Akkuş Hukuk Bürosu

Akkuş Hukuk Bürosu Ankara Avukat Mehmet Erkan AKKUŞ Akkuş Hukuk, bünyesinde barındırdığı dinamik ve etkin kadr

08/03/2019

Kadınlar toplumumuzun mimarlarıdır, bir toplumun gelismesi, degismesi ve aile yapısı tamamen kadına baglıdır. Ne yaparsak yapalım asla onların hakkını ödeyemeyiz.
Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun!

Akkuş Hukuk Bürosu

Yine Bir Mağduriyeti Giderdik.
07/02/2019

Yine Bir Mağduriyeti Giderdik.

Ankara 13. İdare Mahkemesi, 4 yıl önce yapılan Şah Fırat Operasyonu sırasında şehit olan Muhabere Başçavuş Halit Avcı’nın eşi Şöhret Demirsoy Avcı’nın, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) karşı açtığı davada kararını verdi. Mahkeme, Avcı’nın ‘terör operasy...

İZMİR’deki, tüm sanıkların beraat ettiği askeri casusluk davasının soruşturmasında adı geçen, örgüt yöneticisi olduğu id...
07/02/2019

İZMİR’deki, tüm sanıkların beraat ettiği askeri casusluk davasının soruşturmasında adı geçen, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen kadınla ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) atılan, ailesini geçindirebilmek için sebze halinde hamallık yapmak zorunda kalan Astsubay Üstçavuş Önder Çayır, 5 yıldır verdiği hukuk mücadelesinde mutlu sona ulaştı. Görevine iade edilmesine karar verilen Çayır’ın, TSK’dan ayrı kaldığı süre boyunca alması gereken yaklaşık 250 bin TL’nin de ödenmesine hükmedildi. Halen hamallık yapan Çayır, mahkeme kararının bakanlığın onayıyla yürürlüğe girmesiyle üniformasına kavuşmayı sabırsızlıkla beklediğini söyledi.
Manisalı Önder Çayır, 2006 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda astsubay olarak göreve başladı. Çeşitli illerde çalışan Çayır’ın ismi, Diyarbakır’daki 8’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda görev yaptığı sırada, 2013 yılında FETÖ’nün kumpas davalarından olduğu anlaşılan İzmir merkezli askeri casusluk soruşturmasına dahil edildi. Çayır’ın, örgüt yöneticisi olmakla suçlanan kadınla gönül ilişkisinin bulunduğu, onunla sık sık sanal ortamda cinsel içerikli konuştuğu, hem kendi birliği hem de farklı birlikler hakkında bilgiler verdiği iddia edildi. Bu iddialar üzerine hakkında Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’nın da soruşturma yürüttüğü Önder Çayır, Şubat 2014 tarihinde ordudan atıldı.

TSK’dan atılmasından sonra Önder Çayır’ın ismi, suçlandığı askeri casusluk davasına da dahil edilmedi. Tüm bunları kanıt olarak sunan, ayrıca kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyen Önder Çayır, kararın düzeltilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 16 Aralık 2014 tarihinde ordudan ihraç kararını onadı.

HEM HAMALLIK YAPTI HEM DE HUKUK MÜCADELESİ VERDİ

Meslekten atıldığı için büyük üzüntü yaşayan Önder Çayır, geri döndüğü memleketi Manisa’nın Salihli ilçesinde, ailesini geçindirmek adına inşaatlarda işçi olarak çalıştı. Sonra da sebze meyve halinde hamallık yapmaya başladı. Ancak bir yandan hamallık yapan Çayır, bir yandan da hukuk mücadelesini sürdürdü. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kullandı. Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 21 Mart 2018 tarihinde verdiği kararında Önder Çayır’ın ordudan atılması kararını hak ihlali saydı. Yüksek mahkeme, Çayır hakkındaki soruşturmanın kurallara ve yasalara uygun yapılmadığını gerekçe gösterdi.

