Süleyman Efe Kocazeybek

Süleyman Efe Kocazeybek Uluslararası Arabulucu (Médiateur)
Devlet, Konsolosluk ve Valilik Danışmanı
Uluslararası Hukuk Uzmanı.
(1)

Araştırmacı-Yazar
(Tarih, Kültürel, Tamga)
sayfa ve Tüm paylaşımlar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında telif hakkı ile korunmaktadır.

Çakal rüya gördü diye BOZKURT'un soyu tükenmez... Tengri biz menen... Herkese iyi pazarlar...☪︎ ЋץҐИ ☪︎ Süleyman Efe KOC...
31/05/2026

Çakal rüya gördü diye BOZKURT'un soyu tükenmez... Tengri biz menen... Herkese iyi pazarlar...
☪︎ ЋץҐИ ☪︎
Süleyman Efe KOCAZEYBEK 🇹🇷🇦🇿🇺🇿🇹🇲🇰🇬🇰🇿🇭🇺

İşgal esnasında İstanbul'da İngilizle, İzmir'de Yunanla, Urfa'da, Hatay'da düşmanla iş tutanlar, secde ettiği ABD filosu...
22/05/2026

İşgal esnasında İstanbul'da İngilizle, İzmir'de Yunanla, Urfa'da, Hatay'da düşmanla iş tutanlar, secde ettiği ABD filosu için genelev boyayıp hazır edenler ile şu anda sığınmacı işgaline karşı çıkanlara, Türk milletini ve geleceğini savunanlara ırkçı deyip, işgal sona ererse ekonomi ne olur diye telaşlananlar ile Türk milletinin hassasiyetlerini hiçe sayarak Türk Milletine pranga vurmaya çalışanlar aynı hamurdandır... Uyan Türk evladı uyuma uyan 30 kupona alınmadı bu vatan !!!
☪︎ ЋץҐИ ☪︎
Süleyman Efe Kocazeybek 🇹🇷🇦🇿🇺🇿🇹🇲🇰🇬🇰🇿🇭🇺

Baba & Oğul güzel bir okuma akşamı yaptık.Bir insanın en büyük mirası; karakterli evlat yetiştirebilmektir. Sessizliğin ...
20/05/2026

Baba & Oğul güzel bir okuma akşamı yaptık.
Bir insanın en büyük mirası; karakterli evlat yetiştirebilmektir. Sessizliğin içinde bile bir güç vardır. Omuz omuza… Gerisi teferruat...
Süleyman Efe & mustafa kocazeybek

19 Mayıs 1919, esarete başkaldırının, özgürlüğe ilk adımın tarihidir.Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’dan yaktığı ba...
18/05/2026

19 Mayıs 1919, esarete başkaldırının, özgürlüğe ilk adımın tarihidir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’dan yaktığı bağımsızlık meşalesi, bugün gençlerimizin ellerinde gururla yanmaya devam ediyor ve edecekte.
Ey Türk genci! Bu kutsal emaneti yarınlara sen taşıyacaksın.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun...
☪︎ ЋץҐИ ☪︎
Süleyman Efe KOCAZEYBEK 🇹🇷🇦🇿🇺🇿🇹🇲🇰🇬🇰🇿🇭🇺.

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

🇹🇷 Mustafa Kemal Atatürk 🇹🇷

2019 eylül ayında özel olarak ziyaret ettiğim bir İTALYAN köyü MOENA ( LaTurchia ) yı paylaşacağım sizinle, kapatılan fa...
15/05/2026

