AKCA HUKUK

AKCA HUKUK Avukat

30/08/2020
Boşanma Anlaşmalı mı, Çekişmeli mi Açılmalıdır?Boşanma konusu eşler arasında verilmesi gereken en zor karardır. Boşanmay...
24/08/2020

Boşanma Anlaşmalı mı, Çekişmeli mi Açılmalıdır?

Boşanma konusu eşler arasında verilmesi gereken en zor karardır. Boşanmaya eşler karar vermiş ise, evliliğin artık devam ettirme konusunda tüm yollar denenmiş ve başarıya ulaşılmamış olması gerekmektedir. Boşanma davası açılırken Anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi Açılmalıdır. Açılacak Boşanma davalarının anlaşmalı olarak açılması en mantıklı yoldur. Çünkü anlaşmalı boşanma dava sürecinin kısa olması, eşlerin bu konuda yıpranmaları az olacaktır.

Peki Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur?
Bir davanın anlaşmalı boşanma davası olarak görülebilmesi için ilk ve en önemli şart, evliliğin bir seneden daha uzun sürmüş olmasıdır. Bütün şartlar yerine getirilmiş olsa da, bir seneden daha kısa süren evliliklerin başvuru yapması mümkün olmaz.

Taraflar anlaşmalı olarak boşanmak isterlerse bir araya gelerek her konu hakkında uzlaşmaya varmalılardır. Çocuk konusu, mali sonuçlar ve akla gelen diğer konular hakkında iki tarafta aynı fikirde olmalılardır.

Çekişmeli Boşanma Ne Demek?
Çekişmeli boşanmanın anlamı tarafların uzlaşmaya varamadan boşanmalarıdır.

Çekişmeli olarak boşanan kişiler tazminat, nafaka, velayet ya da boşanma ile ilgili diğer konularda anlaşmamış olan kişilerdir.

Çekişmeli boşanma süreci uzun yanıt verdiği için genellikle insanlar tarafından son çare olarak tercih edilmektedir. Bunun yerine anlaşmalı boşanma tercih edilir. Bu süreçte bir avukattan yardım almak sürecin kısalmasına ve bu sürecin daha kolay atlatılmasına yardımcı olacaktır.

Anlaşmalı Boşanma Yaparak Boşanma Davanızdan Kısa Sürede Sonuç Alabilirsiniz!
Anlaşmalı boşanma davanın sonucunu kısa sürede almak isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir. Ne var ki bütün çiftlerin anlaşmalı olarak boşanmaları mümkün değildir. Kanunda yer alan şartların öncelikli olarak yerine getirilmesi gerekmektedir.

Örneğin, anlaşmalı boşanmanın sağlanması için çiftlerin en az 1 sene boyunca evli kalmış olmaları gerekmektedir. 1 seneden daha kısa sürede evli olan çiftlerin başvuru yapmaları halinde davaları usulen reddedilecektir. Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen her iki tarafın da mahkemede avukatla temsil ediliyor olmalarına rağmen rızalarını dile getirmeleri gerekmektedir.

Çekişmeli Açılan Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanma Davasına Döner Mi?
Boşanmaya karar veren eşlerin ilk başta davalarını anlaşarak çözüme kavuşturma oranları oldukça düşüktür. Çünkü paylaşılan bir hayatın eşit ve saygılı olarak paylaşılması oldukça zordur. Bu nedenle eşler ilk başlangıç olarak davalarını Çekişmeli boşanma sebeplerine dayanarak açabilirler.

Çekişmeli boşanma davasının ilk aşamaları olan ön inceleme, sosyal durum araştırması, dava dilekçelerin taraflara tebliğ edilmesi ile dava dilekçelerine cevap aşamalarıyla ilerlemektedir. Bu süreçte 2-3 ay içerisinde tamamlanmaktadır. Dolayısıyla eşler bu süre içerisinde daha fazla düşünerek daha objektif düşünerek ortak noktada buluşmayı deneyebilirler.

