonundan nakdi yardım yapılacak olmasıdır.

7244 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi ile birlikte 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 24. Madde uyarınca;

• 17.04.2020 (maddenin yürürlük tarihi) tarihi itibariyle iş sözleşmesi bulunan, işveren tarafından ücretsiz izne çıkartılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler ve

• 15.03.2020 tarihinden sonra iş sözleşmesi feshedilen ve işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçiler herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere bu süre içerisinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, İşsizlik Fonundan günlük 39,24 TL nakdi ücret desteği imkanından yararlanacaktır.

Yani söz konusu nakdi destek belirtilen işçilere, işten çıkarmanın yasak olduğu ve işsiz kalınan süre ile sınırlı olacak biçimde verilecektir.

İŞKUR tarafından yapılacak bu ödemelerden damga vergisi hariç kesinti yapılmayacaktır.

Ücretsiz izne ayrılan ve yukarıdaki şartları taşıyıp nakdi ücret desteğinden yararlanan işçilerden 5510 sayılı Kanun uyarınca genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmeyenler genel sağlık sigortalısı sayılacak ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanacaktır. Böylelikle bu süreçte ücret desteği alan işçiler aynı zamanda ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanmaya devam edeceklerdir.

Ayrıca ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırılmaya devam edildiğinin İŞKUR İl Müdürlüklerince tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası kesilecektir. Ayrıca ödenen nakdi ücret desteği de ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

4. Kısa Çalışma Ödeneğine Başvuran İşverenlerin Beyanı Esas Alınarak Uygunluk Tespiti Tamamlanmadan Ödeme Yapılması Sağlanacaktır.

Bilindiği üzere, işverenlere COVID-19 salgın hastalığı sebebiyle ve 7226 sayılı Kanuna eklenen düzenleme uyarınca kısa çalışma ödeneğine başvuru yapma imkanı getirilmişti. Ancak başvurularda yaşanan yoğunluk nedeni ile iş müfettişleri tarafından uygunluk tespitlerinin yapılmasında gecikmeler yaşanmış ve bu nedenle kısa çalışma ödemelerinin başlatılmasında sorun yaşanmıştır.

Bu kapsamda 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen Geçici 25. Madde uyarınca, işverenlerin COVID-19 sebebiyle yaptıkları kısa çalışma ödeneği başvurularına ilişkin ödemeler, iş müfettişleri tarafından yapılacak uygunluk tespitinin sonucu beklenmeksizin işverenin beyanı esas alınarak yapılacaktır. Böylelikle, kısa çalışma ödeneği kapsamındaki sigortalılara daha hızlı bir şekilde ödeme yapılmasının önü açılmıştır.

Ancak burada kısa çalışma başvurularının doğrudan kabul edildiği anlamı çıkarılmamalıdır. Şöyle ki, iş müfettişleri tarafından incelemeler devam edecek ve inceleme ile gerekli şartları taşımadığı tespit edilen işverenin başvurusu reddedilebilecektir. Bu durumda işverenin hatalı beyanı ile yersiz yapılmış olan ödemeler de İŞKUR tarafından talep edilecektir.

Kısa çalışma uygulaması başvurularına getirilen bu değişiklikler 29 Şubat 2020 tarihinden itibaren geriye etkili olarak yürürlüğe girmiştir.

İlgili düzenlemeden anlaşılması gereken, kısa çalışma ödeneğine eksiksiz ve tam belgelerle başvuran tüm işverenlerin işçilerinin -7226 sayılı yasada belirtilen şartları taşımaları koşulu ile- kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılacak olmasıdır. Ancak işverenlerin beyan ettiği bilgi veya belgelerde hata tespit edilmesi halinde ise İŞKUR tarafından yapılan ödemelerin yasal faizi ile birlikte tahsil edileceği de unutulmamalıdır.

Stj. Gizem AĞIRDEMİR

Address

Mudanya Yolu Yeni Karaman Mah. Sanayi Cad. Umi Plaza No:150 Kat: 3 Daire: 26
Bursa
16130

Opening Hours

Monday 08:30 - 18:30
Tuesday 08:30 - 18:30
Wednesday 08:30 - 18:30
Thursday 08:30 - 18:30
Friday 08:30 - 18:30
Saturday 09:00 - 16:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Güven Hukuk posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share