Dünya Hukuk ve Danışmanlık

Dünya Hukuk ve Danışmanlık Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Dünya Hukuk ve Danışmanlık, Lawyer & Law Firm, Ankara.

Dünya Hukuk ve Danışmanlık Hizmetleri olarak;
Vizyonumuz, dünya çapında hizmet veren kurumsal bir hukuk bürosu olmak,
Misyonumuz, mesleki yeniliklere ayak uydurarak hizmet kalitemizi en üst düzeyde tutmak; güvenilirlik ve gizlilik ilkelerine bağlı kalarak müvekkillerimizi en iyi şekilde temsil etmektir.

"Yargıtay Kararları Işığında Belirli Süreli İş Sözleşmeleri" başlıklı yazımızı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. Faydal...
24/05/2022

"Yargıtay Kararları Işığında Belirli Süreli İş Sözleşmeleri" başlıklı yazımızı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. Faydalı olması dileğiyle...

I. Giriş İş sözleşmeleri, işçi ve işverenin birlikte çalışmaya başlaması ile kendiliğinden ortaya çıkan bir sözleşmedir. 1 yıl ve daha uzun süreli iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması zorunlu ise de bu husus işçi aleyhine yorumlanamayacaktır. Yazılı olarak yapı...

Aşağıda linkini paylaştığımız Google profilimize yapacağınız yorum ve puanlama, bize katkı sağlayacaktır. Şimdiden teşek...
16/11/2021

Aşağıda linkini paylaştığımız Google profilimize yapacağınız yorum ve puanlama, bize katkı sağlayacaktır. Şimdiden teşekkürler.

Post a review to our profile on Google

12/11/2021

İHALE ALAN ŞİRKETLERİN DEĞİŞMESİ NEDENİYLE SÜREKLİ İŞVERENİ DEĞİŞEN ANCAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDEN İŞÇİLERİN HAKLARINI KİM ÖDEYECEK?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.01.2021 tarih, 2020/5000 E. , 2021/2072 K.

"İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6'ncı maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 120'nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır.

Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.

İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez. İşyerinin devri işverenin yönetim hakkının son aşaması olup, işyeri devri çalışma koşullarında değişiklik anlamına da gelmez. Dairemizin kökleşmiş kararlarına göre işyeri devri işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanımaz. İşyeri devrinin çalışma koşullarını ağırlaştıran bir yönü olup olmadığı belirlenmelidir (Yargıtay 9.HD. 27.10.2008 gün 2008/ 29715 E, 2008/28944 K.).

Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6'ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.

Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır."

07/10/2021

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Bu sorunun genel olarak iki cevabı var:

1-) İşçi; başka bir iş bulması, başka bir şehre taşınması, iş değişikliği yapması gibi nedenlerden dolayı istifa etmiş ise kıdem tazminatını alamaz.

2-) İşçi, işyerinde herhangi bir haksızlığa uğradığı için istifa etmiş ise kıdem tazminatını alabilir.

Not: Her bir istifanın kendi şartları ve olguları içinde değerlendirilmesi gerekir. İş Kanunu'ndaki diğer düzenlemelere göre kıdem tazminatının alınıp alınamayacağının incelenmesi gerekir.

24/09/2021

Günlük mesai saatinin hesaplanmasında ara dinlenme sürelerinin düşülmesi gerekmektedir. Yargıtay, günlük 7,5 saate kadar olan çalışmalarda yarım saat, 7,5 saat ile 11 saat arasındaki çalışmalarda 1 saat, 11 ve üzeri çalışmalarda ise 1,5 saat ara dinlenme süresinin düşülmesi gerektiğini belirtmektedir. Dolayısıyla, sabah saat 08:00'de işbaşı yapan ve 20:00'de işi bırakan bir işçi aslında o günde 10,5 saat çalışmış demektir. Çalışma süreleri bu şekilde bu şekilde belirlenmektedir.

03/09/2021

İşçilik alacakları (kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai gibi) için dava açmak isteyenlerin mutlaka arabuluculuk başvurusu yapması gerekmektedir. Bu bir tercih değil yasal zorunluluktur. Arabulucuya başvurmadan dava açanların davaları reddedilmektedir. Dava reddedildiği için de masraflar davacının üzerinde kalmaktadır.