Ortak payda da buluşan eşler açmış oldukları Çekişmeli boşanma davasını, hazırladıkları anlaşma Protokolünü sunarak sürecin Anlaşmalı Boşanma olarak devam edilmesini Aile mahkemesinden talep edebilirler.

Çekişmeli Boşanma Neden Uzar?
Çekişmeli boşanmanın uzaması delillerinin toplanmasının zaman alması, davanın karışık olması, varsa tanıkların dinlenmesine bağlıdır. Çekişmeli davanın uzun sonuç vermesi nedeni ile taraflar genellikle anlaşmalı boşanma yoluna gitmektedirler.

Anlaşmalı boşanmanın sağlanması için tarafların yerine getirmesi gereken bazı şartlar bulunur. Bu şartlar yerine getirilmediği zaman boşanma usulen reddedilir.

Boşanmanın Kısa Sürmesi için Neler Yapılabilir?
Çekişmeli boşanma uzun zamanda sonuç verdiğinden mümkün olduğu kadar tercih edilmez. Daha çok taraflar boşanmanın sonuçları hakkında bir araya gelerek uzlaşabiliyorlarsa uzlaşmayı tercih ederler.

Uzlaşmanın sağlanması için bu dönemde bir avukattan destek almak yerinde olur. Evlenmeden doğan çocuk ya da çocuklar var mı? Boşanma sonrasında velayet kimde olacak? Boşanmanın maddi sonuçları hakkında taraflar kendi rızaları ile uzlaşmaya vardılar mı?

Taraflar avukat ile temsil ediliyor olsa dahi, eğer anlaşmalı olarak boşanmak istiyorlarsa muhakkak mahkemeye çıkmaları gerekmektedir. Taraflar duruşma sırasında hakim tarafından dinlenecek ve de gerçekten kendi rızalarına uygun olarak karar verip vermediklerinin tespiti hakim tarafından yapılacaktır.

Tutuklama Kararına İtiraz ve Nasıl YapılacağıTutuklama kararı verilebilmesi için için kuvvetli suç şüphesini gösteren so...
23/08/2020

Tutuklama Kararına İtiraz ve Nasıl Yapılacağı

Tutuklama kararı verilebilmesi için için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve Ceza Muhakemesi Kanununda belirtilen tutuklama nedenlerinin varlığı şarttır. CMK’ da yer alan tutuklama nedenlerinin varlığı kişinin kaçma ihtimali, delilleri yok etme ihtimali, saklanma ihtimali, tanık ve mağdur üstünde baskı yapma ihtimali, delilleri değiştirme ihtimali gibi nedenlerdir.

Diğer yandan tutuklama bir zorunluluk değil ve son yol olmalıdır. Tutuklama kişinin özgürlüğünü kısıtlayacağından başvurulması özelliklede deliller ve şüphe somut değil ise büyük sorunlar yaratacaktır. Bu nedenle de tutuklama zorunluluk değil ihtiyaridir.



Tutuklama Kararını Kim Verir?
Soruşturma devam ederken ilgili savcının Sulh Ceza Hakimliğine tutuklama talebini iletmesiyle süreç başlar. Sulh Ceza Hakimliği sevk edilen dosyayı inceledikten sonra tutuklamaya yer olduğu veya olmadığı yönünde kararını açıklar. Cumhuriyet Savcılığından tutuklama talebi olmadan Sulh Ceza Hakimliği resen karar veremez. Kovuşturma aşamasında ise hakimlik kendiliğinden tutuklama kararı verebilir. Ancak savcının görüşünü alması usulen gerekmektedir.

