BİLGİLİ HUKUK BÜROSU

BİLGİLİ  HUKUK BÜROSU Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from BİLGİLİ HUKUK BÜROSU, Edremit.

Faşizme inat kardeşimsin Hrant. Doğum günün kutlu olsun. Դու իմ եղբայրն ես, ֆաշիզմ, Հրանտ: Ծնունդդ շնորհավոր.
15/09/2024

Faşizme inat kardeşimsin Hrant.
Doğum günün kutlu olsun.

Դու իմ եղբայրն ես, ֆաշիզմ, Հրանտ: Ծնունդդ շնորհավոր.

41 yıl önce bugün…“Our boys did it” CIA İstasyon Şefi Paul Henze böyle fısıldadı ABD Başkanı Jimmy Carter’a.171 kişi işk...
12/09/2024

41 yıl önce bugün…
“Our boys did it” CIA İstasyon Şefi Paul Henze böyle fısıldadı ABD Başkanı Jimmy Carter’a.

171 kişi işkencede, 50 kişi darağacında, 227 kişi çeşitli nedenlerle öldürüldü. 650 bin gözaltı, gözaltında ya da kaçırılarak kaybedilenlerin sayısı ise asla tam olarak hesaplanamayacak. Henze yediği herzeyi “bizim çocuklar yaptı demedim, Ankara’daki çocuklar yaptı dedim” (Boys in Ankara did it) diye açıklamıştı 19 Mayıs 2011’de gebermeden önce.

41 değil 441 yıl geçse unutulmayacak.

Bugün yaşadığımız karanlığın fidanı 12 Mart 1971’de dikilmiş, 12 Eylül 1980’de can suyu verilmiştir.

“bir mendil niye kanar..diş değil, tırnak değil,bir mendil niye kanar..mendilimde kan sesleri..” Edip CanseverAhmet Atak...
10/09/2024

“bir mendil niye kanar..
diş değil, tırnak değil,
bir mendil niye kanar..
mendilimde kan sesleri..”
Edip Cansever

Ahmet Atakan'ı 11 yıl önce bugün öldürdüler.

06/09/2024

"15 gün önce gol attığımda omuzlardaydım. O gün ise kayalar ve boya tenekeleri ile karşılaştım. En kötüsü harçlık verdiğim çocuklar evime saldırdı. Evde ne pencere, ne kapı kalmıştı. Kızlarım küçüktü, onları öldürmeye kalktılar. İstanbul'dan emniyet müdürü evime geldi. Gece gördüğü manzara karşısında 'Aman Allah'ım' demişti. Çok sordular kim yaptı diye; ama o gün de söylemedim, bugün de söylemeyeceğim."
Lefter Küçükandonyadis (6-7 Eyül olayları sırasında yaşadıklarından.)

06/09/2024

Bugün 6 Eylül... CHP döneminde yaşanmadığı için AKP ve RTE tarafından görmezden gelinen, bir kez bile anılmayan 6-7 Eylül olaylarının yıl dönümü.
Beş yüzyıl boyunca yaşanan kardeşliğin katledildiği olayların yıldönümü bugün. Bu toprakların insanlarına yapılan en büyük saldırılardan birinin yıldönümü.
Dersim'i ağızlarından düşürmeyenler bugünü neden anımsamazlar?

06/09/2024

Ve başka bir insanlık ayıbı daha 6-7 Eylül....
Lefter Küçükandonyadis’i sadece sembolü olduğu Fenerbahçe’nin değil, tüm futbolseverlerin sevgilisi yapan şeyi, 400'ün üzerinde inanılmaz gol ile açıklamak mümkün değildir. Lefter, bu topraklarda yaşanan büyük acının ortağıdır. Kimselere ona yakıştığı kadar yakışmayan çubuklu formada, Türk olmayan bir Hıristiyan Türkiyelinin mücadelesi vardır.
Varlık Vergisi’ne, 6-7 Eylül vahşetine, Türkiyeli Rumların ikinci sürgününe tanıktır.Büyük Ada'da yaşadığı ev basılmış, tanıştığı sohbet ettiği komşularının saldırısına uğramıştır. Evi taşlanan Lefter o tarihlerde elinde silahı ile sabah kadar nöbet tutmak zorunda kalmıştır. Lefter'in evinin basıldığını okuyan Fenerbahçe'liler hemen Kartal'dan motora binip adaya gitmişler ve evinin önünde barikat kurmuşlardır. ''Sana bunu kim yaptıysa söyle haddini bildirelim'' diye isim sorulduğunda ise tanıdığı halde kimseyi ihbar etmemiştir.
Peki Lefter ne mi yapmış, günlerce ağlamış ve Fenerbahçelilerden aldığı bu destekle güç bulmuştur. "Her toplumda olur böyle şeyler" demiş, susmuştur.
50 kez milli olmanın şanı “Bir Rum’a kalmasın” diyenleri sessizliği ile cezalandırmıştır.