05/07/2021

4857 sayılı İş Yasası'nın Geçici 10. maddesi ile getirilen fesih yasağı ve ücretsiz izin uygulaması 30.06.2021 tarihinde sona ermiştir.

05/04/2021

05.04.2021

696 SAYILI KHK İLE KAMU İŞÇİLİĞİNE GEÇENLERİN ÜCRET SORUNU (SON DURUM)

Bilindiği üzere, devlet kurumlarında taşeron(alt işveren) şirketlerde çalışan işçiler, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. ve 24. maddeleri kapsamında, Nisan 2018'den itibaren devlet kurumlarında sürekli işçi kadrosuna alınmıştır. Ancak bu geçiş esnasında işçilerin mali ve sosyal haklarında bir kısım hak kayıpları meydana gelmiştir.

Taşeron(alt işveren) şirketlerde çalışırken, mesela asgari ücretin % 30 fazlası ile çalışan personel 2018 yılında bu ücreti ile kamu kadrosuna alınmış olmasına rağmen, 01.01.2019 tarihi itibari ile bu hakkı korunmamıştır. Dolayısıyla, kamuya geçenlerin çoğu 01.01.2019 tarihi itibari ile hak kaybına uğramışlardır. Halbuki gerek kazanılmış hakkın korunması ilkesi gerekse 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki yasal düzenlemeler karşısında yapılan bu uygulama yasal değildir.

Ancak, bu uygulamaya karşı açılan davaları inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu davalar ile ilgili verdiği kararlarda ikili bir ayrıma gitmiştir. Bazı davaları kabul ekmekte bazı davaları ise reddetmektedir. Şöyle ki:

- Eğer kamuya geçiş sırasında imzalanan iş sözleşmesinde ücret açıkça “asgari ücretin şu kadar fazlası” şeklinde belirtilmiş ise bu şekilde dava açan işçilerin davaları kabul edilmektedir
- Şayet kamuya geçiş esnasında imzalanan iş sözleşmesinde ücret hususunda açık bir ifade yoksa veya ilgili bölüm boş bırakılmışsa, bu şekilde dava açan işçilerin davaları reddedilmektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yukarıda belirttiğimiz kararlarına karşı bazı mahkemelerce direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı verilen bu dosyalar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gidecek orada yeniden değerlendirilecektir.

Kanaatimizce Yargıtay'ın kararı yerinde değildir. Çünkü, kamuya geçerken asgari ücretin belirli bir oranda fazlasını alan işçiler aynen bu maaşları ile kamuya geçmişlerdir. Bu yönüyle kazanılmış haklarının korunması gerekmektedir. Ayrıca, kamuya geçen işçilerin imzaladıkları iş sözleşmesine müdahale hakları bulunmadığı için iş sözleşmesinde ücretin açıkça yazılmamış olması işçinin aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Nitekim işçiler kamu kurumu tarafından önüne konulan sözleşmeyi imzalamak zorundadırlar. Yoksa geçiş işlemlerini tamamlayamazlar.

Diğer bir konu ise, bir kısım işçilerin sözleşmesinde ücret açıkça yazdığı için hak kaybı yaşamayacakken, diğer işçiler hak kaybına maruz kalacaklardır. Bu durumda gerek Anayasamız ile gerekse İş Kanunu ile güvence altına alınan eşitlik ilkesine aykırı hareket edilmiş olacaktır.

Netice olarak; 696 sayılı KHK ile kamuya geçen işçilerin geçiş sırasında aldıkları “asgari ücretin % ... fazlası” şeklindeki ücretinin korunması gerekmektedir. Aksi durumda aynı işleme tabi işçiler arasında eşitsizlik doğacağı gibi zaman geçtikçe ücretler enflasyon karşısında eriyecek ve makul olmayan düzeylere gelecektir.

Av. Nahit Gürhan AYDIN
Dünya Hukuk ve Danışmanlık

Address

Ankara
06420

Opening Hours

Monday 08:30 - 18:00
Tuesday 08:30 - 18:00
Wednesday 08:30 - 18:00
Thursday 08:30 - 18:00
Friday 08:30 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dünya Hukuk ve Danışmanlık posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Dünya Hukuk ve Danışmanlık:

Share