Tutuklama Kararına İtiraz
Tutuklama kararı verildiğinden itibaren gün içinde itiraz yoluna gidilebilir. Tutuklama kararına itiraz için kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine beyanda bulunularak yapılır. Bir diğer konu ise tutuklama kararına karşı yapılan itiraz tutukluluğu durdurmayacaktır. Tutuklu olan kişi itirazını yaptıktan sonra tutuklu bulunmaya devam edecek ve verilecek karara göre tutuklanma kararı kaldırılacak veya devam edecektir. Bu durumda eğer ki tutuklanma kararı kaldırılır ise kişi salıverilecektir. Eğer ki tutuklanma kararına itiraz yerinde görülmez ve tutuklanma kararı kaldırılmaz ise kişi tutuklu olarak kalmaya devam edecektir. Tutukluluğun ertelenmesi de bu durumlarda mümkün değildir.

Sigara Tütün Kaçakçılığı Suçu ve CezasıHerhangi bir mali yükümlülük gibi sorumluluklar almadan ve gümrüğe tabi tutulmada...
22/08/2020

Sigara Tütün Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

Herhangi bir mali yükümlülük gibi sorumluluklar almadan ve gümrüğe tabi tutulmadan yurt içine sokulması veya yurt dışına çıkarılması gibi muhtemel işlemler sigara kaçakçılığı olarak bilinmektedir. Bir diğer ismi ile tütün kaçakçılığı olarak da geçen bu suç dahili ile 5607 sayılı kanun kapsamında mücadele edilmektedir.

Burada suçlanacak olan kişi kanun karşısında yapacağı savunma içerisinde belli başlı bir takım kriterler de alınarak buna göre suç olup olmadığı ortaya çıkarılmaktadır. Örneğin üst limit olarak en fazla 200 paket kadar sigara kişisel kullanım olarak geçerli sayılırken 20 karton üzerinde kişisel olarak bulunan paketler ise sigara kaçakçılığı kapsamında suç teşkil etmektedir. Bir şekilde gümrüğe tabi tutulmaksızın yurt dışında ya da yurt içinde yapılacak olan kaçakçılık bünyesinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilmekte ve ayrıca 20 bin gün kadar adli para cezasına çarptırılmaktadır.



Kaçak Sigara Taşıma ve Satın Alma Suçları (sigara kaçakçılığı)
Özellikle sigara kaçakçılığı suçu bünyesinde tüm farklı tütün mamullerinin piyasaya sunulması, satışlarının yapılması ya da taşınması ile birlikte satın alınması gibi durumlar suç teşkil etmektedir ve bu konuda 3 yıldan 6 yıla kadar da yine hapis cezası verilirken 10 bin gün kadar para cezasına yaptırılmaktadır. Özellikle üzerinde herhangi bir etiket ya da bandrol veya dalga gibi yasal mühürler bulunmayan tütün mamüllerini ticari amaç altında aktif hale getiren, farklı bir yere nakil eden veya bulunduran kişiler bu suçlara iştirak etmiş olarak sayılmaktadır. Aynı zaman da kasıtlı olarak değişik yerlerde satışlarını yapan kişiler de yine bu suça dahil edilmekte ve kaçakçılık ile aynı cezaları almaktadır.

Örgüt Halinde Sigara Kaçakçılığı
Sık bir biçimde bir araya gelerek en az 3 kişi ile oluşturulan ve sigara kaçakçılığı, tütün kaçakçılığı yapan kişiler örgüt olarak sayılmaktadır. Burada eğer örgüt halinde bir tütün kaçakçılığı gerçekleştirildiği anlaşılır ise o zaman kişisel olarak verilen cezalar 2 katına çıkarılmaktadır. Yasal olmayan yollardan ve herhangi bir amblem ya da bandrolü bulunmayan tütün mamülleri adına kaçakçılık yapıldığı anlaşıldığı takdirde kişisel ya da örgütsel olarak farklı derecelerde sigara kaçakçılığından cezalandırılmalar yapılmaktadır.

Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme SuçuUygulamada delilleri karartma suçu olarak da bilinen suç delilleri...
21/08/2020

Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçu

Uygulamada delilleri karartma suçu olarak da bilinen suç delillerini karartma gizleme ve yok etme suçu TCK 281 ilgili maddeye göre gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacı ile herhangi bir suçun delillerini yok eden, değiştiren, bozan veya silen kişi hukuki anlamda suçludur. ‘Adliyeye karşı suçlar ‘başlığı altında toplanmaktadır ve delil karartma olarak da bilinmektedir. Türk Ceza Kanununun 281. maddesinde düzenlenmektedir.

