BULAK Akademi

BULAK Akademi Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from BULAK Akademi, Legal Service, Güvenevler Mah 29115 nolu cad no:9 ULU Plaza K:2 D3-4, Gaziantep.

⚖️ “Ben yazmadım, sadece Wi-Fi şifremi verdim.”Peki bu savunma gerçekten yeterli mi?Birçok kişi internet bağlantısını ar...
18/05/2026

⚖️ “Ben yazmadım, sadece Wi-Fi şifremi verdim.”
Peki bu savunma gerçekten yeterli mi?

Birçok kişi internet bağlantısını arkadaşına, komşusuna, misafirine hatta bazen hiç düşünmeden çevresindeki insanlara paylaşabiliyor. Ancak dijital dünyada yapılan işlemler artık sadece “sanal ortam” olarak değerlendirilmiyor. Sosyal medya üzerinden yapılan her paylaşım, gönderilen her mesaj ve kullanılan her internet bağlantısı hukuki sonuç doğurabiliyor.

İşte tam da bu noktada Yargıtay’ın verdiği dikkat çekici karar, internet kullanımındaki sorumluluğun sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. 📌

Yargıtay kararına göre;
Sosyal medya üzerinden küfürlü ve hakaret içerikli mesajlar gönderen kişi ile birlikte, bu kişinin kullandığı internet hattının sahibi de belirli şartlar altında manevi tazminattan sorumlu tutulabilir.

Evet, yanlış okumadınız.

Yani yalnızca hakaret eden kişi değil, o eylemin gerçekleştirilmesine imkan sağlayan internet bağlantısının sahibi de hukuki sorumlulukla karşı karşıya kalabilir. Özellikle olayın özelliklerine göre mahkemeler;
🔹 İnternet hattının kime ait olduğunu,
🔹 Hattın kim tarafından kullanıldığını,
🔹 Kullanımın bilinçli şekilde izin verilerek gerçekleşip gerçekleşmediğini,
🔹 Hakaret içerikli eylemin oluşmasına katkı sağlayan unsurları
değerlendirebilmektedir.

📱 Günümüzde sosyal medya üzerinden işlenen suçların sayısı her geçen gün artıyor.
Özellikle;
✔️ Hakaret
✔️ Küfür
✔️ Tehdit
✔️ İftira
✔️ Kişilik haklarına saldırı
✔️ Özel hayatın ihlali
gibi eylemler artık ciddi hukuki yaptırımlarla karşılaşmaktadır.

Birçok kişi “fake hesap açtım bulunmam” düşüncesiyle hareket etse de, IP kayıtları, internet sağlayıcı verileri ve dijital incelemeler sayesinde kullanıcı tespitleri yapılabilmektedir.

İşte bu nedenle internet hattı sahiplerinin de dikkatli olması gerekiyor.

⚠️ Çünkü bazı durumlarda:
“Ben yapmadım.”
“Telefon benim değildi.”
“İnterneti başkası kullandı.”
şeklindeki savunmalar tek başına yeterli görülmeyebilir.

Özellikle internet bağlantısının bilinçli şekilde kullandırılması ve hukuka aykırı eylemin gerçekleşmesine göz yumulduğu yönünde değerlendirme yapılması halinde, maddi ve manevi sorumluluk gündeme gelebilir.

📖 Yargıtay 4. Hukuk Da

Kupon Kodu: BHA2026✔ Ceza Mahkemesi Uygulamaları✔ İcra Dairesi/Mahkemesi Uygulamaları✔ Hukuk Mahkemesi Uygulamaları✔ İda...
18/05/2026

Kupon Kodu: BHA2026

✔ Ceza Mahkemesi Uygulamaları
✔ İcra Dairesi/Mahkemesi Uygulamaları
✔ Hukuk Mahkemesi Uygulamaları
✔ İdare ve Vergi Mahkemesi Uygulamaları
✔ Avukat-Müvekkil İletişim Yöntemleri
✔ Dava Münazarası / Kurgusal Duruşmalar
✔ Mesleki Eğitimler
✨ Yeni Dönemde yapılan yenilikler ✨

✔ SINIRSIZ EĞİTİM
Dönem tamamlandıktan sonra
Akademi ana grup üzerinden misafir
ettiğimiz birçok üstadların derslerine ÜCRETSİZ bir şekilde katılarak eğitimlere devam edebilirsiniz.

✔ SINIRSIZ ARŞİV
Geçmiş dönemlerde 10000+ olan
arşivimizi sınırsız olarak güncelledik ve her geçen gün artırmaya gayret ediyoruz. Şimdilik 35.000 olarak kaynak ve materyal mevcuttur.