2019 eylül ayında özel olarak ziyaret ettiğim bir İTALYAN köyü MOENA ( LaTurchia ) yı paylaşacağım sizinle, kapatılan facebook hesabımdan bu köyle ilgili hem canlı video hem resim paylaşmıştım, lakin şu anda o hesabım kapatıldığı için o resimler ve videoya ulaşamıyorum. Bu sebepten ben yine tekrardan bu köyü ve bu köyün hikayesini paylaşmak istedim. Şu anda fransada yaşadığım kasabaya 600 km uzakta İtalya-Avusturya sınırında yer alan Moena, bir İtalyan köyüdür ama Türk köyü diye bilinir. Alp dağlarının en ücra köşesinde, Avusturya sınırında yer alan köy, günümüzde bir kayak merkezi olarak tanınmaktadır. HiçbirisiTürkçe bilmiyorlar, çoğu Türkiye’yi görmemiş, ama 337 yıldır bize sempati duyuyorlar. İtalya’nın Moena Köyü’ne bir yeniçerinin gelmesiyle kaderleri değişen”La Turchia’ köyününün hikayesi ise şudur.
II. Viyana kuşatması sonrası bir Osmanlı askeri, İtalya’da küçük bir kasabaya sığınır. Ölmek üzere olan bu Yeniçeri askeri, köylüler tarafından tedavi edilir. İyileşince de köyden bir kızla evlenir. Kasaba halkının ‘El Turco’ adını verdiği asker, o dönem dukalığın halktan istediği haksız vergilere karşı köyü ayaklandırır ve korur. Kendini ve Türk adetlerini bu yörenin insanlarına öyle sevdirir ki ölümünden sonra bile bu Türk gelenekleri yaşatılır.
Yukarıda bahsi geçen bu olaylar Orhan Yeniaras’ın El Turco adlı belgesel romanında anlatılmaktadır. El Turco’nun asıl adı Hasan’dır. Fakat isminden çok lakabıyla anılır. “Akranlarına göre iri yarı ve mücadeleci olduğu için ona doğan ve şahingillerden, avcı ve yırtıcı bir kuş olan Balaban lakabı verilmiştir.”
Köprülü döneminde keşfedilmiş ve II. Viyana Kuşatması sırasında orduya büyük yararı dokunmuştur. Ayrıca pek çok yabancı dil bilen bu Türk’ün meziyetleri kitapta şöyle yer alır: “Balaban, Devlet-i Âliye’ye çok yararlı hizmetlerde bulundu. Rusçadan başka Almanca ve İtalyanca da bildiğinden istihbarat toplamak için kılık değiştirerek Venedik, Viyana, Berlin ve Roma’ya defalarca girip çıkmıştı. Bu görevleri sırasında çoğunlukla rahip kılığına girerdi.”
Balaban hasan viyana kuşatmasında yaralanır ve ordu bozguna uğrayınca kaçarak italya taraflarına kadar gelir.
Balaban’ı Moenalı Mariana ve kardeşi dağda kuzularını otlatırken fark ederler. Çalılıkların arasında gördükleri yabancının ölmüş olduğunu düşünürler. Daha sonra dedeleri ve köy halkı yabancıyı köye getirir, iyileşmesi için uğraşırlar. Balaban kendine geldiğinde köy halkından olup biteni dinler. Bu küçük köyün kocaman yürekli insanları ona yardım edip iyileştirmiştir. Balaban artık gidebileceği bir yeri olmadığını bilmenin hüznüyle bu köyü kendi köyü beller. Zamanla hem köy halkı onu benimser hem de o bu köyü. Bilgisini, görgüsünü, her şeyini onlarla paylaşır. İtalyanca bildiğinden köylüyle rahatça anlaşabilmektedir.
Gel zaman git zaman El Turco -köylüler ona bu adı koymuştur- köyde huzurlu ve sakin bir hayat yaşarken bir gün bir olumsuzlukla karşılaşır. Alman derebeyleri köye gelir ve haraçlarını alıp, köyü yağmalayıp giderler. Özgürlüğüne düşkün olan Balaban buna anlam veremez ve onlara savaşmayı öğretir. Ok ve yay yapımını, ateşli silahları velhasıl savaş tekniğiyle ilgili bildiği her şeyi öğretir. Moenalılar ona minnettardır. Çünkü özgürlük ve kahramanlık kavramlarını o benimsetmiştir onlara. El Turco 337 yıl geçmesine rağmen hatırasının yaşatılmasını belki de buna borçludur.
Moena’ya barış, huzur ve bolluk götüren El Turco kendisini kurtaran Mariana ile evlenir ve ömrünün sonuna kadar bu şirin köyde yaşar. O günden bugüne Moena köyü La Turchia ya da Rione Turchia olarak anılmaya başlar.
Moena 1683 yılından beri El Turco olarak adlandırdığı kişiyi atası bellemektedir. Ve bu köy halen Türk geleneklerini yaşatmaya çalışmakta. Her yıl Temmuz ayında sultan, yeniçerileri kılığına bürünen halk, renkli bir biçimde, evlerini Türk Bayrakları ile süsleyerek bir karnaval düzenlemektedir.
Orada bizi bekleyen bir köy var İtalya’da. Yolu düşenlerin gidip, görmesi hatta özellikle gidip görmeniz dileğiyle. Sevgiler, saygılarımla esenlikler dilerim.
Süleyman efe KOCAZEYBEK. 🇹🇷🇦🇿🇰🇬🇹🇲🇺🇿🇰🇿🇭🇺