Adaletin tecelli edebilmesine engel olunması gerekçesi ile adliyeye karşı yapılmış bir suç olarak kabul edilmektedir. Ceza muhakemesine bakıldığında bir suçun ispatlanması için delillerin olması gerekmektedir. Delil olmayan bir şeyin yok edilmesi, saklanması, değiştirilmesi suçun oluşması anlamına da gelmemektedir. Suçun ortaya çıkması için herhangi bir seçimlik hareketinin yapılmış olması yeterli sayılmaktadır. Suç delillerini yok etme, değiştirme ve silme suçun oluşmasına neden olmaktadır.

Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçunun Cezası
Gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacı taşıyarak bildiği bir suçun delillerini yok eden, silen veya değiştiren kişiye 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası uygulaması bulunmaktadır. Şahsın kendi işlediği bir suçu ya da iştirak ettiği bir suçla ilgili olarak ceza verilmesi gerektiğinde bu fıkra hükmüne dayanarak ceza verilmemektedir. Kamu görevlilerinin bu suçu işlemeleri durumunda verilecek olan ceza yarı oranında artışa uğramaktadır. Eğer kamu görevlisi görevi ile ilgili bağlantı olmadan başka bir suçun gizlenmesine, yok edilmesine ve değiştirilmesine den oluyorsa suçun cezasında temel şekil uygulanmaktadır.

Herhangi bir soruşturmanın yürütülmesi sırasında polis ya da jandarma gerekli olan delilin gizlenmesini sağlıyorsa ve suç delilinin yok ediyorsa suçun nitelikli şekli gerçekleşmektedir ve ceza oranı arttırılmaktadır.

Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçunun Yargıtay Kararı
Suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçu nedeni ile yargılamaların yapılması için asliye ceza mahkemeleri görevlendirilmiştir. İnternet kullanımının çok yaygın olması ve teknolojinin gelişmesi artık suç işleme ve işlenen suçların delillerin gizlenmesi ve silinmesi kolayca yapılmaktadır. Suç delillerini gizleme suçuna yönelik olarak da pişmanlık hali düzenlenmiştir. Ceza indirimi yapılması konusunda da maddi ceza hukuku kurumu görevini yapmaktadır. Pişman olma ve iyi halden dolayı ceza indirimine gidilmektedir.

Yağma (Gasp) Nedir ve TCK' da Cezası Ne kadardır?Toplum güvenliğini sağlamak adına kanunlarla belirlenen birçok kural ve...
20/08/2020

Yağma (Gasp) Nedir ve TCK' da Cezası Ne kadardır?

Toplum güvenliğini sağlamak adına kanunlarla belirlenen birçok kural ve bu kuralların çiğnenmesi halinde karşılaşılan birtakım yaptırımlar bulunmaktadır. Yağma ve gasp suçu, toplumu tehdit eden suçların başında gelmektedir.

Bu suçları işleyenlerin göreceği cezalar, suçun niteliği ve türüne göre bazı farklı uygulamaları içermektedir. Bu konuda uygulanan yaptırımlara geçmeden önce kanunda yağma ve gasp kavramlarının nasıl tanımlandığını bilmekte yarar var.

Yağma veya Gasp Nedir?
Yağma ve gasp sözcükleri aslında içerik itibariyle aynı eylemleri ifade etmektedir. Bu eylemler TCK’nın 148. ve 150. maddelerinde açıklanmaktadır. Buna göre yağma suçu, bir kimseye ait olan bir malı, onun rızası olmadan almak anlamına gelmektedir. Fakat yağma suçunu hırsızlıktan ayıran bir özellik vardır. Bir suçun yağma ya da diğer adıyla gasp olarak kabul edilmesi için, malı alınan kişiye cebir yani zorlama ve tehdit uygulanmış olması gerekmektedir.

