İstanbul kitapçısı

İstanbul kitapçısı Peyzaj bahçe bakım onarım hizmetleri verilir.

Kısa bir hikâye anlatayım:Bir karınca, ambarının kapısını yıllarca herkese açık tuttu. Çekirge acıktığında gelir, birikt...
20/08/2026

Kısa bir hikâye anlatayım:

Bir karınca, ambarının kapısını yıllarca herkese açık tuttu. Çekirge acıktığında gelir, biriktirdiği tahıllardan yerdi. Böcek üşüdüğünde onun ambarına sığınırdı. Fare yatacak bir yer bulamadığında karınca ona da bir köşe açardı.

Herkes ona “iyi kalpli karınca” diyordu.

Ama hiç kimse, bu iyiliğin ona neye mal olduğunu sormuyordu.

Derken yağmurlu bir mevsim geldi. Karınca ambarını açtığında raflarda yalnızca birkaç avuç tahıl kaldığını gördü. Kırılmış kapısını onardı ve ilk kez kapattı.

Ertesi sabah çekirge geldi. Kapıyı açmaya çalıştı ve şaşkınlıkla sordu:

“Neden artık bu kadar katısın?”

Karınca, neredeyse boş rafları gösterdi.

Çekirge başını eğdi:

“Yani şimdi aç mı kalacağım?”

Karınca sakin bir şekilde cevap verdi:

“Kalanı kendime saklamak zorundayım.”

Çekirge şaşkınlıkla baktı:

“Ama sen her zaman benimle paylaşırdın.”

Karınca kapalı kapıya baktı ve şöyle dedi:

“İşte bu yüzden artık paylaşacak fazla bir şey kalmadı.”

Çekirge sustu.

Çünkü ilk kez anlamıştı:

Üç mevsim boyunca karınca herkes yesin diye kendisini tüketmişti. O ise karıncanın emeğini bir lütuf olarak değil, kendi hakkı olarak görmüştü.

Hayat da çoğu zaman böyledir.

İnsanlara vere vere kendimize ayırmamız gereken zamanı, enerjiyi ve gücü tüketiriz. Sonra bir gün yorulur, kapımızı kapatırız.

İşte o zaman bazı insanlar bizi değişmekle, bencilleşmekle, hatta kötüleşmekle suçlar.

Çünkü iyiliğinize alışanlar, sınırınızı çoğu zaman kötülük zanneder.

19/08/2026

“Bütün yaz boyunca, yeniden kendim olmayı beklemekten başka hiçbir şey yapmadım.”

— Georgia O’Keeffe

19/08/2026

Filozof Aristoteles’e göre ahlaklı olmanın sırrı, aşırılıklardan birini seçmek değil; doğru yerde durabilmektir. Buna “altın orta” der. Çünkü erdem, iki uç arasındaki dengedir.

Cesaret; korkaklık ile gözü karalık arasındadır.
Cömertlik; cimrilik ile savurganlık arasında.
Özgüven; kibir ile eziklik arasında.
Nezaket; çekingenlik ile kabalık arasında.

Yani mesele, çok yapmak ya da az yapmak değildir. Mesele, neyi, ne zaman ve ne kadar yapacağını bilmektir.

Aristoteles’e göre bunu yalnızca düşünerek öğrenemezsiniz. Yaşayarak, deneyerek ve tekrar ederek öğrenirsiniz. Çünkü erdem, bir anda sahip olduğumuz bir özellik değil; her gün yaptığımız seçimlerle oluşturduğumuz bir alışkanlıktır.

Bugün cesur olmak istediğin yerde pervasızlaşabilir, iyi niyetli olmak istediğin yerde kendini ezdirebilir, özgüvenli olmak istediğin yerde kibirlenebilirsin. Asıl bilgelik, bu sınırı fark edebilmektir.

Çünkü insanı iyi yapan şey, doğruyu bir kez yapmak değil; doğru olanı tekrar tekrar yaparak karakterine dönüştürmektir.

Aristoteles’in düşüncesinin özünde şu vardır:

“Mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” Bu durumda iyilik tesadüf değil, istendik bir davranışın sonucu oluyor ki olmalıdır da.

22/07/2026
26/06/2026

Kafka’ya Göre, Kazanmanın Kesin Yolu! ✨🔮✨| Franz Kafka | Dinginyasam.com
“İnsan bazen,
sadece devam ettiği için bile kazanır.”
Franz Kafka
Franz Kafka[a] (3 Temmuz 1883, Prag – 3 Haziran 1924, Klosterneuburg), Almanca konuşan Bohemyalı, roman ve hikâye yazarı. 20. yüzyıl edebiyatının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerçekçilik unsurlarını ve fantastik unsurları birleştiren eserleri tipik olarak tuhaf veya sürrealist ön yargılarla ve anlaşılmaz sosyal-bürokratik güçlerle karşı karşıya kalan izole kahramanlara sahiptir ve yabancılaşma, varoluşsal kaygı, suçluluk ve saçmalık temalarını keşfetme olarak yorumlanmıştır. “Dönüşüm”, Dava ve Şato en bilinen eserleridir. “Kafkaesk” terimi, Kafka’nın yazdıklarındaki gibi durumları tanımlamak için üretilmiştir.

26/06/2026

Anton Çehov, kırsaldaki evinde bulunduğu ve hastaları kabul edebileceği zaman bir bayrak çektirirdi. Köylüler ufku gözler, o bayrağı gördüklerinde “iyi doktorun” kendilerini ücretsiz tedavi edeceğini bilirlerdi.

Onlar için rüzgârda dalgalanan o küçük bayrak, kimi zaman hayat ile ölüm arasındaki fark demekti.

Çehov, edebiyat ile tıp arasında geçen hayatını şu ünlü sözle anlatmıştı:

“Doktorluk yasal eşimdir, edebiyat ise sevgilim. Birinden sıkıldığımda gecemi diğeriyle geçiririm.”

Fakat onu büyük yapan yalnızca yazdığı eserler değildi.

Kolera salgınlarında binlerce yoksul köylüyü ücretsiz tedavi etti. Eserlerinden kazandığı parayla okullar yaptırdı, kütüphaneler kurdu ve ihtiyaç sahiplerine yardım etti.

Hayatının son yıllarında verem nedeniyle kan kusmasına rağmen başkaları için çalışmayı bırakmadı.

Bir keresinde şöyle yazmıştı:

“Her insanın ardında faydalı bir şey bırakması güzeldir; böylece hayatının boşa geçmediği anlaşılır.”

1904 yılında öldüğünde, edebiyat dünyası büyük bir dehayı kaybetti.

Ama Melihovo’nun köylüleri, bir yazarı değil; kendilerine babalık eden bir insanı kaybetmenin yasını tuttu.

Address

Istanbul

Telephone

05076487045

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İstanbul kitapçısı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to İstanbul kitapçısı:

Shortcuts

Share