11/09/2025
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; icra takibine itirazı sonrasında alacaklı tarafından itirazın kaldırılması veya itirazın iptali kararı alınmaksızın sunulan iş mahkemesi kararı doğrultusunda tarafına Örnek 4-5 icra emri gönderilmesi üzerine, icra dosyasına bir kısım ödeme yapıldığını, sonrasında takibin iptali istemiyle açılan davada mahkemece takibin iptaline karar verilmesi üzerine yapmış olduğu ödemenin ödeme gününden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesi için İİK'nın 40/2. maddesi uyarınca alacaklıya muhtıra gönderilmesine ilişkin taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiğini, kararın usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayete konu 14.05.2024 tarihli icra müdürlüğü kararı kaldırılarak yapılan ödemenin alacaklıdan tahsili için muhtıra gönderilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında, ''şikayet tarihinden sonra takibin iptaline dair karar Yargıtay tarafından onanmakla kesinleştiği, şikayet edenin bu hususu icra müdürlüğüne bildirerek yeniden talepte bulunması üzerine icra müdürlüğünce talebin kabulüne ve talep uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği'' gerekçesiyle konusuz kalan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu görülmektedir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Somut olayda, şikayetçi borçlu aleyhine başlatılan Örnek 7 ilamsız takipte, borçlunun borca itiraz ettiği, alacaklı tarafından işe iadeye dair tespit kararı icra dosyasına sunularak borçluya örnek 4-5 icra emri tebliği üzerine borçlu tarafından takip dosyasına 02.06.2023 tarihinde 1.024.278,38 TL ödeme yapıldığı, borçlu tarafından takibin iptali talepli dava açıldığı, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi üzerine borçlunun kendisinden tahsil edilen ve alacaklıya ödenen paranın İİK’nun 40/2. maddesi uyarınca geri alınması için alacaklıya muhtıra çıkartılması talebinde bulunduğu, icra müdürlüğünün şikayete konu kararı ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 40. maddesine göre iade işlemlerinin, dayanak ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması ya da temyizen bozulması ve aynı maddenin 2. fıkrası gereğince hakkında takip yapılan borçlunun hiç veya o kadar borcu olmadığının kesin bir ilamla tahakkuk etmesi durumunda uygulanacağı açık ise de öncelikle dikkat edilmesi gereken husus takip şekli
olmakla şikayete konu icra memuru kararına ilişkin takip dosyası ilamlı icra takibi olmayıp, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibidir. Aslolan takibin başlangıçtaki türü olup işe iadeye dair tespit hükmünün dosyaya sunulması sonuca etkili değildir. Kaldı ki bahsi geçen ilamla yalnızca davada hükmedilen yargılama giderlerinin istenmesi mümkündür. Dolayısıyla somut olayda İİK'nun 40. maddesinin uygulama yeri yoktur.
2025/2259 E. , 2025/4134 K.