Türkisches Recht - Nürnberg -Avukat Yaşar Saldiray

Türkisches Recht - Nürnberg -Avukat Yaşar Saldiray Unsere büro Seit 2007 in Nürnberg , Mit Kooperationen ; Ankara , Hatay , Mersin , Konya , Bursa Türkisches Recht in Deutschland - Avukat

😎
16/02/2026

😎

13/10/2024

BOSANMA DAVALARI

Öncelikle Bosanma davalari Genel olarak ikiye ayrilir,
a) Anlaşmalı boşanma davaları
b) Cekişmeli boşanma davaları
ANLASMALI BOSANMA DAVALARI :
Taraflarin gerek Velayet , gerek malrejimi gerekse bosanmanin diger sonuclarina iliskin tamamen anlasarak ve uzlasarak yapilan bosanma davalaridir, Elbette en hızlı ve Ekonomik yöntem tarafların her konuda anlaşmaları ile sonuçlanan anlaşmalı boşanma davalarıdır
Bu Türden davalarda taraflar Bosanmanin ve sonuclarina iliskin her türlü konuda anlasmis olup bir protokol ile imza altina alinir , ve bu halde olan davalar oldukca hizli sekilde sonuclanir,
CEKISMELI BOSANMA DAVALARI
Taraflar arasinda Velayet , bosanma vesair durumlarda herhangi bir cekisme varsa bu tür durumlarda acilabilecek dava da cekismeli bosanma davasidir. Bu türden davalar zaman alabilmektedir , dolayisiyla amac yalnizca bosanma ise önerilen durum elbettei ki anlasmali bosanma davasidir.
Türk hukukuna göre boşanmak için evliliğin 1 yıl sürmüş olması yeterlidir,bundan başka 1 yıl ayrı yaşama şartı aranmamaktadır
GENEL:
İki taraflı irade beyanıyla yapılan evlenme işleminin ,sona erdirilmesine boşanma denir.
Boşanmada en önemli kavram ilk başta hangi hukukun uygulanacağı ile ilgilidir;zira boşanma ve buna bağlı olan diğer davalar vatandaşlık ile sıkı sıkıya bağlıdır;
Almanya'da ikamet eden Türk vatandaşları da kişi hallerine ilişkin davalar da kendi milli hukukuna göre işlem görürler; bunun ayrık durumu mal rejimidir;zira mal rejiminde asıl önemli olan evlilik anında tabi olunan vatandaşlıktır,örneğin evlenme anında tarafların her ikisi de Türk ise boşanırken Alman dahi olsalar mal rejimleri Türk hukukuna göre çözülecektir.
Tedbir nafakası;
Taraflardan birinin maddi durumu diğerine göre önemli ölçüde boşanma ile birlikte yoksulluğa düşecekse ve diğer tarafın da maddi durumu buna uygunsa kanunun emrettiği ölçüde nafaka vermekle yükümlüdür;Bu türden nafakalar Boşanma davası sonuçlanana kadar hüküm ifade eder.
Almanya'da yaşayan Türk ya da Alman vatandaşları için nafakada uygulanacak hukuk Alman hukukudur.Bu nafakada taraflar anlaşabileceği gibi mahkeme yoluyla da çözülebilir.
Ayrılık ;
Türk hukukuna göre boşanmak için evliliğin 1 yıl sürmüş olması yeterlidir,bundan başka 1 yıl ayrı yaşama şartı aranmamaktadır oysa ki Alman aile hukuku ise tarafların en azından bir yıl ayrı yaşamasını öngörmektedir. Taraflar bir yıl ayrı yaşadıktan ve her iki taraf boşanmayı kabul ettikten sonra evlilik birliğinin sarsılmış olduğu kabul görmektedir. Taraflar üç yıl ayrı yaşadıktan sonra her halukarda evlilik birliğinin srasılmış olduğu kabul görmekte, ve boşanma gerçekleşebilmektedir.Alman aile hukukuna göre 1 yıl ayrı yaşamadan boşanma yalnızca belli durumlarda ;örneğin şiddet uygulanmış olması durumunda olabilir.
Velayet
Çocukların velayeti Boşanmanın en can alıcı noktasıdır.Zira burada da milli hukuk ile ikametgah hukuku zaman zaman çakışabilmektedir,örneğin Alman kanununun uygulanarak verilmiş velayet hakkı birlikte kullanıldığında , Türk kanununa göre kamu düzenine aykırı olduğu için Tanıma ve tenfiz kararı verilmediğinden oldukça önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır.Burada tüm önelemlerin mahkeme vasıtasıyla alınması ve uygulanacak hukukun da tespit edilmesi hayati derecede önem taşımaktadır.
Boşanma
Boşanma kişilerin milli hukukuna tabidir,eşler ayrı vatandaşlıkta ise ortak ikametgahları hukuku ,bu da yoksa müşterek mutad meskenleri hukuku,bu da yoksa Almanya'da Alman hukuku uygulanır.
Yani tarafların genel olarak Almanyada ikamet ediyorlarsa her iki taraf da Türk ise boşanmaları Türk Hukukuna göre yapılmakta,eğer ki ayrı vatandaşlıkları varsa Almanya'da ikamet ettikleri için Alman Hukuku uygulanmaktadır.Yanlış Hukuk uygulandığı zaman Türkiye'deki tenfiz davası rededilebilmektedir.
Mal Rejimi
Taraflar kendi aralarında herhangi bir mal rejimi anlaşması yapmamış-sa;evlenme anındaki hukuka tabi olarak değişiklik göstermektedir.Örneğin taraflar evlenirken Türk ise artık burada mal rejimi Türk hukukuna göre edinilmiş mallara katılma rejimi olacaktır.
Emeklilik Denkleştirmesi
Alman Hukukunda olan ; Türk hukukunda uygulanmayan bir düzenleme-dir,Burada taraflar evli kaldığı süre için emeklilik denkleştirmesi yapılır.
Not:Emeklilik denkleştirmesi her zaman yapılabilir,yani yıllar önce Türkiye'de yapılan bir boşanmadan sonra da emeklilik denkleştirmesi yapılabilir,burada asıl olan evli kalınan süre kadar emeklilik için ödenen ödenekler hakkaniyete uygun biçimde paylaştırılır.Bu uygulamanın en güzel yönü hiç çalışmamış ev hanımı da emeklilik maaşı alabilmektedir.
İştirak Nafakası
İştirak nafakası çocukların giderlerinin ortak olarak karşılanması amacıyla oluşturulmuş nafakadır,Türk ve Alman hukukunda uygulanan bir nafaka türüdür.Almanya'da yaşayan çocuklar için uygulanan Hukuk Alman Hukukudur.Burada kanuni bir cetvel bulunmaktadır ve buna göre maaş hesaplanarak nafaka miktarına ulaşılır.Eğer ki her iki eşin de durumu iyi değilse bu sefer diğer kurumlar aylık bağlamaktadır(Örneğin gençlik dairesi)
ÖNEMLİ:Bu yazı Konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,içeriğinin yanlış kullanılması ,ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir ….
Avukat Yasar Saldiray
( 017623464656) - Nürnberg

