Ahmet Can.

Ahmet Can. Faydalı dijital içerikler Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluş

Bayramınızın, huzur, mutluluk ve sevdiklerinizle paylaşılan güzel anlarla dolu geçmesini dilerim. Kurban Bayramınız müba...
27/05/2026

Bayramınızın, huzur, mutluluk ve sevdiklerinizle paylaşılan güzel anlarla dolu geçmesini dilerim. Kurban Bayramınız mübarek olsun. Ahmet Can.Ahmet Can.

27/05/2026

Bayramınızın, huzur, mutluluk ve sevdiklerinizle paylaşılan güzel anlarla dolu geçmesini dilerim. Kurban Bayramınız mübarek olsun. Ahmet Can.

Toplum Yararına Program (Typ) Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin İlave Tediye Alacağı HakkıToplum Yararına Program (TY...
25/04/2026

Toplum Yararına Program (Typ) Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin İlave Tediye Alacağı Hakkı

Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında istihdam edilen kişilerin hukuki niteliği, bu kişilerin bir iş sözleşmesine dayalı olarak çalıştıkları ve dolayısıyla "işçi" sıfatına haiz oldukları şeklinde kabul edilmelidir.

İlave tediye ödemesinden yararlanabilmek için çalışanın, 6772 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarında, İş Kanunu kapsamına girip girmediğine bakılmaksızın "işçi" vasfıyla çalışıyor olması yeterlidir.

TYP kapsamında çalışan işçilerin çalışma şartlarının özel bir program çerçevesinde belirlenmiş olması veya ödeme yükümlülüklerinin idari bir yönetmelikle düzenlenmiş olması, bu kişilerin 6772 sayılı Kanun kapsamındaki işçi statüsünü ve ilave tediye hakkını ortadan kaldırmaz.

Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, sermayesinin yarısından fazlası devlete ait kurumlar ve belediyeler nezdinde işçi statüsünde görev yapan TYP çalışanları, kanundan doğan ilave tediye ücretine hak kazanırlar.

Farklılığı

Türkiye İş Kurumu Toplum Yararına Program Kapsamındaki Çalışan kişilerin işvereni olmadığı gibi asıl veya alt işvereni d...
18/04/2026

Türkiye İş Kurumu Toplum Yararına Program Kapsamındaki Çalışan kişilerin işvereni olmadığı gibi asıl veya alt işvereni de değildir.

Toplum Yararına Program Kapsamındaki Çalışan kişiler işçidir. İşçi program kapsamında katıldığı kurumda veya işyerinde iş görme edimini hizmet sağlayıcısına karşı yerine getirmektedir. İhale ile hizmet sağlayan yüklenici ücretini ödemektedir. İş ilişkisi yüklenici ile kurulmuş olur. Bu nedenle, Toplum Yararına Program Kapsamındaki Çalışan işçinin işvereni Türkiye İş Kurumu değildir. Türkiye İş Kurumu ile işçi arasında asıl-alt işveren ilişkisi de kurulmuş sayılmaz.

TYP uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul işyerinde çalışan katılımcılar ile iş görme ediminin yerine getirildiğinden katılımcının işvereni Milli Eğitim Bakanlığı’dır. İşçi ile davalı Bakanlık arasında 4857 Sayılı 2/1. fıkrasına uygun olarak iş ilişkisinin kurulduğu kabul edilir.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2019/5463 K. 2019/19706 T. 12.11.2019

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin red kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararını davacı temyiz etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının temyiz talebini 10.04.2019 tarihli ek karar ile " temyiz harçlarının yatırılmadığı" gerekçesiyle reddetmiştir. Davacı ek kararı süresinde temyiz etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce davacının temyiz talebi, 10.04.2019 tarihli ek karar ile temyiz harçlarının yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de davacının adli yardım talebinin 20.06.2019 tarihli ara kararla kabul edildiği anlaşıldığından, temyiz talebinin reddine ilişkin 10.04.2019 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesi sonucunda;

Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A- ) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun 'Toplum Yararına" isimli destek projesinde yapılan kurada hak kazanıp 07.12.2016 tarihinde Z. Ortaokulu'nda göreve başladığını, davalı kurum tarafından, 05.12.2016 tarihinde işe uygunluk sorgulama sonucunda Toplum Yararına Çalışma Programı Genelgesi 2013/1 madde 7'ye göre çalışma süresi belirlendiğinden bahisle 20 günlük çalışma hakkının bulunduğunu, bu nedenle 26.12.2016 tarihinde 20 günlük çalışma hakkının dolduğu gerekçesi ile iş çıkışının yapıldığını, gerekçeli yazılı fesih bildirimi sonucunda iş akdinin 27.12.2016 tarihinde davalı tarafça feshedildiğini, davalı tarafın fesih işleminin geçerli ve haklı bir nedene dayanmadığını, proje kapsamında tarafına belirtilen 9 aylık çalışma hakkının tarafına tanınmadığını, fesih işleminin İş Kanunu'nda yazılı olan usule aykırılık taşımakta olduğunu iddia ederek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatılmadığı takdirde 8 aylık iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık ücretin belirlenmesini talep etmiştir.

B- ) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının TYP kapsamında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okulda 20 gün kadar çalışmış olup, program kapsamında davalı kurumun işveren sıfatı bulunmadığı gibi davacının da işçi statüsünde olmadığını, konu ile ilgili yasal düzenlemelerin Aktif İş Gücü Hizmetleri Yönetmeliğinin dördüncü bölümü ve TYP Genelgesinde bulunduğunu, Toplum Yararına Programların amacı ve şartlarının da Yönetmeliğin 61 ve devamı maddelerinde yer almakta olduğunu, program kapsamında işbirliği yapılmış olan Milli Eğitim Bakanlığı ile müvekkili kurum arasında yapılan sözleşmenin hizmet alım sözleşmesi olmadığı gibi asıl işveren-alt işveren ilişkisinin de bulunmadığını, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile müvekkili kurum arasında imzalanmış ve 07/12/2016-16/06/2017 tarihleri arasında uygulanacak olan sözleşmenin Toplum Yararına Program Yüklenici Sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmede müvekkil kurumun idareci, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yüklenici ve programa katılacakların ise katılımcı olduğunu, davacının daha önce yine aynı yüklenici ile gerçekleştirilmiş olan TYP kapsamında toplamda 18 aylık çalışma hakkını doldurmuş olduğundan, mevzuat gereği dava konusu edilen programda da sadece 20 gün çalışma hakkı bulunması sebebiyle; 20 gün sonra çıkışının yapılmış olduğunu ve davacının yeniden programa dahil edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C- ) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesince, “davacı 9 aylık çalışma hakkının tarafına tanınmadığını beyanla, işe iadesini talep ve dava etmiş ise de, davacının İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde çalıştığı, davalı kurum ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, davalı kurum ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanmış olan sözleşmenin ise yüklenici sözleşmesi olup, davalının idare konumunda olduğu, davalı kurum ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığı” gerekçesiyle davacının davasının husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

D- )İstinaf başvurusu:

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

E- )İstinaf Sebepleri:

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurumun Toplum Yararına isimli destek projesinde yapılan kurada hak kazanıp 07.12.2016 tarihinde Z. Ortaokulunda göreve başladığını, davalı kurum tarafından 05.12.2016 tarihinde işe uygunluk sorgulama sonucunda Toplum Yararına Çalışma Programı Genelgesi 2013/1 madde 7'ye göre çalışma süresi belirlendiğinden bahisle 20 günlük çalışma süresinin bulunduğu, bu nedenle 26.12.2016 tarihinde 20 günlük çalışma süresinin dolduğu gerekçesi ile iş çıkışının yapıldığı yazılı fesih bildirimi sonucunda iş akdinin 27.12.2016 tarihinde davalı tarafça feshedildiğini, Toplum Yararına projesinin davalı kurum tarafından gerçekleştirilen proje olduğunu, davalı kurum yerleştirmesi ile görevine başladığını, fesih bildiriminin de kurum tarafından tebliğ edildiğini, iş akdine ilişkin tüm işlemlerin davalı kurum tarafından yapıldığını, iş akdi öncesi ve devamında davalı kurum ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasındaki ilişkiden tarafına hiç bir bilgi verilmediğini, muhatabın hep davalı kurum olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

F- )Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

G- )Temyiz başvurusu :

Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

H- ) Gerekçe:

1- )Hem İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, hemde Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli kararında davalının ünvanının " ... " yerine tüzel kişiliği olmayan il müdürlüğü olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.

2- )Taraflar arasındaki uyuşmazlık; işvereninin kim olduğu ve davanın doğru hasma yöneltilip yöneltilmediği noktasındadır.

Bu sorunun çözümü için öncelikle davacının statüsü ve işverenin kim olduğunun belirlenmesi gerekir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının Toplum Yararına Çalışma Programı ( TYP ) olarak adlandırılan program kapsamında çalıştırıldığı ve Z. Ortaokulu' nda görevlendirildiği tartışmasızdır.

Toplum Yararına Çalışma Programı ( TYP ) olarak adlandırılan program, 12.03.2013 tarih 28585 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aktif İş Gücü Hizmetleri Yönetmeliğinin 62 vd. maddelerinde düzenlenmektedir.

Buna göre Toplum Yararına Program, işsizliğin yoğun olduğu dönemlerde veya yerlerde doğrudan veya yüklenici eli ile toplum yararına bir iş ya da hizmetin gerçekleştirilmesi yoluyla özellikle istihdamında zorluk çekilen işsizlerin çalışma alışkanlık ve disiplininden uzaklaşmalarını engelleyerek işgücü piyasasına uyumlarını gerçekleştirmek ve bunlara geçici gelir desteği sağlamak amacıyla İŞKUR tarafından uygulanan bir programdır ( Madde 62 ).