GÖREVİNE İADESİNE KARAR VERİLDİ

Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra Önder Çayır Avukatı Mehmet Erkan Akkuş aracılığıyla Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Dava dosyasını inceleyen İdare Mahkemesi, Çayır’ın TSK’dan atılmasına neden olan soruşturmada neyle suçlandığının somut delillere dayandırılmadığını, ifadesini alan askeri görevlilerin kimliklerinin yazılmadığını, ifadedeki bazı bölümler ile sesli kaydın ise karartılıp imha edildiğini saptadı. Soruşturmada suçlamaların ayrıca iş değil özel hayatıyla ilgili olduğu kanaatine varılıp, Önder Çayır’ın tekrar görevine iade edilmesine karar verildi. Ayrıca Önder Çayır’ın TSK’dan ayrı kaldığı süre boyunca alması gereken yaklaşık 250 bin TL’nin de ödenmesine hükmedildi.

ÜNİFORMASINA KAVUŞACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR

Karar sonrasında büyük sevinç yaşayan, hukuk mücadelesinden zaferle çıkan, halen para kazanmak adına Salihli’de hamallık yapmayı sürdüren Önder Çayır, mahkeme kararının bakanlığın onayıyla yürürlüğe girmesinden sonra büyük onurla taşıdığı üniformasına kavuşacağı günü sabırsızlıkla beklemeye başladığını söyledi.

‘BEŞ YIL SONRA MESLEĞİNE GERİ DÖNDÜRDÜK’

Davayı başından beri takip eden Avukat Mehmet Erkan Akkuş ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığı, İstihbarat Daire Başkanlığı’ndaki FETÖ üyelerinin anayasaya, savunma hakkına ve özel hayatın gizliliğine aykırı olarak yaptıkları sorgulama nedeniyle meslekten attığı Önder Çayır’ı, alnının akıyla beş yıl sonra mesleğine geri döndürdük. Bu emsal teşkil eden kararla Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan sorgulamaların psikolojik baskı, tehdit ve yıldırmayla yapıldığı da karara bağlanmış oldu. Müvekkilim mesleğinden ayrı kaldığı süreçte, aile bütünlüğü dağılma noktasına gelmiş, müvekkilimin çocukları dahi TSK’dan atılmış olmanın toplum nezdindeki öteleme ve hor görme psikolojisini yaşamıştır. Müvekkilim mesleğinden ayrı kaldığı süreçte çoğu zaman işsiz kalmış çoğu zaman da yevmiye usulü gündelik, vasıfsız işlerde çalışarak alın teriyle, ailesiyle birlikte hayata tutunmaya çalışmıştır” dedi.

ŞAH FIRAT HAREKATI'NDA YAŞAMINI YİTİREN ASTSUBAY, TERÖR ŞEHİDİ SAYILDITaylan YILDIRIM/İZMİR, (DHA)- SURİYE topraklarında...
03/02/2019

