Alo Süt Ankara

Alo Süt Ankara Sayfada Süt ve Süt Ürünleri hakkında paylaşım yapılır

16/06/2024
18/04/2024

Tokat'ta meydana gelen 5,6 depremden etkilenen herkese geçmiş olsun diliyor, can kaybı olmamasını temenni ediyorum.

400 takipçiye ulaştım! Devam eden desteğiniz için teşekkür ederim. Sizler olmadan bunu asla başaramazdım. 🙏🤗🎉
23/03/2024

400 takipçiye ulaştım! Devam eden desteğiniz için teşekkür ederim. Sizler olmadan bunu asla başaramazdım. 🙏🤗🎉

12/09/2021

"Atatürk, Dinlenmek İçin Gittiği İstanbul’daki Florya Köşkü'nden, Yanında Yalnızca Şoförü ile Küçükçekmece’ye doğru giderken Tarlasında Sabanla Çift Süren Bir Çiftçi Görür. Çiftçinin Sabanında Koşulu Olan Öküzün Yanında, Koşulu Bir de Merkep Vardır. Şoförüne;

— Arabayı Durdur, Der.

Arabadan İner. Tarlaya Doğru yürür. Çiftçi Kendisine Doğru Geleni Görmüştür. Sabanında Koşulu Olan Öküzü ve Merkebi Durdurur. Atatürk, Yanına Gelince,

— Kolay Gelsin Ağa, der.

— Sağolasın Bey! Hoşgeldin.

— Hoşbulduk Ağa. Yoldan Geçerken Dikkatimi Çekti. Öküzün Yanına Merkep Koşmuşsun. Hiç Öküzün Yanına Merkep Koşulur mu? Bunlar Denk Değil.

Köylünün Canı Sıkkındır. Biraz da Alınmıştır. Bezgin Bir Ses Tonuyla,

— Merkeple Öküzün Yan Yana Koşulmayacağını Bilmiyom mu Sanıyon Bey. Sen Bunu Bana mı Söylüyon?

— Kime Söylemeliyim Ağa?

— Sen Bunu Git Vergi Memuruna Söyle.

— Vergi Memuruna mı?

— He ya! Bu Sene Ürünüm Kıt Oldu. Vergi Borcumu Ödeyemedim. Dört Gün Önce Vergi Memurları Öküzün Eşini “Vergi Borcunu Karşılar” Diyerek Alıp götürdüler. Sattılar. Benim Öküzün Eşi Sizin Gibi Beylerin Sofrasına Et, Sucuk Oldu Bey.

Atatürk, Çok Sinirlenmiştir. Alışkanlığı Gereği Kızdığı Zaman Kaşlarını Çatmaktadır. Onun Bu Halini Gören Köylü,

— Bana Niye Kaş Çatıyon Bey. Yalan Söylediğimi mi Sanıyon? Sana Ne Söylediysem Hepsi Doğru. Ben Küçükçekmece Köyündenim.Muhtara Sor İstersen.
Atatürk,

— Neden Kaymakam Bey’e Gidip Durumu Anlatmadın Ağa?

— Gittim Bey.

Köylü Duraksamıştır. Bunu Anlayan Atatürk, Devam Eder.

— Kaymakam ne dedi?

— Git borcunu öde, dedi.

— Sen de Vali Bey’in yanına gitseydin.
Köylü Atatürk’ü bir müddet süzer. Atatürk, konuşmadan dinlemektedir. Köylü konuşmaya devam eder.

— Sen hiç Vali’nin yanına gitmemişsin bey. Halından belli oluyor.

— Halimden belli mi oluyor?

— He ya! Hem gitseydin bilirdin.

— Neyi bilirdim?

— Kapıdaki Jandırmaların adamı içeri koymadığını, bey.
Atatürk,

— Başvekil İsmet Paşa’ya telgraf çekip, durumunu niye izah etmedin?, diye sorar.
Köylü gülümseyerek,

— İnsanı güldürme bey. Başvekilin kulağı sağır, duymaz diyola, der.

Atatürk, kızmıştır.

— Peki! Gazi Paşa’ya niye telgraf çekmedin?,diye sorar.

— O’nunda bir gözü kör, görmez diyola. Hem, sen zenginsin. Tomofilin bile var. Bunları heç duymadın mı?

Atatürk, cüzdanından elli lira çıkarır.

— Bunu kabul et ağa. Öküzün yanına bir eş alırsın, der.

Elleri titreyen köylünün, elini sıkar. Yanından ayrılır. Hızlı adımlarla arabasına doğru yürür. Florya köşküne döner. Başbakan İsmet Paşa’ya şu telgrafı çeker.

—“ Derhal Heyeti Vekileyi (Bakanlar Kurulu’nu) topla, İstanbul’a gel.”

Başbakan başkanlığında Bakanlar Kurulu Florya köşküne gelirler. Atatürk, şoförünü köylüyü alıp gelmesi için yollamıştır. Arabanın içinde sıra sıra dizilmiş Jandarmaların arasından Florya Köşküne gelen köylü “Eyvah ben ne yaptım” diye için için dövünmektedir. Kendisini kapıda karşılayan şık giyimli bir beyefendi nazik bir sesle “ beni takip edin efendim” deyince içi biraz ferahlasa da çok korkmuştur. Adamı takip ederek büyük bir toplantı salonuna girerler. Salon kalabalıktır. Ortada büyük bir masa, etrafında sandalyelere oturmuş şık giyimli insanlar ile ayakta duran iki kişi daha vardır. Gözleri karamış, ayakları bedenini taşımakta zorlanmaktadır. Heyecandan kalbi fırlayacak gibidir. Tanıdık bir ses duyar.