10/10/2024

Savaşa Hayır❗❗❗
🔊🔊🔊
İnsanların öldüğü hiçbir dava haklı değildir !!!

05/10/2024

Gayrimenkul ( TASINMAZ ) HUKUKU

Gayrimenkul hukuku konuları olan EV , ARSA ,TARLA , APARTMAN DAIRESI ; FABRIKA ; ISYERI ; DÜKKAN ; gibi taşınmazlar için düzenlenmiş olan Gayrimenkul Hukuku, karmaşık olarak ifade edilebilecek yapısı nedeniyle gayrimenkul hukuku uzmanı eşliğinde hukuka aykırı durumların bertaraf edilmesi amaçlanır

Gayrimenkul hukuku Davalarindan bir kismi asagidaki gibidir.

• Ortakligin giderilmesi davasi ( İzale-i şüyu)
• Tapu iptal ve tescil davası ( vekaletin kötüye kullanilmasi sebebiyle vs)
• Kira alacaklarının tahsili ile kiracının tahliyesi
• Men-i müdahale davası
• Kamulastirma davalari
• Tasarrufun iptali davaları
• Kiralananın tahliyesi davası
• Kamulastirmasiz elatma davalari
• Muris muvazzası – mirasçıdan mal kaçırma davalarında taraflarının temsil edilmesi,
• Şuf’a, ön alım, davalarının hazırlanması ve dava sürecinde tarafların temsili,