ŞAH FIRAT HAREKATI'NDA YAŞAMINI YİTİREN ASTSUBAY, TERÖR ŞEHİDİ SAYILDI

Taylan YILDIRIM/İZMİR, (DHA)- SURİYE topraklarında yapılan Şah Fırat Harekatı’nda zırhlı personel taşıyıcının kapağının başına çarpması sonucu yaşamını yitiren, SGK tarafından görev şehidi kabul edilen Astsubay Başçavuş Halit Avcı’nın (34) eşi Şöhret Demirsoy Avcı’nın karara itiraz edip, açtığı dava sonuçlandı. Davaya bakan İdare Mahkemesi, yapılan görevin terörle mücadeleden bağımsız düşünülemeyeceğine belirterek fotoğraf çekmekle görevli olan Astsubay Başçavuş Halit Avcı’yı terör şehidi saydı. Geçmişte Avcı ile silah arkadaşlığı yapan, sonrasında avukat olan ailenin avukatı Mehmet Erkan AKKUŞ, kararın aileyi sevindirdiğini söyledi.
Suriye’nin Halep kentine bağlı Karakozak köyünde bulunan Süleyman Şah Türbesi ve orada bulunan askerler, o zaman bölgeye hakim olan terör örgütü DEAŞ tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Şubat 2015’te başlattığı Şah Fırat Harekatı ile türbe, yeni yerine nakledildi, askerler de bu bölgeden çekildi.
Şah Fırat Harekatı’nın tek şehidi ise operasyonun görüntülerini çekmek üzere bölgeye gönderilen Genelkurmay Foto Film Merkez Komutanlığı’nda görevli Astsubay Başçavuş Halit Avcı oldu. Avcı, üzerinde bulunduğu zırhlı personel taşıyıcının kapağının başına çarpmasıyla şehit oldu. Devlet töreniyle toprağa verilen Halit Avcı’nın, görev şehidi olduğuna karar veren SGK, Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan eşi Şöhret Demirsoy Avcı ve oğluna bu kapsamda haklarını verdi. Ancak eşi, Astsubay Başçavuş Avcı’nın görev değil terör şehidi olduğunun kabul edilmesini isteyip, dava açtı.
‘TERÖRLE MÜCADELEDEN BAĞIMSIZ DÜŞÜNÜLEMEZ’
Davaya bakan Ankara 13’üncü İdare Mahkemesi’nden, şehit askerin ailesini sevindiren karar çıktı. Mahkeme, Astsubay Başçavuş Halit Avcı’yı, terör şehidi saydı. Kararın gerekçesinde ise “Astsubay Başçavuş Halit Avcı, Genelkurmay Genel Sekreterliği Foto Film Merkez Komutanlığı’nda görev yaptığı sırada Suriye sınırlarında gerçekleştirilen sınır ötesi askeri operasyonda görsel medya kaydı yapmak amacıyla görevli olup, Zelçik Arappınarı- Süleymanşah Saygı Karakolu yolu üzerinde zırhlı personel taşıyıcı aracının açık olan üst kapağından kamera kaydı yapmak için ayağa kalkmak üzere iken aracın kapağının başına çarpması sonucu vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının eşinin vefat olayının, o bölgede bulunma nedeni olan terörle mücadeleden bağımsız düşünülemeyeceği ve 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen karar konusu işlemde hukuka uyarlılık görülmemektedir” denildi.
DAVANIN AVUKATI, ESKİ SİLAH ARKADAŞI
Bu karar sonrasında ise şehit askerin eşi ve çocuğuna, yeni hakları verildi. Geçmişte şehit Astsubay Avcı ile silah arkadaşlığı yapan, sonrasında istifa edip avukat olan ailenin avukatı Mehmet Erkan AKKUŞ, kararın aileyi sevindirdiğini söyledi.

Şah Fırat Harekatı'nda yaşamını yitiren astsubay, terör şehidi sayıldı

Şehit astsubaylar, ‘terör’ değil ‘vazife malulü’ sayılınca aileleri borçlu çıktıHakkari Yüksekova'da, operasyona çıkmaya...
03/02/2019

Şehit astsubaylar, ‘terör’ değil ‘vazife malulü’ sayılınca aileleri borçlu çıktı

Hakkari Yüksekova'da, operasyona çıkmaya hazırlanırken, el bombasının kazara patlamasıyla şehit olan 3 askerden Piyade Astsubay Üstçavuş Rahmi Yılan ve Piyade Astsubay Üstçavuş Ömer Kılıçoğlu'nun yakınlarına 'terörle mücadele kapsamında vazife malulü' olarak verilen haklar, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca (SGK) mahkemeye yapılan itiraz üzerine sadece 'vazife malulü' kabul edilmeleriyle geri alındı. Bu karar üzerine ailelere ödenen ikramiye ve maaşların farkı olan yaklaşık 80'er bin TL, yeniden düzenlenen maaşlarından kesilmeye başlandı. Aileler, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurarak kararın düzeltilmesini istediler.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, 3’üncü Piyade Tümen Komutanlığı’nda 21 Ekim 2015’te operasyona çıkmaya hazırlanan askerlerin arasında kazara el bombasının patlamasıyla Komando Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Fatih Tomuşoğlu (25), Piyade Astsubay Üstçavuş Rahmi Yılan (28) ve Piyade Astsubay Üstçavuş Ömer Kılıçoğlu (29) şehit oldu. Şehit askerler, askeri törenle memleketleri Amasya’nın Merzifon ilçesi ile Gaziantep’te son yolculuklarına uğurlandı.
SGK ‘VAZİFE MALULÜ’ SAYINCA HUKUK MÜCADELESİ BAŞLADI
Yapılan inceleme ve soruşturmadan sonra şehit askerler, SGK tarafından ‘terör’ değil, ‘vazife malulü’ sayıldı. Aileler de bu kapsamda haklardan yararlandırıldı. Bunun üzerine Piyade Astsubay Üstçavuş Rahmi Yılan ve Piyade Astsubay Üstçavuş Ömer Kılıçoğlu’nun eşleri, kendileri ve çocukları adına Ankara’da İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Yılan’ın dosyasına bakan 14’üncü İdare Mahkemesi ile Kılıçoğlu’nun dosyasına bakan 7’nci İdare Mahkemesi, söz konusu olayın terör eyleminin neden ve sonucuyla meydana geldiğine hükmedip, şehit askerleri terörle mücadele kapsamında vazife malulü saydı. Bu kararla birlikte ailelerin hem emekli ikramiyelerinde hem de maaşlarında artış yapıldı ve hak sahiplerine verildi.