Toplum yararına programa katılmak için;

a- ) Kuruma kayıtlı işsiz olmak,

b- ) 18 yaşını tamamlamış olmak,

c- ) Emekli, malul, dul ve yetim aylığı almamak,

ç ) Öğrenci olmamak ( açık öğretim öğrencileri hariç ) şartları aranır ( Madde 67 ). Katılımcı sağlayacak Türkiye İş Kurumu'dur. Karşı taraf ise yüklenici konumunda olan ve yasada hizmet alınabilecek veya işbirliği yapılabilecek hizmet sağlayıcı olarak tanımlanmış,

ve;

a- ) Kamu kurum veya kuruluşları.

b- ) Sivil toplum kuruluşları.

c- ) Özel sektör işyerleri, olarak belirtilmiştir!Madde 63 ).

Toplum yararına program uygulanabilecek alanlar ise;

a- ) Çevre temizliği.

b- ) Kamusal altyapının yenilenmesi.

c- ) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda çevre düzenlemesi.

ç ) Bakım onarım ve temizlik işleri yapılması.

d- ) Restorasyon, tarihi ve kültürel mirasın korunması.

e- ) Ağaçlandırma.

f- ) Park düzenlemeleri.

g- ) Vadi ve dere ıslahı.

ğ ) Erozyon engelleme çalışmaları, olarak belirlenmiştir ( Madde 65 ).

Programda haftalık çalışma süresinin, kırk beş saat olacağı, uygulama süresinin, her bir program için dokuz aydan fazla olamayacağı, İl müdürlüğünün niteliğine göre, toplam süreyi aşmamak şartı ile süreyi belirleme yetkisine sahip olacağı, katılımcılar için yararlanma süresinin, on iki ay içerisinde ayrı ayrı olarak veya bir defada en fazla dokuz ayı geçmeyeceği, dokuz aylık sürenin, kişinin bir programdan yararlanmaya başlama tarihi üzerinden değerlendirileceği, katılımcıların programa başladığı tarihten on iki ay sonra yeniden yararlanma hakkının doğacağı, aynı kurum veya kuruluş ile yeniden düzenlenmesi halinde, işbirliği yapılan kurum veya kuruluşun olumlu görüşü ve il müdürlüğünün onayı ile katılımcıların, üçüncü fıkraya aykırı olmamak şartı ile aynı programdan tekrar yararlanabilecekleri, yönetmelikte düzenlenmiştir ( Mad. 66 ).

Katılımcıların seçiminde uygulanan iki ayrı yöntem bulunmaktadır. Her Programın niteliğine göre bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yüzde seksen noter kurası ile ve yüzde yirmi liste yöntemi belirlenecektir.

Katılımcılara, hizmet alımı karşılığı verilen bedelden hizmet sağlayıcısı tarafından asgari ücret ödenmekte ve vergi ve sosyal güvenlik prim giderleri yatırılmaktadır. Katılımcıların Kurumla ilgili iş ve işlemleri dışındaki, vergi ve sosyal güvenlik gibi tüm resmi iş ve işlemleri yükleniciler tarafından yerine getirilir. Keza 31/12/1960 tarihli ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde katılımcıların durumuna uygun olarak hesaplanacak olan asgari geçim indirimi, durumlarını gösterir belgelere bağlı olarak yükleniciler tarafından katılımcılara ödenir. Katılımcıların uygun nitelikte olmamalarından kaynaklanacak sonuçlardan ya da görevli oldukları alanlara ve üçüncü kişilere verecekleri zararlardan yüklenici sorumludur.

Program, sözleşmede belirlenen sürenin tamamlanmasıyla sona erer. Ancak ilgili kurumların gerekçeli olarak uzatma talebinde bulunmaları ve gerekçenin il müdürlüğünce uygun bulunması halinde, toplam dokuz ayı aşmamak şartı ve ödenek durumu da dikkate alınarak program süresi uzatılabilir. Toplum Yararına Program tamamlanmadan önce veya ilişik kesme işlemlerinden önce, programın özelliği gereği 4857 Sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer alan belirsiz süreli sözleşmelere ilişkin olarak belirlenmiş olan bildirim sürelerinin uygulanmayacağı yönetmeliğin 72. maddesinde belirtilmiştir.

Yine bu yönetmeliğe ilişkin Türkiye İş Kurumu tarafından Toplum Yararına Program Genelgesi çıkarılmıştır. Genelgeye ek katılımcı taahhütnamesinin birinci maddesinde “TYP herhangi bir kamu kurumunda geçici veya daimi surette işçi statüsünü kazandırmaz” yönünde ibare bulunmaktadır.

