10/03/2017
ÜREME DERNEKLERİ PLATFORMU ÇALIŞMALARI HAKKINDA ÜYELERİMİZİN BİLGİLENDİRİLMESİ
10.03.2017
Klinik Embriyoloji Derneği, üreme tıbbı alanında Embriyoloji Laboratuvarı pratiğini uygulayanların bir araya gelerek oluşturdukları bilimsel bir topluluktur.
Bizler, meslektaşlarımızın sürekli eğitiminde aktif rol üstlenen, dernekler arası iletişimleri özveri ve saygıyla yürüten, yaşanan haksızlıkların giderilmesinde çözümler arayan öncü ve yetkin bir kuruluş olmakla övünç duymaktayız. Bu amaçla kişisel çıkarlar gütmeden, kanıta dayalı bilimsel veriler eşliğinde ve tecrübelerimizden yararlanarak doğru bildiğini savunmak tek kılavuzumuz olmuştur.
Üreme alanında çalışan mevcut dernekler tarafından 2012 yılında kurulan Üreme Dernekleri Platformu (ÜDP); Klinik Embriyoloji Derneği (KED), Tüp Bebek Merkezleri Derneği (TBMD), Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM), ve Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Derneği (ÜTD) tarafından oluşturulmuştur. Sağlık Bakanlığı’nın yeni bir Üremeye Yardımcı Tedaviler (ÜYT) yönetmeliği hazırlığı içinde olduğu bilindiğinden, platformun tekrar bir araya gelmesi planlanmıştır. Op. Dr. Mete Işıkoğlu’nun öncülüğünde, mevcut yönetmeliğin eksikleri ya da değişmesi gereken maddeleri konusunda derneklerden görüş talep edilmiştir. Op. Dr. Mete Işıkoğlu, Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği (THED)’den de görüş talebinde bulunmuştur.
Platforma gelen geri dönüşler doğrultusunda, 28.02.2017 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nda Sayın Zafer Kalaycıoğlu’nun katılımıyla bu görüşler yetkililere aktarılmıştır. Sağlık Bakanlığı’na iletilen görüşler aşağıda özetlenmiştir.
Görüş bildiren tüm derneklerin üzerinde anlaşmaya vardığı, kalkması, eklenmesi ya da değiştirilmesinin uygun bulunduğu maddeler şöyledir:
• Gamet dondurma sırasında hastadan alınması zorunlu koşulan DNA kimliklendirme testinin etik ve bilimsel açılardan sakıncalar içerdiği ve kaldırılmasının uygun olacağı (Madde 20, 4. Fıkra)
• Transfer edilecek embriyo sayısında, 35 yaşa kadar olan hastalarda birinci uygulamada bir embriyo transferi yapılması, ancak düşük over rezervi ve embriyo kalitesinin zayıf olması ya da testiküler s***m kullanılması durumlarında iki embriyo transferi yapılabilmesine izin verilmesi (Ek 17 Madde 7b fıkrasında değişiklik).
• Gebe kalan hastanın bulunduğu şehirde doğum eylemi gerçekleşene kadar uzman hekimler tarafından takip edilmesini, doğum yapmasını ve gerekirse erişkin ve yeni doğan yoğun bakım hizmetinin ÜYT merkezleri tarafından verilmesini sağlamak pratik uygulamada olanaksız göründüğünden bu maddenin kaldırılması (Madde 26, 4. fıkra a,b,c bentleri)
• Merkezlerin çalışma verileri bildirilirken, iki yıl önceki verilerin tek seferde bölünmeden sisteme girilmesi (Madde 26, 2. Fıkra)
• Gerekli form ve dokümanların 30 yıl yerine 10 yıl saklanması, resmi evrakların muhafazası ile ilgili genel muktesebata daha uygun olacak şekilde değiştirilmesi (Madde 26, 2. Fıkra).
• Merkezin ihtiyacı olması durumunda mevcut Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı kadrosuna ilave olarak bir fazla kadro alınabilmesi (Madde 17’ye ek).
• S***m verme odasının steril alanla bağlantılı olmasının sakıncaları nedeniyle bu durumun zorunlu tutulduğu maddede değişiklik yapılması (Madde 17’ye ek).
