06/05/2025
Susma. Çünkü onlar konuşamıyor!
Türkiye’de meclisten geçirilen ve kamuoyunda “katliam yasası” olarak adlandırılan hayvan düzenlemesi, vicdanlarımızda derin yaralar açtı. İktidar, yıllardır almadığı önlemlerin, görmezden geldiği sorunların faturasını şimdi sokakta yaşayan masum canlara kesiyor.
Komisyonu izlediniz mi bilmiyorum ama yasa hazırlanırken hayvan hakları örgütleri, veterinerler, etik uzmanları ve sivil toplum temsilcileri sürece dahil edilmedi. Komisyon, altı boş maddelerle alelacele toplandı ve mesele kamuoyuna ‘çocuk mu ölsün hayvan mı?’ gibi son derece sığ ve çarpıtılmış bir ikilemle sunuldu. Oysa mesele ne güvenlik, ne de sokaklar… bunu artık herkes görebiliyor diye düşünüyorum. Mesele yıllardır görmezden gelinen sorunlara yönelik kalıcı, adil ve vicdanlı çözümler üretmek de değil..
Kimse sokak hayvanlarıyla ilgili sorun yok demiyor. Evet, sorunlar var. Ama çıkarılan bu yasa çözüm değil; aksine sorunun daha da derinleşmesine, şiddetin ve nefretin meşrulaştırılmasına yol açıyor.
Mesela yıllardır kontrolsüz biçimde süren hayvan üretimi ve satışı hala düzenlenmiş değil. Petshoplardan ve yasak üretim çiftliklerinden hevesle satın alınan hayvanlar birkaç ay sonra sokağa atılıyor, çünkü hala “eşya” gibi görülüyorlar. Hayvanları sahiplenmeyi özendirecek, bakım yükünü paylaşacak hiçbir mekanizma bu yasada yer almıyor.
Bu yasa ile birlikte özellikle mahalleye, çocuklara, insanlara dost olan sokak köpekleri ilk hedef oldular, bunu hepimiz gördük. Türkiye, sokak hayvanlarıyla kurduğu benzersiz ilişkisiyle dünyada saygı kazanmış benzersiz bir kültüre sahip. Bu yasa sadece hayvanlara değil, aynı zamanda bizi biz yapan o vicdani ve kültürel mirasa da bir saldırıdır.
Bu yasa durdurulsun!
Yeni bir komisyon kurulsun.
Bilimsel, vicdanlı ve adil çözümler hep birlikte üretelim.