28/02/2023
Ceza kanunlarımıza göre eziyet bir suç olarak kabul edilmiştir. Eziyetin tanımı ise Yargıtay kararlarında ve madde gerekçesinde yapılmış olup aşağıda ifade edilmiştir. Ayrıca suçun belirli kişilere karşı işlenmesi halinde cezada arttırım uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Türk Ceza Kanunun 96. maddesi gereği bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
Eziyetin çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı gerçekleştirilmesi halinde kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
Eziyetin üstsoy (anne – baba) veya altsoya (çocuk, torun), babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde de kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
Tanım olarak; “Eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arz eder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir” denilmektedir.