27 Ağustos 2020Ne inadını ne gülüşünü yenebildiniz. Bugün günlerden Ebru Timtik
27/08/2024

27 Ağustos 2020
Ne inadını ne gülüşünü yenebildiniz.
Bugün günlerden Ebru Timtik

Barış Hemen Şimdi...1 Eylül Dünya Barış Günü arifesindeyiz. Dünyada barış gibi çok yüce bir olguya neden özel bir gün ay...
17/08/2024

Barış Hemen Şimdi...
1 Eylül Dünya Barış Günü arifesindeyiz. Dünyada barış gibi çok yüce bir olguya neden özel bir gün ayrılır? Nereden bakarsanız bakın insanlık tarihi kardeş kavgaları, iktidar çatışmaları, çıkar savaşları tarihidir. Tüm dünyada gerçekten barışın hüküm sürdüğü, çatışmanın, savaşın olmadığı kesintisiz bir tarih dilimi yaşanmamıştır.
Kutsal kitaplara göre Adem’le Havva’nın oğulları Kabil, erkek kardeşi Habil’i, kız meselesi nedeniyle öldürmüştür. Bu ilk cinayettir ve bu tarihten itibaren dünyada asla gerçek bir barış olmamıştır.
Bu ilk kavga her ne kadar bir evlilik/kıskançlık nedeniyle olsa ve yalnızca bir cana mal olsa da devamı çok daha kanlı olmuştur. Çıkan her çatışmaya, her kavgaya, her savaşa, dökülen her kana, alınan her cana, yapılan her katliama hatta soy kırıma bir bahane bulunmuştur. Oysa tüm dinlerde ilk emir Öldürmeyeceksin olmuştur. Hatta Kuran’ı Kerim’de Maide suresinin 32. ayetinde İşte bu nedenle İsrailoğullarına şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın, haksız yere bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir can kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur denmektedir.
Can alan kendisini hep haklı görmüştür. Saldıran, yağmalayan, bir kavmi, bir ırkı, bir ulusu yok eden hep yaptığını savunmuştur. Tarih bir gün onun ne kadar haklı olduğunu yazacaktır hep. Örneğin tarihin en kanlı savaşına ve en büyük soy kırımlarına neden olan Hi**er’in “Bir gün öldürmediğim her Yahudi için bana küfür edeceksiniz” dediği söylenir.
Ya da Avrupalı büyük, uygar devletler… Adım attıkları her yeni toprak parçasına el koyan ve ora halkını yok eden uygar Avrupalıların da savunması vardır. Öldürülenler ölmeyi hak etmişti çünkü onlar barbardı, yüce gönüllü uygar Avrupalıların getirdiği medeniyeti kabul etmemişlerdi.
Dünyada kavga etmemiş tek bir birey, savaşmamış tek bir ulus olmamasına karşın herkes barışı savunur. Hatta savaşların bir kısmı barış için çıkarılmıştır. Çünkü bir taraf diğer tarafın barışını kabul etmemiştir. Örneğin Pax Romana… Roma Barışı demektir ve Roma İmparatorluğunun uzun süren barış dönemi için kullanılır. Ne barış ama? Yaklaşık 207 yıl süren bir savaşsızlık(!) hali. Roma İmparatorluğunun Germenlerle ve Perslerle ve Britanyalılarla savaşları sürüyor ama barış var. Roma’da sesi çıkan muhalif liderler ve eyaletlerin kafası koparılıyor ama barış var. Çünkü korsanlar denizde, haydutlar karada ticareti engellemiyor. Çünkü Romalı tacirler para kazanıyor. Çünkü arenalarda gladyatörler ve köleler öldürülüyor.
Pax Americana’ya ne dersiniz? Bu da Amerikan Barışı yani İkinci Paylaşım Savaşı'nın ardından, 1945'ten günümüze kadar batı dünyasında süre gelen ve Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyanın en büyük askeri ve diplomatik gücü olduğu döneme rastlayan görece barış dönemi… Nasıl bir barış dönemi? Bu dönem boyunca, büyük batılı devletlerin kendi aralarında herhangi bir silahlı çatışma çıkmadı ve nükleer silahlar, Birleşik Devletler ve bütün müttefikleri değişik bölgesel savaşlarla kuşatılmış olsa da (Kore Savaşı, Vietnam savaşı, Falkland Savaşı, Afganistan Savaşı ve Irak Savaşı gibi) hiç kullanılmadı ve casusluk ve çeşitli bölgelerde gizli harekatlarla korundu ve bunun adı barış oldu.
Bir savaşın savaş sayılabilmesi için büyük, uygar, medeni devletlerin birbirleriyle savaşması gerekir. Diğer türlü abidir döver de sever de derler. Ama unuturlar abi demek yarısı adi demektir. ABD ve/veya müttefikleri işgal edebilir, kimyasal, biyolojik silah kullanabilir, soykırıma varan toplu katliamlar yapabilir ama barış bozulmaz.
Muhtemelen şu muhteşem Pax Romana döneminde edilmiş bir laftır: Si vis pacem para bellum. Yani barış istiyorsan savaşa hazır ol. Pax Americana bu nedenle bozulmuyor işte. ABD, Rusya’ya göz kırpsa ya da Rusya batıya doğru hapşırsa NBC (nükleer, biyolojik, kimyasal) silahlardan söz edilmeye başlanıyor. Zaten Sırbistan’daki Müslümanlar savaşa hazır olmadığı için barış olmadı değil mi?
Si vis pacem para bellum demiş biri ve birileri ona nazire yaparak demiş ki: Si vis pacem para pacta. Barış istiyorsan anlaşma hazırla. Istratejik derinlikli değerli yalnızlığımız sırasında küçük eniştenin taktiği diyebiliriz buna. Sonuç komşularla sıfır sorundan sıfır komşuya geçiş.
Bellum ve Pacta yani savaş ve anlaşmayı beğenmemiş birileri ve demiş ki asıl çözüm Si vis pacem para iustitiam. Barış istiyorsan adaletini hazırla. Tarihin hiçbir döneminde denenmemiş bir yöntem bu. Bir önder çıktı, bir başkomutan çıktı ve bu yolda ilerlemek istedi ama ömrü vefa etmedi. Ondan sonra da bir daha asla aynı olamadı insanlık.
Bütün savaşları bitirecek olan savaş 1914’te başladı ve 1918’de bitti. Bizim ulusal kurtuluş ve bağımsızlık savaşımız ise dört yıl daha sürdü ve 1922’de bitti. Türkiye için savaşı bitiren anlaşma 24 Temmuz 1923’te imzalandı.
Bütün savaşları bitirecek olan savaş yani Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı –siz I. Dünya Savaşı olarak da biliyorsunuz- savaşları bitiremedi. Yalnızca onaltı yıl sonra 1 Eylül 1939’da faşist diktatör Hi**er komutasındaki Alman orduları Polonya sınırını geçti. Savaş altı yıl sürdü ve milyonlarca insanın canına mal oldu. 1945 Ağustosunda, ABD’nin salt SSCB’ye göz dağı vermek amacıyla Japonya’ya -6 Ağustos 1945 Hiroşima ve 9 Ağustos 1945 Nagazaki- attığı iki atom bombasıyla sona erdi.
Bir daha bu büyüklükte bir savaş olmasın, bir daha böyle acılar yaşanmasın diye Birleşmiş Milletler diye bir örgüt kuruldu ve o örgüt de 1 Eylül’ü Dünya Barış Günü olarak kabul ve ilan etti.
Şimdi soru şu: Biz yolumuzu hangisiyle çizeceğiz?
Si vis pacem para bellum
Si vis pacem para pacta
Si vis pacem para iustitiam
Ben size dördüncü bir seçeneği, Türkiye’nin gördüğü en büyük önderin ve tek başkomutanın yolunu öneriyorum:
Pace Domi Pacem in Mundo
Yani
Yurtta Barış Dünyada Barış…
1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun…
Saygıyla…

