14/02/2020
Disiplin soruşturmasında delillerin şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması gerektiği, "benimle niye uğraşıyorsun", "beni pezevenk yerine koyup sattınız" ifadelerinin tahrik üzerine söylendiği ve amire saygısızlık teşkil etmeyeceği.
T.C.
DANIŞTAY
5. DAİRE
E. 2016/15774
K. 2018/17218
T. 6.11.2018
Dava dosyasının incelenmesinden; Samsun İli, Vezirköprü İlçesi, Köprülü M. Paşa Polis Merkezinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 17.10.2010 tarihinde saat 08.45 sıralarında Grup Amir Vekilinin masasında oturmuş vaziyette telefonla konuştuğunun, İlçe Emniyet Müdürü H.K. tarafından görülmesi üzerine, devriyeye çıkması konusunda ikaz edildiği, davacının telsizi alıp odadan çıktığı sırada İlçe Emniyet Müdürüne hitaben "Benimle niye uğraşıyorsun" dediği ve davacının evli olmasına rağmen çeşitli tarihlerde S.B. isimli bayanla çay bahçesinde ve ilçede bulunan bir alışveriş merkezinin kafesinde görüştükleri, çay içerek sohbet ettikleri ve bu durumun da ilçenin küçük olmasından dolayı dedikodulara neden olduğundan özel yaşantısına dikkat etmesi konusunda İlçe Emniyet Müdürü tarafından uyarıldığı, bunun üzerine davacının "siz beni peze... yerine koyup iki şerefsize sattınız" dediği, İlçe Emniyet Müdürü yanına yaklaştığı sırada da "Hadi vur, vur!" diyerek bağırdığı iddiaları üzerine, başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının "görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-12. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 23.12.2010 tarih ve 2010/163 karar sayılı Samsun Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, soruşturma raporu ile eki tanık ifadelerinin, kamera kayıtları ve Vezirköprü İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 3.8.2010 tarihli ses çözümü inceleme raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının amir veya üstlerine saygısız davranma kastı ile hareket ettiğine ilişkin somut bir kanıtın bulunmadığı, davacının üzerine doğru yüründüğü esnada olayın etkisi ile cevap verdiği; öte yandan, davacı ile amiri arasında geçen konuşmalarda davacının amirine yönelik ve bilerek hedef alarak saygısız davrandığının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandıcı delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.