Topaloğlu Hukuk Bürosu Av.Hakan Topaloğlu

Topaloğlu Hukuk Bürosu Av.Hakan Topaloğlu Avukat Hakan Topaloğlu, Balıkesir Barosu

AYM, idari para cezasına yapılan itirazın bilirkişi incelemesinden geçirilmemesini ve bu durumu haklı kılacak gerekçeye ...
01/03/2026

AYM, idari para cezasına yapılan itirazın bilirkişi incelemesinden geçirilmemesini ve bu durumu haklı kılacak gerekçeye yer verilmemesini adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama hakkının ihlali olarak kabul etti.

Olay tarihi itibarıyla başvurucunun davaya konu zarara ilişkin tazminat yükümlüsünü tespit edebilmesinin mümkün olmadığı...
01/03/2026

Olay tarihi itibarıyla başvurucunun davaya konu zarara ilişkin tazminat yükümlüsünü tespit edebilmesinin mümkün olmadığı, tazminat yükümlüsünü bilirkişi raporu ile öğrendiği gözetilmelidir. Bu nedenle zamanaşımı bu tarihe göre belirlenmelidir.

Anayasa Mahkemesi Kararı

📌 Aralıklı çalışma durumunda ihbar tazminatı hesaplamasıAralıklı çalışma durumunda ihbar tazminatına esas çalışma süresi...
27/02/2026

📌 Aralıklı çalışma durumunda ihbar tazminatı hesaplaması

Aralıklı çalışma durumunda ihbar tazminatına esas çalışma süresinin tespitinde işçinin aynı işveren nezdinde farklı tarihlerde çalıştığı süreler birleştirilmez. Her bir çalışma dönemi hem süre olarak hem ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmama bakımından hem de hesaplamaya esas son ücret açısından ayrı ayrı değerlendirilir. Yargıtay'ın yerleşik ve güncel uygulaması da bu yöndedir.

"İhbar tazminatı bakımından ise mülga 1475 Sayılı Kanun'un 14. maddesinde kıdem tazminatı yönünden getirilen bu düzenlemeye paralel bir düzenleme mevzuatta yer almadığından, aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan sürelerin birleştirilmesi suretiyle ihbar tazminatı hesabı yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir şekilde sona erip ermediği belirlenmeli, ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti hâlinde söz konusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplama yapılmalıdır."

(Yargıtay 9.HD, 2025/6398E., 2025/7870K., 15.10.2025 )

28/01/2026

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Bülteni
(Seçme Kararlar)

Davanın Sonucunu Etkileyebilecek Nitelikteki İtirazların Gerekçede Karşılanmadığı İddiasıyla Yapılan Başvuruya İlişkin K...
30/04/2025

Davanın Sonucunu Etkileyebilecek Nitelikteki İtirazların Gerekçede Karşılanmadığı İddiasıyla Yapılan Başvuruya İlişkin Karar

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 21/11/2024 tarihinde, Sani Bayar (B. No: 2021/26642) başvurusunda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Cumhuriyet başsavcılığı, hakkında başlattığı soruşturma kapsamında başvurucunun iletişiminin tespitine, dinlenmesine ve kayda alınmasına karar vermiş; soruşturma sonucunda başvurucunun cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlemiştir. Yargılama sonucunda diğer sanıklar ile başvurucu arasında iletişimin dinlenmesi ile elde edilen görüşme kayıtlarına dayanılarak başvurucunun mağdurların bir kısmına yönelik nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine hükmedilmiştir. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu ile mağdurların bir kısmına yönelik nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından ise başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Başvurucunun temyiz ettiği mahkûmiyet kararı, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

İddialar

Başvurucu, hukuka aykırı delillerin kullanılamayacağına yönelik ve kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki itirazlara gerekçede ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Somut olayda mahkeme, iletişimin dinlenmesi ile elde edilen delilleri dikkate alarak suç işlemek için örgüt kurma suçundan beraatine karar verdiği başvurucunun nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine karar vermiştir. Böylece iletişimin dinlenmesi yoluyla tespit edilen görüşmelerin bir kısmı hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarının sübutunda delil olarak kullanılmıştır.