17/08/2024

17.08.1999
03.02
7.4
SESİMİ DUYAN VAR MI?

Mezun olduğum lise, Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi, iki büyük felaket yaşamıştır. İlki kurulmasına neden olan Üsküdar ...
01/03/2024

Mezun olduğum lise, Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi, iki büyük felaket yaşamıştır. İlki kurulmasına neden olan Üsküdar faciası… 1 Mart 1958’de, İzmit Körfezindeki fırtınada batan Üsküdar vapurunda Gölcük’ten İzmit’e gitmek zorunda kalan liseli öğrenciler hayatını kaybedince Gölcük’e bir lise kurulmasına karar verilmişti.
Bugün o facianın 78. yıl dönümü. Ölenleri saygıyla anıyorum.

25/02/2024

Bugün Sabahattin Ali’nin doğum, Salih Yiğit Tekin ve Muzaffer İlhan Erdost’un ölüm yıldönümü.
Muzaffer ağabeyi tanırsınız ve anımsarsınız. 12 Eylülcülerin emriyle dövülerek öldürülen İlhan Erdost’un ağabeyi. Peki Salih Yiğit Tekin kim?
17 Aralık 2013’te “açım” diyerek kendini yakan yurttaş. 25 Şubat 2014’te öldü. “Başbakan’a yazar kasa atıldı” diye kara propaganda yapan alçaklara anımsatalım dedim.

Kendilerine ait olmayan bir gelecek için ölümü göze alan filinta yürekli isyancılara DEVRİMCİ denir."Hele Ulaş'a Ulaş'aU...
19/02/2024

Kendilerine ait olmayan bir gelecek için ölümü göze alan filinta yürekli isyancılara DEVRİMCİ denir.
"Hele Ulaş'a Ulaş'a
Ulaş benzerdi güneşe
Ulaş kardaş can veriyor
Yüreğim düştü ateşe"
Ulaş Bardakçı...
19 Şubat 1972

Kendilerine ait olmayan bir gelecek için ölümü göze alan filinta yürekli isyancılara DEVRİMCİ denir.

Address

Edremit

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when BİLGİLİ HUKUK BÜROSU posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share