• Dondurma-saklama tanklarının boyutlarının farklı farklı olması ve her yeni saklama tankıyla merkezin fiziki şartlarının değiştirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, dondurma-saklama alanını tanımlayan maddenin “Dondurma ve saklama odası, kriyoprezervasyon tanklarının emniyetli bir şekilde saklanabileceği yeterli bir alana sahip olmalıdır.” şeklinde değiştirilmesi (Madde 13 1. Fıkra a-8 bendi).
• Kamuda çalışanlar için; ÜYT uygulamalarının öncelikli işlem grubuna alınması.
Bu ortak görüşler dışında görüş birliğine varılamayan hususlar şöyledir;
• Gamet dondurmayla ilgili bazı hususlar (OPU günü gelemeyecek eşin s***mlerinin dondurulması, oosit dondurma şartlarından “henüz doğurmamış” ibaresinin kaldırılması, s***m elde edilemeyen durumlarda OPU günü oosit dondurulabilmesi) ,
• Hasta beyanının ÜYT uygulamaları için resmi sayılması,
• Sahte beyan/belge ibrazında ÜYT merkezinin sorumlu tutulmaması,
• Merkezde çalışması gereken asgari personel nitelikleri,
• Bilim komisyonunun kimlerden oluşması gerektiği,
• ÜYTE laboratuvarı sorumlusunun merkezde bulunamadığı, öngörülemeyen durumlarda, yerine kimin vekâlet edebileceği,
• ÜYT laboratuvar sorumlusu sertifika eğitimine başvurabilmek için gerekli asgari koşulların ne olması gerektiği
Anımsanacağı üzere, yürürlükteki ÜYT laboratuvar sorumlusu sertifika eğitimine kabul kriterleri hakkında hak mahrumiyetleri oluşacağı gerekçesiyle, KED olarak hukuk yoluna başvurmuştuk. Hukuki inceleme sonrası, Danıştay 15. Dairesince itirazımız haklı bulunmuş, yürütmeyi durdurma kararı verilmişti.
Bu gelişmeler ışığında Embriyoloji Laboratuvarı Sorumlusu Sertifikasına başvuru şartları konusunda iki dernekten görüş iletilmiştir.
Op. Dr. Mete Işıkoğlu’nun platforma daveti üzerine Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği tarafından konu hakkında hazırlanan raporda yurt dışı kılavuzların modifiye çevirilerine yer verilmiştir.
THED’in önerilerini içeren metne bu linkten ulaşabilirsiniz:
https://docs.google.com/document/d/188uzc1CqEwXPiyhIJrSRuPYyVG8zoRCYhJU_um4rWz8/edit?usp=sharing
Konuyla ilgili diğer görüş derneğimiz tarafından sunulmuştur, özetle sertifika almaya hak kazanmak için önerilen tanım şöyledir:
“Üniversitelerin Sağlık Bilimleri ya da Biyoteknoloji Enstitüleri'ne kayıt yaptırarak, Yüksek Öğrenim Kurumu tarafından tanınan “Temel Tıp Bilimleri” bünyesinde üreme sağlığı konusunda tezli yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamlayan ve 6 aylık üremeye yardımcı tedavi merkezi laboratuvarı sorumlusu sertifika eğitim programını tamamladıktan sonra en az bir yıl süre ile üremeye yardımcı tedavi merkezi laboratuvarında fiilen uygulama yapan biyolog, hekim, diş hekimi, eczacı ve veterinerler.”
Dernek görüşümüzün tam metnine ve ayrıntılarına bu linkten ulaşabilirsiniz:
https://docs.google.com/document/d/1nRAAxKa3JOkyMhQY5j1oqcGpBQu4zCoMZ-2uitOw3D8/edit?usp=sharing
Belirtmiş olduğumuz görüşler ÜDP yapısını oluşturan diğer üreme tıbbı dernekleri tarafından da benimsenmiş, evrensel ve ülkemizdeki ÜYT pratiğine uygun bulunmuştur.
Bunun yanında THED tarafından ortaya konulan diğer görüş derneğimiz bünyesinde değerlendirildiğinde ÜYT pratiğine yönelik bazı endişelerin gündeme gelmesine neden olmuştur. Bu vesileyle eleştirel düşüncemizi ve katkımızı sunmak isteriz.