Gasp suçuna konu olan mal, menkul bir maldır. Yani taşınabilen belli bir maddi değeri olan bir eşyadan söz edilmektedir. Bu kavrama göre gayrimenkul değerler yağma suçunun konusu olamazlar. Eğer bir kimseyi tehdit yolu ile gayrimenkul bir maldan uzaklaştırmak söz konusu olmuşsa, bu durumda kanunda başka tanımlar yapılmakta ve bunu yapan kişiye daha farklı yaptırımlar uygulanmaktadır.

Yağma suçunun işlenmesi, mağdur edilen kimsenin o malın zilyedi olmasını gerektirir. Zilyet kavramı, bir malın sahibi olmak, daha kanuni bir tanımla bir malın üzerinde fiili hakimiyet sahibi olmak anlamına gelmektedir. Buna göre bir evde yaşayan kimseler, o evde ortak olarak kullanılan eşyalar üzerine zilyetlik hakkına sahiptir. Dolayısıyla aynı evde yaşayan kimseler, bu ortak kullanımda olan eşyalarını alırsa, gasp suçu ortaya çıkmaz. Gasp suçu yalnızca taşınabilen ve maddi değeri olan malların alınmasıyla oluşabilir. Yani evdeki altınlar, para gibi değerler gasp suçunun konusudur.

Yağma Türleri Ve Yağma Cezası Nedir?
Yağma suçu, çeşitli eylemlerle uygulanır. Bu eylemin niteliğine göre de isim alırlar. Buna göre bu eylem, basit gasp veya yağma suçu ve nitelikli yağma suçu olarak iki kısımda incelenir. Basit gasp suçu, bir kimsenin gündüz vakti, kendisini herhangi bir biçimde gizleme ihtiyacı duymadan, herhangi bir silah kullanmadan gerçekleştirdiği gasp suçudur. Bu eylemi gerçekleştiren kişi, karşısındaki insana silah kullanmaksızın tehdit ve cebir yoluyla, bir malı gasp eder. Örneğin, senet gibi değerli evrakların yağmalanması, bu tür gaspçılığa örnek olarak gösterilebilir. Basit gasp suçunu işlemiş olan bir kimsenin cezası 6 yıl hapisten başlamaktadır. Belirtilen bu süre, kişinin gasp eylemini gerçekleştirdiği anda işlediği suçlara ve gasp ettiği malların değerine göre 10 yıla kadar yükselebilmektedir.

Diğer gasp suçu, nitelikli gasp suçudur. Bu işlenen suç, basit gasp suçuna göre çok daha ağır bir eylemdir ve cezası da buna göre şekillenmektedir. Nitelikli gasp suçu, bir silah kullanılarak işlenir. Bu silah ile kastedilen şey, bir kimseye zarar verebilecek olan ateşli silahlardan, sopa, taş ve hatta tırnak makası, kalem gibi objeleri dahi kapsayan bir kavramdır. Burada önemli olan şey, bu nesnelerin tehdit unsuru olarak kullanılmış olmasıdır. Nitelikli gasp suçunu işleyen kimse, kendisini tanınmayacak şekilde kamufle eder. Yani yüzüne bir maske takmak veya dışarıda tanınmasını engelleyecek herhangi bir kamuflaj kullanması, bu tanıma dahil olmaktadır. Bu suça dahil olan eylemler, yol kesmek ya da konut veya iş yeri gibi kapalı mekanlarda gaspta bulunmaktır. Bu suçu işleyenlerin cezası 10 yıldan başlamaktadır. Süre, eylemin işleniş biçimine göre, 15 yıla kadar yükselebilir.

Madde 148 – (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.

Türk Ceza Kanunu’ nda Şantaj Suçunun Unsurları Nelerdir?Türk Ceza Kanununun 107. Maddesinde, suçun iki farklı görünüş şe...
19/08/2020

Türk Ceza Kanunu’ nda Şantaj Suçunun Unsurları Nelerdir?