— Hoşgeldin ağa. Gel yerin burada.
Diyen Atatürk, sağ tarafında, yanında ayırdığı boş sandalyeyi eliyle işaret etmektedir. Köylü, zorlanarak yürür ve yığılırcasına sandalyeye oturur. Durumunu anlayan Atatürk,

— Sakin ol ağa. Korkacak hiç bir şey yok.

— Sağol bey! Sağol.

Köylünün soluklanmasını ve rahatlamasını bekleyen Atatürk, bir müddet sonra,

— Seni buraya niye çağırdım biliyor musun ağa?
— Hayır bey, bilmiyom.

— Dün bana anlattıklarını, bu gün burada anlatmanı istiyorum. Ama; bir tek kelimesini dahi atlamadan, eksiksiz olarak anlatmanı istiyorum. Haydi başla, seni dinliyoruz.
Köylü başından geçenleri bir bir anlatır. Daha önce söylediklerinin eksik olanlarını Atatürk, tamamlar. Köylünün konuşması bitince Atatürk, masada oturanları tek tek tanıtır. Kendisinin de Gazi olduğunu söyler. Sonra ayağa kalkar. Elini masaya sertçe vurarak, öfkeli bir sesle;

— Beyler, ben çiftçinin koşumluk hayvanını sattıran kanun istemiyorum. Ben çiftçinin tohumluk buğdayını sattıran kanun istemiyorum. Ben çiftçinin tarım aletini, sağımlık hayvanını sattıran kanun istemiyorum. Ankara’ya dönecek ve bu işi hemen halledeceksiniz.

Bu olaydan sonra aşağıdaki kanun bir gecede hazırlanıp yasalaştırılmıştır.

İcra İflas Kanunu Madde 82/4.: Borçlu çiftçi ise, kendisinin ve ailesinin geçimi için zorunlu olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer teferruatı ve tarım aletleri haczedilemez..."

31/08/2021

ELHAMDÜLİLLAH
KIZIM
HUKUK FAKÜLTESİNDE

Bazen...Bir adım geri atarsın...Diğer her şeyi korumak için.
20/08/2021

Bazen...
Bir adım geri atarsın...
Diğer her şeyi korumak için.

20/08/2021

BİLİNCİN YÜKSELDİKÇE NELER OLUR?

📌 Bilinci henüz senin kadar yükselmemiş olanların konuşmaları sana eski tadı vermemeye başlar.

📌 Kendin gibi olan insanları arar ve onlarla bir şekilde karşılaşmaya, yeni dostluklar oluşturmaya başlarsın.

📌 Sana söylenen şeyleri olduğu gibi doğru kabul etmek yerine sorgulamaya başlarsın.

📌 Korkuların azalır.

📌 Eskiden zoraki yaptığın şeyleri artık yapmaya mecbur hissetmezsin.

📌 Kendini çok daha rahat ifade etmeye başlarsın.

📌 İstemediğin şeylere rahatça “Hayır” diyebilirsin.

📌 Tek başına kalmaktan keyif almaya başlarsın.

📌 Hayatta gerçekten yaşamak istediğin gibi yaşayıp yaşamadığını sorgulamaya başlarsın.

📌 Gerçekten ne yapmak sana heyecan veriyorsa onun peşine düşersin.

📌 Olumsuzluklar seni eskisi kadar üzmez olur.

📌 Kötü giden şeylere dertlenmek yerine çözüm bulmaya odaklı olursun.

📌 Etrafta sıkıntı veren şeyler seni etkilemez.

📌 Gelecek için kaygılanmazsın.

📌 Başına kötü bir şey geldiğinde eskiden olduğu kadar üzülmezsin.

📌 Birisi sana hakaret ettiğinde, bağırdığında etkilenmez ve aynı şekilde tepki verme ihtiyacı duymazsın.

📌 Birisi seni haksız yere suçladığında kendini savunma ihtiyacı duymazsın.

📌 İltifatlar da seni eskisi gibi etkilemez.

📌 Onaylanma ve takdir edilme ihtiyacı hissetmezsin.

📌 Birilerine bir şeyleri ispat etme isteğin ve çaban biter.

📌 Seni rahatsız eden zihin konuşmaları gitgide azalır ve zor duyulur hâle gelir.

📌 Öfke ya da üzüntü gibi duygular ara sıra gelir ama senin üzerindeki etkileri dakikalar içinde geçer, üzerine yapışmaz ve seni günlerce rahatsız edemezler.

📌 Diğer insanların zenginliğini kıskanmazsın.

📌 İnsanların senin hakkında ne düşüneceklerini umursamazsın.

📌 İnsanları kategorilere ayırmazsın ve herkese aynı davranırsın.

📌 Yapılan hataları çok çabuk affedersin.

📌 Dışarıda ne olursa olsun içinde sebepsiz bir sevinç olur.

📌 Her yerde ve herkesin yanında kendin gibi olursun.

📌 Herkesin içinde aynı Öz'ün parçası olduğunu fark etmeye başlarsın.

📌 Dünya bir oyun alanı gibi gelmeye başlar.

📌 İçinde sürekli hissettiğin huzuru kimse bozamaz..

Address

Ankara
06793

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Alo Süt Ankara posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Alo Süt Ankara:

Share