Asya Hukuk Bürosu

Asya Hukuk Bürosu Kurucu Avukat Duygu KURBAN GÖZÜOĞLU 2432.

Sokak Çamlıca Bulvar Sitesi E Blok K:3 D:16 Ümitköy/ ANKARA Telefon : + 90 (312) 229 19 37Faks : + 90 (312) 229 19 75Mail : [email protected]

25/10/2018

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avusturyalı bir kişinin Hz. Muhammed’e yönelik hakaret içeren ifadelerinin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verdi.

AİHM’den yapılan yazılı açıklamaya göre, 47 yaşındaki Avusturyalının 2009'da Hz. Muhammed’e yönelik kullandığı hakaret içerikli ifadelerin İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce özgürlüğü ile ilgili 10. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğine oy birliği ile karar verildi.

Açıklamada, Avusturya mahkemelerinin şahıs hakkında yerinde ve doğru gerekçelerle hükmettiğinin altı çizilerek, "Kullanılan tartışmalı ifadeler objektif tartışma sınırlarını aşmıştır. Kullanılan ifadeler İslam Peygamberi Hz. Muhammed’e hakaret içeren bir saldırı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca bu tür başka saldırılar, ön yargıları körükler ve Avusturya’daki dini özgürlüğünü tehdit eder” değerlendirmesine yer verildi.

09/10/2018

T.C.YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/13435
K. 2013/16370
T. 05.12.2013 DAVA : İcra mahkemesince verilmiş bulunan karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR : Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazına gelince; Davacı dava dilekçesinde, davalının 01.09.2008 tarihli kira sözleşmesi ile müvekkilinin kiracısı olduğunu; Ağustos 2010- Ocak 2013 arası (2012 yılı Ekim ayı hariç) aylara ilişkin toplam 56.100,00 TL kira bedelinin tahsili için icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasına, icra inkar tazminatına ve tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, talebe konu alacağın TÜFE ye göre hesap edilmediğini belirterek borca itiraz etmiş; yargılama sırasında da itirazını tekrarlamıştır. Taraflar arasında 01.09.2008 tarihli kirasözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira bedeli 1.500,00 TL olup, kira sözleşmesinin 6. maddesinde kira bedelinin her yıl Türkiye İstatistik Kurumu Tüketici Fiyat Endeksi oranında arttırılacağı kararlaştırılmıştır.

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 344. maddesinde "Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kirabedeline ilişkin anlaşmalarının, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemesi koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun sürelikira sözleşmelerinde de uygulanır." hükmü, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. maddesinde geçmişe etkili olma başlığı altında "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları gerçekleştirdikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır." hükmü, aynı Kanunun 7. maddesinde ise görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlığı altında "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallar ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalara da uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Türk Borçlar Kanununun kira artışına ilişkin 344. maddesindeki düzenleme kiracıları koruyucu nitelikte olup, kamu düzenine ilişkindir. Az yukarıda yazılı olduğu üzere Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununun 2 ve 7. maddesi gözetildiğinde, TBK. nın yürürlüğünden önce serbest irade ile belirlenen sözleşmedeki artış oranı, bir önceki kira yılındaki üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.

O halde, kira bedeli TBK.nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, yenilenen 01.09.2012 tarihinden sonraki dönem için, kira artış oranı TBK. nın 344. maddesinde belirlenen artış oranını geçmediği ölçüde sözleşmedeki artış oranına itibar edilerek sonuca gidilmelidir.

Somut olayda sözleşmedeki artış oranının yasal (ÜFE) artış oranını geçtiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklanan esas ve ilkeler doğrultusunda 01.09.2012 tarihinde başlayan kira dönemi için kira artışı üretici fiyat endeksindeki (12 aylık ortalama) artış oranına göre belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

3-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Yargılama sırasında davalı kendisini vekille temsil ettirmiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece vekalet ücreti konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün tahliyeye ilişkin bölümünün (ONANMASINA), (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca kararın alacağa ve vekalet ücretine ilişkin kısmının oybirliğiyle (BOZULMASINA), onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

08/10/2018

Yargıtay, velayet davalarında "8 yaşından itibaren çocukların görüşlerinin alınması" gerektiğine dair karar verdi. Bundan sonra çocuğa da kiminle kalmak istediği sorulacak...