Türk Ceza Kanununun 107. Maddesinde, suçun iki farklı görünüş şekli ele alınmıştır. Şantaj suçunun birinci görünüş biçimi açısından suç oluşmasına neden olan maddi unsurlar, bir kişiyi kanun hükümlerine aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya haksız çıkar ve menfaat sağlamaya zorlamaktır.

Bu suç unsurunun oluşabilmesi için fail, hakkı olan veya hakkı olmayan ya da yükümlü olduğu bir şeyi yapacağına veya yapmayacağına dair beyanda bulunarak, mağdur olan kişinin iradesini etki altına sokmaktadır.

Türk Ceza Kanunun 107/2 maddesinde yer alan suçun ikinci görünüş şekli olan suç da ise açıklanacağı ifade edilen konunun geçmişe yönelik olması gerekmektedir. Çünkü insanların şu an yaşamamış olduğu olaylar, kişilerin şeref ve saygınlığını etkilemeyecektir. Açıklanacağı ifade edilen hususun da, gizli ve bilinmesi ya da duyulması istenmeyen husular olması gerekmektedir. Şayet bilinen hususlar söz konusu ise, bu durumda şantaj suçu oluşmayacaktır.

Skype, Whatsapp, Youtube, Facebook, Instagram gibi Sosyal Medya ve We**am gibi İletişim Araçları Yollarıyla Şantaj Birçok suçun işlenmesinde, sosyal medya araçları veya iletişim araçları kullanılmaktadır. Özellikle Whatsapp gibi mesajlaşma alanları üzerinden yapılan sohbetlerin, başka alanlarda ilan edileceğine ilişkin mağdurdan çıkar sağlamak, çokça karşılaşılan bir durumdur. Aynı şekilde Whatsapp üzerinden tehdit günümüzde çokça karşılaşılan bir durum haline gelmiştir.

Şantajın ispat edilmesi açısından, var olan delillerin toplanması ve bunların saklanması oldukça önemlidir. Şantaj mağduru olduğunu ispatlamak ve dava açabilmek için, bilgilerine ve görüntülerine ihtiyaç duyulacaktır. Özellikle konuşmaların ekran görüntüleri kaydedilmeli veya muhafaza edilmelidir.

Suç unsurunun, sosyal medya araçları üzerinden işlenmesi, cinsel içerikli vs olması durumunda, mağdur olan kişiler mutlaka bir bilişim avukatından yardım almalıdırlar. Bu konuda akılda kalması gereken bir hususta, suçun mağduru hukuki bir önlem almadığı sürece şantaj devam edecek ve son bulmayacaktır.

5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 107

(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

Şantaj, Şantaj Suçu, Şantaj Cezası Nedir?Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’ nun 107. Maddesinde hürriyete karşı işlenen suçl...
18/08/2020

Şantaj, Şantaj Suçu, Şantaj Cezası Nedir?

Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’ nun 107. Maddesinde hürriyete karşı işlenen suçlar adı altında düzenlenmiştir. Tehdit suçunun özel bir şeklini, şantaj suçu oluşturur. Bir takım değerlere yönelen tehditler, şantaj suçu içinde değerlendirilir.

Hangi Hallerde Şantaj Suçu İşlenmiş Sayılır?
Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu m.107/1’e göre, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapıp yapmayacağından yola çıkarak, bir kişiyi kanuna aykırı olarak yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır. TCK’nın 107’maddesinin 2. Fıkrasına göre, kendisine veya bir başkasına fayda sağlamak amacı ile bir kişinin saygınlığına ve şerefine zarar verecek biçimde hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehditinde bulunulması durumunda, kişi suçu işlemiş olacağından, fail hakkında cezaya hüküm olunacaktır.