vs

Gayrimenkul Alım - Satım İşlemleri

Bir kisi ya da sahis belli istisnalari olmak üzere Türkyie de diledigi yerde tasinmaz (gayrimenkul ) satin alabilir , ya da kiralayabilir ancak elbette ki bu durumlarin uzmanlik gerektirdigi asikardir , Gayrimenkul alım satım işlemlerini kişinin bizzat veya temsilcisi aracılığı ile gerçekleştirmesi mümkündür, Taşınmaz satışlarının resmi yolla tapu müdürlüklerinde gerçekleştirilmesi zorunludur. Tapu Müdürlükleri dışında örneğin noterliklerde satış işlemleri gerçekleştirilemez. Bu gibi durumlar zaman almakta ve tapu kayıtlarının tam ve doğru olduğunun gayrimenkul hukukunda uzman bir kişi tarafından incelenmesi gerekebilmektedir Özellikle satin alinacak Gayrimenkul ün üzerinde herhangi baskaca bir sehr ya da Ipotek tesisi ya da satin alinacak tasinmazin durumu hakkinda mutlaka arastirma yapmak Muhtemel magduriyeti önleyecektir. Bundan baska satin alinacak tasinmaz in miras hukuku baglantisi olmasi durumunda ise zorunlu dava arkadasligi geregi öncelikle tüm mirascilarin aralarinda anlasmis olmalari ve taraflarin muvafakati dogru olur.

KALAN TASINMAZLARIN MIRASCILARIN ADINA INTIKALI ;

Tasinmaz mallarin İntikali , tapu sicilinde kayıtlı malikin ölümü halinde miras hakkının, veraset belgesinde belirtilen mirasçılar adlarına Medeni Kanun hükümlerine göre tescili işlemidir.
Tapu intikalinin mirasçılarına yapılabilmesi için gerekli tüm belgeleri toplamaları ve taşınmazın bulunduğu tapu dairesine başvurmaları gerekmektedir. Bu başvuru öncesi alınması gerekli en önemli belge ilgili mahkemeden alınacak veraset Ilamidir. Yani Mirasci oldugunuza dair belgedir. Taşınmaz mala ait intikalin tam gerçekleşmesi için intikal harcının da yatırılması da ön kosuldur ,Bunlardan önce de elbette beledyieden degerine iliskin belge de alinmalidir , bu islemler yapildiktan sonra Tapu dairesine basvurularak intikal Mirascilik belgesine göre intikal tamamlanir
Mirasın intikali için gerekli belgeler;
1. Nüfus cüzdanı
2. Fotoğraf
3.VERASET ILAMI
4-Zorunlu Deprem Sigorta Policesi
5-Belediyeden alinacak harca esas deger.
Gayrimenkul Hukukunun temelini oluşturan “mülkiyet hakkı” T.C. Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesince kabul edilmekte ve korunmaktadır.
ÖNEMLİ:Bu yazı Konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,içeriğinin yanlış kullanılması ,ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Avukat Yaşar SALDIRAY
Aufsessplatz 19
90459-NÜRNBERG
09114903682