15/05/2026

Hukuki bilgi edinmek için şirketimizin facebook hesabını takip edebilirsiniz.Uluslararası arabuluculuk & hukuki danısmanlık ve Fransa- Türkiye odaklı çözüm merkezi • Oturum & vatandaşlık islemleri • Vize & konsolosluk sürecleri • Sirket kurulumu & ticari danismanlik & Aile danışmanlığı. Teşekkür ederim.

https://www.facebook.com/share/1EZqp2ynb3/

Uluslararası arabuluculuk & hukuki danışmanlık ve Fransa– Türkiye odaklı çözüm merkezi.
• Oturum & vatandaşlık işlemleri
• Vize & konsolosluk süreçleri
• Şirket kurulumu & ticari danışmanlık & Aile danışmanlığı.

15/05/2026

Şirketimizin instagram hesabından hukuki bilgi için takip edebilirsiniz. Uluslararası arabuluculuk & hukuki danısmanlık ve Fransa- Türkiye odaklı çözüm merkezi • Oturum & vatandaşlık islemleri • Vize & konsolosluk sürecleri • Sirket kurulumu & ticari danismanlik & Aile danışmanlığı. Teşekkür ederim.

188 Followers, 481 Following, 47 Posts - See Instagram photos and videos from SK-CABİNET DE CONSEİL İNTERNATİONAL ()

(2016 tarihli yazım )Bu resim Paris şanzelizedeki (champs elysees) yolun iki tarafına dikilmiş ağaçların, nereden getiri...
12/05/2026

(2016 tarihli yazım )Bu resim Paris şanzelizedeki (champs elysees) yolun iki tarafına dikilmiş ağaçların, nereden getirilip buraya dikildiğinin bilinci ile hayranlıkla izlerken çekildi. Bu ağaçların hikayesi ise şu şekilde ;

"Yıl 1615 idi.
Fransa kraliçesi Marie de Medici, Paris’te bugün Şanzelize dediğimiz caddenin etrafının ağaçlandırılmasını istedi.
Hemen uzmanlara danıştılar.
Uzun araştırmalar sonunda “At Kestanesi” ağacında karar kıldılar..
Çünkü at kestanesi elektrik çekmezdi..
Yani yıldırım düşmezdi.
Hava kirliliğine karşı çok etkiliydi.
Tohumları, yaprağı, meyvası şifa doluydu.
Ancak At kestanesi Avrupa ülkelerinde yoktu..
En yakın İstanbul’daydı..
O yıllar İstanbul adeta bir at kestanesi ormanıydı..
Fransa krallığı hemen Osmanlı İmparatorluğu ile temas kurdu..
At Kestanesi fidanı istediler..
Padişah 1. Ahmet bu isteği geri çevirmedi..
Fransızlara binlerce at kestanesi fidanı hediye etti.
Bugün Şanzelize bulvarındaki, parklardaki ve ana caddelerdeki asırlık ağaçlar, Türk'lerin Fransız'lara hediye ettiği o at kestaneleridir.
Paris şimdi adeta bir at kestanesi ormanı..
Fransızlar’dan sonra Avrupa’nın bir çok kenti caddelerini bu ağaçlarla süsledi.
Peki ya İstanbul..
16’nci yüzyılda at kestanesi ormanı olan İstanbul sokaklarında, bugün bu ağaçlardan kaç tane kaldı acaba ? Hatta kaldımı acaba ?
Sizden ricam Paris te champs elysess i gezerken bu duygularla gezmenizi isterim, Türk gibi görün, Türk gibi bakın, Türk gibi yaşayın... Saygılar selamlar .
☪︎ ЋץҐИ ☪︎
Süleyman Efe KOCAZEYBEK 🇹🇷🇦🇿🇺🇿🇹🇲🇰🇬🇰🇿🇭🇺

Bir anneler gününü daha sensiz geçirmenin üzüntüsü ile anneler günün kutlu, mekanın cennet olsun annem. Tüm annelerin an...
09/05/2026

Bir anneler gününü daha sensiz geçirmenin üzüntüsü ile anneler günün kutlu, mekanın cennet olsun annem. Tüm annelerin anneler gününü kutlarım....Bu hayattan göçen annelerimizin de kutlu tinleri şad mekanları cennet olsun....