KARAR DEĞİŞİNCE BORÇLU ÇIKTILAR

Yerel idare mahkemelerinin bu kararlarına SGK tarafından itiraz edilince dosyalar, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderildi. 11’inci İdari dava Dairesi’nce dosyalar incelendikten sonra Piyade Astsubay Üstçavuş Rahmi Yılan ve Piyade Astsubay Üstçavuş Ömer Kılıçoğlu’nun ‘terör’ değil, ‘vazife malulü’ sayılmasına hükmedildi ve karar kesinleşti. Şehit aileleri SGK’nın yazısıyla, maaş ve ikramiye farkı olarak kendilerine yapılan ödemeler nedeniyle yaklaşık 80’er bin TL borçlu olduklarını öğrendi. Bu paranın tahsili için de ocak ayından itibaren şehit eşlerinin maaşlarından SGK tarafından kesinti yapılmaya başlandı.
AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU
Bu durum karşısında büyük üzüntü yaşayan aileler, kararın düzeltilmesi için avukatları Mehmet Erkan Akkuş aracılığıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. Davayla ilgili değerlendirmede bulunan avukat Akkuş, “Mahkeme kararıyla şehitlerimizin 3713 sayılı kanun kapsamında, terörle mücadele vazife malullüğüne karar verilmişti. Şehitlerimizin eşlerine ve boynu bükük yetimlerine bu kanun kapsamında özlük hakkı ve maaş tahakkuk ettirilmişti. Sonrasında Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen karar sebebiyle emanetimiz olan yetimler ve acılı eşler bu durumla karşı karşıya kalmışlardır. Biz Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptık. İki karar arasındaki hukuki çelişkinin giderileceğine inanıyoruz” dedi.

26/05/2015
Zulme boyun eğen dilsiz şeytan dedik. Şeytanı görmeyen, duymayan, konuşmayan 3 maymunu bir tarafa itip mağdura, dertliye...
23/02/2015

Zulme boyun eğen dilsiz şeytan dedik. Şeytanı görmeyen, duymayan, konuşmayan 3 maymunu bir tarafa itip mağdura, dertliye yol açmaya çalıştık. Siz de bu yolda yürümek istiyorsanız 13 Mart günü saat 10:00 da bekliyoruz. Susmaların bittiği, konuşmaların dirildiği bir gün olacak!

TRAFİK KAZALARINDAN DOĞAN MADDİ ZARARLARTrafik kazaları eşyanın zarar görmesi, vücut bütünlüğünün bozulması ve ölüm hali...
22/08/2014

TRAFİK KAZALARINDAN DOĞAN MADDİ ZARARLAR

Trafik kazaları eşyanın zarar görmesi, vücut bütünlüğünün bozulması ve ölüm halinde farklı zarar kalemlerini doğurmaktadır. Eşyaya gelen zarar eşyanın(aracın) tamamen kullanılamaz hale gelmesi, kısmen zarar görmesi, onarım görmesi, kazadan kaynaklı değer kaybı, yoksun kalınan kar gibi şekillerde oluşmaktadır.Bahsi geçen zararlar hesaplanırken eşyanın kazadan önceki durumu ile kazadan sonraki durumu arasındaki fark hesaplanır. Yapılan hesaplamadan aracın kullanılmadığı dönemde harcanmayan yakıt bedeli zarardan düşülür ve araç tamirdeyken veya pert olduğu süre içinde başka bir araç kiralandıysa kiralama bedeli zarara eklenir.

