03/06/2026
⚖️Eser sözleşmesi kapsamında yapılan estetik ameliyat nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davası incelenmiş, davacı göğüs büyütme ve yüz dolgu işlemlerinin ölçüm yapılmadan ve yeterli aydınlatma sağlanmadan gerçekleştirildiğini, ameliyat sonrası ciddi şekil bozuklukları ve komplikasyonlar oluştuğunu, ek operasyon ihtiyacı doğduğunu ileri sürerek tazminat talep etmiştir. Davalı hekim ise tüm işlemlerin rızaya dayalı ve tıbbi standartlara uygun olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesince, ortaya çıkan durumun protezin yer değiştirmesine bağlı bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, söz konusu durumun sekonder müdahalelerle düzeltilebileceğinden bahisle kusur bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Yargıtay, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TBK 470 uyarınca eser sözleşmesi olduğunu vurgulayarak, eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır tespitini yapmıştır. Estetik operasyonlar gibi tıbbi müdahalelerde hastaya ait kayıtların da noksansız olarak tutulması zorunludur. Meydana gelen olumsuzluklar tıbbi bir risk olsa dahi, komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin (hekimin) sorumluluğundadır. Davacının ameliyat öncesi riskler konusunda yeterince aydınlatılmadığı ve kayıtların eksik tutulduğu tespit edildiğinden hekim kusurlu bulunmuş; Adli Tıp Kurumu'nun yeterli gerekçe içermeyen raporuna dayanılması ve bu raporun tekrarı mahiyetindeki 2. rapor da gözetilerek karar verilmesi hatalı olmuştur denilerek hüküm davacı lehine bozulmuştur
(Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2018/3043 E. 2018/2820 K.)
📌