Diğer taraftan Anayasa'nın 128/2 maddesi uyarınca “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir”. Memur ve kamu görevlileri ise yukarda belirtildiği gibi memur, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda işçilerde, belirsiz, belirli süreli sözleşmelerle, geçici veya daimi kadro da, asıl-alt işveren ilişkisi veya ödünç iş ilişkisi kapsamında çalıştırılabilir. Toplum yararına program kapsamında katılımcı olarak çalıştıranlar sözleşmeli personel veya geçici personel değildir. Türkiye İş Kurumu işveren olmadığına göre asıl-alt işveren ilişkisi de 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2. Maddesi kapsamında kabul edilemez. Ayrıca aynı kanunun 7. Maddesi uyarınca geçici ( ödünç ) iş ilişkisinin yasal unsurları da bulunmamaktadır. O halde yaptıkları iş ve yönetmeliğin 72. Maddesi değerlendirildiğinde işçi oldukları açıktır. İşçi program kapsamında katıldığı kurumda veya işyerinde iş görme edimini hizmet sağlayıcısına karşı yerine getirmektedir. İhale ile hizmet sağlayan yüklenici ücretini ödemektedir. Bu nedenle iş ilişkisi yüklenici ile kurulmuştur.

Anılan yönetmelik hükümleri yasal düzenlemeler ile birlikte irdelendiğinde, her ne kadar genelgeye ek katılımcı taahhütnamesinin birinci maddesinde “TYP herhangi bir kamu kurumunda geçici veya daimi surette işçi statüsünü kazandırmaz” yönünde ibare bulunsa da işsizlerin başvurusu sonrası noter kurasıyla veya listeye girmesi üzerine kamu kurum veya kuruluşları, sivil toplum kuruluşları veya özel sektör işyerlerinde çalıştıkları, iş için başvuruda bulunanın bu yönde bir taahhütte bulunmasının statüsünün işçi sayılmasını engellemeyeceği, programa katılanların yaptıkları iş ve yönetmeliğin 72. maddesi değerlendirildiğinde, davacının TYP uyarınca T.C. Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı okul işyerinde çalışmasıyla davacı ile iş görme ediminin yerine getirildiği T.C. Milli Eğitim Bakanlığı arasında işçi işveren ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Davacı işçi ile davalı Bakanlık arasında 4857 Sayılı 2/1. fıkrasına uygun olarak iş ilişkisinin kurulduğu kabul edilmelidir.

Davalı ...' nun davadaki konumuna gelince;

Yukarıda açıklandığı üzere davalı ... ile davacı arasında işveren-işçi ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle Türkiye İş Kurumu'na husumet yöneltilemez. Ancak davacının TYP işlemlerini Türkiye İş Kurumu'nun yapması nedeni ile husumet tevcihinde yanıldığı da açıktır.

Husumet tevcihinde kabul edilebilir yanılgı halinde yapılacak işlemler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. Maddesinde düzenlenmiştir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesiyle bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere, davacının davasını Türkiye İş Kurumu aleyhine açması kabul edilebilir yanılgıya dayalı olduğundan, Mahkemece 6100 Sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca, davacıya davayı doğru hasma yöneltmek üzere süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, ön inceleme aşamasında davanın "husumet yokluğu" nedeni ile usulden reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Toplum Yararına Program (TYP) Kapsamındaki Çalışmalarda Sigortalılık Statülerinin ÇakışmasıToplum Yararına Program (TYP)...
17/04/2026

Toplum Yararına Program (TYP) Kapsamındaki Çalışmalarda Sigortalılık Statülerinin Çakışması

Toplum Yararına Program (TYP) veya benzeri istihdam projeleri çerçevesinde kamu idarelerine ait işyerlerinde iş görme edimini eylemli olarak yerine getiren kişilerin bu faaliyeti, temelinde işçi-işveren bağımlılığını barındıran bir hizmet sözleşmesi niteliğindedir. Ön şartlardaki idari eksiklikler veya salt kurumsal kayıt yokluğu ileri sürülerek, idarenin gözetimi altında gerçekleşen fiili iş görme sürecinin "gönüllü çalışma" olarak nitelendirilmesi ve işçinin anayasal sigortalılık hakkından yoksun bırakılması hukuken himaye görmez.

5510 Sayılı Kanun'un 53. maddesi düzenlemesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile hizmet akdine tabi sigortalılığının çakışması durumunda hizmet akdine tabi sigortalılık geçerli sayılır.

Hizmet Tespiti Davası, Sigortalılık Hallerinin Çakışması, Tarım Sigortalılığı, Hizmet Sözleşmesi, Toplum Yararına Program (TYP), İş Görme Edimi, Bağımlılık Unsuru, Gönüllü Çalışma İddiası, Fiili Çalışma, İspat Yükü, Puantaj Kayıtları, Kamu Düzeni.