04/10/2024

VASiYETNAMENIN iPTALi DAVALARI

Mirasbırakanın son arzularını ve iradesini yetkili kişi, kurum ve organlar önünden açıklaması vasiyetname olarak adlandırılmaktadır.
Vasiyetnameler “Resmi Vasiyetname“, “Sözlü Vasiyetname” ve “El Yazılı Vasiyetname” olarak 3 farklı şekilde düzenlenebilmektedir. Her bir vasiyetnamenin sahip olması gereken şekil şartları Medeni Kanunumuzda anlatılmıştır ayrica buna iliskin yargitay kararlari da oldukca fazladir.
Vasiyetnameler içerik ve şekil yönünden taşıdığı hukuka aykırılıklar nedeniyle iptal edilebilirler.
o Hata (Yanılma)
o Hile (Aldatma)
o Korkutma Veya Zorlama
• Tasarrufun İçeriği, Bağlandığı Koşullar veya Yüklemelerin Hukuka ve Ahlaka Aykırı Olması
• Şekil Noksanlığı
Vs medeni kanunda sayilan haller
Vs durumlarda vasiyetnamenin iptalini talep edebilecegi gibi , Sakli payli mirascilar yönünden de sakli pay ihlali lursa Tenkis davasi acmak hakkini da verir. Ölüme bağlı tasarruftaki irade sakatlıkları miras bırakanın sağlığında öğrenilmemiş ise bu durumda mirasçılar süresi içinde iptal davası açabileceklerdir.
Ölüme Bağlı Tasarrufların İptali Davası Türk Medeni Kanunun 557-559. Maddeleri arasında İptal Davası Sebepleri, Dava Hakkı ve Hak Düşürücü Süreler başlıkları altında düzenlenmiştir
Vasiyetnamenin İptali Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler yönünden oldukca önemli bilgi birikimi gerektiren davalardir
Türk Medeni Kanununun 576. maddesinin 2. fıkrasına göre, iptal davasında yetkili mahkeme, miras bırakanın son yerleşim yeri (ikametgahı) mahkemesidir.
Görevli mahkeme ise HMK. m.2 ’ye göre Asliye Hukuk Mahkemesidir.
• Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2004/2862 Esas ve 2004/4336 Karar Sayılı Kararında : ‘’Vasiyetname yapılırken murisin ehliyetinin bulunmadığı da ileri sürülerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Vasiyetname yapılırken Sağlık Ocağından ehil olduğunu gösteren rapor alınmışsa da, dinlenen davacı tanıkları vasiyetnamenin yapıldığı sırada murisin temyiz kabiliyetinin bulunmadığını ifade etmişlerdir. Vasiyetnamenin yapıldığı anda muris 76 yaşındadır. Tanık sözleri ve dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek vasiyetin yapıldığı anda murisin ehliyetinin olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir’’ denilmiştir.
• Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2002/4742 Esas ve 2002/5498 Karar sayılı kararında: ‘’Birleştirilerek görülen davalardan ilkinde davacılar; muris tarafından davalı lehine yapılan vasiyetnamenin iptali olmazsa tenkis, öteki 1999/137 esas sayılı dosyada ise, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak iptal ve tescil istemişlerdir. Mahkemece bir süre birleştirme hususu, usul yasasına uygun kabul edilmiş ve bu doğrultuda işin esasının incelenmesine başlanmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, davaların nitelikleri ve ileri sürülen iddiaların içerikleri dikkate alındığında, birleştirmenin usule aykırı olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Esasen miras bırakanın sağlığında yaptığı vasiyetnamenin akıbetini belli etme ve tapudaki temliki işleme etkisini ortaya koyma yönünden, davaların birleştirilerek görülmesinde ve sağlıklı bir çözüme ulaşılmasında hukuki yarar vardır. Hal böyle olunca, davaların ayrılması (tefrik) kararından vazgeçilerek (rucu edilerek) birleştirilmiş şekli ile esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Bilindiği üzere usule ilişkin düzenlemeler, kamu düzeniyle doğrudan bağlantılı olup, uygulamanın her aşamasında (temyiz aşaması dâhil) resen gözetilmesi zorunlu kurallardır ‘’ denilmiştir.
Vasiyetnamelerde sağlararası tasarruftan farklı olarak yapılan tasarrufla arada illiyet bağı bulunduğu sürece her türlü hatanın iptal sebebi olacağı uygulamada kabul edilmektedir.
ÖNEMLİ:Bu yazı konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,, içeriğinin yanlış kullanılması ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