✔ SINIRSIZ ERIŞİM
Geçmiş dönemlerde 1 yıl olan Offline izleme süresini ömür boyu olarak sınırsız bir şekilde erişime açıyoruz.

SON TARİH
🗓️ 01 Haziran Pazartesi

👩‍💼👨‍💼 BULAK HUKUK AKADEMİSİ ⚖️👩‍💼👨‍💼

Detaylar hakkında bilgi edinmek için;

0552 799 27 95

17/05/2026

Kira dosyalarında yapılan her ödeme, ödendiği aya ait sayılmayabilir.
Açıklama yoksa para çoğu zaman en eski borca gider.

Kira alacaklarında uygulamada sık karıştırılan konulardan biri de ara dönem ödemeleridir.

Örneğin kiracı;
Ocak ve Şubat kiralarını ödedi.
Mart ve Nisan kiralarını ödemedi.
Mayıs ve Haziran’da tekrar ödeme yaptı.

Bu durumda şu soru gündeme gelir:

“Mayıs ayında yapılan ödeme, Mayıs kirası olarak mı kabul edilir?
Yoksa daha önce ödenmeyen Mart borcuna mı sayılır?”

Bu ayrım özellikle faiz başlangıcı, temerrüt, takip konusu alacak ve tahliye stratejisi açısından çok önemlidir.

Eğer ödeme yapılırken açıklamada açıkça hangi aya ait olduğu belirtilmemişse, ödeme kural olarak en eski borca mahsup edilir.

Yani kiracı Mayıs ayında ödeme yapmış olsa bile, açıklamada “Mayıs ayı kira bedeli” gibi net bir ifade yoksa, bu ödeme Mart ayı borcuna sayılabilir.

Bu da dosyanın hesabını tamamen değiştirir.

Çünkü kira alacaklarında yalnızca “ödeme var mı, yok mu?” sorusuna bakmak yeterli değildir.
Asıl önemli olan şudur:

Bu ödeme hangi borca karşılık yapıldı?
Açıklama var mı?
Ödeme dekontunda hangi ay yazıyor?
Borçlu ödeme sırasında özel bir tahsis yaptı mı?
Alacaklı bu ödemeyi hangi aya mahsup etti?
Faiz başlangıcı buna göre nasıl etkilenecek?

Bir diğer önemli nokta da şudur:

İcra dosyası açıkken, sonradan doğan kira alacakları kendiliğinden dosyaya eklenmez.

Bu durum nafaka alacakları gibi değerlendirilmez.

Yani mevcut icra dosyasında Ocak, Şubat, Mart aylarına ilişkin kira alacağı takip konusu yapılmışsa; takipten sonra doğan yeni ayların kira alacakları otomatik olarak o dosyaya girmez.

Yeni doğan kira alacağı için ayrıca yeni bir takip başlatılması gerekir.

Bu ayrım, özellikle kira dosyalarında alacaklı vekili açısından çok kritiktir.

Çünkü açık bir icra dosyasının varlığı, sonraki tüm kira alacaklarının o dosyada tahsil edilebileceği anlamına gelmez.

Borçlu vekili açısından da aynı şekilde önemlidir.

Dosyaya sonradan eklenen kalemler, takip konus

17/05/2026

Uygulamada çok sık gözden kaçan ama dosyanın kaderini değiştirebilen konulardan biri de zaman aşımıdır.

Bir kambiyo takibi başlatıldığında çoğu kişi şöyle düşünür:

“Takibi açtık, artık süre korundu.”

Evet, takip açmak belli bir noktada alacaklıyı korur.
Ancak bu koruma, dosyada yıllarca hiçbir işlem yapılmasa bile kendiliğinden sonsuza kadar devam etmez.

Özellikle kambiyo senetlerine dayalı takiplerde, dosyada uzun süre işlem yapılmaması çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

Örneğin bir kambiyo takibi açtınız.
Dosyada ödeme emri çıktı.
Fakat sonrasında üç yıl boyunca haciz, yenileme, takip işlemi ya da dosyayı ilerletecek herhangi bir işlem yapılmadı.

Üç yıl geçtikten sonra yeniden talepte bulundunuz.
İcra dairesi dosyanın bu yönünü fark etmedi ve işlemlere devam etti.

Bu durum uygulamada yaşanıyor mu?
Evet, çok sık yaşanıyor.

Ama icra dairesinin talebi kabul etmiş olması, borçlu tarafın bu noktada savunmasız kaldığı anlamına gelmez.

Çünkü belirli süre boyunca dosyada işlem yapılmadığında, borçlu vekili açısından önemli bir savunma imkânı doğar.

Kambiyo takiplerinde üç yıl boyunca işlem yapılmaması hâlinde, şartları varsa icranın geri bırakılması yoluna gidilebilir.