Özetle;
1. Doktora sonrası bilim insanlarının ÜYT laboratuvarına en alt düzeyden, çırak olarak adım atmaları hiyerarşik düzende ve işleyişte büyük karmaşaya neden olacaktır ve bu durum kişiler üzerinde psikolojik bir engel yaratmaktadır. Klinik Embriyoloji Derneği eğitime her zaman en yüksek değeri vermektedir. Doktoralı meslektaşlarımızın bu sektörde yer almasını her zaman desteklemekte ve onlarla kıvanç duymaktadır. Buradaki temel sorun doktoranın bu mesleğe adım atmak için zorunlu hale getirilmesi, asgari düzey olarak kabul edilmesidir. 2010 yılında yapılan değişiklikte yüksek lisans seviyesinin asgari zorunluluk olması, eğitime başlayan genç meslektaşlarımızın bilim düzeyini yetkin bir seviyeye çıkarmıştır. KED olarak 2010 yılında yapılan uygulamayı her zaman desteklediğimizi belirtmek isteriz.
2. THED tarafından “Laboratuvar çalışanı olabilme kriterleri” olarak sunulan öneride farklı görev dağılımları tanımlanmıştır. Öncelikle, hatırlanacağı gibi daha önce Sağlık Bakanlığı, merkezlere yeni başlayacak olan biyologların ÜYTE merkezlerinde görev yapabilmesi için sertifikalı olma zorunluluğunu getirmişti. Sadece biyologlara yönelik bu karara hukuki kanallardan itirazımız Danıştay’ca incelenirken Sağlık Bakanlığı bu uygulamayı kaldırmıştı. THED’in “Laboratuvar çalışanı olabilme kriterleri” başlıklı önerisiyle yeniden aynı uygulamanın gündeme gelmesini uygun görmediğimizi ifade etmek isteriz.
3. İkinci olarak, önerilen görev dağılımlarının mevcut ÜYT laboratuvarları düzenine taban tabana zıt olduğu düşüncesindeyiz. Ülkemizde “laboratuvar teknoloğu” tanımı ve buna yönelik ayrı bir eğitim yoktur. Bu tanımlamalar meslekte tecrübe kazanıp ilerleme azminde olan arkadaşlara engel olucu niteliktedir. ÜYT pratiği hem klinik hem laboratuvar anlamında özgün lisans ve lisansüstü eğitimleri olmayan multidisipliner bir alandır. Usta-çırak ilişkisi ve deneyim büyük önem taşır. Üniversitelerin 4-6 yıllık lisans programlarından mezun olan kişilerin ÜYT laboratuvarlarında “teknolog” olarak istihdam edilmesinin bu alana ne katkı sağlayacağı konusunda derin endişe içerisindeyiz.
4. Daha önce, histoloji ve embriyoloji uzmanlarının, Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK)’nun onayıyla eğitimleri sonrası doğrudan sertifikaya hak kazanmaları mümkün olmuştu. Doktora programını bitiren kişilerin aynı haklara sahip olmaması ise bir eşitsizlik yaratmaktaydı. THED tarafından önerilen modelde daha önce histoloji ve embriyoloji uzmanlarının elde ettiği bu hakkın ellerinden alınması ve bir sertifika sınavına tabi tutulmaları önerilmektedir. Aynı maddede doktora programını tamamlayanların da (biyolog, hekim, diş hekimi, eczacı ve veterinerler) TUK tarafından kabul edilen Histoloji ve Embriyoloji Çekirdek Müfredatına uymaları durumunda eşit şartları sağlamaları önerilmiştir. Ancak bilinmektedir ki, TUK tarafından kabul edilen yetkinlikler doktora programına katılanları bağlamamaktadır, yaptırımı yoktur ve doktora eğitimi süresince ÜYT ile ilgili yetkinlikleri tamamlatmak tamamen bölüm başkanı ve/veya tez hocasının yetkisine bırakılmaktadır. Bu durum fırsat eşitliğine aykırıdır. Bir diğer nokta da, Sağlık Bakanlığı doktora eğitimini resmi bir hizmet içi eğitimi olarak tanımadığından, sertifika almak isteyen doktoralı kişilerin kabulünde sıkıntılar yaşanacağı açıktır.
Tüm bu öneriler ışığında yakında yayınlanması planlanan yeni ÜYT yönetmeliğinin tüm ÜYT çalışanları için memnuniyet verici olması dileklerimizle, üyelerimizi ortaya çıkan son gelişmelerden haberdar etmek isteriz.
Saygılarımızla…
Klinik Embriyoloji Derneği
Yönetim Kurulu