Yargıtay, kararlarında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin dinlenmesi sırasında katalog suçlar arasında yer almayan bir suça ilişkin olarak tesadüfen elde edilen kayıtların delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu delillerin hukuka aykırı delil niteliği taşıdığını ve hükme esas alınamayacağını açıkça ifade eden Yargıtay, iletişimin dinlenmesi sırasında elde edilen delillerin katalog suçlar arasında sayılmayan bir suçun soruşturma ve kovuşturmasında kullanılmasının delil değerlendirilmesi yasaklarından biri olduğunu istikrarlı şekilde vurgulamıştır. Bununla birlikte başvuruya konu olayda iletişimin dinlenmesi yoluyla elde edilen deliller, elde edildiği tarihte 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinde sayılmayan suçlar yönünden mahkûmiyete esas alınmıştır.

Somut olayda başvurucu, iletişimin dinlenmesi yoluyla elde edilen delillerin hukuka aykırı delil mahiyetinde olduğunu ve bu delillerin hükme esas alınamayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir. Başvurucunun katalog olmayan suçlara ilişkin tesadüfen elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna ve hükme esas alınamayacağına yönelik iddialarının davanın sonucuna etkili olabilecek esaslı iddia ve itirazlar olduğu açıktır. Buna rağmen temyiz kararında davanın sonucunu etkileyebilecek bu iddia ve itirazlara yönelik ayrı ve açık bir cevap verilmemiş, önceki içtihatta ulaşılan sonuçtan farklı bir sonuca hangi nedenle ulaşıldığına ilişkin bir açıklamada da bulunulmamıştır. Bu nedenle mahkemece karar sonucunu etkileyen iddia veya itirazların incelenip açıklığa kavuşturularak durumun gerekçeye yansıtılması yükümlülüğü yerine getirilmemiştir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma(icra takibi ve haciz işleminden bahisle telefonla 9 adet mesaj gönderip, 7 adet ...
26/02/2025

SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
(icra takibi ve haciz işleminden bahisle telefonla 9 adet mesaj gönderip, 7 adet arama yapılması suretiyle rahatsızlık verme)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Avukatlık Kanunu'nun 59/5. Maddesi (Ek fıkra: 11/7/2020-7249/10) uyarınca 'Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz' bağlamı gereği kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1, 50. ve 52. maddeleri uyarınca 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; özen yükümlülüğü avukat için ancak disiplin soruşturmasına konu edilebileceğine, mesajları bizatihi göndermeyen sanık açısından suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, alacağı tahsil amacıyla yapılan aramaların atılı suça sebebiyet vermeyeceğine, ısrar unsuru oluşmadığından özel bir kastla veya maksatla hareket edilmediğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılana 02.06.2017 ilâ 07.09.2017 tarihleri arasında icra takibi ve haciz işleminden bahisle telefonla 9 adet mesaj gönderip, 7 adet arama yapılması suretiyle katılana rahatsızlık verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmeyerek sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2025 tarihinde karar verildi.
YARGITAY 12. Ceza Dairesi
2024/994 E. , 2025/1102 K.

Borcun sebebi gösterilmeksizin başlatılan icra takiplerine yapılan itiraz sonrası açılan itirazın iptali davalarının esa...
11/02/2025

Borcun sebebi gösterilmeksizin başlatılan icra takiplerine yapılan itiraz sonrası açılan itirazın iptali davalarının esasa girilmeksizin usulden reddedilmesi gerekir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2024/935 E. 2024/2653 K. 30.9.2024

8.2.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kanun yararına bozma kararı.

*Anlaşmak Suretiyle Evlilik Birliğinin Sona Erdirilmesini Süre Şartına Bağlayan Kuralın Anayasa’ya Aykırı Olmadığı*👉🏻 An...
28/11/2024

*Anlaşmak Suretiyle Evlilik Birliğinin Sona Erdirilmesini Süre Şartına Bağlayan Kuralın Anayasa’ya Aykırı Olmadığı*

👉🏻 Anayasa Mahkemesi 30/5/2024 tarihinde E.2023/109 numaralı dosyada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan _“…bir yıl…”_ ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.

28/10/2024

Anayasa Mahkemesi güncel kararları

T.C. Anayasa Mahkemesi

28/10/2024

AB ve Avrupa Konseyi’nin ortak programı altında yürütülen ‘Türk Ceza Adalet Sisteminin Etkinliğinin Geliştirilmesi’ projesi kapsamında hazırlanan "Savunma Stratejisinin Belirlenmesi ve Dilekçe Hazırlama / Avukatlar İçin El Kitabı II

inceleme ve indirme linki:

Address

Altıeylül Mahallesi Atalar Caddesi No:45/1
Balıkesir
10100

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Topaloğlu Hukuk Bürosu Av.Hakan Topaloğlu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category