12/12/2020
Değerli Kamu Emekçisi Arkadaşlarım;
Kamu emekçileri yıllardır verilen sözlerin tutulmasını özlük haklarının iyileştirilmesini ve sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesini beklerken; 2 Temmuz’da yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik ile eskisinden de beter uygulamalarla kazanılmış haklarımız dahi ellimizden alınmaktadır.
Sözlü sınav garabeti, bir kez daha yönetmelik ile resmi hale getirilmiş, sözlü sınav garabetiyle liyakata göre değil, torpille yükselmenin önü de bir kez daha açılmıştır.
Sözlü sınav; Yazılı sınavla ölçülen başarıyı görevlerinde yükselmek isteyen memurların elinden almak için, hukuken kabul edilebilir olmayan ölçütler ve kıstaslarla, hangi sorununun sorulduğunun dahi belli olmadığı, kimi zaman futbol topunun ağırlığının ne olduğunun, kimi zaman zürafada kaç çizgi bulunduğunun, kimi zaman besmelenin İngilizcesinin ne olduğunun, kimi zaman akreple yelkovanın kaç kez bir araya geldiği, sorulan liyakatle de mesleki yeterlilik ile de kariyer esasları ile de ilgisi bulunmayan ve keyfe keder şekilde, yükselmesi istenen personelin yükseltildiği, herhangi bir nedenle “kendisinden olmayanın” ise ne kadar başarılı olduğuna ya da mesleğe uygunluğuna da bakılmaksızın elendiği bir garabettir.
Yargıya intikal eden hemen her yönetmelikte yargı mercilerince iptal edilen sözlü sınava ilişkin düzenlemeler, siyasi iktidar eli ile tekrar ve tekrar gündeme getirilmektedir.
Sözlü sınavların mesleki birikim ve beceriyi ortaya koymadığı yüzlerce dava ile ortaya konulduğu halde, ısrarla sözlü sınav getirilmek istenmesi; torpilin ve kayırmacılığın hüküm sürmesi, yandaşı olanı görevde getirmenin diğer adıdır.
Yine Yönetmelikle; Daha önce sözlü sınav sadece şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklar için uygulanırken, bu kez hemen tüm kadroları kapsayacak şekilde getirilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan; İtfaiye ve Zabıta personeli için görevde yükselmede her bir üst kadro için belirli bir süre kadroda çalışıp sonra o kadronun sınavına girmek ve başarılı olmak koşulu ve diğer koşulların mevcudiyeti aranırken; Yönetmelikle getirilen düzenleme çerçevesinde sınavsız olarak müdürlük sınavına girilebilmesi dahi mümkün kılınmıştır.
Yazılı sınavda tespit olunan başarı düzeyinin sözlü sınav adı altında etkisiz kılınması; Kariyer ve liyakat ilkelerinin üzerinden silindir gibi geçen, soyut, genel geçer ölçütlerle siyasi kadrolaşmanın önünü açmaktan başkaca bir amaca hizmet etmeyen beyhude bir çaba; kıt kamu kaynaklarının siyasi saiklerle harcanmasından başkaca bir sonucu olmayan hukuk dışı bir yaklaşımdır.
Güvencesiz, kuralsız, mesleki liyakatin hiçe sayıldığı, sözlü sınav adı altında kadrolaşmanın normalleştirilmeye çalışıldığı bu ortamın yaratılması; Yaşadığımız şu süreçte, tüm fiziki yetersizliklerle, ekonomik ve sosyal onlarca sorunla karşı karşıya, fedakârca görev yapan Devlet Memurlarına yapılacak en büyük ihanettir.
Kamu Emekçilerinin ortak çıkar ve kazanımları için hak ve özgürlükler için gönül birliği, eylem birliği şarttır, kaçınılmazdır, olmazsa olmazdır ve bugün olmazsa yarın çok geç olacaktır!
Bu duygu ve düşüncelerden hareketle, görevde yükselme sınavının mağduru olan biz Belediye Memurları, ortak çıkar ve kazanımlarımıza sahip çıkmak için bu platform oluşturarak sesimizi duyurmaya, haklarımıza kavuşmaya umut etmekteyiz.