İbrahim ERTEN        KonyaMustafa YILMAZ     KonyaErkan KAÇAN           KonyaMevlüt ÖZKAN         KonyaHilmi ŞAHİN      ...
09/05/2026

İbrahim ERTEN Konya
Mustafa YILMAZ Konya
Erkan KAÇAN Konya
Mevlüt ÖZKAN Konya
Hilmi ŞAHİN Konya
Ali ARAR Konya
İlyas UYAR Konya
Hüseyin ÇELİK Denizli
Ahmet APAK Denizli
Ercan ÇOBANOĞLU Denizli
Mustafa KOÇANOĞLU Denizli
Baki UMUTLU Denizli
Şeref TAY Denizli
Mehmet ÖZTÜRK Denizli
Hasan GÜLTUTAN Hatay
Mehmet TURA Adana
Şenol CANSIZ Samsun
Cavit YAMAN Samsun
Nihat ODABAŞI Kastamonu
Ramazan AKKAYA Kastamonu
Uğur BOZACI İstanbul
Ünal KALAFAT İstanbul
Ahmet ARAN Manisa
Haydar ASLAN Trabzon
Murat ELİBOL Çanakkale
Aydın KUZEY Çanakkale
Adem ZONGUR Kırıkkale
Musa SARIGÖZ Osmaniye
Murat MENTEŞ Bolu
Hikmet ÖZDEMİR Malatya
Abdullah KARA Antalya
Birol İrfan ASKAR Afyon
Selahattin AYSAN Isparta
Yukarıda okuduğunuz 33 vatan evladından oluşan bu isimleri çoğu insana bir çağrışım yapmamış olabilir. Ben herkese hatırlatayım.

Yukarıda adı geçen bu vatan evlatları;
24 Mayıs 1993 günü üzerlerine 1570 adet Kalaşnikov mermisi sıkılarak "HER BİRİNE ORTALAMA 50 MERMİ" ile katledilen, 33 silahsız 20'li, yaşlarında olan gencecik vatan evlatlarının ad ve soyadları olmakta.

Olay yeri: Elazığ-Bingöl Karayolu Bilaloğlu Mevkii
Tarih: 24 MAYIS 1993

33 vatan evladının şehit olduğu ve 33 yıl önce yaşanan katliamdan sağ kurtulan üç asker, yaşadıklarının kısa özeti...

Malatya’dan iki sivil minibüse biniyorlar.
Hepsi sivil giyimli, üniforma ve postalları çantalarında. Hiçbirinde silah yok.

Saat 18.00'de, Bingöl’e 10 kilometre var.
Dağlık, dar bir yol. Birden silah sesleri yankılanıyor. İlk virajı geçtiklerinde, 50 PKK’lının karşı yönden gelen Bingöl Tur’a ait bir otobüsü durdurup, çoğunluğu terhis olmuş ya da dağıtıma giden sivil erlerden oluşan 50 yolcuyu esir alındığına tanıklık ediyorlar. Şoföre bağırırlar; ‘Geri dön!’ Şoför oralı olmaz. Zaten 4 saatlik yolda 3 mola vermiş.
Otobüsün kapısını, ‘Orada ben yoktum’ diyen Şemdin Sakık, o zaman'ki adıyla ‘Parmaksız Zeki’ açıyor.

Osman Partal Anlatıyor.
Trabzonluyum.
İki minibüsteki toplam 50 askerden biriydim.
Van-Özalp’taki birliğime gidiyordum.
Yol boyunca gereksiz molalar veren şoför,
bir ara lastik patladığını söyleyip durdu.
Lastiğin patlamadığını, krikoya dokunmadığını gördüm. Aksın altına girdiğinde birileriyle konuşma yaptığını duydum. Galiba telsizle konuşuyordu. Şemdin Sakık, "Eylem planlanırken buradan askerlerin geleceğini bilmiyorduk" diyor.
Yalan söylüyor.

Çünkü ilk otobüsün en ön koltuğunda oturuyordum. Yolumuzu kestiklerinde şöförün kapısını bizzat Sakık açtı. Toprak rengi üniforması vardı üzerinde, aynı renk kasketi ters takmıştı.
Omzundaki tüfeğin namlusu yere bakıyordu.
Şöföre, diğer otobüsün nerede olduğunu sordu.
‘Arkada, geliyor’ cevabını aldı.

İki dakika sonra diğer otobüs düştü pusuya.
Yani bizi bekliyorlardı.
Doğulu/Batılı diye ayırdılar…

Geceyarısına kadar teröristlerle yürüdük.
Mola verildiğinde niçin kaçırdıklarını, amaçlarını sorduk. "T.C ateşkes ilan edince, iki gün içinde sizi serbest bırakacağız" dediler. Saat 01.00 sularıydı. Sakık’ın talimatıyla tek sıra olduk.