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ E. 2024/10415 K. 2024/13153 T. 17.12.2024
DAVA : Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR : I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Gaziantep ili Nurdağı ilçesinde bulunan 75. Yıl İlkokulunda 12.10.2015 tarihinden başlamak üzere 3 ay temizlik görevlisi olarak çalıştığı, söz konusu tarihlerde davalı işyeri tarafından davacının sigorta girişinin yapılmadığı ve bu nedenle davacının sigorta primlerinin ödenmediği iddiasıyla davacının 12.10.2015 - 01.01.2016 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarına göre davacının, davalı işyerine ait 1117314 sicil numaralı iş yerinde 12.10.2015 tarihinde işe başladığı ve 27.11.2015 tarihinde işten ayrıldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde beyan ettiği gibi 12.10.2015 - 01.01.2016 tarihleri arasında aralıksız bir hizmetin Kurum kayıtlarında görünmediği, davacının davalı işveren Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit veya belge bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulundukları, davacının adını Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İşkur İl Müdürlüğü arasında yapılan TYP protokolü çerçevesinde 75. Yıl İlkokulu Müdürlüğüne 12.10.2015 - 15.06.2016 tarihleri arasında geçici olarak temizlik personeli olarak bildirildiği, davacının aktif olarak tarım sigortalılığının olduğunun öğrenildiği, davacının Kuruma çağrılarak aktif tarım SGK giriş bulunan bir kişinin TYP programından yararlanamayacağını ve Kurumda görev alamayacağı hususlarının bildirildiği, ancak davacının bu görüşmeye aldırmayarak Kurumun bilgisi haricinde 75. Yıl İlkokulundaki görevine başladığı ve bir süre bu görevine devam ettiği, dolayısıyla resmi olarak göreve başlamamış bir kimsenin hangi düşünceyle görevlendirilmediği bir yerde çalışmaya devam etmesinin anlaşılamadığı, gönüllü çalışma olarak nitelendirilebilecek olan bu husus nedeniyle Kurumdan alacaklı olduğunu iddia etmesinin haksız ve dayanaksız olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum ile diğer davalı Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında 15.09.2015 tarihinde Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında 1500 (binbeşyüz) kişinin 12.10.2015 ile 15.06.2016 tarihleri arasında 245 (ikiyüzkırkbeş) gün boyunca Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olarak çalışması hususunda Toplum Yararına Program Yüklenici Sözleşmesi imzalandığı, Türkiye İş Kurumunun TYP kapsamında işyeri veya işveren sayılamayacağı, diğer davalı ... Müdürlüğü tarafından, davacının SGK işe giriş işlemleri yapıılmasına rağmen aktif olarak tarım sigorta kaydı bulunduğundan TYP programına katılmasının mümkün olmadığının davacıya bildirildiği, davacının TYP kapsamında bir gün dahi çalışmadığı, hizmet tespit talebine itibar edilmemesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK kayıtları, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde Şehit Astsubay ... Tıraş İlkokulu Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda, davacının toplum yararına çalışan personel olarak işe alındığının, okulda Ekim-Kasım-Aralık 2015 tarihlerinde Nurdağı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün görevlendirmesi ile çalıştığının ve bu tarihlere ilişkin devam çizelgesi yani puantaj cetvelinin bildirildiğinin görüldüğü, bahsi geçen puantaj cetvelleri incelendiğinde davacının 12.10.2015 - 01.01.2016 tarihleri arasında gün gün sabah ve akşam olmak üzere imzalarının bulunduğu, dinlenen bordro ve kamu tanıklarının da davacının çalışmasını doğruladıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, "Toplum Yararına Çalışma Programı" kapsamında Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü Nurdağı Şehit Astsubay ... Tıraş İlkokulu Müdürlüğü isimli işyerinde 12.10.2015 - 01.01.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespiti ile sigorta primlerinin davalı Gaziantep Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yatırılmasına, ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 Sayılı Kanun'un 53. maddesi düzenlemesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile hizmet akdine tabi sigortalılığının çakışması durumunda hizmet akdine tabi sigortalılığının geçerli sayılması düzenlendiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle davaya zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulundukları, davacının adını Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İŞKUR İl Müdürlüğü arasında yapılan TYP protokolü çerçevesinde 75. Yıl İlkokulu Müdürlüğüne 12.10.2015 - 15.06.2016 tarihleri arasında geçici olarak temizlik personeli olarak bildirildiği, davacının aktif olarak tarım sigortalılığının olduğunun öğrenildiği, davacının Kuruma çağrılarak aktif tarım SGK giriş bulunan bir kişinin TYP programından yararlanamayacağını ve Kurumda görev alamayacağı hususlarının bildirildiğini, ancak davacının bu görüşmeye aldırmayarak Kurumun bilgisi haricinde 75. Yıl İlkokulu'ndaki görevine başladığı ve bir süre bu görevine devam ettiği, dolayısıyla resmi olarak görev başlamamış bir kimsenin hangi düşünceyle görevlendirilmediği bir yerde çalışmaya devam etmesinin anlaşılamadığını, gönüllü çalışma olarak nitelendirilebilecek olan bu husus nedeniyle Kurumdan alacaklı olduğun iddia etmesinin haksız ve dayanaksız olduğu eksik, hatalı, haksız ve dayanaktan yoksun bulunan ve yeterli delil bulunmadan karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; resmi belge ve kayıtlarla çalışmanın ispat edilemediği, yetersiz tanık beyanlarıyla karar verildiği, tanık beyanlarının hükme elverişli olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının davalılardan işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 12.10.2015 - 01.01.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Toplum Yararına Program (TYP) Kapsamasında Çalışanların Sendikal HaklarıToplum Yararına Program (TYP) ve benzeri aktif i...
16/04/2026