AVUKAT YASAR SALDIRAY –NÜRNBERG
09114903682

29/08/2024

BOSANMA DAVALARI
Öncelikle Bosanma davalari Genel olarak ikiye ayrilir,
a) Anlaşmalı boşanma davaları
b) Cekişmeli boşanma davaları
ANLASMALI BOSANMA DAVALARI :
Taraflarin gerek Velayet , gerek malrejimi gerekse bosanmanin diger sonuclarina iliskin tamamen anlasarak ve uzlasarak yapilan bosanma davalaridir, Elbette en hızlı ve Ekonomik yöntem tarafların her konuda anlaşmaları ile sonuçlanan anlaşmalı boşanma davalarıdır
Bu Türden davalarda taraflar Bosanmanin ve sonuclarina iliskin her türlü konuda anlasmis olup bir protokol ile imza altina alinir , ve bu halde olan davalar oldukca hizli sekilde sonuclanir,
CEKISMELI BOSANMA DAVALARI
Taraflar arasinda Velayet , bosanma vesair durumlarda herhangi bir cekisme varsa bu tür durumlarda acilabilecek dava da cekismeli bosanma davasidir. Bu türden davalar zaman alabilmektedir , dolayisiyla amac yalnizca bosanma ise önerilen durum elbettei ki anlasmali bosanma davasidir.
Türk hukukuna göre boşanmak için evliliğin 1 yıl sürmüş olması yeterlidir,bundan başka 1 yıl ayrı yaşama şartı aranmamaktadır
GENEL:
İki taraflı irade beyanıyla yapılan evlenme işleminin ,sona erdirilmesine boşanma denir.
Boşanmada en önemli kavram ilk başta hangi hukukun uygulanacağı ile ilgilidir;zira boşanma ve buna bağlı olan diğer davalar vatandaşlık ile sıkı sıkıya bağlıdır;
Almanya'da ikamet eden Türk vatandaşları da kişi hallerine ilişkin davalar da kendi milli hukukuna göre işlem görürler; bunun ayrık durumu mal rejimidir;zira mal rejiminde asıl önemli olan evlilik anında tabi olunan vatandaşlıktır,örneğin evlenme anında tarafların her ikisi de Türk ise boşanırken Alman dahi olsalar mal rejimleri Türk hukukuna göre çözülecektir.
Tedbir nafakası;
Taraflardan birinin maddi durumu diğerine göre önemli ölçüde boşanma ile birlikte yoksulluğa düşecekse ve diğer tarafın da maddi durumu buna uygunsa kanunun emrettiği ölçüde nafaka vermekle yükümlüdür;Bu türden nafakalar Boşanma davası sonuçlanana kadar hüküm ifade eder.
Almanya'da yaşayan Türk ya da Alman vatandaşları için nafakada uygulanacak hukuk Alman hukukudur.Bu nafakada taraflar anlaşabileceği gibi mahkeme yoluyla da çözülebilir.
Ayrılık ;
Türk hukukuna göre boşanmak için evliliğin 1 yıl sürmüş olması yeterlidir,bundan başka 1 yıl ayrı yaşama şartı aranmamaktadır oysa ki Alman aile hukuku ise tarafların en azından bir yıl ayrı yaşamasını öngörmektedir. Taraflar bir yıl ayrı yaşadıktan ve her iki taraf boşanmayı kabul ettikten sonra evlilik birliğinin sarsılmış olduğu kabul görmektedir. Taraflar üç yıl ayrı yaşadıktan sonra her halukarda evlilik birliğinin srasılmış olduğu kabul görmekte, ve boşanma gerçekleşebilmektedir.Alman aile hukukuna göre 1 yıl ayrı yaşamadan boşanma yalnızca belli durumlarda ;örneğin şiddet uygulanmış olması durumunda olabilir.
Velayet
Çocukların velayeti Boşanmanın en can alıcı noktasıdır.Zira burada da milli hukuk ile ikametgah hukuku zaman zaman çakışabilmektedir,örneğin Alman kanununun uygulanarak verilmiş velayet hakkı birlikte kullanıldığında , Türk kanununa göre kamu düzenine aykırı olduğu için Tanıma ve tenfiz kararı verilmediğinden oldukça önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır.Burada tüm önelemlerin mahkeme vasıtasıyla alınması ve uygulanacak hukukun da tespit edilmesi hayati derecede önem taşımaktadır.
Boşanma
Boşanma kişilerin milli hukukuna tabidir,eşler ayrı vatandaşlıkta ise ortak ikametgahları hukuku ,bu da yoksa müşterek mutad meskenleri hukuku,bu da yoksa Almanya'da Alman hukuku uygulanır.
Yani tarafların genel olarak Almanyada ikamet ediyorlarsa her iki taraf da Türk ise boşanmaları Türk Hukukuna göre yapılmakta,eğer ki ayrı vatandaşlıkları varsa Almanya'da ikamet ettikleri için Alman Hukuku uygulanmaktadır.Yanlış Hukuk uygulandığı zaman Türkiye'deki tenfiz davası rededilebilmektedir.
Mal Rejimi
Taraflar kendi aralarında herhangi bir mal rejimi anlaşması yapmamış-sa;evlenme anındaki hukuka tabi olarak değişiklik göstermektedir.Örneğin taraflar evlenirken Türk ise artık burada mal rejimi Türk hukukuna göre edinilmiş mallara katılma rejimi olacaktır.
Emeklilik Denkleştirmesi
Alman Hukukunda olan ; Türk hukukunda uygulanmayan bir düzenleme-dir,Burada taraflar evli kaldığı süre için emeklilik denkleştirmesi yapılır.
Not:Emeklilik denkleştirmesi her zaman yapılabilir,yani yıllar önce Türkiye'de yapılan bir boşanmadan sonra da emeklilik denkleştirmesi yapılabilir,burada asıl olan evli kalınan süre kadar emeklilik için ödenen ödenekler hakkaniyete uygun biçimde paylaştırılır.Bu uygulamanın en güzel yönü hiç çalışmamış ev hanımı da emeklilik maaşı alabilmektedir.
İştirak Nafakası
İştirak nafakası çocukların giderlerinin ortak olarak karşılanması amacıyla oluşturulmuş nafakadır,Türk ve Alman hukukunda uygulanan bir nafaka türüdür.Almanya'da yaşayan çocuklar için uygulanan Hukuk Alman Hukukudur.Burada kanuni bir cetvel bulunmaktadır ve buna göre maaş hesaplanarak nafaka miktarına ulaşılır.Eğer ki her iki eşin de durumu iyi değilse bu sefer diğer kurumlar aylık bağlamaktadır(Örneğin gençlik dairesi)
ÖNEMLİ:Bu yazı Konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,içeriğinin yanlış kullanılması ,ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir ….
Avukat Yasar Saldiray
( 017623464656) - Nürnberg

