EKER HUKUK

EKER HUKUK Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from EKER HUKUK, Criminal lawyer, Necatibey Caddesi, Ankara.

21/04/2017

SAĞ KALAN EŞİN MAL REJİMİNİN TASFİYESİNDEN KAYNAKLANAN KATILMA ALACAĞI" HAKKI VE "MİRAS HAKKI"

Sağ kalan eşin tereke üzerinde “Yasal Mirasçı” olması sebebiyle miras hakkı olmakla birlikte aynı zamanda eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan “Katılma Alacağı” hakkı da vardır. (Tereke, ölenin mal varlığı, hak ve borçlarının tümüne verilen addır. )

Sağ kalan eşin, katılma alacağı, miras bırakanın terekesinin öncelikli borçlarından olup, katılma alacağı terekeden çıkarıldıktan sonra, terekenin mirasçılar arasında paylaştırılmasına geçilir.

Sağ Kalan Eş açısından yapılması gereken Mal Rejiminin Tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağının tespiti ve tahsili için öncelikle Aile Mahkemesinde diğer mirasçılara karşı katılma alacağı davası açmak ve bu dava neticesinde Katılma Alacağını (Katılma Alacağı Oranı Olaya Göre Farklılık arz eder.) terekeden aldıktan sonra Yasal Mirasçı olması sebebiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde yine diğer mirasçılara karşı Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) davası açarak miras hakkını almak olacaktır.

ÖRNEK ÜZERİNDEN ANLATMAK GEREKİRSE

Muris A nın ölümü ile terekede 2004 yılında alınmış olan 100,000,00 TL değerinde (Tasfiye Tarihindeki Değeri) taşınmaz kalsın. Mirasçılar olarak da Eş B ile Çocukları C ve D kalsın.
Eş B nin yapması gereken öncelikle Aile Mahkemesinde Mal Rejiminin Tasfiyesinden kaynaklanan Katılma Alacağı davası açarak taşınmazın %50 değerini almak (50.000,00 TL) neticesinde de Yasal Mirasçı olması sebebiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde mal paylaşımı davası açarak kalan 50.000,00 TL den Miras Hakkı Olan 12.500,00 TL yi almak olacaktır. (alt soy ile birlikte mirasçı olduğundan miras oranı ¼)

Genellikle Sağ kalan eşinde sadece miras hakkı olduğu düşünülerek terekenin tamamı miras hükümlerine göre tasfiye edilmektedir. Örnek üzerinden devam etmek gerekirse 100.000,00 TL nin ¼ ü eşe, kalan çocuklara paylaştırılmaktadır. Yani Eş 25.000,00 TL alırken Çocuklar da kalan 75.000,00 TL yi paylaşmaktadır.

Olması gereken ilk örnekte belirttiğimiz işlemlerin yapılarak eşin toplamda 62.5000,00 TL almasıdır. Ancak Eş Aile Mahkemesinde Mal Rejiminin Tasfiyesinden kaynaklanan Katılma Alacağı davası açmazsa (Açıp açmamak Tamamen Sağ Kalan eşin takdirindedir) ikinci örnekteki gibi Ortaklığın giderilmesi davası açılarak miras hükümlerine göre paylaştırma yapılacaktır.

04/10/2016

TRAFİK KAZALARINDA SİGORTA ŞİRKETLERİNİN ZARARI KARŞILAMAMASI, SİGORTA BEDELİ, TAZMİNATIN HESABI VE ÖDENMESİ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1409. maddesi
‘’ Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.’’ hükmüne amirdir.
Yargıtay kararlarında da kazanın belirtilen yer ve şekilde olmadığını iddia eden sigortacının riziko dışındaki bir hususun riziko dâhilinde gibi ihbar edildiğinin sigorta şirketi tarafından somut delillerle ortaya konulması halinde ispat yükünün yer değiştireceği kabul edilmektedir.
Örneğin sigorta şirketinin kaza sebebiyle yaralanan olmadığı, sürücünün olay yerini terk etmesinin şüpheli olduğu, aracı başka birinin kullandığı, aracı kullanan kişinin ehliyetsiz ve alkollü olduğu gerekçeleri ile zararı karşılamaması durumunda ispat külfeti sigortacıya ait olacaktır.
MK. 6, T.T.K. 1281/2. maddeleri ve Yargıtay kararları çerçevesinde, hasarın teminat dışında kaldığını, araçtaki hasarın teminat harici olan bir rizikodan kaynaklandığını ispat yükü sigortacıya (Sigorta Şirketine) aittir.

Bu konuya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen bir kararda “Davalı şirket tarafında meydana gelen kazada araç üzerindeki hasarın kasten yapıldığını, sigortadan haksız menfaat temin etmek amacıyla hareket edildiğini, hasarın teminat harici bir rizikodan meydana geldiğini somut delillerle ispat edilemediği, Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil edecek iddia konusu filler ile ilgili herhangi bir suç duyurusunun yapılmadığı, ceza soruşturması veya davasının söz konusu olmadığı, soyut iddialar dışında yeterli ve kesin delil tespit edilemediği gözetilerek, hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü ile araç hasarının tazmin edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.” Hükmüne yer vermiştir.

Sigorta Bedeli, Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi
Sigorta Bedeli -Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğince belirlenerek ilan edilen riziko tarihi itibariyle geçerli rayiç değere ilişkin liste esas alınır.