Toplum Yararına Program (TYP) Kapsamasında Çalışanların Sendikal Hakları

Toplum Yararına Program (TYP) ve benzeri aktif işgücü hizmetleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında eylemli olarak çalışan kişilerin hukuki statüsü, işçi-işveren ilişkisi çerçevesinde değerlendirilir. Bu kapsamda ifa edilen iş görme edimi, taraflar arasında bağımlılık unsurunu barındıran bir hizmet ilişkisi kurduğundan, bu kişilerin işçi statüsünde kabul edilmesi ve buna bağlı haklardan yararlandırılması esastır.

Toplum yararına program kapsamında çalışan katılımcı, çalıştığı dönem bakımından işçi sayıldığından işçi sendikalarına üyelik hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda sendikalı olabilir.

Sendika Üyeliği, Görevli Yargı Yolu, İş Mahkemelerinin Görevi, İdari İşlemin Hukuki Denetimi, İptal Davası, Tespit Davası, Sendikal Haklar, Toplum Yararına Program (TYP), İşçi Statüsü, İşçi-İşveren İlişkisi, Hizmet Sözleşmesi.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2021/11404 K. 2021/15736 T. 23.11.2021
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; müvekkilinin uzun yıllardan bu yana yüklenici olarak adlandırılan kamu kurum kuruluşları, il özel idaresi, belediyeler, sivil toplum kuruluşlarının asli işlerinde çalıştığını, Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği ve işyeri uygulamaları gereğince müvekkilinin "ücretinin ödenmesi, primlerinin yatırılması, çalışma süresi ve çalışma koşullarının belirlenmesi, iş hayatına ilişkin tüm denetim, gözetim ve yükümlülükleri ile asgari geçim indiriminin yatırılması, üçüncü kişilere verilecek zararlarından ... vb." TYP kapsamında çalışmış olduğu yüklenicinin (işveren) sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla kamu kurum kuruluşları, il özel idaresi, belediyeler, sivil toplum kuruluşları (yüklenici) ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisinin kurulduğunun sabit olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının toplum yararına çalışma programlarında çalışanların işçi statüsüne haiz olduğu ve işçilere tanınan tüm haklardan yararlandırılması gerektiği yönünde olduğunu, işbu nedenle, TYP çalışanlarının çalışma usul ve esaslarının düzenlendiği Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliğinin normlar hiyerarşisindeki yerinin T.C. Anayasası, 4857 Sayılı İş Kanunu, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi, Milletlerarası Sözleşmelerden sonra geldiği nazara alınarak, müvekkilinin sendika üyeliğine izin verilmesi, e-Devlet sisteminden sendikalara üyelik bölümünün aktif hale getirilmesini talep ettiklerini, kamu kurum ve kuruluşlarının süreklilik arz eden asıl ve/veya yardımcı işlerinin toplum yararına çalışma programı kapsamında çalıştırılan TYP emekçilerine gördürülmekte olduğunu, güvencesiz istihdamın artmakta olduğunu, bu haliyle programın; TYP emekçilerine uzun süreli ve düzenli bir iş ilişkisi sağlamadığı gibi düzenli, sürekli istihdamın azalması, TYP emekçilerinin toplu iş sözleşmesi haklarının elinden alınması, sendikasızlaşma, iş güvencesi hükümlerinin önüne geçilmesi, kıdem tazminatı, yıllık izin…vb. işçinin en doğal haklarının elinden alınması anlamına gelmekte olduğunu, Türkiye İş Kurumunun toplum yararına çalışma programları ile amaçlanan ilkelerin dışına çıktığını, taşeron işçilerin kamu kurumları, belediyelerin, il özel idarelerinin iktisadi teşebbüslerinde istihdam edildiği, işçilerin sendikalara üyeliklerinin desteklendiği bir dönemde kaynağını TYP programlarında çalışan işçileri İngiliz yoksulluk yasalarında olduğu gibi güvencesiz, sendikasız çalışmaya mecbur kılmak günümüz siyasi ve hukuki sistemi ile bağdaşmadığını, Ülkemizde işgücü piyasasında yüksek işsizlik oranlarının olması ve istihdam oranlarının ilerlemenin gerisinde kalması nedeniyle bir takım önlemler alınmaya çalışıldığını ve bu yönde işgücünün niteliklerini geliştirmek, işçilerin farklı sektörlerde istihdam edilebilirliklerini arttırmak ve böylece işsizliği azaltmak amacıyla Toplum Yararına Çalışma Projesi (TYÇP) programlarının araç olarak kullanıldığını, Toplum Yararına Çalışma Projesinin (TYÇP) yoksulluğun önlenmesi ve yoksulların durumunun iyileştirilmesi, istihdamın artması, çalışma hayatına vatandaşların kazandırılması amacından ziyade "sendikasız, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai … vb." en doğal haklarından mahrum bir şekilde çalıştırılmaları nedeniyle Ülkemizin kendi vatandaşının emeğini sömürdüğü bir hal aldığını, Türkiye genelinde sendikalara üye olmak isteyen müvekkili gibi birçok TYP çalışanının e-devlet sistemi üzerinden üyeliklerini gerçekleştiremediklerini, 4857 Sayılı İş Kanunu, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ,Yargıtay'ın 9. ve 22. Hukuk Dairelerinin "işyeri / işletmelerde çalışan TYP çalışanlarının sendikalarca