19/08/2024

MIRAS HUKUKU ( KALAN MIRASIN TESPITI )

TEREKE TESPIT DAVASI :

Öncelikle TEREKE ölen bir kimseden ( Mırasbırakandan )
Kalan herseyin Bütünüdür; dolayisiyla bir kimsenin ölüm olayı öncesinde, onun malvarlığı kapsamında bulunan tüm taşınır veya taşınmaz mallar, eşyalar, fikri haklar vb. malvarlığı değerleri, hak ve alacaklar ile borçlar ölüm olayının gerçekleşmesi ile birlikte tereke adını alır. Türk Hukukuna göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte miras malları üzerinde hak sahibi olurlar. Murisin ölümüyle birlikte devir ve intikal edilebilir nitelikte miras malları hukuki bir bütün haline gelir ve bu mallara kısaca "tereke" adı verilir.


Aileler bazen kalan malvarligini mirascilarina anlatmamaktadirlar , dolayisiyla Bazen yasal mirascilar bile (Örnegin altsoy, cocuklar , anne baba vs) kendilerine ne kaldigini bilmemektedirler ,DOLAYISIYLA TEREKE TESPIT DAVASI BU TÜR DURUMLARDAN DOLAYI KALAN MALIN TESPITI ICIN DE OLDUKCA ÖNEMLI BIR DAVADIR.

Tereke tespit davası özünde murisin her türlü malvarlığının tespiti için açılan bir davadır.

Terekenin tespiti davası, miras bırakanın malvarlığının eksiksiz ve doğru bir şekilde belirlenmesi ve bu malvarlığının kaydedilerek korunmasını sağlamak amacıyla başlatılan bir hukuki süreçtir. Bu dava ile birlikte Mirasbirakanin malvarligi tespit edilmis olur , bu sayede de paylastirabilmek daha hakkaniyetli olur. Terekenin tespiti davasında, miras bırakanın aktif malvarlığı değerleri mahkeme tarafından ilgili mercilere yazılan müzekkereler aracılığıyla araştırılır ve tespit edilen değerler kayıt altına alınır,Yani mahkeme bankalara ve tapu dairelerine vs ilgili mercilere müzekkereler yazarak gelen yanitlar dogrultusunda TEREKEYI BELIRLER.


ÖNEMLİ:Bu yazı Konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,içeriğinin yanlış kullanılması ,ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Avukat YASAR SALDIRAY ( NÜRNBERG)
09114903682

19/06/2024

Kanunlar, uyusalar bile ölmezler. (Shakespeare )

04/06/2024

MIRASIN REDDI
Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesine göre "mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Sulh hakimi sözlü veya yazılı red beyanını bir tutanakla tespit eder
Miras kayıtsız şartsız rededilmelidir. ( Mirasın reddi şarta bağlanamaz )
Genel olarak yetkili mahkeme; Terekenin Tutulacağı mahkeme yönünden Müteveffanın ( Mirasbırakanın) ikamet ettiği Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.Miras bırakan Alman vatandaşının Mirasın reddinin geçerli olabilmesi için, mirasın reddedildiğine ilişkin beyanın altı haftalık bir süre dahilinde tereke mahkemesine intikal etmiş olması gerekmektedir.Bazı özel durumlarda bu süre 6 aydır. ( örneğin Müteveffanın ikametgahının almanya dışında olması durumu v.s )
Mirasın reddi, yetkili tereke mahkemesine sözlü veya yazılı bir beyan ile bildirilir.
"
MIRASIN HÜKMEN REDDI ;( YASAL REDETME SÜRESI GECTIKTEN SONRA )
4721 S.lı Türk Medeni Kanunu MADDE 605 , Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi (borca batıklığı) açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Kanun metninden de açıkça anlaşıldığı gibi, mirasın hükmen reddi, herhangi bir süreye bağlanmamıştır. Mirasın hükmen reddinin koşulu, murisin ölümü tarihindeki borçlarının, alacakları ve tüm hakları da dahil olmak üzere malvarlığından fazla olmasıdır. Ancak en önemli unsurlardan biri de mirasbirakanin ölüm tarihidir.
Ancak ;Ölüm anında tereke borca batık ise, miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır. ( TKM.md.545 ) Bu davada bir süre söz konusu değildir.Zaten bununla ilgili yargıtay kararı da bulunmaktadır;( T.C.Y A R G I T A Y 2.HUKUK DAİRESİ SAYI ESAS KARAR 77/4007 77/4186 ) Mirasçılardan biri, mirası reddederse, bunun hissesi murisin vefatında hayatta değilmiş gibi diğer mirasçılara intikal eder. ( TKM.md.551/1 )
Dava sonucunda mahkemece mirasın hükmen reddine karar verirse, mirasbırakanın borçlarından dolayı mirası reddeden mirasçıların leyhlerine icra takibi yapilmasi ya da dava acilmasi mümkün degildir.
ÖNEMLİ:Bu yazı Konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,içeriğinin yanlış kullanılması ,ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Avukat Yasar SALDIRAY
Aufsessplatz 19
90459 - NüRNBERG
TEL : 0 911 490 36 82
FAX: 0 911 490 36 84
avukat-saldiray.de

