01/12/2018
Zorunlu denetime tabi olup bağımsız denetim yaptırmayan Anonim Şirket Yönetim Kurulu, Limited Şirket Müdürü ya da müdürler kurulu 3 yıl hapis cezası ile karşı karşıya kalabilirler.
Türk Ticaret Kanunu’nda Düzenlenen Suçlar
Şirketler Hukuku ile ilgili Yönetim Kurulu üyelerine atfedilebilecek muhtemel cezai sorumluluklar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 562. maddesinde düzenlenmiştir. 562. maddede, şirketler hukuku ile ilişkili olan suçlar ve cezalar, Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluklarını düzenleyen Ticaret Kanunu’nun çeşitli maddelerine atıfta bulunularak listelenmiştir.
Bu madde kapsamında listelenen fiillerin çoğu, idari ve adli para cezası olmak üzere para cezaları ile cezalandırılmaktadır. Örneğin; ticari defter saklama yükümlüğünün ihmali veya ticari defterlerin uygunsuz bir şekilde tutulması, usule aykırı döküm çıkarılması, bağlı veya hakim şirkete ilişkin rapor hazırlama yükümlülüğünün ihmali ve internet sitesinin oluşturulmaması (internet sitesi oluşturma yükümlülüğü bulunan şirketler bakımından) idari ve adli para cezası ile cezalandırılır.
Bununla birlikte bazı fiiller, örneğin; şirket sermayesi hakkında yanıltıcı beyanda bulunmak veya herhangi bir yetki olmaksızın halktan para toplamak 2 yıla kadar, ticari defterlere yanlış bilgi kaydedilmesi veya şirket belgelerinde (örneğin, kuruluş belgesi, izahname ve beyannameler) sahtecilik ise 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir.
Bununla birlikte, haksız rekabet teşkil eden çeşitli fiiller Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinde düzenlenmiştir. 55. maddede listelenen bazı örnekler aşağıdaki gibidir:
Başkalarını, onların mallarını, ürünlerini, fiyatlarını veya faaliyetlerini kötülemek,
Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak,
Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,
Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,
Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinde sayılan fiillerin gerçekleştirilmesi halinde kişinin hukuki sorumluluğuna ek olarak, cezai sorumluluğu da söz konusu olabilecektir. Ticaret Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca, 55. maddede belirtilen haksız rekabet fiillerini kasten işleyenler iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar.
Müşterilerin Güvenliği
Sağlık ve güvenlik ile ilgili düzenlemeler çeşitli kanun ve yönetmeliklerde yer almaktadır. Özellikle, oteller, spor salonları, restoranlar, gece kulüpleri gibi müşterilere hizmet sunulan işyerlerinde ihmal nedeniyle ölüm veya yaralanmanın meydana gelmesi halinde taksirle yaralama suçu veya taksirle insan öldürme suçu söz konusu olabilecektir. Bir yönetici veya çalışanın taksirle yaralama veya taksirle insan öldürme suçlarından sorumlu tutulabilmesi için, söz konusu yaralama veya ölüm sonucunun, kusurlu kabul edilebilecek özen yükümlülüğünün ihlali ile bağlantılı olması gerekir.
Örneğin, bir otel yöneticisi, gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucunda bir kişinin ölümüne sebep olmuşsa, otel yöneticisi ağır kusur olarak kabul edilebilecek özen yükümlülüğünü ihmal etmiş olacak ve taksirle insan öldürme suçundan sorumlu olacaktır.
İşyeri Güvenliği
İşyeri kazaları, işçilerin yaralanmasına, hasta olmasına veya ölmesine neden olabilir. Bu tür kazalar, fabrikalar, şantiyeler ve depolar gibi tehlikeli işyerlerinde daha yaygındır. İşyeri güvenliğine ilişkin kanun ve yönetmeliklerde belirtilen önlemlerin ihmal edilmesi ve bu ihmal sonucu bir kaza meydana gelmesi halinde, yönetim kurulu üyeleri veya sorumlu çalışanlar taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulabilecektir.
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Kaydedilmesi ve Gizli Bilgilerin Açıklanması
TCK’nın 135. maddesi uyarınca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kimse, 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kaydedilen verilerin; kişilerin siyasi, felsefi veya dinsel görüşlerine, ırki kökenlerine, cinsel yaşamlarına, ahlaki eğilimlerine, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması halinde ceza, üst limit olan 4,5 yıla kadar çıkabilir. Bunun yanı sıra kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme fiili TCK’nın 136. maddesi uyarınca iki yıldan dört yıla, kişisel verileri yok etmeme fiili ise TCK’nın 138. maddesi uyarınca bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir. Kişisel verilerin hukuka uygun olarak kaydedilip kaydedilmediği ve kişisel verilerin yok edilmesi için izlenmesi gereken usul 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğü giren, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında belirlenecektir.
Neredeyse bütün şirketlerin müşterilerinden veya en azından çalışanlarından kişisel veri topladığı göz önünde bulundurulduğunda, yöneticilerin KVKK’da öngörülen ciddi para cezalarının yanı sıra cezai sorumluluk riskinden de kaçınmak amacıyla KVKK hükümlerine dikkat etmeleri gerekmektedir.
Bununla birlikte, TCK’nın 239. maddesinde; sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgileri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmektedir.
İcra ve İflas Hukuku
Türk hukukunda, mali sorun yaşayan şirketlerin yöneticilerini, kanunun öngördüğü gerekli önlemleri almaları veya belirli durumlarda iflas ilan etmeleri konusunda yönlendiren birçok hüküm bulunmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 179. maddesinde, şirket mevcudunun borçlarını karşılamadığı durumlarda mahkemeden şirketin iflasının istenmesi gerektiği öngörülmektedir. Hukuki sorumluluğun yanı sıra, 179. maddede belirtilen koşulların gerçekleşmesine rağmen, şirket yöneticileri ve yetkili temsilcilerinin şirketin iflasını istemekten kaçınmaları halinde cezai sorumlulukları da söz konusu olacaktır. Böyle bir durumda, İİK’nin 345/a maddesine göre, şirket yöneticileri ve yetkili temsilcileri, borçlunun şikayeti üzerine 10 günden 3 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecektir.
Sonuç
Sonuç olarak, bir soruşturmaya veya kovuşturma aşamasına dâhil olmak hiçbir şirket yöneticisinin istemeyeceği, tatsız bir tecrübedir. Bu yüzden yöneticilerin, şirket yönetimi esnasında yaptıkları eylem ve işlemlerden sorumlu tutulabileceklerinin bilincine ulaşmaları ve bu riskten kaçınabilmek için çok çeşitli kanunlar hakkında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Bunun yanı sıra, şirket içerisindeki temsil ve ilzam yetkilerinin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde düzenlenmesi ve hangi yöneticilerin hangi işlemlerden sorumlu olduğunun belirlenmesi, cezai sorumluluk gerektirecek olası bir eylemin önüne geçilmesi ve böyle bir eylemin meydana gelmesi halinde hangi yöneticinin sorumlu olduğunun belirlenmesi açısından faydalı olacaktır.
Not: İlgili bilgiler (Mayıs 17, 2018
Makaleler — Filiz Toprak Esin and Ömer Bayman) makalesinden alıntıdır.