imzalanacak toplu iş sözleşmesi yetkisinde işçi sayısına dâhil edilmesi, iş güvencesinden ve işçilere sağlanan haklardan yararlanması gerektiği" yönündeki içtihatları, T.C. Anayasasının 51. maddesindeki "bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir" şeklindeki düzenleme, İLO 87 numaralı sözleşmenin açık hükümleri nazara alındığında e-devlet sisteminden sendikalara üyelik bölümünün açılması ve sendika üyeliklerinin engellenmesine ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesinin gerektiğini belirterek TYP çalışanlarının çalışma usul ve esaslarının düzenlendiği Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliğinin normlar hiyerarşisindeki yerinin T.C. Anayasası, 4857 Sayılı İş Kanunu, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi, Milletlerarası Sözleşmelerden sonra geldiği nazara alınarak müvekkilin işçi olduğunun tespiti ile sendika üyeliğine izin verilmesi, e-Devlet sisteminden sendikalara üyelik bölümünün aktif hale getirilmesini, T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nın 30131237-000- E.1894143 Sayılı davacının üyeliğini engelleyen işleminin tedbiren durdurulmasını, müvekkilin işçi olduğunun tespiti ile sendika üyeliğine izin verilmesi, e-Devlet sisteminden sendikalara üyelik bölümünün aktif hale getirilmesini engelleyen T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nın 30131237-000- E.1894143 Sayılı kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile üyelik başvurusunun reddine ilişkin sataşmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; 6356 Sayılı STİSK m.17'ye göre; onbeş yaşını dolduran ve bu kanun hükümlerine göre işçi sayılanların işçi sendikalarına üye olabileceklerini, aynı kanunun 2. maddesinin 3. fıkrasına göre ise bu kanunun uygulanması bakımından işçi, işveren ve işyeri kavramlarının 22/5/2003 tarihli ve 4857 Sayılı İş Kanununda tanımlandığı gibi olduğunu, dolayısıyla sendikaya üye olabilmek için kişinin 4857 Sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi işçi olarak kabul edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının bu iki kanun kapsamında işçi olmayıp toplum yararına program katılımcısı statüsünde olduğunu, katılımcı statüsünün İşkur, Program Yararlanıcısı ve Program Katılımcısı olmak üzere üç tarafı bulunan sui generis bir statü olduğunu, TYP 'nin uluslararası hukukta da yer bulan özel bir statü olduğunu, bunun halihazırda dünyanın pek çok ülkesinde İş Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın uygulanmakta olan bir aktif işgücü programı olduğunu, aktif işgücü uygulaması olan programın işsizlikle mücadele kapsamında sosyal amaçlar taşıdığını, istihdamın korunmasına ve artırılmasına, işsizlerin mesleki niteliklerinin geliştirilmesine, işsizliğin azaltılmasına ve istihdamında zorluk çekilen işsizlerin işgücü piyasasına kazandırılmasına yönelik bir program olduğunu, bu program kapsamındaki katılımcılara geçici gelir desteği sağlandığını ve bunun ücret olarak değerlendirilemeyeceğini, katılımcıya ödemenin, asgari ücretin gün sayısına bölünmesi sonrası katılımcının katıldığı gün sayısına çarpımı ile belirlendiğini ve bunun amacının geçici gelir desteğinin tutarının hesaplanmasına esas teşkil edecek yöntemin belirlenmesi olduğunu ve bunun ücret olarak nitelendirilemeyeceğini, programın sözleşmede belirlenen sürenin sona ermesiyle sona erdiğini ancak ilgili kurumların gerekçeli olarak uzatma talebinde bulunmaları ve gerekçenin il müdürlüğünce uygun bulunması halinde toplam dokuz ayı aşmamak şartı ve ödenek durumu da dikkate alınarak programın uzatılabildiğini, Yönetmeliğe ilişkin Türkiye İş Kurumu tarafından Toplum Yararına Program Genelgesi çıkarıldığını ve genelgeye ek katılımcı taahhütnamesinin birinci maddesinde TYP herhangi bir kamu kurumunda geçici veya daimi surette işçi statüsü kazandırmaz yönünde ibare bulunduğunu, Aktif İşgücü Yönetmeliğinin TYP'nin tamamlanması başlıklı 72. maddesinde anılan Yargıtay kararında dayanak teşkil eden hükmün yapılan yönetmelik değişikliği ile kaldırıldığını, anılan hükmün TYP uygulamasının İş Kanunu hükümlerine tabi olmadığını vurgulamak için yazılmış olmasına rağmen Yargıtay tarafından farklı yorumlandığını, maddenin değişiklikten sonraki yürürlükteki mevcut halinin "TYP sözleşmede belirlenen sürenin tamamlanması ile sona erer. Başlangıçta sözleşmede belirlenen TYP süresi sonradan uzatılamaz" düzenlemesine yer verildiğini, TYP kapsamındaki katılımcılara 4857 Sayılı Kanun'un uygulanamayacağını, 6356 Sayılı STİSK 'na göre işçi sendikalarına üye olabilmek için işçi olarak çalışmak gerektiğini TYP kapsamındaki katılımcıların 6356 Saylı Kanuna göre kurulmuş olan işçi sendikalarına üye olmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.bu nedenle de açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf başvurusu:

İlk Derece Mahkemesi'nin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince;

“A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b)2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

1-)Davacının, davasının KABULÜ ile işçi statüsünde olduğunun ve aynı işkolundaki bir işçi sendikasına üye olma hakkına sahip olduğunun TESPİTİNE, davalı Bakanlığın davacının işçi sendikasına üye olamayacağına dair 02.08.2019 tarih, 30131237-000-E,1894143 Sayılı işleminin davacının işçi statünde olması sebebi ile İPTALİNE,

2-)Davalı Bakanlığın davacının üyeliğini engelleyen işleminin tedbiren durdurulması talebinin KABULÜNE, davalı Bakanlığın davacının işçi sendikasına üye olamayacağına dair 02.08.2019 tarih, 30131237-000-E,1894143 Sayılı işleminin DURDURULMASINA

3-)Davacının e-devlet sisteminde sendika üyelik bölümünün aktif hale getirilmesi talebinin iç işleyiş ile ilgili olması ve davaya konu edilemeyeceğinden REDDİNE”

Karar verilmiştir.

Temyiz başvurusu :

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-)Somut uyuşmazlıkta, maddi olay tarihi itibariyle toplum yararına program kapsamında çalışan davacı işçinin sendika üyelik hakkı talebiyle dilekçeyle başvuruda bulunması üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının dava konusu yazısıyla, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanun'a göre işçi sendikalarına üye olabilmek için 4857 Sayılı İş Kanun'a göre işçi olarak çalışmak gerektiği ve TYP kapsamında çalışanlar hakkında 4857 Sayılı Kanun uygulanamayacağından, TYP kapsamında çalışanların 6356 Sayılı Kanun'a göre kurulmuş olan işçi sendikalarına üye olunamayacağı gerekçesiyle davacının talebi reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda toplum yararına program kapsamında çalıştığı dönem bakımından davacının işçi niteliğinde olduğunun ve işçi sendikalarına üyelik hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesi yerindedir.

Bununla birlikte, dava konusu işlemin iptalinin olanaklı olup olmadığı ayrıca değerlendirmeye muhtaçtır. Bilindiği üzere esas itibariyle, bir idari işlemin iptali ancak idari yargıda talep edilebilir. Nitekim 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2'nci maddesine göre “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları” idari yargının görev alanı içerisinde düzenlenmiştir.

Dava konusu Bakanlık işlemi özü itibariyle bir idari işlem niteliğinde ise de, uyuşmazlık 6356 Sayılı Kanun'dan kaynaklandığından aynı Kanun'un 79. maddesi gereğince iş mahkemesinin görevli olduğu açıktır. Diğer taraftan inceleme konusu dava 6356 Sayılı Kanun'da açık olarak düzenlenmediğinden, somut uyuşmazlıkta ancak dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti talep edilebilir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu idari işlemin iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan husus bozma sebebi ise de, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden, temyiz olunan kararın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ : Yukarıda yazılı sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) kısmının birinci bendinde yer alan “…davalı Bakanlığın davacının işçi sendikasına üye olamayacağına dair 02.08.2019 tarih, 30131237-000-E,1894143 Sayılı işleminin davacının işçi statünde olması sebebi ile İPTALİNE” rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “davalı Bakanlığın davacının işçi sendikasına üye olamayacağına ilişkin 02.08.2019 tarih, 30131237-000-E,1894143 Sayılı işleminin hukuka aykırı olduğunun TESPİTİNE” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Aynı yönde benzer bir karar YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2021/8796 K. 2021/14726 T. 21.10.2021.

Address

Ankara

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ahmet Can. posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Ahmet Can.:

Share