03/05/2024

BOSANMA DAVALARI

Öncelikle Bosanma davalari Genel olarak ikiye ayrilir,
a) Anlaşmalı boşanma davaları
b) Cekişmeli boşanma davaları

ANLASMALI BOSANMA DAVALARI :

Taraflarin gerek Velayet , gerek malrejimi gerekse bosanmanin diger sonuclarina iliskin tamamen anlasarak ve uzlasarak yapilan bosanma davalaridir, Elbette en hızlı ve Ekonomik yöntem tarafların her konuda anlaşmaları ile sonuçlanan anlaşmalı boşanma davalarıdır
Bu Türden davalarda taraflar Bosanmanin ve sonuclarina iliskin her türlü konuda anlasmis olup bir protokol ile imza altina alinir , ve bu halde olan davalar oldukca hizli sekilde sonuclanir,
CEKISMELI BOSANMA DAVALARI
Taraflar arasinda Velayet , bosanma vesair durumlarda herhangi bir cekisme varsa bu tür durumlarda acilabilecek dava da cekismeli bosanma davasidir. Bu türden davalar zaman alabilmektedir , dolayisiyla amac yalnizca bosanma ise önerilen durum elbettei ki anlasmali bosanma davasidir.
Türk hukukuna göre boşanmak için evliliğin 1 yıl sürmüş olması yeterlidir,bundan başka 1 yıl ayrı yaşama şartı aranmamaktadır
GENEL:
İki taraflı irade beyanıyla yapılan evlenme işleminin ,sona erdirilmesine boşanma denir.
Boşanmada en önemli kavram ilk başta hangi hukukun uygulanacağı ile ilgilidir;zira boşanma ve buna bağlı olan diğer davalar vatandaşlık ile sıkı sıkıya bağlıdır;
Almanya'da ikamet eden Türk vatandaşları da kişi hallerine ilişkin davalar da kendi milli hukukuna göre işlem görürler; bunun ayrık durumu mal rejimidir;zira mal rejiminde asıl önemli olan evlilik anında tabi olunan vatandaşlıktır,örneğin evlenme anında tarafların her ikisi de Türk ise boşanırken Alman dahi olsalar mal rejimleri Türk hukukuna göre çözülecektir.
Tedbir nafakası;
Taraflardan birinin maddi durumu diğerine göre önemli ölçüde boşanma ile birlikte yoksulluğa düşecekse ve diğer tarafın da maddi durumu buna uygunsa kanunun emrettiği ölçüde nafaka vermekle yükümlüdür;Bu türden nafakalar Boşanma davası sonuçlanana kadar hüküm ifade eder.
Almanya'da yaşayan Türk ya da Alman vatandaşları için nafakada uygulanacak hukuk Alman hukukudur.Bu nafakada taraflar anlaşabileceği gibi mahkeme yoluyla da çözülebilir.
Ayrılık ;
Türk hukukuna göre boşanmak için evliliğin 1 yıl sürmüş olması yeterlidir,bundan başka 1 yıl ayrı yaşama şartı aranmamaktadır oysa ki Alman aile hukuku ise tarafların en azından bir yıl ayrı yaşamasını öngörmektedir. Taraflar bir yıl ayrı yaşadıktan ve her iki taraf boşanmayı kabul ettikten sonra evlilik birliğinin sarsılmış olduğu kabul görmektedir. Taraflar üç yıl ayrı yaşadıktan sonra her halukarda evlilik birliğinin srasılmış olduğu kabul görmekte, ve boşanma gerçekleşebilmektedir.Alman aile hukukuna göre 1 yıl ayrı yaşamadan boşanma yalnızca belli durumlarda ;örneğin şiddet uygulanmış olması durumunda olabilir.
Velayet
Çocukların velayeti Boşanmanın en can alıcı noktasıdır.Zira burada da milli hukuk ile ikametgah hukuku zaman zaman çakışabilmektedir,örneğin Alman kanununun uygulanarak verilmiş velayet hakkı birlikte kullanıldığında , Türk kanununa göre kamu düzenine aykırı olduğu için Tanıma ve tenfiz kararı verilmediğinden oldukça önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır.Burada tüm önelemlerin mahkeme vasıtasıyla alınması ve uygulanacak hukukun da tespit edilmesi hayati derecede önem taşımaktadır.
Boşanma
Boşanma kişilerin milli hukukuna tabidir,eşler ayrı vatandaşlıkta ise ortak ikametgahları hukuku ,bu da yoksa müşterek mutad meskenleri hukuku,bu da yoksa Almanya'da Alman hukuku uygulanır.
Yani tarafların genel olarak Almanyada ikamet ediyorlarsa her iki taraf da Türk ise boşanmaları Türk Hukukuna göre yapılmakta,eğer ki ayrı vatandaşlıkları varsa Almanya'da ikamet ettikleri için Alman Hukuku uygulanmaktadır.Yanlış Hukuk uygulandığı zaman Türkiye'deki tenfiz davası rededilebilmektedir.
Mal Rejimi
Taraflar kendi aralarında herhangi bir mal rejimi anlaşması yapmamış-sa;evlenme anındaki hukuka tabi olarak değişiklik göstermektedir.Örneğin taraflar evlenirken Türk ise artık burada mal rejimi Türk hukukuna göre edinilmiş mallara katılma rejimi olacaktır.
Emeklilik Denkleştirmesi
Alman Hukukunda olan ; Türk hukukunda uygulanmayan bir düzenleme-dir,Burada taraflar evli kaldığı süre için emeklilik denkleştirmesi yapılır.
Not:Emeklilik denkleştirmesi her zaman yapılabilir,yani yıllar önce Türkiye'de yapılan bir boşanmadan sonra da emeklilik denkleştirmesi yapılabilir,burada asıl olan evli kalınan süre kadar emeklilik için ödenen ödenekler hakkaniyete uygun biçimde paylaştırılır.Bu uygulamanın en güzel yönü hiç çalışmamış ev hanımı da emeklilik maaşı alabilmektedir.
İştirak Nafakası
İştirak nafakası çocukların giderlerinin ortak olarak karşılanması amacıyla oluşturulmuş nafakadır,Türk ve Alman hukukunda uygulanan bir nafaka türüdür.Almanya'da yaşayan çocuklar için uygulanan Hukuk Alman Hukukudur.Burada kanuni bir cetvel bulunmaktadır ve buna göre maaş hesaplanarak nafaka miktarına ulaşılır.Eğer ki her iki eşin de durumu iyi değilse bu sefer diğer kurumlar aylık bağlamaktadır(Örneğin gençlik dairesi)
ÖNEMLİ:Bu yazı Konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,içeriğinin yanlış kullanılması ,ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir ….
Avukat Yasar Saldiray
( 017623464656) - Nürnberg