İlamsız ve ilamlı takiplerde ise bu süre farklıdır.
Uygulamada özellikle on yıl boyunca işlem yapılmayan dosyalarda, zaman aşımı sebebiyle icranın geri bırakılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle icra dosyalarında yalnızca takip başlatmak yeterli değildir.

Dosyanın açılması, ödeme emrinin gönderilmesi ya da haciz talep edilmesi kadar; dosyanın belirli aralıklarla takip edilmesi, işlemden düşme ve zaman aşımı risklerinin kontrol edilmesi de avukatlık pratiğinin temel parçalarındandır.

Alacaklı vekili açısından bu konu çok kritiktir.

Çünkü dosyayı açıp beklemek, bazen alacağı korumak değil; tam tersine borçlu tarafa güçlü bir savunma zemini hazırlamak anlamına gelebilir.

Borçlu vekili açısından ise zaman aşımı, dosyayı sona erdirebilecek en önemli teknik itirazlardan biridir.

Bu yüzden eski icra dosyala

17/05/2026

Kira dosyalarında hız her zaman avantaj değildir.
Bazen avantaj, dosyayı nereden yavaşlatacağını bilmektir.

Kira davaları ve kira alacağına dayalı icra takipleri, uygulamada yalnızca “alacak var mı, yok mu?” sorusuyla ilerlemez.

Bu dosyalarda usul, süre, tebligat, itiraz, ödeme emri, tahliye talebi ve takip türü; dosyanın kaderini doğrudan etkileyen temel başlıklardır.

Özellikle icra takiplerinde kiracının vekili olmak, çoğu zaman süreci doğru okuyabilen avukat için stratejik bir alan açar.

Çünkü borçlu vekili açısından mesele yalnızca savunma yapmak değildir.
Sürecin hangi aşamada, hangi usulî imkânlarla yönlendirilebileceğini görebilmektir.

Alacaklı vekili açısından ise tam tersi bir hassasiyet vardır.

Eğer elinizde bir kira dosyası varsa ve alacaklı vekili olarak hareket ediyorsanız; hızlı olmak kadar sağlam ilerlemek de önemlidir.

Çünkü yapılacak küçük bir usul hatası, eksik bir tebligat, yanlış takip türü ya da süresinde değerlendirilmeyen bir işlem; dosyanın yıllarca uzamasına neden olabilir.

Borçlu vekili açısından ise dosyayı iyi okumak, süreleri doğru kullanmak ve usulî hakları zamanında işletmek büyük önem taşır.

Kira dosyalarında tarafınıza göre strateji değişir:

Alacaklı vekiliyseniz, dikkatli ve sağlam ilerlemelisiniz.
Borçlu vekiliyseniz, hızlı düşünen, kıvrak hareket eden ve süreci iyi yöneten taraf olmalısınız.

Çünkü icra dosyalarında çoğu zaman sonucu belirleyen şey yalnızca maddi haklılık değildir.
Usulü doğru kullanabilme becerisidir.

Bu yüzden kira takiplerinde dosyaya bakarken yalnızca “kim haklı?” sorusunu sormak yetmez.

Asıl sorular şunlardır:

Tebligat doğru mu?
Takip türü doğru seçilmiş mi?
Süreler işlemeye başlamış mı?
İtiraz hakkı var mı?
Tahliye talebi usulüne uygun mu?
Alacak kalemleri doğru kurulmuş mu?

İşte bu noktada avukatlık, yalnızca mevzuat bilgisinden ibaret olmaktan çıkar.
Stratejiye, reflekslere ve dosya okuma becerisine dönüşür.

Kira dosyalarında güçlü olan taraf, çoğu zaman en hızlı hareket eden değil;
hangi adımı ne zaman ataca�

Avukatlık Akademisi: Ücretsiz CMK Eğitimi⚖️Sınırlı Kontenjan⚖️📅20 Haziran Cumartesi🕤 20.30📣 Etkinliğimize bütün arkadaşl...
17/05/2026

Avukatlık Akademisi: Ücretsiz CMK Eğitimi

⚖️Sınırlı Kontenjan⚖️

📅20 Haziran Cumartesi

🕤 20.30

📣 Etkinliğimize bütün arkadaşlar davetlidir.

Kayıt olmak için aşağıdaki linkten formu doldurmanız yeterli olacaktır.

https://forms.gle/UVK8hXiDXZsGLAnc7

Detaylar hakkında bilgi almak için;

📞 +90 (552) 799 27 95

💬

🚨 “EŞŞEK GİBİ BAKACAKSIN” DEMEK HAKARET SAYILMADI!Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin dikkat çeken kararına göre;sanığın uzman ...
16/05/2026

🚨 “EŞŞEK GİBİ BAKACAKSIN” DEMEK HAKARET SAYILMADI!