24/09/2018

Kendisini avukat olarak tanıtan dolandırıcılar yakın zamanda vefat eden kişilerin mirasçılarıni arayarak "rahmetlinin borcu vardi" gibi yalanlarla icra tehdidinde bulunarak para kopartiyorlar. Araba parçası aldığı iddiası ise en çok kullanılan yalan. Vefat edenin 500-2000 TL borcu olduğunu iddia eden kişilere varisler icra yapmasınlar diye ödeme yapıyor. Bu dolandırıcılar varisler hakkında icra takibi bile yapabiliyorlar. Bu tip bir durumla karşılaştığınızda itiraz ediniz ve muhakkak bir avukat ile temasa geçiniz. Dolandırıcılığın akla ziyan yöntemlerinden birisi de bu artık.

23/02/2017

Yeni yönetmelikle, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin kapalıdan açığa ayrılmayı düzenleyen 6/1-a maddesinde, “cezalarının” ibaresi “cezaları 10 yıldan az olanlar bir ayını, 10 yıl ve yukarı olanlar ise” olarak değiştirildi. Böylece, cezası 10 yılın altında olan hükümlüler sadece 1 ay kapalı cezaevinde sıkı infaz koşullarında hapis yatacak, daha sonra ise açık cezaevlerine gönderilebilecekler. 10 yılın üstündekilerin ise cezalarının 10’da birini yatıp açık cezaevine yollanacaklar. Eski yönetmelikle ancak “Toplam cezalarının beşte birini kapalı kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine altı yıl veya daha az süre kalanlar” açık cezaevine gönderiliyordu.

17/10/2014

Yarın ve pazar günü oy kullanacak tüm meslektaslarimin irade ve sagduyularina güveniyorum. Ticaret için değil hizmet için Seyit Kıvanç Koç baro Başkanımız olsun.. vaadlerimizi gerçekleştiremezsek 6 ay sonra tüm yönetim olarak istifa edeceğiz. Desteğinizi bekliyoruz. Siyasetten sıyrılıp mesleki problemlere odaklanmış baro için oyunuz Seyit Kıvanç Koç a olsun.

Baro Başkan Adayimiz.. Allah muvaffak etsin..
18/09/2014

Baro Başkan Adayimiz.. Allah muvaffak etsin..

18/02/2014

İnternet Yasası ile hedeflenen;
*****Kişilik Haklarının Saldırı halinde; Sulh Ceza Mahkemesi dışında hiç bir kurumun yetkisi yoktur. Böyle bir durumda izlenecek süreç ise; Sulh Mahkemesine gidilir. Hakim 24 saat içerisinde kararını verir. Eğer verilen karar şikayetçinin lehinde ise URL adresine erişim engelleme kararı alınır. Verilen karar Erişim Sağlayıcılar Birliğine gönderilir. Birlik ise 4 saat içerisinde tüm sağlayıcılara ileterek URL'ye erişimi engeller. Böylece bütün sayfa kapatılmayacak sadece söz konusu sayfa engellenecektir.
****İkinci yasa kapsamı ise Özel Hayatın gizliliği. Yasadışı dinleme,görüntüleme ve kişisel verilerin paylaşımı halinde gecikmenin mağdur için telafisi olmayacağı için mağdurun talebiyle geçici olarak erişm engelleme yapılır. Nihai karar ise 48 saat içerisinde Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilir. Buradaki süreç ise şöyle işliyor. Kişi URL adresi ve kimliğini ispatlayıcı bilgi ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına başvuru yapar. TİB bu talebi Erişim Sağlayıcılar Birliğine iletir. Sağlayıcılar 4 saat içerisinde erişimi engeller. Başvuru yapan kişi en geç 24 saat içerisinde Sulh Ceza Mahkemesine başvuru yapmak durumundadır. Mahkeme 48 saat içerisinde kararını verir. Karar şikayetçiden yanaysa engelleme durumu devam eder. Tersi durumda ise engelleme kaldırırlır. 48 Saat içerisinde karar ulaşmazsa otomatikman engel kalkar.

Istismar hakkinda cocugumuz ile konusalim onu bilgilendirelim.
14/12/2013

Istismar hakkinda cocugumuz ile konusalim onu bilgilendirelim.

Address

Ankara
Ankara

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Asya Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share