12/04/2024

MIRASTAN CIKARMA ( ISKAT ETME )

Halk arasında sürekli duyarız denir ki ''seni evlatlıktan reddediyorum'' Oysa Türk Hukuku yönünden evlatlıktan redetme diye bir durum bulunmamakta ancak Mirastan İskat etme ( Çıkarma ) durumu olabilmektedir.

Mirasbırakan ;mirasçılarından birini ya da birkaçını (sebepleri varsa) mirastan çıkarabilir.

TMK 510 a göre aşağıdaki durumlarda mirasbırakan,ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirastan çıkarabilir.

1-Mirasçı,mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından herhangi birine karşı ağır bir suç işlemişse,

2-Mirasçı mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse;

Mirastan çıkarabilir.Mirastan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz.(Türk Medeni Kanunu 511/1 )

Mirasbırakanın başka türlü tasarrufta bulunmadıkça ,mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı,o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi ,mirasçılıktan çıkarılan varsa altsoyuna,yoksa mirasbırakanın yasal mirasçısına kalır.(Türk Medeni Kanunu m.511/2 )

Ancak şu oldukça dikkat çekicidir;Kanun koyucumirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu,o kimse mirasbırakandan ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.(Türk Medeni Kanunu m.511/3 )

- YANI MIRASTAN CIKARILAN KISININ COCUKLARI MIRAS HAKKINI ISTEYEBILIR !

ÖNEMLİ:Bu yazı Konuyla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla yazıldığı için,içeriğinin yanlış kullanılması ,ya da yanlış yorumlanmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuz sonuçlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

AVUKAT YASAR SALDIRAY ( NÜRNBERG )

Adresse

Aufsessplatz 19
Nuremberg
90459

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Türkisches Recht - Nürnberg -Avukat Yaşar Saldiray erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Teilen

Kategorie