Vücut bütünlüğünün bozulması yani yaralanma halinde ise talep edilebilecek farklı tazminat talepleri söz konusu olur. Kaza mağdurunun yapmış olduğu ve ileride yapmak zorunda kalacağı tedavi giderleri, bakıcı giderleri, çalışma gücünün geçici ve sürekli kaybı nedeniyle uğradığı ve uğrayacağı zararlar, ekonomik geleceğin sarsılması bu talepler arasındadır.

Trafik kazalarında ölüm, maalesef sıklıkla yaşanan bir durumdur. Hemen ölüm halinde vefat edenin yakınları, destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri talep etme hakkına sahip olur. Ancak ölüm hemen gerçekleşmemişse yani tedavi sürecinin sonunda ölüm gerçekleşmişse ölenin yakınları ölüm anına kadar yapılan tedavi ve bakıcı giderlerini de talep etme hakkına sahip olur.Destekten yoksun kalma tazminatı, Borçlar Kanunu madde 45. den kaynaklanan bir haktır. Destekten yoksun kalma tazminatını talep etme hakkı sadece mirasçılara değil, ölenin desteğinden yararlanan ve ölüm neticesinde bu destekten yoksun kalan 3. kişilere de tanınmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken ölenin gelir durumu, yaşı, bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve bunların yaşları, meslekleri gözönünde bulundurulur. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması oldukça karmaşıktır ve hesaplama genelde resmi bilirkişiler tarafından yapılmaktadır. Ancak bu hesaplama yapılırken ölenle ve destek tazminatı isteyen kişilerle ilgili tüm verilerin ortaya konulması gerekmektedir. Tazminatlarda genel olarak herkes kusuru oranında sorumludur ilkesi geçerli olsa da kişilerin mağduriyetlerinin önlenmesi için bu ilke kesin şekilde uygulanmamaktadır. Yaralanan kişinin talep ettiği tazminattan, kendi kusuru oranında indirim yapılması hakkaniyete uygundur ancak ölen kişinin kusurlu olduğu gerekçesiyle ölenin kusursuz yakınlarına tazminat ödenmemesi veya tazminattan indirim yapılması hakkaniyetsiz bir durumdur. Bu haksızlığın önlenmesi amacıyla Yargıtay son verdiği kararlarında ölenin ailesi kusursuz 3. kişiler olduğundan bu kişilerin hak kazanacağı tazminat hesaplanırken kusur indirimi yapılmaması gerektiğini belirtmiştir. Bu kararla artık ölen kişilerin mirasçılarının veya destek verdikleri diğer kişilerin mağduriyeti önlenmiştir. Ancak tabii ki daha önce dava açan ve ölenin kusuru nedeniyle tazminat alamayan veya düşük miktarda tazminata hak kazanan kişilerin mağduriyeti devam etmektedir.

Eskiden tek taraflı kazalarda ölenlerin destek alanları tazminat talep edemezken Yargıtay İçtihatlarında ve uygulamada değişen ilkeler gereğince bu kişiler de tazminat talep edebilmektedir. Maalesef bir çok kişi bu haklarını bilmemekte ve son derece mağdur olmaktadırlar. Bu nedenle son 8 yılda kendisi veya yakınları trafik kazası mağduru olan kişilerin bu konuda uzman kişiler tarafından bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Address

Dr. Mediha Eldem Sok. No:68/9 Kızılay
Ankara

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 13:00

Telephone

0 312 431 5080

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Akkuş Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Akkuş Hukuk Bürosu:

Share