Şantaj Suçunun Cezası Nedir?
Şantaj suçunun nasıl cezalandırılacağı, Türk Ceza Kanunu m.107’de ‘Hürriyete karşı Suçlar’ başlığı altında belirtilmiştir. TCK’da bu ceza, 2 fıkra halinde düzenlenmiştir. Suç konusunu işlemiş kimseler hakkında, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına ve bunun yanı sıra 5 bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Etkin Pişmanlık Yasası ile Ceza İndiriminden Nasıl Faydalanılır?TCK hükümleri gereğinde iki farklı şekilde ceza indirimi...
17/08/2020

Etkin Pişmanlık Yasası ile Ceza İndiriminden Nasıl Faydalanılır?

TCK hükümleri gereğinde iki farklı şekilde ceza indiriminden yararlanmak mümkündür. İlk olarak suçlu bulunan kişi, gerçek suçun ortaya çıkması için azmettirenleri, suç ortaklarını, suçun işleniş şeklini ve soruşturma kapsamına alınacak tüm suç faillerini bilgi yoluyla temin ederek, ceza indiriminden faydalanabilir.

İkinci yöntem ise, pişmanlık yasası gereğince suçu işleyen kişinin karşı tarafın tüm hasarlarını karşılar bir tazmin yaratması ile ceza indirimden yararlanabilir.

Pişmanlık Yasasının Uygulanma Şartları
Etkin pişmanlık yasası 5237 sayılı TCK hükümlerinde her suç için değil, sadece hükümler kapsamında belirtilen özel suçlara işlemektedir. Bu açıdan etkin pişmanlık bazı suç faillerinin cezasının tamamını ortadan kaldırırken, bazı faillerinde ceza indirimi almasını sağlamaktadır. TCK kapsamında, pişmanlık yasasının uygulanma şartları arasında;

-Suç failinin işlediği suçun pişmanlık yasası kapsamına giriyor olması,
-Suçun bit teşebbüs esnasında değil, tamamlanmış şekilde bulunması,
-Failin etkin pişmanlık yasasında bulunan hükümlerde aktif olarak yer alması,
-Failin etkin pişmanlıktan yararlanmak için iradesini sürdürebilmesi yer almaktadır.

Ceza İndirim Oranı
Failin, pişmanlık yasası kapsamında ceza indirim oranı işlediği suça, suçun niteliklerine, bilgi paylaşımına, tazmin şekline ve adaletle ortak olma zamanına göre değişmektedir. TCK kapsamında pişmanlık ceza indirim oranının üst sınırı belirlenir ve hakimin kanunen bu sınırı aşmadan cezanın niteliğine göre indirim yapması beklenir. Bu açıdan, TCK hükümlerinde belirtilen üst sınır aşılmadan, hakim kendi iradesini ve failin durumunu gözeterek, her suça farklı oranda ceza indirimi uygulayabilmektedir.

Etkin Pişmanlık Nedir?Kişinin işlediği suçtan dolayı pişmanlık duyması, yaptığı ceza unsuruna tabii olan fiilin kötü tar...
16/08/2020

Etkin Pişmanlık Nedir?

Kişinin işlediği suçtan dolayı pişmanlık duyması, yaptığı ceza unsuruna tabii olan fiilin kötü taraflarını yok etmeye çalışması ve sergilediği olumlu davranışlardan ötürü ceza türünde indirim gibi faydalar elde etmesini sağlayan bir ceza alt kurumudur.

Alınan ceza kapsamında etkin pişmanlığın uygulanabilmesi bazı temel şartlara dayanmaktadır. Suçun niteliğine, kasıt durumuna, kişinin olumlu davranışlarına göre ceza indirimi yani etkin pişmanlık yasası uygulanabilir.

Bu ceza indirimleri sadece Türk Ceza Kanunu hükümlerince belirlenen ve etkin pişmanlık kapsamına giren cezalara uygulanmaktadır. Genel olarak TCK hükümlerince adli cezalar pişmanlık yasasından faydalanır.

Address

Antalya

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when AKCA HUKUK posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share