Şemdin Sakık nereli olduğumuzu sorup,
Doğulu - Batılı diye bizi iki gruba ayırdı.
Sakık, doğulu olmayan benim de içinde olduğum 34 kişinin eğitim kampına götürülmesini söyledi. Dağda koşar adım yürümeye başladık. Bize eşlik eden teröristler sürekli değişiyordu. Toplam 300 kişiydiler. Bir köye gittik. Kapısını çaldıkları evlerden başka teröristler çıkıp gruba katıldı.
Kimi terörist evlere gidip istirahat etti. Bir ahıra soktular bizi öldürmek için. Sonra vazgeçtiler. Tekrar yürümeye başladık.

Sabahı göremeyeceğimi düşünüyordum.
Yıldızlara son kez bakıp annemi, babamı, köyümü düşündüm. Bir ırmaktan geçerken su içtik. Dağ yoluna çıktık. Davranışları sertleşti. Durdurdular. Saat 03.00 sıralarıydı.

Yolun kenarına dizilmemizi istediler. Kolkola girip sıklaşmamızı istediler. Yanımdaki arkadaşıma ‘devrem bizi vuracaklar’ dedim.

DEVREMİ ÖLÜ GÖRÜNCE BAYILDIM…
Sinirden titriyordum. Kalaşnikof, Bixi ve Kanasların
emniyetlerini açtılar. Sonumuzun geldiğini anladım,
kelimeyi şahâdet getirip kendimi yere attım.
Taramaya başladılar. Dizime bir mermi isabet etti.
Vurulanlar üzerime düşüyordu. Kafamı koruyordum. Hepimizin öldüğünden emin olmak için yüzlerce mermi yağdırdılar. Gittiklerini, seslerin uzaklaşmasından anladım. Altı yedi arkadaşım sağdı henüz. Diğerleri paramparçaydı.
Can çekişenler, hırıldayanlar, ağlayanlar, inleyenler. Su istiyorlardı. "Anne, anne" diye bağırıyorlardı. Öldüğümü zannediyordum.
Kendimi çimdikledim, ölmemişim.
Devremin beyni parçalanmış görünce bayılmışım.
Bizi yan yana dizip 1500'den, fazla mermi sıktılar.

Ayılınca şehit arkadaşlarımı sırt üstü çevirdim.
Dokunduğum her uzuv elimde kalıyordu.
Beyin, ayak... Yardım aramak için yukarı doğru koşmaya çalıştım. Kan kaybediyordum. Asfalta çıktım, bir kamyonla yakındaki Elmalı Karakolu’na gittim. Olanları anlattığımda dinleyen Jandarmalar ağlamaya başladı. Helikopter, tanklar geldi. Şehitleri aldık. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulundu.

Yani silahsız erlerin her biri için 50 mermi kullanmışlardı.

Son günlerde Memleket'in, görsel basın ve yayın organlarında Şehitlerimize, şehit ailelerine ve Atalarımıza yakışmayacak hal hareketleri ve davranışlar görüyorum.

Ama bu siyasilerden Anne veya Babasını kaybeden yetim kalan bir vatan evladının başını sevip okşadığını ve " Korkma oğlum/kızım yanında arkanda önünde ben varım vatan evladı, Sen bundan gayri bize emanet, vatana emanetsin" dediğini ne duydum ne gördüm.

Türk binlerce yıldır yaşadığı kendi vatanında bu gün yine
öksüz kaldı. Başsız kaldı.

Başbuğ Atatürk başta olmak üzere. Bu Kutlu vatan toprağı uğruna yaşamlarını kaybeden tüm şehitlerimizin aziz ruhları şâd olsun.
Unutanın kanı kurusun.
Gök girsin. Kızıl çıksın.
☪︎ ЋץҐИ ☪︎
Süleyman Efe KOCAZEYBEK 🇹🇷🇦🇿🇺🇿🇹🇲🇰🇬🇰🇿🇭🇺🇨🇵

Adresse

Besançon
25000

Site Web

https://www.turktarihitore.com/

Notifications

Soyez le premier à savoir et laissez-nous vous envoyer un courriel lorsque Süleyman Efe Kocazeybek publie des nouvelles et des promotions. Votre adresse e-mail ne sera pas utilisée à d'autres fins, et vous pouvez vous désabonner à tout moment.

Contacter L'entreprise

Envoyer un message à Süleyman Efe Kocazeybek:

Partager