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin dikkat çeken kararına göre;
sanığın uzman doktor olan mağdura söylediği
“Eşşek gibi bakacaksın.”
şeklindeki sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına hükmedildi. ⚖️

📌 Peki neden?

Çünkü Türk Ceza Hukuku’nda her kaba söz, sert ifade ya da nezaketsiz davranış doğrudan “hakaret suçu” anlamına gelmez.

Hakaret suçunun oluşabilmesi için;
kişinin şeref, onur ve saygınlığını somut şekilde hedef alan, küçük düşürücü ve aşağılayıcı ifadelerin bulunması gerekir.

Yargıtay bu olayda kullanılan sözün;
öfke anında söylenen kaba bir ifade niteliğinde olduğunu,
ceza hukuku anlamında hakaret boyutuna ulaşmadığını değerlendirdi.

⚠️ Ancak burada çok önemli bir detay var:

Bu karar;
“istenilen her söz söylenebilir” anlamına gelmez!

Her olay kendi şartlarına göre değerlendirilir.
Sözün söylendiği ortam,
kişiler arasındaki ilişki,
ses tonu,
olayın gelişimi
ve hedef alınan kişinin durumu büyük önem taşır.

📌 Aynı ifade farklı bir olayda hakaret sayılabilirken,
başka bir olayda suç kabul edilmeyebilir.

İşte hukuk tam olarak bu yüzden “somut olay” üzerinden değerlendirme yapar.

❗ Sosyal medyada sıkça yapılan en büyük hata:
Her sert sözü otomatik olarak suç sanmak…
veya hiçbir sözün suç olmayacağını düşünmek.

Oysa gerçek çok daha farklıdır.

⚖️ Hukukta ince çizgiler vardır.
Bir kelime bazen suç oluşturur,
bazen oluşturmaz.

Bu nedenle özellikle hakaret suçlarında;
yorumlar değil,
olayın tüm detayları belirleyicidir.

📚 Yargıtay 4. CD
E:2025/3574
K:2025/9079

💬 Sizce bu söz hakaret sayılmalı mıydı?

Bu karar, hukukta kullanılan tek bir kelimenin bile davanın kaderini nasıl değiştirebildiğini gösteriyor. Çünkü mahkemed...
15/05/2026

Bu karar, hukukta kullanılan tek bir kelimenin bile davanın kaderini nasıl değiştirebildiğini gösteriyor. Çünkü mahkemede söylenen her ifade, hukuki sonuç doğurur. Ve bazen insanlar farkında olmadan haklarından tamamen vazgeçebilir… ya da tam tersi, yalnızca davayı geri çekmiş sayılabilir.

⚖️ “Davadan vazgeçiyorum” demek… gerçekten feragat anlamına mı gelir?

Birçok kişi bu iki kavramı aynı sanıyor.
Ama hukukta küçük görünen bir ifade, çok büyük sonuçlar doğurabilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin dikkat çeken kararına göre:

📝 “Davadan vazgeçiyorum” şeklindeki beyan, her zaman “feragat” anlamına gelmez.

Bu ifade; davadan tamamen vazgeçmek değil, davanın geri alınması olarak değerlendirilebilir.

Peki aradaki fark ne?

❗ FERAGAT:
Davacının hakkından kesin olarak vazgeçmesidir.
Feragat edildiğinde aynı konuda tekrar dava açılamaz.
Kesin hüküm gibi sonuç doğurur.

❗ DAVANIN GERİ ALINMASI:
Davadan o an için vazgeçilmesidir.
Belirli şartlarda dava yeniden açılabilir.
Hak tamamen ortadan kalkmaz.

İşte bu yüzden mahkemede kullanılan tek bir cümle bile son derece önemlidir.

“Davadan vazgeçiyorum” derken aslında neyi kastettiğiniz, davanın geleceğini tamamen değiştirebilir.

⚠️ Hukukta niyet kadar kullanılan ifade de önemlidir.

Bir kelime…
Bir cümle…
Hatta bir duruşmadaki kısa bir açıklama bile yıllarca sürecek hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bu karar, özellikle dava sürecinde olan kişiler için çok önemli bir hatırlatma niteliğinde.

Mahkemede verilen beyanlar mutlaka hukuki sonuçları düşünülerek yapılmalıdır.

Peki sizce:
“Davadan vazgeçiyorum” sözü doğrudan feragat sayılmalı mıydı? 👇

Kaydetmeyi unutmayın.
Hukukta bazen bir kelime, bütün davayı değiştirir.

Address

Güvenevler Mah 29115 Nolu Cad No:9 ULU Plaza K:2 D3-4
Gaziantep
27071

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when BULAK Akademi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to BULAK Akademi:

Shortcuts

Share

Category