30/01/2016
HEKİMLERİN VE HASTANELERİN HUKUKİ SORUMLULULU’ĞU   Hekimlere ve hastanelere (Özel Hastaneler Yada Sağlık Bakanlığı)  kar...
18/01/2016

HEKİMLERİN VE HASTANELERİN HUKUKİ SORUMLULULU’ĞU
Hekimlere ve hastanelere (Özel Hastaneler Yada Sağlık Bakanlığı) karşı açılan Maddi /Manevi tazminat davalarında Hekimlerin ve Hastanelerin hukuki sorumluluklarını (Hekimler aleyhine açılan Ceza davalarında hekimlerin cezai sorumluluklarını başka bir yazımızda irdeleyeceğiz) kısaca irdeleyeceğimiz bu yazımızda hekimlerin hangi eylemlerinden sorumlu oldukları inceleyeceğiz.

Hekimler görevlerini hukukun çizdiği kurallar çerçevesinde yerine getirmelidirler. Hekimlerin eylemleri hukuki sınırların dışına çıktığında hukuki ve cezai yaptırımlar ile karşılaşabilecektir
Dünya Tabipleri Birliği’nin 1992 yılındaki Genel Kurulu’nda Tıbbi uygulama hataları “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar” olarak tanımlanmıştır.

Hekim görevi sırasında bilerek veya dikkatsizlikle hekimlik kurallarına uymamaktan yâda acemiliğinden sorumlu olduğu gibi teşhis ve tedavide teknik son gelişmeleri uygulamamaktan da sorumludur.

Doktor, doktorluk mesleğinin gerektirdiği yükümlülükler ile tıp biliminin geçerli kurallarına uygun olarak müdahale yapmalı, tıbbın ilke ve prensiplerine aykırı teşhis ve tedavi yapmamalıdır.
Belirtmek gerekir ki, doktorun standartlara ve bilimsel kurallara uygun olarak özenli bir şekilde müdahale yapıp yapmadığı belirlenirken yaptığı müdahale sonucunda hastanın şifa bulması değil, kurallara uygun müdahalede bulunup bulunmadığı göz önüne alınmalıdır.

Bu kapsamda hekim ve hastane aleyhine tazminat davası açıldığında hastaya ilişkin hastane kayıtları ve dava dosyası İstanbul Adli Tıp Kuruluna gönderilerek adli tıp kurumunun ilgili dairesinden hekimin müdahalesinde kusuru olup olmadığına ilişkin rapor düzenlenmesi istenilmektedir.

Davanın neticesi açısından adli tıp kurulu raporu hayati önem arz etmektedir. Zira gelen raporda doktora kusur atfedilmişse (İtiraz Hakkı Vardır) kusurun ve zararın büyüklüğüne göre tazminat ödemek zorunda kalacaktır.

Açıklanan nedenlerle hekimler aleyhine açılan davalarda hekimin teşhis ve tedavide teknik son gelişmelere göre müdahalede bunduğu ve hekimin üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiği hastane kayıtlarıyla da desteklemek suretiyle Mahkemeye ayrıntılı olarak izah edilmelidir.

Bu davalarda Doktor ve Avukatın birlikte hareket etmesi hekim açısından hak kaybına mahal verilmemesi için en sağlıklı olanıdır.
EKER HUKUK BÜROSU
Av. Resul EKER

NE KADAR FAZLA MESAİ ÜCRETİ ALMAM GEREK Kısaca Fazla Mesai Ücreti Ve Nasıl Hesaplanacağı          Genelde işten ayrılırk...
12/01/2016

NE KADAR FAZLA MESAİ ÜCRETİ ALMAM GEREK
Kısaca Fazla Mesai Ücreti Ve Nasıl Hesaplanacağı

Genelde işten ayrılırken öncelikli düşünülen kıdem tazminatı olurken dava açıldığında asıl alacak kalemini Fazla Mesai Ücreti oluşturmaktadır. Ayrıca Fazla mesai ücreti alacağına hak kazanmak için iş sözleşmesinin nasıl feshedildiğinin hiçbir önemi yoktur. İşçi fazla mesai yapmakla fazla mesai ücret alacağına hak kazanmaktadır.

Fazla çalışma işçinin genel olarak haftalık 45 saati aşan çalışmalarına denilmektedir. Örneğin Hafta içi 08.30 ila 19.00 arası çalışan, yarım saat yemek molası olan ve cumartesi 09.00 ila 14.00 arası çalışan bir işçinin fazla çalışması haftalık 10 saattir.
Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma brüt ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenmesi gereklidir.

Ayrıca fazla Mesai Ücret Alacaklarında 5 Yılık zamanaşımı süresi vardır. Yani siz 10 yıldır da çalışıyor olsanız dava açtığınızda ancak geçmişe dönük 5 yıllık fazla mesai ücreti alacağınızı isteyebilirsiniz. Aksi durumda zamanaşımı defi ile karşılaşabilirsiniz.

Örnek üzerinden gidecek olursak 5 yıllık kıdemi olan, aylık 35 saat fazla mesai yapan ve 1.500,00 TL ücret alan işçinin aylık fazla mesai alacağı ortalama 350 TL yıllık 3.500,00 TL ve 5 Yılda 15.000,00 ila 17.500.0 TL arası olacaktır. Fazla mesai ücretine hakkaniyet indirimi yapılmaktadır. Bu %30 ila %50 arasında değişmekte olup bu indirimde yapıldığında 5 yıldır çalışan işçinin kabaca 7.500,00 ila 10.000,00 TL arası fazla mesai ücret alacağı çıkacaktır. (detaylı tazminat hesaplaması farklılık arz eder)

Fazla çalışmanın ispatı konusunda tanık beyanı yeterli olmaktadır. Ayrıca hiçbir alacağım yoktur şeklinde alınan ibraların geçerliliği yoktur.
Saygılarımla.
Av. Resul EKER

Address

Necatibey Caddesi
Ankara

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Telephone

05542558071

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when EKER HUKUK posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share